ayakları ile cümle
ayakları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ayakların takılmadan yürür, Sürçmeden koşarsın.Quando cammini non saranno intralciati i tuoi passi, e se corri, non inciamperai
Ayakların takılmadan yürür, Sürçmeden koşarsın.Si tu marches, ton pas ne sera point gêné; Et si tu cours, tu ne chancelleras point.
Ayakların takılmadan yürür, Sürçmeden koşarsın.Οταν περιπατης, τα βηματα σου δεν θελουσιν εισθαι εστενοχωρημενα και οταν τρεχης, δεν θελεις προσκοψει.
Ayakların takılmadan yürür, Sürçmeden koşarsın.Когато ходиш стъпките ти не ще бъдат стеснени; И когато тичаш, няма да се спънеш.
Ayakların takılmadan yürür, Sürçmeden koşarsın.Когда пойдешь, не будет стеснен ход твой, и когдапобежишь, не споткнешься.
Ayakların takılmadan yürür, Sürçmeden koşarsın.בלכתך לא יצר צעדך ואם תרוץ לא תכשל׃
Ayakların takılmadan yürür, Sürçmeden koşarsın.اذا سرت فلا تضيق خطواتك واذا سعيت فلا تعثر.
Ayakların takılmadan yürür, Sürçmeden koşarsın.你 行 走 、 腳 步 必 不 致 狹 窄 . 你 奔 跑 、 也 不 致 跌 倒
Ayakların takılmadan yürür, Sürçmeden koşarsın.你 行走 、 腳步 必 不致狹窄 . 你 奔跑 、 也 不致 跌倒
Ayakların üşüyecek. Hemen içeri gir ve ayağını sıcak suya koy. Neden bu kadar ağırsın?قدماك ستتجمدان, عليك الاسراع ووضعهما في ماء دافئ, لماذا انت ثقيلة؟
Ayakların üşüyecek. Hemen içeri gir ve ayağını sıcak suya koy.قدماك ستتجمدان من البرد, اسرعي وضعيهما في ماء دافئ
Ayakların üşüyecek.Megfagy a lábad.
Ayakların üşüyecek.Tes pieds vont geler.
Ayakların üşüyecek.Τα πόδια σου θα παγώσουν.
Ayakları, ocakta kor haline gelmiş parlak tunca benziyordu. Sesi, gürül gürül akan suların sesi gibiydi.a jeho nohy boly podobné mosadzi, jako rozžeravenej v peci, a jeho hlas bol ako hlas mnohých vôd.
Ayakları, ocakta kor haline gelmiş parlak tunca benziyordu. Sesi, gürül gürül akan suların sesi gibiydi.A nogi jego podobne mosiądzowi, jakoby w piecu rozpalone, a głos jego jako głos wielu wód.
Ayakları, ocakta kor haline gelmiş parlak tunca benziyordu. Sesi, gürül gürül akan suların sesi gibiydi.chơn như đồng sáng đã luyện trong lò lửa , và tiếng như tiếng nước_lớn .
Ayakları, ocakta kor haline gelmiş parlak tunca benziyordu. Sesi, gürül gürül akan suların sesi gibiydi.chơn như đồng sáng đã luyện trong lò lửa, và tiếng như tiếng nước lớn.
Ayakları, ocakta kor haline gelmiş parlak tunca benziyordu. Sesi, gürül gürül akan suların sesi gibiydi.in noge njegove podobne svetlemu bronu, kakor v peči razbeljenemu, in glas njegov kakor glas mnogih voda;
Ayakları, ocakta kor haline gelmiş parlak tunca benziyordu. Sesi, gürül gürül akan suların sesi gibiydi.kaki-Nya berpijar seperti tembaga yang dibakar. Suara-Nya seperti deru air terjun yang besar
Ayakları, ocakta kor haline gelmiş parlak tunca benziyordu. Sesi, gürül gürül akan suların sesi gibiydi.그의 발은 풀무에 단련한 빛난 주석 같고 그의 음성은 많은 물소리와 같으며
Ayakları, ocakta kor haline gelmiş parlak tunca benziyordu. Sesi, gürül gürül akan suların sesi gibiydi.Nohy pak jeho podobné mosazi, jako v peci hořící; a hlas jeho jako hlas vod mnohých.
Ayakları, ocakta kor haline gelmiş parlak tunca benziyordu. Sesi, gürül gürül akan suların sesi gibiydi.og hans Fødder lignede skinnende Malm, når det gløder i Ovnen; og hans Røst var som mange Vandes Lyd;
Ayakları, ocakta kor haline gelmiş parlak tunca benziyordu. Sesi, gürül gürül akan suların sesi gibiydi.picioarele Lui erau ca arama aprinsă, şi arsă într-un cuptor; şi glasul Lui era ca vuietul unor ape mari.
Ayakları, ocakta kor haline gelmiş parlak tunca benziyordu. Sesi, gürül gürül akan suların sesi gibiydi.und seine Füße gleichwie Messing, das im Ofen glüht, und seine Stimme wie großes Wasserrauschen;
Ayakları, ocakta kor haline gelmiş parlak tunca benziyordu. Sesi, gürül gürül akan suların sesi gibiydi.Zijn voeten glansden als gesmolten brons en Hij had een stem als een donderende waterval.
Ayakları, ocakta kor haline gelmiş parlak tunca benziyordu. Sesi, gürül gürül akan suların sesi gibiydi.και οι ποδες αυτου ομοιοι με χαλκολιβανον, ως εν καμινω πεπυρωμενοι, και η φωνη αυτου ως φωνη υδατων πολλων,
Ayakları, ocakta kor haline gelmiş parlak tunca benziyordu. Sesi, gürül gürül akan suların sesi gibiydi.а ноги Його подібні до мідї, наче в печі розпаленої; а голос Його, як шум многих вод;
Ayakları, ocakta kor haline gelmiş parlak tunca benziyordu. Sesi, gürül gürül akan suların sesi gibiydi.и ноги Его подобны халколивану, как раскаленные в печи, и голос Его, как шум вод многих.
Ayakları, ocakta kor haline gelmiş parlak tunca benziyordu. Sesi, gürül gürül akan suların sesi gibiydi.ומרגלתיו כעין נחשת קלל כצרופות בכור וקולו כקול מים רבים׃
Ayakları, ocakta kor haline gelmiş parlak tunca benziyordu. Sesi, gürül gürül akan suların sesi gibiydi.ورجلاه شبه النحاس النقي كانهما محميّتان في أتون وصوته كصوت مياه كثيرة
Ayakları, ocakta kor haline gelmiş parlak tunca benziyordu. Sesi, gürül gürül akan suların sesi gibiydi.腳 好 像 在 爐 中 煆 煉 光 明 的 銅 . 聲 音 如 同 眾 水 的 聲 音
Ayakları, ocakta kor haline gelmiş parlak tunca benziyordu. Sesi, gürül gürül akan suların sesi gibiydi.腳 好像 在 爐中煆煉 光明 的 銅.聲音 如同 眾水 的 聲音
Ayakları ölüme gider, Adımları ölüler diyarına ulaşır.Az õ lábai a halálra mennek, az õ léptei a sírba törekszenek.
Ayakları ölüme gider, Adımları ölüler diyarına ulaşır.Chơn nó xuống chốn chết ; Bước nó đụng đến âm_phủ .
Ayakları ölüme gider, Adımları ölüler diyarına ulaşır.Chơn nó xuống chốn chết; Bước nó đụng đến âm phủ.
Ayakları ölüme gider, Adımları ölüler diyarına ulaşır.Engkau diseretnya turun ke dunia orang mati; jalan yang ditempuhnya menuju kepada maut
Ayakları ölüme gider, Adımları ölüler diyarına ulaşır.Hänen jalkansa kulkevat alas kuolemaan, tuonelaan vetävät hänen askeleensa.
Ayakları ölüme gider, Adımları ölüler diyarına ulaşır.hendes Fødder styrer nedad mod Døden, til Dødsriget stunder hendes Fjed;
Ayakları ölüme gider, Adımları ölüler diyarına ulaşır.Hennes føtter går nedover til døden; hennes skritt fører like til dødsriket.
Ayakları ölüme gider, Adımları ölüler diyarına ulaşır.Hennes fötter styra nedåt mot döden till dödsriket draga hennes steg.
Ayakları ölüme gider, Adımları ölüler diyarına ulaşır.Ihre Füße laufen zum Tod hinunter; ihre Gänge führen ins Grab.
Ayakları ölüme gider, Adımları ölüler diyarına ulaşır.I suoi piedi scendono verso la morte, i suoi passi conducono agli inferi
Ayakları ölüme gider, Adımları ölüler diyarına ulaşır.Jej nohy sostupujú do smrti; jej kroky sa držia pekla.
Ayakları ölüme gider, Adımları ölüler diyarına ulaşır.그 발은 사지로 내려가며 그 걸음은 음부로 나아가나니
Ayakları ölüme gider, Adımları ölüler diyarına ulaşır.Noge njene gredo v smrt, v kraj mrtvih držé stopinje njene.
Ayakları ölüme gider, Adımları ölüler diyarına ulaşır.Nogi jej zstępują do śmierci, a do piekła chód jej prowadzi.
Ayakları ölüme gider, Adımları ölüler diyarına ulaşır.Nohy její sstupují k smrti, krokové její hrob uchvacují.
Ayakları ölüme gider, Adımları ölüler diyarına ulaşır.Os seus pés descem � morte; os seus passos seguem no caminho do Seol.
Ayakları ölüme gider, Adımları ölüler diyarına ulaşır.Picioarele ei pogoară la moarte, paşii ei dau în locuinţa morţilor.
Ayakları ölüme gider, Adımları ölüler diyarına ulaşır.Ses pieds descendent vers la mort, Ses pas atteignent le séjour des morts.
Ayakları ölüme gider, Adımları ölüler diyarına ulaşır.Sus pies descienden a la muerte; sus pasos se precipitan al Seol
Ayakları ölüme gider, Adımları ölüler diyarına ulaşır.Zij volgt een weg die naar de dood leidt, haar voeten brengen haar rechtstreeks naar de hel.
Ayakları ölüme gider, Adımları ölüler diyarına ulaşır.Οι ποδες αυτης καταβαινουσιν εις θανατον τα βηματα αυτης καταντωσιν εις τον αδην.
Ayakları ölüme gider, Adımları ölüler diyarına ulaşır.ноги ее нисходят к смерти, стопы ее достигают преисподней.
Ayakları ölüme gider, Adımları ölüler diyarına ulaşır.Нозете й слизат в смърт, Стъпките й стигат до ада,
Ayakları ölüme gider, Adımları ölüler diyarına ulaşır.רגליה ירדות מות שאול צעדיה יתמכו׃
Ayakları ölüme gider, Adımları ölüler diyarına ulaşır.قدماها تنحدران الى الموت. خطواتها تتمسك بالهاوية.
Ayakları ölüme gider, Adımları ölüler diyarına ulaşır.他 的 腳 、 下 入 死 地 . 他 腳 步 、 踏 住 陰 間
Ayakları ölüme gider, Adımları ölüler diyarına ulaşır.他 的 腳 、 下 入 死地 . 他 腳步 、 踏 住 陰間
İlgili Sayfalar