ayaklı ile cümle
ayaklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Birazdan göreceğiniz şey yapay evrimi kullanarak yürümeyi öğrenen bir, iki ayaklı.歩き方を学習していく様子をご覧頂きましょう 最初は全く歩くことはできませんが
Bir metreden biraz daha uzun. Biçimli bir kafatası, avcı, etçil, iki ayaklı bir hayvan.Een ding van een meter lang, mooie schedel, roofdier, vlees-eter, een tweepotig dier.
Bir metreden biraz daha uzun. Biçimli bir kafatası, avcı, etçil, iki ayaklı bir hayvan.En meters ting, smukt kranie, jager, kødædende, et to-benet dyr.
Bir metreden biraz daha uzun. Biçimli bir kafatası, avcı, etçil, iki ayaklı bir hayvan.Lung de un metru, craniu frumos, prădător, carnivor, biped.
Bir metreden biraz daha uzun. Biçimli bir kafatası, avcı, etçil, iki ayaklı bir hayvan.Metrin mittainen kauniskalloinen saalistaja,
Bir metreden biraz daha uzun. Biçimli bir kafatası, avcı, etçil, iki ayaklı bir hayvan.Miał trochę ponad metr, piękną czaszkę, był drapieżny, mięsożerny i dwunożny.
Bir metreden biraz daha uzun. Biçimli bir kafatası, avcı, etçil, iki ayaklı bir hayvan.Una cosa alta circa un metro, con un bellissimo cranio, predatore, carnivoro, bipede.
Bir metreden biraz daha uzun. Biçimli bir kafatası, avcı, etçil, iki ayaklı bir hayvan.Un animal de un metro hermoso cráneo, depredador, carnívoro de dos patas.
Bir metreden biraz daha uzun. Biçimli bir kafatası, avcı, etçil, iki ayaklı bir hayvan.Une chose d'un mètre de long, un crâne magnifique, un prédateur, carnivore, bipède.
Bir metreden biraz daha uzun. Biçimli bir kafatası, avcı, etçil, iki ayaklı bir hayvan.Размером в метр, красивый череп, хищник, пожиратель мяса, двуногое животное.
Bir metreden biraz daha uzun. Biçimli bir kafatası, avcı, etçil, iki ayaklı bir hayvan.С дължина три фута и половина, красив череп, хищник, месоядно, двукрако животно.
Biz, bu kişileri çıplak ayaklı girişimciler haline getirmek istiyoruz, küçük girişimciler.Chcieliśmy zmienić ich w przedsiębiorców, drobnych i bosych.
Biz, bu kişileri çıplak ayaklı girişimciler haline getirmek istiyoruz, küçük girişimciler.Chúng tôi cố gắng biến họ trở thành những doanh nhân chân đất, doanh nhân nhỏ.
Biz, bu kişileri çıplak ayaklı girişimciler haline getirmek istiyoruz, küçük girişimciler.Estamos a tentar transformá-los em empresários de pé descalço, pequenos empresários.
Biz, bu kişileri çıplak ayaklı girişimciler haline getirmek istiyoruz, küçük girişimciler.Estamos tratando de convertirlos en "emprendedores de a pie" pequeños empresarios.
Biz, bu kişileri çıplak ayaklı girişimciler haline getirmek istiyoruz, küçük girişimciler.Încercăm să-i transformăm in antreprenori desculți, în mici oameni de afaceri.
Biz, bu kişileri çıplak ayaklı girişimciler haline getirmek istiyoruz, küçük girişimciler.Kami mencoba membuat mereka menjadi wiraswasta, pengusaha kecil.
Biz, bu kişileri çıplak ayaklı girişimciler haline getirmek istiyoruz, küçük girişimciler.우리는 그들을 맨발의 기업가들, 작은 기업가들로 바꾸려고 노력하고 있습니다.
Biz, bu kişileri çıplak ayaklı girişimciler haline getirmek istiyoruz, küçük girişimciler.Mezítlábas vállalkozókat akarunk belőlük csinálni, kis üzletembereket.
Biz, bu kişileri çıplak ayaklı girişimciler haline getirmek istiyoruz, küçük girişimciler.On essaie de les transformer en entrepreneurs aux pieds nus, des petits entrepreneurs.
Biz, bu kişileri çıplak ayaklı girişimciler haline getirmek istiyoruz, küçük girişimciler.Snažili sme sa z nich spraviť bosých podnikateľov, malých podnikateľov.
Biz, bu kişileri çıplak ayaklı girişimciler haline getirmek istiyoruz, küçük girişimciler.Snažíme se z nich udělat ,,bosé " podnikatele, malé obchodníky.
Biz, bu kişileri çıplak ayaklı girişimciler haline getirmek istiyoruz, küçük girişimciler.Stiamo cercando di farli diventare degli imprenditori a piedi nudi, piccoli affaristi.
Biz, bu kişileri çıplak ayaklı girişimciler haline getirmek istiyoruz, küçük girişimciler.Vi försöker göra dem till barfotaentreprenörer, småföretagare.
Biz, bu kişileri çıplak ayaklı girişimciler haline getirmek istiyoruz, küçük girişimciler.We proberen om van hen blote-voetenondernemers, kleine zakenmensen te maken.
Biz, bu kişileri çıplak ayaklı girişimciler haline getirmek istiyoruz, küçük girişimciler.Wir versuchen sie in Barfußunternehmer umzuwandeln, kleine Geschäfsmänner.
Biz, bu kişileri çıplak ayaklı girişimciler haline getirmek istiyoruz, küçük girişimciler.Προσπαθούμε να τους μετατρέψουμε σε ξυπόλυτους επιχειρηματίες, μικρούς επιχειρηματίες.
Biz, bu kişileri çıplak ayaklı girişimciler haline getirmek istiyoruz, küçük girişimciler.Мы попытались превратить из к босоногих предпринимателей, небольших бизнесменов.
Biz, bu kişileri çıplak ayaklı girişimciler haline getirmek istiyoruz, küçük girişimciler.Опитваме се да ги превърнем в боси предприемачи, малки бизнесмени.
Biz, bu kişileri çıplak ayaklı girişimciler haline getirmek istiyoruz, küçük girişimciler.אנחנו מנסים להפוך אותם ליזמים יחפים, אנשי עסקים קטנים.
Biz, bu kişileri çıplak ayaklı girişimciler haline getirmek istiyoruz, küçük girişimciler.ونحن نحاول ان نحول الفقراء .. الى ما ندعوه "عصاميون حفاة اقدام " اي رجال اعمال صغار
Biz, bu kişileri çıplak ayaklı girişimciler haline getirmek istiyoruz, küçük girişimciler.「小さな経営者」に変えようとしているのです 貧困から脱する方法は事業を行うことしかありません
Böylece iki ayaklı robotlar, androidler, ortaya çıktı.이 기술은 저전력으로도 직립보행이 가능한 로봇인 최초의 안드로이드를 가능하게 하였습니다.
Böylece iki ayaklı robotlar, androidler, ortaya çıktı.lo que posibilitó la existencia de los robots bípedos andantes, los primeros androides.
Böylece iki ayaklı robotlar, androidler, ortaya çıktı.יותר משהיה אפשר בעבר, עם פחות כוח, מה שיאפשר את הרובוטים הולכי על שניים, האנדרואידים הראשונים.
Böylece iki ayaklı robotlar, androidler, ortaya çıktı.二足歩行が可能な最初の「アンドロイド」になりました 人間の顔にある主な筋肉をシミュレートすることにより
Böylece on ayaklığı yaptı; hepsinin dökümü, ölçüsü ve biçimi aynıydı.Alle tien onderstellen waren even groot en leken precies op elkaar, want zij bestonden uit hetzelfde gietsel.
Böylece on ayaklığı yaptı; hepsinin dökümü, ölçüsü ve biçimi aynıydı.Aşa a făcut cele zece temelii; turnătura, măsura şi chipul erau la fel pentru toate.
Böylece on ayaklığı yaptı; hepsinin dökümü, ölçüsü ve biçimi aynıydı.Auf diese Weise machte er zehn Gestühle, gegossen; einerlei Maß und Gestalt war an allen.
Böylece on ayaklığı yaptı; hepsinin dökümü, ölçüsü ve biçimi aynıydı.C`est ainsi qu`il fit les dix bases: la fonte, la mesure et la forme étaient les mêmes pour toutes.
Böylece on ayaklığı yaptı; hepsinin dökümü, ölçüsü ve biçimi aynıydı.De esta manera hizo las diez bases del mismo metal fundido, de la misma medida y de la misma forma
Böylece on ayaklığı yaptı; hepsinin dökümü, ölçüsü ve biçimi aynıydı.Demikianlah caranya kereta-kereta itu dibuat. Semuanya serupa--bentuk dan ukurannya
Böylece on ayaklığı yaptı; hepsinin dökümü, ölçüsü ve biçimi aynıydı.Deste modo fez as dez bases: todas com a mesma fundição, a mesma medida e o mesmo entalhe.
Böylece on ayaklığı yaptı; hepsinin dökümü, ölçüsü ve biçimi aynıydı.Fuse le dieci basi in un medesimo stampo, identiche nella misura e nella forma
Böylece on ayaklığı yaptı; hepsinin dökümü, ölçüsü ve biçimi aynıydı.Így készítette a tíz talpat egy öntésbõl, egy mérték és forma szerint.
Böylece on ayaklığı yaptı; hepsinin dökümü, ölçüsü ve biçimi aynıydı.이와 같이 받침 열을 만들었는데 그 부어 만든 법과 척수와 식양을 다 동일하게 하였더라
Böylece on ayaklığı yaptı; hepsinin dökümü, ölçüsü ve biçimi aynıydı.Näin hän teki ne kymmenen telinettä; ne olivat kaikki valetut samalla tavalla, yhtä suuret ja yhdenmuotoiset.
Böylece on ayaklığı yaptı; hepsinin dökümü, ölçüsü ve biçimi aynıydı.Na ta način je naredil tistih deset stojal: vsa so bila enega zlitka, ene mere in ene oblike.
Böylece on ayaklığı yaptı; hepsinin dökümü, ölçüsü ve biçimi aynıydı.Người theo kiểu này mà làm mười viên táng , đúc một thứ , một cỡ , và một dáng với nhau .
Böylece on ayaklığı yaptı; hepsinin dökümü, ölçüsü ve biçimi aynıydı.Người theo kiểu này mà làm mười viên táng, đúc một thứ, một cỡ, và một dáng với nhau.
Böylece on ayaklığı yaptı; hepsinin dökümü, ölçüsü ve biçimi aynıydı.Således gjorde han de ti fotstykker; de var alle støpt på samme vis og hadde samme mål og samme form.
Böylece on ayaklığı yaptı; hepsinin dökümü, ölçüsü ve biçimi aynıydı.Således lavede han de ti Stel; de var alle støbt på samme Måde, med samme Mål og af samme Form.
Böylece on ayaklığı yaptı; hepsinin dökümü, ölçüsü ve biçimi aynıydı.Κατα τουτον τον τροπον εκαμε τας δεκα βασεις πασαι ειχον το αυτο χυσιμον, το αυτο μετρον, το αυτο εγχαραγμα.
Böylece on ayaklığı yaptı; hepsinin dökümü, ölçüsü ve biçimi aynıydı.Така направи десет подножия, които имаха всички същото леяне, същата мярка и същия образ.
Böylece on ayaklığı yaptı; hepsinin dökümü, ölçüsü ve biçimi aynıydı.Так сделал он десять подстав: у всех их одно литье, одна мера, один вид.
Böylece on ayaklığı yaptı; hepsinin dökümü, ölçüsü ve biçimi aynıydı.כזאת עשה את עשר המכנות מוצק אחד מדה אחת קצב אחד לכלהנה׃
Böylece on ayaklığı yaptı; hepsinin dökümü, ölçüsü ve biçimi aynıydı.هكذا عمل القواعد العشر. لجميعها سبك واحد وقياس واحد وشكل واحد.
Böylece on ayaklığı yaptı; hepsinin dökümü, ölçüsü ve biçimi aynıydı.十 個 盆 座 都 是 這 樣 、 鑄 法 、 尺 寸 、 樣 式 、 相 同
Böylece on ayaklığı yaptı; hepsinin dökümü, ölçüsü ve biçimi aynıydı.十 個 盆 座 都 是 這樣 、 鑄法 、 尺寸 、 樣式 、 相同
Buluşma Çadırının giriş bölümünde hizmet eden kadınların aynalarından tunç ayaklıklı tunç bir kazan yaptı.그가 놋으로 물두멍을 만들고 그 받침도 놋으로 하였으니 곧 회막문에서 수종드는 여인들의 거울로 만들었더라
İlgili Sayfalar