ayakkabılara ile cümle
ayakkabılara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
6
HECE
7
ORT. KELİME
O, ayakkabılara çok para harcar.She spends a lot of money on shoes.
Onların yeni ayakkabılara ihtiyacı var.They need new shoes.
Yeni ayakkabılara ihtiyacım var.I need new shoes.
Ben o ayakkabılara sahip değilim.I didn't have those shoes.
Tom ve Mary her ikisinin de yeni ayakkabılara ihtiyacı var.Tom and Mary both need new shoes.
Hem Tom hem de Mary'nin yeni ayakkabılara ihtiyacı var.Tom and Mary both need new shoes.
O ayakkabılara ihtiyacım var.I need those shoes.
Tom'un yeni ayakkabılara ihtiyacı var.Tom needs new shoes.
Yeni ayakkabılara ihtiyacın var.You need new shoes.
O, kahverengi ayakkabılara sahip.He has brown shoes.
Kadın ayakkabılara çok harcar.The woman spends a lot on shoes.
Benim en büyük zayıflığım ayakkabılara para harcamak.My biggest weakness is spending money on shoes.
Siz arkadaşların yeni ayakkabılara ihtiyacı var.You guys need new shoes.
Tom ayakkabılara çok para harcıyor.Tom spends a lot of money on shoes.
Neden, "Biftegimi orta pişmiş alayım, altı numara ayakkabılara ihtiyacım var" diyebilirim, amaWhy can I say, "I'll take my steak medium rare, I need size six shoes," but I won't say,
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""I love the shoes, but I hate the laces."
Yeni ayakkabılara ihtiyacım var.Ich brauche neue Schuhe.
Yeni ayakkabılara ihtiyacım var.Necesito unos zapatos nuevos.
Tom ve Mary her ikisinin de yeni ayakkabılara ihtiyacı var.Tanto Tom como Mary necesitan zapatos nuevos.
O ayakkabılara ihtiyacım var.Necesito esos zapatos.
O, ayakkabılara çok para harcar.Она тратит много денег на туфли.
Ayakkabı, vurulduğu ülkede Sivil ayakkabılara benzer görünümü Gidermek için olabilir.وفي كثير من الأحيان يمكن أن تقطع الأحذية لتظهر مثل الأحذية المدنية في البلاد حيث يهبط أفراد الطاقم إذا أسقطت.
Daha sonraki tarihlerde ayakkabılara yüksek mantar topuklar eklendi.Daarna kwamen schoenen met zeer hoge hakken in de mode.
Bu tür ayakkabılara gıncırdıklı ayakkabı denilmiştir.Så skall man skaffa honom nysmorda skor.
Aslında tasarımda spor ayakkabılara merak saldığım bir aşamadayım.“Actualmente, sunt foarte interesat de pantofii sport la nivel de design.
Daha sonraki tarihlerde ayakkabılara yüksek mantar topuklar eklendi.På beina ble det båret høye kravestøvler i tidens mote.
Su-jae'nin küçük kızı Tae-soo da kırmızı ayakkabılara tutuluyor.Đây là nơi Psy có một trận đấu nhảy với Yoo Jae-suk là người đang mặc một bộ đồ màu vàng.
Yeni ayakkabılara ihtiyacınız var.お前ら、新しい靴が要る。
Bu tür ayakkabılara gıncırdıklı ayakkabı denilmiştir.Prie batų tvirtinami suvarstomais odiniais raišteliais.
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""A cipőt imádom, de a cipőfűzőt utálom."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Adoro os sapatos, mas detesto os atacadores."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Adoro queste scarpe, ma odio le stringhe".
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Buty super, ale sznurówki to koszmar".
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Čevlji so odlični, vezalke pa sovražim".
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""De schoenen zijn prachtig, maar ik haat de veters."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Ich liebe diese Schuhe, aber ich hasse die Schnürsenkel."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Îmi plac pantofii, dar urăsc şireturile."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""j'adore ces chaussures, mais je déteste les lacets."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Jag älskar skorna, men jag hatar skosnörena."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Jeg elsker skoene, men jeg hader snørebåndene."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""신발은 맘에 들지만, 끈은 별로군요."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Me encantan los zapatos, pero detesto los cordones".
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Páčia sa mi tieto topánky, ale šnúrky nenávidím."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Saya suka sepatunya, tapi saya tidak suka talinya."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Tôi yêu đôi giày này, nhưng tôi ghét những chiếc dây."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Ty boty mám rád, ale nesnáším tkaničky."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Μου αρέσουν τα παπούτσια, αλλά μισώ τα κορδόνια".
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Мне нравятся эти туфли, но я терперь не могу эти шнурки".
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""Черевики чудові, але шнурівки мене вбивають".
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""אני מת על הנעליים, אבל אני שונא את השרוכים."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""انا احب هذا الحذاء، ولكنني اكره هذه الأربطة."
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim."すると 「結び方がおかしいですよ」って
"Ayakkabılara bayıldım ancak bağcıklardan nefret ettim.""我钟意哩对鞋,但我好憎个鞋带。"
Neden, "Biftegimi orta pişmiş alayım, altı numara ayakkabılara ihtiyacım var" diyebilirim, ama"내 스테이크를 절반만 익히도록 하겠어요."라든가, "신발 치수 6 이 필요해요." 라고 쉽게 하면서도,
Neden, "Biftegimi orta pişmiş alayım, altı numara ayakkabılara ihtiyacım var" diyebilirim, amaDe ce pot să cer un grătar mediu sau pantofi mărimea 6, dar n-o să cer:
Neden, "Biftegimi orta pişmiş alayım, altı numara ayakkabılara ihtiyacım var" diyebilirim, amaDlaczego potrafię powiedzieć: proszę średnio wysmażony stek, potrzebuje buty rozmiar sześc, lecz nie powiem,
Neden, "Biftegimi orta pişmiş alayım, altı numara ayakkabılara ihtiyacım var" diyebilirim, amaJe peux dire "je veux mon steak saignant", ou "il me faut ces chaussures en 36", mais je n'arrive pas à dire
Neden, "Biftegimi orta pişmiş alayım, altı numara ayakkabılara ihtiyacım var" diyebilirim, amaPorque é que eu digo: "Quero o bife mal passado, "Quero sapatos número 36", mas não digo,
Neden, "Biftegimi orta pişmiş alayım, altı numara ayakkabılara ihtiyacım var" diyebilirim, amaPor qué puedo decir: "Quiero mi bistec medio cocido necesito zapatos talla 38", pero no me atrevo a decir:
Neden, "Biftegimi orta pişmiş alayım, altı numara ayakkabılara ihtiyacım var" diyebilirim, amaProč dokážu říct: "Ten steak si dám středně propečený, potřebuji botu číslo šest.", ale nedokážu říct: