ayakkabılar ile cümle

ayakkabılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Bunları bana mı vereceksin? Sana daha önce söylemiştim.Ayakkabılar çok önemlidir.هل هذا... لي؟ كما اخبرتكِ سابقا، الحذاء مهم للغايه!
Bu odayı 10 dakika önce temizledim! Askerlerini al! Ayakkabıların nerede?¡Limpié esta habitación hace diez minutos! - ¡Recoge los soldados!
Burada daha insan gücüne ihtiyac duyulan baska bir sey var, Ayakkabilarin yapimi.Aquí hay algo que es más que un trabajo intensivo, que es hacer zapatos
Burada daha insan gücüne ihtiyac duyulan baska bir sey var, Ayakkabilarin yapimi.A to zajęcie dużo bardziej pracochłonne - produkcja butów.
Burada daha insan gücüne ihtiyac duyulan baska bir sey var, Ayakkabilarin yapimi.Dit is nog veel arbeidsintensiever: het produceren van schoenen.
Burada daha insan gücüne ihtiyac duyulan baska bir sey var, Ayakkabilarin yapimi.Hier ist etwas weitaus arbeitsintensiveres, das Herstellen von Schuhen.
Burada daha insan gücüne ihtiyac duyulan baska bir sey var, Ayakkabilarin yapimi.Iată ceva care este mult mai intensiv din punct de vedere al muncii, care este fabricarea pantofilor.
Burada daha insan gücüne ihtiyac duyulan baska bir sey var, Ayakkabilarin yapimi.Isto é uma coisa de mão-de-obra muito mais intensiva que é o fabrico de sapatos.
Burada daha insan gücüne ihtiyac duyulan baska bir sey var, Ayakkabilarin yapimi.Questo è qualcosa che richiede molta più manodopera, cioè la fabbricazione di scarpe.
Burada daha insan gücüne ihtiyac duyulan baska bir sey var, Ayakkabilarin yapimi.Tady je něco mnohem náročnějšího na manuální práci, což je výroba bot.
Burada daha insan gücüne ihtiyac duyulan baska bir sey var, Ayakkabilarin yapimi.А вот гораздо более трудоёмкий процесс: производство обуви.
Burada daha insan gücüne ihtiyac duyulan baska bir sey var, Ayakkabilarin yapimi.Ето нещо, което е с далеч по-интензивен труд, а именно изработка на обувки.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.Det eneste jeg ville var at tage mine løbesko på og løbe ud af døren.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı. Eski yaşantımı geri istedim.וכל מה שרציתי לעשות היה לנעול את נעלי הריצה שלי ולרוץ nבעד לדלת החוצה.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.Ich wollte nur noch meine Laufschuhe anziehen und loslaufen.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.Ik wilde alleen maar mijn loopschoenen aantrekken en weglopen.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.Jediné, čo som chcela urobiť, bolo obuť si bežecké topánky a vybehnúť z dverí.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.Jedyne na co miałam ochotę, to włożyć buty i wybiec na zewnątrz.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.제가 하고싶었던 것은 런닝화를 신고 밖으로 뛰쳐나가는 거였어요.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.Lo que quería hacer era ponerme mis zapatillas y salir corriendo por la puerta.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.Nem akartam semmi mást, csak felvenni a futócipőmet, és kirohanni az ajtón.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.Saya hanya ingin mengambil sepatu olahraga saya dan berlari keluar.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.Tất cả những gì tôi muốn làm là xỏ đôi giày chạy bộ vào và chạy ra khỏi cánh cửa kia.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.Tot ce vroiam era să-mi pun pantofii de sport și să fug pe ușă.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.Tout ce que je voulais, c"était mettre mes baskets et aller courir.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.Tudo o que queria era calçar as sapatilhas e correr porta fora.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.Tutto quello che volevo fare era mettere le mie scarpe da corsa e correre fuori dalla porta.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.Vše, co jsem chtěla, bylo nasadit si své běžecké boty a vyběhnout ze dveří.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.Το μόνο που ήθελα ήταν να βάλω τα αθλητικά μου και να βγω έξω τρέχοντας.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.Всё, что мне было нужно тогда — надеть кроссовки и выбежать на улицу.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.Всичко, което исках да правя, беше да си обуя маратонките и да избягам навън.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.كل ما أردت فعله هو أن أرتدي حذائي الرياضي والجري خارجا.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.元の人生 元の体を返して欲しかった
"Büyük fırsat. Henüz ayakkabıları yok.""Удача века! тут про обувь еще не слыхали!"
"Büyük fırsat. Henüz ayakkabıları yok.""הזדמנות פז! עדיין לא נועלים כאן נעליים."
Çıplak ayaklı koşucular, ayakkabılarından kurtulmuş insanlar.그의 신발을 벗어 던지는 사람의 문화가 성장하고 있다는 것입니다.
Çıplak ayaklı koşucular, ayakkabılarından kurtulmuş insanlar.של רצים יחפים, אנשים שנפטרו מנעליהם.
Çıplak ayaklı koşucular, ayakkabılarından kurtulmuş insanlar.عن العدائين حافي الاقدام ..
Çıplak ayaklı koşucular, ayakkabılarından kurtulmuş insanlar.彼らはシューズを脱ぐと
Çünkü o ayakkabılar bana annenin hediyesiFör att dom var en present från din mamma.
Çünkü o ayakkabılar bana annenin hediyesiFordi de var en gave fra din mor
Çünkü o ayakkabılar bana annenin hediyesiKarena sepatu itu hadiah dari ibu mu.
Çünkü o ayakkabılar bana annenin hediyesi너네 엄마가 선물로 주신거란말야.
Çünkü o ayakkabılar bana annenin hediyesiOmdat ze een cadeau van je moeder waren.
Çünkü o ayakkabılar bana annenin hediyesiParce que c'est un cadeau de ta mère.
Çünkü o ayakkabılar bana annenin hediyesiPerché sono un regalo da parte di tua madre.
Çünkü o ayakkabılar bana annenin hediyesiPonieważ były one prezentem od twojej mamy.
Çünkü o ayakkabılar bana annenin hediyesiPretože to bol darček od tvojej mamy.
Çünkü o ayakkabılar bana annenin hediyesiVì đấy là quà của mẹ cậu mà.
Çünkü o ayakkabılar bana annenin hediyesiWeil sie ein Geschenk von deiner Mutter waren.
Çünkü o ayakkabılar bana annenin hediyesiΕπειδή ήταν δώρο απ'τη μητέρα σου.
Çünkü o ayakkabılar bana annenin hediyesiЗащото ми е подарък от майка ти.
Çünkü o ayakkabılar bana annenin hediyesiПросто это подарок твоей мамы.
Çünkü o ayakkabılar bana annenin hediyesi.כי הנעליים הן מתנה מאמא שלך
Çünkü o ayakkabılar bana annenin hediyesiلأن هذا كان هديه من أمــك
Çünkü o ayakkabılar bana annenin hediyesi今日 始めて履いたの
-Dolapta var. -Yeni ayakkabılarıma basma sakın!- Non pestarmi le scarpe nuove!
-Dolapta var. -Yeni ayakkabılarıma basma sakın! -Sen de biraz derli toplu koy!-En el armario. -¡No pises mis zapatos nuevos! -¡Sé más ordenada! -¡Ludde, tranquilo!
Eberhard, ayakkabılarını giy!¡Eberhard, ponte los zapatos!
Eberhard, ayakkabılarını giy!Эберхард, обуйся! - Но мы же играли.

İlgili Sayfalar