ayakkabılar ile cümle

ayakkabılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Birinin evine girerken ayakkabıları çıkarmak saygılı bir davranıştır.Det är artigt att ta av sig skorna när du går in i någons hem.
Birinin evine girerken ayakkabıları çıkarmak saygılı bir davranıştır.Es cortés descalzarse cuando se entra en una casa ajena.
Birinin evine girerken ayakkabıları çıkarmak saygılı bir davranıştır.Il est poli d’enlever ses chaussures lorsque vous entrez chez quelqu’un.
Birinin evine girerken ayakkabıları çıkarmak saygılı bir davranıştır.On kohteliasta ottaa kengät pois, kun tulee sisälle toisen kotiin.
Birinin evine girerken ayakkabıları çıkarmak saygılı bir davranıştır.Считается вежливым снять обувь, когда вы заходите в чужой дом.
Birinin evine girerken ayakkabıları çıkarmak saygılı bir davranıştır.من الاحترام خلع الحذاء، عند دخول بيت شخص آخر.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Am întâlnit-o pe o câmpie, era în zdrențe și nu avea pantofi.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Egy mezőn találkoztam vele, rongyos volt, nem volt cipője.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Gdy ją spotkałem miała obdarte ubrania, była boso.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Ich habe sie auf einem Feld getroffen. Sie war zerlumpt, sie hatte keine Schuhe.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Ik ontmoette haar op een veld, ze was gekleed in lompen en ze had geen schoenen.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Je l'ai rencontrée dans un champ, elle portait des haillons, elle n'avait pas de chaussures.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.저는 그녀를 야외에서 만났습니다. 그녀는 누더기 차림이었고 신발이 없었습니다.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.L'ho incontrata in un campo, era cenciosa e scalza.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Quando a conheci num campo, ela estava esfarrapada, não tinha sapatos.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Saya bertemu dengannya di sebuah tanah lapang, dia nampak compang camping dan tidak bersepatu.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Tôi gặp cô bé tại một cánh đồng. Cô bé rách rưới và không có giày.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Τη συνάντησα σε ένα λιβάδι, φορούσε κουρέλια, δεν είχε παπούτσια.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Срещнах я на полето, беше опърпана, нямаше обувки.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Я встретил её в поле, одетую в лохмотья и босую.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.פגשתי אותה בשדה, היא היתה מרופטת, יחפה.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.إلتقيتها في حقل، كانت خشنة، لم يكن لديها حذاء.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.彼女の目を見たら-普通11才の女の子は
Bize, ayakkabılar, arabalar satıyorlar.Cipőket és autókat adnak el nekünk.
Bize, ayakkabılar, arabalar satıyorlar.Ci vendono scarpe e automobili.
Bize, ayakkabılar, arabalar satıyorlar.De sælger os sko og biler.
Bize, ayakkabılar, arabalar satıyorlar.De säljer skor och bilar.
Bize, ayakkabılar, arabalar satıyorlar.Elas vendem-nos sapatos e carros.
Bize, ayakkabılar, arabalar satıyorlar.Ele ne vînd pantofi şi maşini.
Bize, ayakkabılar, arabalar satıyorlar.Elles nous vendent des chaussures et des voitures.
Bize, ayakkabılar, arabalar satıyorlar.Họ đang bán cho chúng ta giày và xe hơi.
Bize, ayakkabılar, arabalar satıyorlar.그들은 우리에게 신발과 자동차를 판매합니다.
Bize, ayakkabılar, arabalar satıyorlar.Nos venden zapatos y coches.
Bize, ayakkabılar, arabalar satıyorlar.Predávajú topánky a autá.
Bize, ayakkabılar, arabalar satıyorlar.Prodajajo nam čevlje in avtomobile.
Bize, ayakkabılar, arabalar satıyorlar.Prodávají nám auta a boty.
Bize, ayakkabılar, arabalar satıyorlar.Sie verkaufen uns Schuhe und Autos.
Bize, ayakkabılar, arabalar satıyorlar.Sprzedają nam buty i samochody.
Bize, ayakkabılar, arabalar satıyorlar.Ze verkopen ons schoenen en auto's.
Bize, ayakkabılar, arabalar satıyorlar.Μας πωλούν παπούτσια και αυτοκίνητα.
Bize, ayakkabılar, arabalar satıyorlar.Вони продають взуття та автомобілі.
Bize, ayakkabılar, arabalar satıyorlar.Они продают туфли и машины.
Bize, ayakkabılar, arabalar satıyorlar.Те ни продават обувки и коли.
Bize, ayakkabılar, arabalar satıyorlar.הם מוכרים לנו נעליים ומכוניות.
Bize, ayakkabılar, arabalar satıyorlar.يبيعوننا الاحذية والسيارات
Bize, ayakkabılar, arabalar satıyorlar.一方でもっと高度なものを売る人々
Böyle bir reklamı asla göremezsiniz. çünkü Nike'ın asıl istediği sizin o ayakkabıları almanız.Anda tidak akan pernah melihat iklan seperti itu karena Nike ingin Anda membeli sepatu mereka.
Böyle bir reklamı asla göremezsiniz. çünkü Nike'ın asıl istediği sizin o ayakkabıları almanız.Bạn sẽ không bao giờ nhìn thấy những quảng cáo như thế này, bởi vì Nike thực sự muốn bạn mua giày của họ.
Böyle bir reklamı asla göremezsiniz. çünkü Nike'ın asıl istediği sizin o ayakkabıları almanız.Je zult nooit zo een advertentie zien, omdat Nike daadwerkelijk wil dat je hun schoenen koopt.
Böyle bir reklamı asla göremezsiniz. çünkü Nike'ın asıl istediği sizin o ayakkabıları almanız.나이키는 소비자들이 제품을 구매하길 바라기 때문에 저런 광고는 내지 않을겁니다.
Böyle bir reklamı asla göremezsiniz. çünkü Nike'ın asıl istediği sizin o ayakkabıları almanız.Nie zobaczymy takiej reklamy, bo Nike naprawdę chce, żebyśmy kupili ich buty.
Böyle bir reklamı asla göremezsiniz. çünkü Nike'ın asıl istediği sizin o ayakkabıları almanız.Nikdy neuvidíte reklamu, ako je táto, lebo Nike chce, aby ste si kúpili ich topánky.
Böyle bir reklamı asla göremezsiniz. çünkü Nike'ın asıl istediği sizin o ayakkabıları almanız.Non vedrete mai una pubblicità del genere perché la Nike vuole che tu le scarpe le compri.
Böyle bir reklamı asla göremezsiniz. çünkü Nike'ın asıl istediği sizin o ayakkabıları almanız.No van a ver un anuncio como ese, porque Nike sí que quiere que compren sus zapatos.
Böyle bir reklamı asla göremezsiniz. çünkü Nike'ın asıl istediği sizin o ayakkabıları almanız.Nunca verão um anúncio assim, porque a Nike quer que comprem os seus sapatos.
Böyle bir reklamı asla göremezsiniz. çünkü Nike'ın asıl istediği sizin o ayakkabıları almanız.Nu veți vedea niciodată o asemenea reclamă pentru că Nike vrea să le cumpărați încălțămintea.
Böyle bir reklamı asla göremezsiniz. çünkü Nike'ın asıl istediği sizin o ayakkabıları almanız.Sie werden niemals eine solche Anzeige sehen, denn Nike will ja, dass Sie ihre Schuhe kaufen.
Böyle bir reklamı asla göremezsiniz. çünkü Nike'ın asıl istediği sizin o ayakkabıları almanız.Sosem fogunk látni ilyen hirdetést, a Nike ugyanis tényleg el akarja adni a cipőit.
Böyle bir reklamı asla göremezsiniz. çünkü Nike'ın asıl istediği sizin o ayakkabıları almanız.Takega oglasa ne boste nikoli videli, ker Nike resnično hoče, da bi kupili njihove čevlje.
Böyle bir reklamı asla göremezsiniz. çünkü Nike'ın asıl istediği sizin o ayakkabıları almanız.Takový inzerát nikdy neuvidíte, protože Nike ve skutečnosti chtějí, abyste si koupili jejich boty.

İlgili Sayfalar