Ana içeriğe geç
Sözlük

ayakkabılarını ile cümle

ayakkabılarını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
14
HARF
7
HECE
5
ORT. KELİME
Ayakkabılarını temizledin, değil mi?You have cleaned your shoes, haven't you?
Ayakkabılarını sildin değil mi?You have cleaned your shoes, haven't you?
Ayakkabılarınızı çıkarmanız gerekmiyor.You need not take off your shoes.
Sizin ayakkabılarınız burada. Benimkiler nerede?Your shoes are here. Where are mine?
Ayakkabılarınızı giyin. Akşam yemeği için dışarı çıkalım.Put on your shoes. Let's go out for dinner.
Lütfen ayakkabılarını giy.Please put on your shoes.
Ayakkabılarınızı giyin.Put on your shoes.
Ayakkabılarınızı çıkartın.Take off your shoes.
Lütfen ayakkabılarınızı çıkarın.Please take off your shoes.
Lütfen eve girmeden önce ayakkabılarınızı çıkarın.Please remove your shoes before entering the house.
Ayakkabılarını temiz tutmalısın.You must keep your shoes clean.
Ayakkabılarınızın tozunu fırçalayın.Brush off the dust from your shoes.
Lütfen ayakkabılarınızdan çamuru çıkarın.Please remove the mud from your shoes.
Ayakkabılarının tamir edilmesi gerekiyor.Your shoes want mending.
Dışarı çıkmadan önce ayakkabılarını cilalamayı unutma.Don't forget to polish your shoes before you go out!
Dışarı çıkmadan önce ayakkabılarını parlat.Shine your shoes before going out.
O, eve girmeden önce ayakkabılarını kazıyarak temizledi.She scraped her shoes clean before she entered the house.
İyi ayakkabılarını giyin.Put on your good shoes.
Ayakkabılarını paspasta sil.Wipe your shoes on the mat.
Partiye gitmeden önce ayakkabılarını cilalamalısın.You should polish your shoes before you go to the party.
O çocuk ayakkabılarını güçlükle bağlayabildi.That child could barely manage to tie his shoes.
Susan babasının ayakkabılarını parlattı.Susan shined her father's shoes.
Ayakkabılarını giy.Slip on your shoes.
Kız kardeşim her pazar günü ayakkabılarını yıkar.My sister washes her shoes every Sunday.
Benim çocuklarım ayakkabılarını çabucak eskitiyorlar.My children wear out their shoes quickly.
Japonya'da insanlar bir eve girdikleri zaman ayakkabılarını çıkarırlar.In Japan people take off their shoes when they enter a house.
Japonya'da bir eve girdiğinizde ayakkabılarınızı çıkarmanız gerekiyor.You are supposed to take off your shoes when entering a house in Japan.
Bir Japon evine girerken ayakkabılarını çıkarmalısın.You must remove your shoes when you enter a Japanese house.
Japonlar eve girerken ayakkabılarını çıkarırlar.The Japanese take off their shoes when they enter a house.
Yardımcısı ayakkabılarını parlattı.His assistant polished his shoes.
O ayakkabılarını parlattı.He shined his shoes.
O, ayakkabılarını giymek için durdu.He stopped to put on his shoes.
Yeni ayakkabılarını giymeye çalıştı.He tried putting on his new shoes.
O ayakkabılarını bağladı.She laced her shoes.
O, ayakkabılarını parlattı.She had her shoes shined.
Eski ayakkabılarını çıkararak yenilerini giydi.She took off her old shoes and put on the new ones.
O, onlara ayakkabılarını çıkarmalarını söyledi.She asked them to take their shoes off.
Odaya girmeden önce ayakkabılarınızı çıkarın.Take your shoes off before you come into the room.
Lütfen ayakkabılarınızı giyin.Please put your shoes on.
Japonlar bir eve girdiklerinde ayakkabılarını çıkarırlar.The Japanese take off their shoes when entering a house.
Eve girmeden önce ayakkabılarınızı çıkarmanız gerekir.You must remove your shoes before entering a house.
Evlere girmeden önce ayakkabılarınızı çıkarmalısınız.You have to take off your shoes before entering houses.
Ayakkabılarını çıkarmana gerek yok.You don't need to take your shoes off.
Doğru, daha ayakkabılarını giyememişken; yalan, dünyanın öbür ucuna gitmiştir bile.A lie can travel halfway around the world while the truth is putting on its shoes.
Ayakkabılarını bağla.Tie your shoes.
Futbolcu ayakkabılarını bağlıyor.The soccer player is tying his shoes.
Ayakkabılarını cilaladıktan sonra, Tom dişlerini fırçaladı ve saçını taradı.After polishing his shoes, Tom brushed his teeth and combed his hair.
Tom Mary'ye ayakkabılarını cilalattı.Tom got Mary to polish his shoes.
Tom ayakkabılarını çıkardı.Tom took off his shoes.
Tom ayakkabılarını kapıda çıkardı.Tom took his shoes off at the door.
Tom ayakkabılarını giymemişti.Tom didn't have on his shoes.
Tom ayakkabılarını bağlamayı unuttuğunu fark etti.Tom became aware that he had forgotten to tie his shoes.
Tom Mary'nin evine girmeden önce ayakkabılarını çıkarmasını istedi.Tom asked Mary to take off her shoes before she entered his house.
Tom ayakkabılarını giydi.Tom put his shoes on.
Aritmetik ayakkabılarını çıkarmadan yirmiye kadar sayabilmektir.Arithmetic is being able to count up to twenty without taking off your shoes.
Japonlar bir eve girmeden önce ayakkabılarını çıkarırlar.The Japanese take off their shoes before entering a house.
Ayakkabılarını nerede bıraktın?Where did you leave your shoes?
O, öfkeyle ayakkabılarını ve çoraplarını çıkardı.She threw off her shoes and socks in anger.
Onun, ayakkabılarını çıkarmasına izin vermeyin.Don't let him take his shoes off.
Git ayakkabılarını cilalattır.Go get your shoes polished.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod