ayakkabıları ile cümle

ayakkabıları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
6
HECE
9
ORT. KELİME
Ve ayakkabılarımızı aldıktan sonra, satıcı eve götürmek için ikimizin de birer balon alabileceğini söyledi.وفي نهاية شرائنا لأحذيتنا، قال لنا البائع أنه يمكننا أخذ بالونات معنا إلى المنزل.
Ve ayakkabılarımızı aldıktan sonra, satıcı eve götürmek için ikimizin de birer balon alabileceğini söyledi.お店の人が風船をくれると言いました 弟は赤い風船を 私はピンクの風船を希望しました
Ve ayaklarımda da birisinin verdiği tenis ayakkabıları vardı.Alguém tinha-me dado um par de ténis.
Ve ayaklarımda da birisinin verdiği tenis ayakkabıları vardı.Alguien me había donado unos tenis.
Ve ayaklarımda da birisinin verdiği tenis ayakkabıları vardı.A niekto mi daroval tenisky.
Ve ayaklarımda da birisinin verdiği tenis ayakkabıları vardı.Dan seseorang menyumbangkan sepatu tenis untuk saya.
Ve ayaklarımda da birisinin verdiği tenis ayakkabıları vardı.Egy pár teniszcipőt adományoztak nekem.
Ve ayaklarımda da birisinin verdiği tenis ayakkabıları vardı.E qualcuno mi aveva donato delle scarpe da tennis.
Ve ayaklarımda da birisinin verdiği tenis ayakkabıları vardı.Iar cineva îmi donase nişte tenişi.
Ve ayaklarımda da birisinin verdiği tenis ayakkabıları vardı.Iemand had me tennisschoenen gegeven.
Ve ayaklarımda da birisinin verdiği tenis ayakkabıları vardı.누군가 기부한 운동화를 신고 있었어요.
Ve ayaklarımda da birisinin verdiği tenis ayakkabıları vardı.Og nogen havde doneret nogle sportssko til mig.
Ve ayaklarımda da birisinin verdiği tenis ayakkabıları vardı.Quelqu'un m'avait fais don d'une paire de tennis.
Ve ayaklarımda da birisinin verdiği tenis ayakkabıları vardı.Und irgendwer hatte mir Tennisschuhe gespendet.
Ve ayaklarımda da birisinin verdiği tenis ayakkabıları vardı.Và ai đó tặng cho tôi đôi giày tennis.
Ve ayaklarımda da birisinin verdiği tenis ayakkabıları vardı.Και κάποιος μου χάρισε παπούτσια του τένις.
Ve ayaklarımda da birisinin verdiği tenis ayakkabıları vardı.И кто-то отдал мне свои кроссовки.
Ve ayaklarımda da birisinin verdiği tenis ayakkabıları vardı.Някой ми подари обувки за тенис.
Ve ayaklarımda da birisinin verdiği tenis ayakkabıları vardı.Хтось пожертвував для мене кросівки.
Ve ayaklarımda da birisinin verdiği tenis ayakkabıları vardı.מישהו תרם לי נעלי טניס,
Ve ayaklarımda da birisinin verdiği tenis ayakkabıları vardı.وتبرع أحدهم لي بحذاء التنس.
Ve ayaklarımda da birisinin verdiği tenis ayakkabıları vardı.片手には白い杖を持ち、もう片方には
Ve siz ayakkabılarınıza bulaşmış olan... ...boku bile kaybedeceksiniz. Aptallar!Και πάτε να το χάσετε... ... τα σκατά είναι κολλημένα στα παπούτσια σας.
Ve siz ayakkabılarınıza bulaşmış olan... ...boku bile kaybedeceksiniz.A vy prohrajete i to prašivý hovno, který máte na botě. Idioti!
Ve siz ayakkabılarınıza bulaşmış olan... ...boku bile kaybedeceksiniz.Idioci!
Ve siz ayakkabılarınıza bulaşmış olan... ...boku bile kaybedeceksiniz.Idioti!
Ve siz ayakkabılarınıza bulaşmış olan... ...boku bile kaybedeceksiniz.А вие ще загубите и парчето от него,... ...залепено за обувките ви.
Ve temelde düşünce şöyle, o size bakabiliyor ve şöyle hissetmenizi sağlıyor, "Ne oldu? Ayakkabılarım mı?"Và ý tưởng về cơ bản là nó có thể nhìn bạn được không và khiến bạn cảm thấy như là
Yala. Ne? Ayakkabılarımı yala dedim.Nyald le! tessék? azt mondtam, hogy nyald le!
Yani artık ayakkabı üreticileri yoktu, insanların ayakkabılarına taban çakanlar vardı.Așadar nu mai erau pantofari, erau oameni care băteau tălpi pe pantofii oamenilor.
Yani artık ayakkabı üreticileri yoktu, insanların ayakkabılarına taban çakanlar vardı.Da gab es keine Schuhmacher mehr, sondern Menschen, die Sohlen auf anderer Leute s Schuhe klatschen.
Yani artık ayakkabı üreticileri yoktu, insanların ayakkabılarına taban çakanlar vardı.Er waren geen schoenenmakers meer, maar nu zijn er mensen die zolen op de schoenen van mensen knallen.
Yani artık ayakkabı üreticileri yoktu, insanların ayakkabılarına taban çakanlar vardı.더 이상 신발 제조 업체는 없습니다. 하지만 지금은 사람들의 신발에 밑창을 두드리는 사람은 있습니다.
Yani artık ayakkabı üreticileri yoktu, insanların ayakkabılarına taban çakanlar vardı.Não existiam mais sapateiros, mas agora há pessoas a colocar solas no calçado das pessoas.
Yani artık ayakkabı üreticileri yoktu, insanların ayakkabılarına taban çakanlar vardı.Nem voltak többé cipőkészítők, csak emberek, akik talpalták mások cipőit.
Yani artık ayakkabı üreticileri yoktu, insanların ayakkabılarına taban çakanlar vardı.Nie było więc już szewców, teraz są ludzie przybijający podeszwy do butów.
Yani artık ayakkabı üreticileri yoktu, insanların ayakkabılarına taban çakanlar vardı.Non esistevano più i ciabattini, ma ora c'erano persone che attaccavano suole sulle scarpe della gente.
Yani artık ayakkabı üreticileri yoktu, insanların ayakkabılarına taban çakanlar vardı.Takže už neexistovali ševci, ale lidé přilepující podrážky na boty.
Yani artık ayakkabı üreticileri yoktu, insanların ayakkabılarına taban çakanlar vardı.Έτσι, δεν υπάρχουν πια υποδηματοποιοί, αλλά άτομα που καρφώνουν σόλες πάνω σε παπούτσια.
Yani artık ayakkabı üreticileri yoktu, insanların ayakkabılarına taban çakanlar vardı.Вече няма занаятчии-обущари, а хора поставящи стъпала на хорските обувки.
Yani artık ayakkabı üreticileri yoktu, insanların ayakkabılarına taban çakanlar vardı.Не было больше профессии чеботарь, зато появилась профессия прибивальщика подошвы к обуви.
Yani artık ayakkabı üreticileri yoktu, insanların ayakkabılarına taban çakanlar vardı.Професія чоботаря зникла, натомість люди приліпляли підошву до взуття.
Yani artık ayakkabı üreticileri yoktu, insanların ayakkabılarına taban çakanlar vardı.אין יותר סנדלרים אלא אנשים מטיחים סוליות על נעליים של אנשים.
Yani artık ayakkabı üreticileri yoktu, insanların ayakkabılarına taban çakanlar vardı.حيث لم يعد هناك صناع أحذية، ولكن الآن هناك بعض الناس تبطن أحذية الناس.
Yani artık ayakkabı üreticileri yoktu, insanların ayakkabılarına taban çakanlar vardı.靴底を付ける作業者がいます 仕事に対する在り方の 大きな変化を示唆しています
Yani ayakkabıların normal fiyatı 50 TL'ymiş.A cipő eredeti ára 50 dollár.
Yani ayakkabıların normal fiyatı 50 TL'ymiş.Boty původně stály 50 dolarů.
Yani ayakkabıların normal fiyatı 50 TL'ymiş.Los zapatos originalmente costo $50.
Yani ayakkabıların normal fiyatı 50 TL'ymiş.Os sapatos custam originalmente US $50.
Yani ayakkabıların normal fiyatı 50 TL'ymiş.Skoene kostede derfor oprindeligt 50 dollars.
Yani ayakkabıların normal fiyatı 50 TL'ymiş.Topánky pôvodne stály 50 dolárov.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Alors il a mis les quatre chaussures dans un groupe de gracieuses sur le gazon et les regarda.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Así que puso los cuatro zapatos de un grupo de gracia sobre el césped y los miró.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.A tak dal čtyři boty v půvabné skupině na trávník a podíval se na ně.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.A tak dal štyri topánky v pôvabnej skupine na trávnik a pozrel sa na ne.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Così ha messo le quattro scarpe in un gruppo grazioso sul tappeto erboso e li guardò.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Deci, el a pus cele patru pantofi dintr-un grup graţios pe gazon şi se uită la ei.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Dus hij de vier schoenen in een sierlijke groep op het gras en keek naar hen.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Então ele colocou as quatro sapatos em um grupo gracioso na grama e olhou para eles.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Így hát fel a négy cipő egy kecses csoport a gyepen, és nézte őket.

İlgili Sayfalar