ayakkabıları ile cümle

ayakkabıları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
6
HECE
8
ORT. KELİME
Şimdi sarkacı yörüngesel bir şekilde fırlatıp öndekilerin ayakkabılarını boyamaya çalışacağım.Просто ще завъртя това по окръжност и да видим дали ще успея да нарисувам обувките на всички от първия ред.
Şimdi sarkacı yörüngesel bir şekilde fırlatıp öndekilerin ayakkabılarını boyamaya çalışacağım.Я попробую запустить его по орбите и посмотреть если я смогу порисовать на вашей обуви.
Şimdi sarkacı yörüngesel bir şekilde fırlatıp öndekilerin ayakkabılarını boyamaya çalışacağım.ואראה אם אני יכול לצבוע את הנעליים של כולם מקדימה.
Şimdi sarkacı yörüngesel bir şekilde fırlatıp öndekilerin ayakkabılarını boyamaya çalışacağım.ونرى ما اذا كان يمكنني الطلاء أحذية الجميع في المقدمة.
Şimdi sarkacı yörüngesel bir şekilde fırlatıp öndekilerin ayakkabılarını boyamaya çalışacağım.(笑)
Size ise spor ayakkabılarınızla yapıyorsunuz. Fazla bir değişiklik yok.פתרנו את כל בעיות הטווח הארוך והמהירות הגבוהה.
Size ise spor ayakkabılarınızla yapıyorsunuz.여러분은 운동화로 합니다
Size ise spor ayakkabılarınızla yapıyorsunuz.My w trampkach.
Size ise spor ayakkabılarınızla yapıyorsunuz.Noi purtăm pantofi de sport.
Size ise spor ayakkabılarınızla yapıyorsunuz.Sie machen es in Ihren Turnschuhen.
Size ise spor ayakkabılarınızla yapıyorsunuz.Voi lo fate con le vostre scarpe di tela.
Size ise spor ayakkabılarınızla yapıyorsunuz.Vous le faites en baskets.
Size ise spor ayakkabılarınızla yapıyorsunuz.Εσείς το κάνετε με τα αθλητικά σας.
Size ise spor ayakkabılarınızla yapıyorsunuz.Вие го правите с кецовете си.
Size ise spor ayakkabılarınızla yapıyorsunuz.أنتم تفعلون ذلك بأحذيتكم الرياضية.
Size ise spor ayakkabılarınızla yapıyorsunuz.あまり進歩しているとは言えません
Sonradan o ayakkabıların rahatsız olduğunu keşfettim ama o zaman hayrandım.Am descoperit mai târziu că sunt incomozi dar îi admiram.
Sonradan o ayakkabıların rahatsız olduğunu keşfettim ama o zaman hayrandım.Belakangan saya baru tahu kalau mereka sama sekali tidak merasa demikian, tapi kekaguman saya tidak berkurang.
Sonradan o ayakkabıların rahatsız olduğunu keşfettim ama o zaman hayrandım.Descobri mais tarde que são desconfortáveis, mas gostava deles.
Sonradan o ayakkabıların rahatsız olduğunu keşfettim ama o zaman hayrandım.Después me enteré que son incómodos, pero los admiraba.
Sonradan o ayakkabıların rahatsız olduğunu keşfettim ama o zaman hayrandım.Ho scoperto solo dopo che erano scomode, ma le ammiravo.
Sonradan o ayakkabıların rahatsız olduğunu keşfettim ama o zaman hayrandım.Ik ontdekte later dat ze ongemakkelijk waren, maar ik was er weg van.
Sonradan o ayakkabıların rahatsız olduğunu keşfettim ama o zaman hayrandım.Jag fick senare reda på att de är obekväma, men jag beundrade det.
Sonradan o ayakkabıların rahatsız olduğunu keşfettim ama o zaman hayrandım.J'ai réalisé plus tard qu'elles ne sont pas confortables, mais j'avais alors de l'admiration.
Sonradan o ayakkabıların rahatsız olduğunu keşfettim ama o zaman hayrandım.하이힐은 엄청 불편하다는 것을 나중에 깨달았지만, 어쨌든 동경했어요.
Sonradan o ayakkabıların rahatsız olduğunu keşfettim ama o zaman hayrandım.Neskôr som zistila, že sú nepohodlné, ale obdivovala som ich.
Sonradan o ayakkabıların rahatsız olduğunu keşfettim ama o zaman hayrandım.Později jsem zjistila, jak jsou nepohodlné, ale obdivovala jsem to.
Sonradan o ayakkabıların rahatsız olduğunu keşfettim ama o zaman hayrandım.Później odkryłam, że są niewygodne, ale podziwiałam je.
Sonradan o ayakkabıların rahatsız olduğunu keşfettim ama o zaman hayrandım.Sau này tôi mới biết rằng giày cao gót không dễ chịu gì, nhưng tôi đã ngưỡng mộ điều đó.
Sonradan o ayakkabıların rahatsız olduğunu keşfettim ama o zaman hayrandım.Später fand ich heraus, dass sie unbequem sind, aber ich bewunderte sie.
Sonradan o ayakkabıların rahatsız olduğunu keşfettim ama o zaman hayrandım.Τα οποία έμαθα αργότερα ότι δεν είναι και τόσο βολικά, αλλά τα θαύμαζα.
Sonradan o ayakkabıların rahatsız olduğunu keşfettim ama o zaman hayrandım.Пізніше я зрозуміла, що це незручні туфлі, але я їх обожнювала.
Sonradan o ayakkabıların rahatsız olduğunu keşfettim ama o zaman hayrandım.Позже я узнала, что они неудобные, но я ими любовалась.
Sonradan o ayakkabıların rahatsız olduğunu keşfettim ama o zaman hayrandım.По-късно установих, че токчетата са неудобни, но въпреки това ги обичах.
Sonradan o ayakkabıların rahatsız olduğunu keşfettim ama o zaman hayrandım.אחר כך גיליתי שהן לא נוחות, אבל אז הערצתי את זה.
Sonradan o ayakkabıların rahatsız olduğunu keşfettim ama o zaman hayrandım.اكتشفت لاحقاً أنهم غير مريحة، ولكن أنا معجب بذلك.
Sonradan o ayakkabıların rahatsız olduğunu keşfettim ama o zaman hayrandım.(笑)
Spor ayakkabılarını giy çünkü çitten atlayacaksın.Legyen rajtad tornacipő, mert át kell ugranod egy kerítést.
Spor ayakkabılarını giy çünkü çitten atlayacaksın.Porte des baskets car tu devras sauter la barrière.
Spor ayakkabılarını giy çünkü çitten atlayacaksın.Μην ξεχάσεις να φορέσεις τα αθλητικά σου, πρέπει να σκαρφαλώσουμε τον φράχτη.
Spor ayakkabılarını giy çünkü çitten atlayacaksın.وتذكر بان ترتدي حذاءا رياضايا لانك ستتسلق الحائط
Spor ayakkabılarını giy de yola çıkalım.- Ja viem. Tu máš tenisky. Obuj sa a pôjdeme.
Spor ayakkabılarını giy de yola çıkalım.- Já vím. Tu máš tenisky. Obuj se a jdeme.
Spor ayakkabılarını giy de yola çıkalım.-Lo so. Su, mettiti le scarpe e ce ne andiamo.
Spor ayakkabılarını giy de yola çıkalım.Vooruit, trek je schoenen aan en we zijn weg.
Spor ayakkabılarını giy de yola çıkalım.- Зная. Хайде, обуй си маратонките и тръгваме.
Tabii. Haftaya yine buraya gelip ayakkabılarına bakıyor olacaksın.Dentro de una semana seguirá aquí mirándose la punta de los zapatos.
Tabii. Haftaya yine buraya gelip ayakkabılarına bakıyor olacaksın.Jasně, potkáme se tu zas za týden, jak civíš na své boty.
Tabii. Haftaya yine buraya gelip ayakkabılarına bakıyor olacaksın.Σίγουρα, θα είσαι ακόμη εδώ την άλλη βδομάδα κοιτώντας τα παπούτσια σου.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.I Clash portavano gli anfibi, non i sandali.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.Les Clash portaient des rangers, pas des sandales.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.Os The Clash usavam botas tipo tropa, não sandálias.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.The Clash droeg grote legerlaarzen, geen sandalen.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.The Clashilla ei ollut jaloissaan sandaaleita vaan armeijasaappaat.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.The Clash 는 큰 군화를 신었지, 샌달을 신진 않았습니다.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.The Clash llevaban grandes botas militares, no sandalias.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.The Clash nosili wielkie wojskowe buciory, nie sandały.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.The Clash purtau bocanci militari mari, nu sandale.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu."The Clash" trugen Armeestiefel, keine Sandalen.
The Clash sandalet değil, büyük asker ayakkabıları giyiyordu.Οι Κλας φορούσαν ψηλές στρατιωτικές μπότες, όχι πέδιλα.

İlgili Sayfalar