ayakkabıları ile cümle

ayakkabıları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
6
HECE
7
ORT. KELİME
Henüz ayakkabıları yok."ليس لديهم أية أحذية بعد !"
Henüz ayakkabıları yok."(笑)
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile..Aber jedenfalls, du . . . In einer Situation wie dieser würden Leute den Schuh aufgeben.
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile..Ale i tak, Ty..
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile..De toute façon, toi... Dans une telle situation, tu aurais du laisser la chaussure.
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile..Dù sao thì, cậu.... Người khác trong hoàn cảnh đó đã bỏ đôi giầy đi.
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile..Inak, ty... V takejto situácii by sa ľudia vzdali topánky.
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile..In ieder geval, jij...
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile..야 근데 넌...
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile..Men hur som helst, du...
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile..Men udover det, du... I en situation som denne, folk ville bare opgive skoen.
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile.. Nasıl olur da sen ..Tapi, kamu seharusnya.... dalam situasi harus menyerah saja...kenapa-
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile..Oricum, tu... Intr-o asemenea situatie in care oricine ar fi renuntat la pantof...cum ai putut?
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile..Però ad ogni modo, tu...
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile..Τέλος πάντων, εσύ... Σε τέτοια κατάσταση, οι άνθρωποι θα παρατούσαν το παπούτσι.
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile..Но в любом случае, ты... В такой ситуации, как эта, люди бросили бы обувь...
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile..Но както и да е, ти...
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile.....אבל בכל זאת, את
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile..لكن على أي حال ، أنتِ ...
Her neyse, böyle durumlarda insanlar ayakkabılarını düşünmezler bile..こんな状況なら履物は諦めるべきだろ どうして・・・
Hoşunuza gidecek. ayakkabılarınızı çıkarın.Les gustará. Sólo sáquense las zapatilas.
Kahve içmek istediğini sorsam, ayakkabılarında delik açmazsın, değil mi?Daca ti-as cere sa bei o cafea cu mine, nu ai face o gaura in papuci, nu?
Kahve içmek istediğini sorsam, ayakkabılarında delik açmazsın, değil mi?Ha megkérdezem, kér-e egy kávét, nem fog lyukat ütni a tornacipőjébe, ugye?
Kahve içmek istediğini sorsam, ayakkabılarında delik açmazsın, değil mi?Jika aku mengajakmu minum kopi, kau tidak akan membuat lubang disepatumu kan?
Kahve içmek istediğini sorsam, ayakkabılarında delik açmazsın, değil mi?Když se zeptám, jestli nechcete kávu, nevyšlapete svými teniskami díru, že ne?
Kahve içmek istediğini sorsam, ayakkabılarında delik açmazsın, değil mi?Nếu tôi nói cùng uống cà phê, giày thể thao của cô sẽ không bị rách đấy chứ?
Kahve içmek istediğini sorsam, ayakkabılarında delik açmazsın, değil mi?Se le chiedo se vuole un caffč, non farā un buco nelle scarpe, vero?
Kahve içmek istediğini sorsam, ayakkabılarında delik açmazsın, değil mi?Si je vous demande si vous voulez un café, vous ne ferez pas de trous dans vos baskets, n'est-ce pas ?
Kahve içmek istediğini sorsam, ayakkabılarında delik açmazsın, değil mi?Si te pregunto si te gustaría tomar un café... no romperás un huevo en tus zapatillas de deporte, ¿o sí?
Kahve içmek istediğini sorsam, ayakkabılarında delik açmazsın, değil mi?Ако ви попитам дали искате кафе, няма да си изтъркате обувката, нали?
Kahve içmek istediğini sorsam, ayakkabılarında delik açmazsın, değil mi?Если я предложу тебе кофе, ты не стопчешь свои кеды?
Kahve içmek istediğini sorsam, ayakkabılarında delik açmazsın, değil mi?لو طلبت منكِ شرب القهوة, لن تقومي بصنع ثقب في حذائك, أليس كذلك؟
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.Ada sesuatu yang ajaib tentang bajunya, dan sepatunya.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.Credo che ci sia un non so che nell'abbigliamento, e nelle scarpe.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.Há algo de especial na roupa, acho eu, e em sapatos.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.Hay algo en la ropa, creo, y en los zapatos.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.Il y a un truc avec les vêtements, je pense, et les chaussures.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.Jag tror det är något speciellt med kläder, och skor.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.Jest coś takiego w ubraniach i butach.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.Kleding en schoenen doen iets met je, denk ik.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.Kleidung hat etwas an sich, und Schuhe ebenso.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.제 생각에 옷과 신발이 참 특별해 보였어요.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.Myslím, že oblečenie a topánky o niečom vypovedajú.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.Něco na tom oblečení je. A na botách taky.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.Tôi nghĩ... có điều gì đó về bộ quần áo, và cả đôi giày nữa.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.Κάτι έχουν τα ρούχα νομίζω, και τα παπούτσια.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.Думаю, вся справа в одязі та взутті.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.Имаше нещо в дрехите, и в обувките.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.Что-то такое есть в одежде, мне кажется. И обуви.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.هناك شيء حول الملابس، أعتقد، وأحذية.
Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.スニーカーを履いていたんです この村には
Koşu ayakkabılarınızın üzerindeki fosforlu bant gibi.아주 작은 프리즘을 배열할 수 있습니다.
Koşu ayakkabılarınızın üzerindeki fosforlu bant gibi. Ya da güzel şeyler yapapilirsiniz.Lub możesz tworzyć piękne rzeczy, które, jeśli kamera uchwyci, możesz zrobić.
Koşu ayakkabılarınızın üzerindeki fosforlu bant gibi.כמו הסרט המחזיר-אור שיש על נעלי-ריצה.
Koşu ayakkabılarınızın üzerindeki fosforlu bant gibi.مثل الشريط العاكس الذي يوجد في أحذية الركض.
Koşu ayakkabılarınızın üzerindeki fosforlu bant gibi.美しいものも作れます
"Ne oldu? Ayakkabılarım mı?""뭐지? 내 신발이 이상한가?"
"Ne oldu? Ayakkabılarım mı?""¿Qué? ¿son mis zapatos?
"Ne oldu? Ayakkabılarım mı?""Τι; Φταίνε τα παπούτσια μου;"
"Ne oldu? Ayakkabılarım mı?""מה זה? הנעליים שלי?"

İlgili Sayfalar