ayakkabılar ile cümle

ayakkabılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
4
ORT. KELİME
Benim ayakkabılarım çok küçük. Yenilerine ihtiyacım var.My shoes are too small. I need new ones.
Ayakkabılarım çok küçük. Yenilerine ihtiyacım var.My shoes are too small. I need new ones.
Ayakkabılarını temizledin, değil mi?You have cleaned your shoes, haven't you?
Ayakkabılarını sildin değil mi?You have cleaned your shoes, haven't you?
Ayakkabılarınızı çıkarmanız gerekmiyor.You need not take off your shoes.
Bu ayakkabıların moda olduğunu düşünebilirsiniz, ama değiller.You may think those shoes are in fashion, but they aren't.
Sizin ayakkabılarınız burada. Benimkiler nerede?Your shoes are here. Where are mine?
Senin ayakkabıların burada. Benimkiler nerede?Your shoes are here. Where are mine?
Sizin ayakkabılar burada.Your shoes are here.
Giydiğin ayakkabılar oldukça pahalı görünüyorlar.The shoes you are wearing look rather expensive.
Ayakkabılarınızı giyin. Akşam yemeği için dışarı çıkalım.Put on your shoes. Let's go out for dinner.
Lütfen ayakkabılarını giy.Please put on your shoes.
Ayakkabılarınızı giyin.Put on your shoes.
Ayakkabıları almadan önce onları denemelisin.Before buying shoes, you should try them on.
Ayakkabılarınızı çıkartın.Take off your shoes.
Lütfen ayakkabılarınızı çıkarın.Please take off your shoes.
Lütfen eve girmeden önce ayakkabılarınızı çıkarın.Please remove your shoes before entering the house.
Ayakkabılarımı iyice parlat.Give my shoes a good shine.
Yeni olduklarında, ayakkabılar serttir.Shoes are stiff when they are new.
Ayakkabılar nerede?Where're the shoes?
Ayakkabılarını temiz tutmalısın.You must keep your shoes clean.
Ne kadar sürede ayakkabılarımı tamir ettirebilirim?How soon can I have my shoes mended?
Benim ayakkabıların tabanları yıprandı.The soles of my shoes are worn.
Ayakkabılarınızın tozunu fırçalayın.Brush off the dust from your shoes.
Ayakkabıların çok küçük olduğu için ayakların şişmiş.Your feet are swollen because your shoes are too small.
Lütfen ayakkabılarınızdan çamuru çıkarın.Please remove the mud from your shoes.
Benim ayakkabılar yıpranmış.My shoes are worn out.
Ayakkabılar yıpranmış.The shoes are worn out.
Bu ayakkabılar çok dar. Acıtıyorlar.These shoes are too tight. They hurt.
Ayakkabılarının tamir edilmesi gerekiyor.Your shoes want mending.
Dışarı çıkmadan önce ayakkabılarını cilalamayı unutma.Don't forget to polish your shoes before you go out!
Dışarı çıkmadan önce ayakkabılarını parlat.Shine your shoes before going out.
O, eve girmeden önce ayakkabılarını kazıyarak temizledi.She scraped her shoes clean before she entered the house.
Biz eve girdiğimizde ayakkabılarımızı çıkarmak bizim geleneğimizdir.It is our custom to take off our shoes when we enter the house.
İyi ayakkabılarını giyin.Put on your good shoes.
Meg'in ayakkabıları biraz gevşek.Meg's shoes are a little loose.
Ayakkabılarını paspasta sil.Wipe your shoes on the mat.
Partiye gitmeden önce ayakkabılarını cilalamalısın.You should polish your shoes before you go to the party.
Çamurlu yol, yeni ayakkabılarımı mahvetti.The muddy road has ruined my new shoes.
Tom'a ayakkabılarımı tamir ettirdim.I got Tom to mend my shoes.
Tony kirli eski ayakkabılarına baktı.Tony looked down at his dirty old shoes.
O çocuk ayakkabılarını güçlükle bağlayabildi.That child could barely manage to tie his shoes.
Şu ayakkabıları havalandır.Air those shoes!
Şu ayakkabılar tırmanma için işe yaramaz.Those shoes won't do for climbing.
Bu ayakkabıların modası geçmiş.Those shoes are out of date.
Bu ayakkabılar çok pahalı.These shoes are too expensive.
Ayakkabılar, deriye benzeyen yumuşak bir malzemeden yapıldı.The shoes were made of some soft stuff that looked like leather.
Ayakkabıların ne kadar pahalı olduklarına şaşırdım.I was surprised at how expensive the shoes were.
Ayakkabılar bu beyaz etekle uyuşuyor.The shoes match this white skirt.
Şu ayakkabılar için ödeme yaptınız mı?Did you pay for those shoes?
Ayakkabıları nereden aldın?Where did you buy the shoes?
Afedersiniz, fakat erkek ayakkabıları bölümü nerede?Excuse me, but where is the men's shoe department?
Derhal ayakkabılarımı giydim.I put on my shoes at once.
Susan babasının ayakkabılarını parlattı.Susan shined her father's shoes.
Ayakkabılarını giy.Slip on your shoes.
Bunlar kimin ayakkabıları?Whose shoes are these?
Bu ayakkabılar benim.These shoes are mine.
Bu yeni ayakkabılar şimdiden onarım istiyor.These new shoes already want mending.
Niçin bu bezle ayakkabıları parlatmıyorsun?Why don't you polish the shoes with this cloth?
Bu yeni ayakkabıların içinde rahat değilim.I am uncomfortable in these new shoes.

İlgili Sayfalar