ayağın ile cümle
ayağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Kendi iki ayağının üstünde durmanın zamanıdır.It's time you stood on your own two feet.
Ayağını yorganına göre uzat.Waste not, want not.
John ayağını frene koydu ve biz aniden durduk.John put his foot on the brake and we stopped suddenly.
Eğer en iyi ayağınızı öne koyarsanız, başarılı olursunuz.If you put your best foot forward, you will succeed.
Niyetim ayağına basmak değildi.I didn't mean to step on your foot.
Ayağını merdivene koydu.He put his foot on the ladder.
Birden ayağını frene koydu.He put his foot on the brake suddenly.
O, düştüğünde sol ayağını yaraladı.He hurt his left foot when he fell.
Ayağına bastığım için ondan özür diledim.I apologized to her for stepping on her foot.
O, bisikletinden düştüğünde ayağını yaraladı.She hurt her foot when she fell off her bicycle.
Her iki ayağını da yerde sıkıca tut.Keep both feet firmly on the ground.
Onun ayağında bir topu var.He has a ball on his foot.
Bir futbol oyununda Mary ayağını yaraladı.Mary injured her foot in a soccer game.
Karım kollarını bağladığında ve ayağını yere vurduğunda, onun kızgın olduğunu biliyorum.When my wife crosses her arms and taps her foot I know she's angry.
Eğer zihninizi ayağınıza koyarsanız, o, ayak olur.If you put your mind into your foot, it becomes the foot.
Onun ayağını tuzaktan kurtarmak imkansız.It's impossible to release his foot from the trap.
Tom'un sağ ayağının baş parmağı ağrıyor.Tom has a pain in his big toe on his right foot.
Tom'un amacı Mary'nin ayağına basmak değildi.Tom didn't mean to step on Mary's foot.
Tom yanlışlıkla ayağına bastığı için Mary'den özür diledi.Tom apologized to Mary for accidentally stepping on her foot.
Mary, Tom'un sağ yanağına tokat attıktan sonra, sol ayağının üstünde tepindi.After slapping Tom's right cheek, Mary stomped on his left foot.
Tom ayağını vurmadan müzik dinleyemez.Tom can't listen to music without tapping his foot.
Tom Mary'nin ayağına bastı.Tom stepped on Mary's foot.
Tom ağrıyan ayağını ovaladı.Tom rubbed his sore feet.
Joseph futbol oynayamaz. Top ayağına dolaşır ve her şeyi karman çorman eder.Joseph can't play soccer. He trips on the ball and mixes everything up.
Onu yanlışlıkla ayağından vurdu.He accidentally shot him in the foot.
Tom kendini ayağından vurdu.Tom shot himself in the foot.
Tom silahını temizlerken kazara kendini ayağından vurdu.Tom accidentally shot himself in the foot while cleaning his gun.
Onlar birbirinden elini ayağını çekemezler.They can't keep their hands off each other.
Tom ayağını dereye koyduğunda ayağını ısıran bir şey hissetti.When Tom put his foot into the stream, he felt something bite his toe.
Ben ayağına dolanmayacağım.I won't get in your way.
Ayağının kırık olmadığından emin olmam gerekiyor.I need to make sure your leg isn't broken.
Tom'un, sağ ayağında küçük bir dövme olduğunu fark ettim.I noticed that Tom had a small tattoo on his right foot.
Tom'un ayağını kırdığı günü hatırlıyorum.I remember the day Tom broke his leg.
Ayağını debriyajdan kaldır.Take your foot off the clutch.
Tom ayrıca sağ ayağındaki ayak başparmağını kırdı.Tom also broke his big toe on his right foot.
Tom sol ayağının acıdığını söylüyor.Tom says his left leg hurts.
Tom'un müziğe göre ayağını vurduğunu duydum.I heard Tom tapping his foot to the music.
Ayağına dolanmayacağım.I won't get in the way.
Mary ayağını üç kez sertçe vurdu.Mary stamped her foot three times.
Mary kızgın bir şekilde ayağını yere vurdu.Mary stomped her foot angrily.
Ayağına ne oldu?What happened to your foot?
Tom sinirli olarak ayağını vurdu.Tom tapped his foot nervously.
Tom kazara kendini ayağından vurdu.Tom accidentally shot himself in the foot.
Ayağına dolandıysam üzgünüm.I'm sorry if I got in the way.
Tom, top oynarken sol ayağını, yazarken ise sağ elini kullanır.Tom kicks a football with his left foot, but writes with his right hand.
Ayağını frenden çek Tom.Don't ride the brake, Tom.
Ayağını frende tutma Tom.Don't ride the brake, Tom.
Ayağının takıldığını ve düştüğünü gördüm.I saw you trip and fall.
Onların ayağının takıldığını ve düştüğünü gördüm.I saw them trip and fall.
Onun ayağının takıldığını ve düştüğünü gördüm.I saw him trip and fall.
Tom'un ettiği laflar kendi ayağına dolandı.Tom's words came back to bite him.
Tom'un yürüyüş botlarıyla sorunu var. Bir ayağının tabanında kabarcıklar var.Tom has trouble with his walking boots. He has blisters on the sole of one foot.
Tom outdoor botlarıyla problem yaşıyor. Bir ayağının tabanı su toplamış.Tom has trouble with his walking boots. He has blisters on the sole of one foot.
Fırsat ayağına gelse onu tekrar yapar mısın?Would you do that again if you had the chance?
Tom futbol oynarken ayağını yaraladı.Tom injured his foot playing soccer.
O sözleşmeyi kabul ederek kendi ayağına sıktı.He shot himself in the foot by accepting the contract.
Tom sağ ayağını incitti.Tom hurt his right foot.
Ayağından yaralanan kişi benim.I'm the one who was wounded in the foot.
Mary ayağını yere hafifçe vurdu.Mary tapped her foot on the floor.
Sanki dünya onun ayağının altından kaybolmuş gibiydi.It was as if the earth were to disappear from under his feet.