ayağı ile cümle

ayağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ve ben bunun üç ayağını da bu üçgenin üç köşesine yerleştirirsem, bir üçgen piramit elde ederim.Và nếu tôi chọc tất cả 3 que vào 3 đỉnh của tam giác, tôi sẽ có một khối tứ diện.
Ve ben bunun üç ayağını da bu üçgenin üç köşesine yerleştirirsem, bir üçgen piramit elde ederim.Y si se colocan otros tres lados en los tres vértices del triángulo, tendremos un tetraedro.
Ve ben bunun üç ayağını da bu üçgenin üç köşesine yerleştirirsem, bir üçgen piramit elde ederim.Και εάν πίεζα αυτά τα τρία πόδια στις τρείς κορυφές αυτού του τριγώνου, θα έκανα ένα τετράεδρο.
Ve ben bunun üç ayağını da bu üçgenin üç köşesine yerleştirirsem, bir üçgen piramit elde ederim.А встановивши три його ніжки в три вершини цього трикутника, отримаємо чотиригранник.
Ve ben bunun üç ayağını da bu üçgenin üç köşesine yerleştirirsem, bir üçgen piramit elde ederim.А если вставить все три спички в три вершины треугольника, образуется четырехгранник.
Ve ben bunun üç ayağını da bu üçgenin üç köşesine yerleştirirsem, bir üçgen piramit elde ederim.И ако мушна трите му крака в трите върха на този триъгълник, ще направя тетраедър.
Ve ben bunun üç ayağını da bu üçgenin üç köşesine yerleştirirsem, bir üçgen piramit elde ederim.ואם הייתי עושה חורים בשלושת הרגליים כאן, בשלושת השוקיים של משולש זה, הייתי יוצר פירמידה משולשת.
Ve ben bunun üç ayağını da bu üçgenin üç köşesine yerleştirirsem, bir üçgen piramit elde ederim.وإن ثقبت الثلاثة أرجل في القمم الثلاثة للمثلث، سأحصل على رباعي أوجه.
Ve ben bunun üç ayağını da bu üçgenin üç köşesine yerleştirirsem, bir üçgen piramit elde ederim.こちらの三角の頂点に挿し込めば 四面体になります 三次元の造形が可能です
Ve ben burada bir ayağı var, burada bir ayağı var.יש כאן רגל, וכאן עוד רגל.
Ve onlar heryerdeler; ayağının takılmasını engelleyemessin.En ze zijn overal overal struikel je over ze.
Ve onlar heryerdeler; ayağının takılmasını engelleyemessin.E sono dappertutto, è impossibili non inciamparci.
Ve onlar heryerdeler; ayağının takılmasını engelleyemessin.Ja niitä on kaikkialla; niihin ei voi olla kompastumatta.
Ve onlar heryerdeler; ayağının takılmasını engelleyemessin.Si ele sunt peste tot; nu poti sa nu te impiedici de ele.
Ve onlar heryerdeler; ayağının takılmasını engelleyemessin.Und sie sind überall; man kann nicht vermeiden darüber zu stolpern.
Ve onlar heryerdeler; ayağının takılmasını engelleyemessin.وهي في كل مكان؛ انت لا يمكنك تجنب التعثر بها.
Ve orada ağlayarak koşarken, pat, ayağım takıldı, yere çakıldım.Aber ich lief und weinte und knall, wumm, donnerte auf meinen Felsklotz.
Ve orada ağlayarak koşarken, pat, ayağım takıldı, yere çakıldım.A tak jsem plakala že najednou bum, bác na ten můj kámen.
Ve orada ağlayarak koşarken, pat, ayağım takıldı, yere çakıldım.Daar kwam ik langshuilen en pats boem, op mijn steen.
Ve orada ağlayarak koşarken, pat, ayağım takıldı, yere çakıldım.E aí estava eu a chorar e acertei em cheio na rocha.
Ve orada ağlayarak koşarken, pat, ayağım takıldı, yere çakıldım.És ott voltam, sírtam és puff, bele a kövembe.
Ve orada ağlayarak koşarken, pat, ayağım takıldı, yere çakıldım.Et là, je pleurais et vlan, je me cogne sur mon caillou.
Ve orada ağlayarak koşarken, pat, ayağım takıldı, yere çakıldım.I oto ja, we łzach uderzyłam w kamień i upadłam.
Ve orada ağlayarak koşarken, pat, ayağım takıldı, yere çakıldım.전 거기서 그 돌을 치고 또 치면서 후회했어요
Ve orada ağlayarak koşarken, pat, ayağım takıldı, yere çakıldım.Lúc đó tôi đập mạnh vào hòn đá đó, bật khóc không dừng được.
Ve orada ağlayarak koşarken, pat, ayağım takıldı, yere çakıldım.Och där sprang jag, gråtandes och smack, pang på min sten.
Ve orada ağlayarak koşarken, pat, ayağım takıldı, yere çakıldım.Quella volta piangevo e bam, sbatto contro la roccia.
Ve orada ağlayarak koşarken, pat, ayağım takıldı, yere çakıldım.Şi iată-mă acolo plângând şi izbindu-mă de piatra mea.
Ve orada ağlayarak koşarken, pat, ayağım takıldı, yere çakıldım.Tam, plačúc, bežiac, a buch, tresla som na môj kameň.
Ve orada ağlayarak koşarken, pat, ayağım takıldı, yere çakıldım.Y ahí estaba llorando y zas, me golpeo con mi piedra.
Ve orada ağlayarak koşarken, pat, ayağım takıldı, yere çakıldım.Και εκεί ήμουν πάλι να κλαίω και να έχω τσακιστεί, χτυπώντας στην πέτρα μου.
Ve orada ağlayarak koşarken, pat, ayağım takıldı, yere çakıldım.И ето ме там плачейки прас, бум натресах се на камъка.
Ve orada ağlayarak koşarken, pat, ayağım takıldı, yere çakıldım.И тут я бегу, реву, и бац, ударяюсь о свой камень.
Ve orada ağlayarak koşarken, pat, ayağım takıldı, yere çakıldım.І от я біжу, плачу, і бац, вдаряюся перечипаюся через свій камінь.
Ve orada ağlayarak koşarken, pat, ayağım takıldı, yere çakıldım.וכך רצתי ובכיתי וסמאש, נתקלתי בסלע.
Ve orada ağlayarak koşarken, pat, ayağım takıldı, yere çakıldım.و جلست في ذلك المكان أبكي نفسي مرتطمة بعنف على قطعة الحجر.
Ve orada ağlayarak koşarken, pat, ayağım takıldı, yere çakıldım.泣いていました 心が打ちのめされ 石に覆いかぶさるように
Vücudunu 180 derece döndürüyor. Bir ayağını iki ayağının arasından sallayıp, düşüşü yakalıyor.Hij zwiert zijn lijf 180 graden om en zwaait een poot tussen de twee andere poten door om zijn val te breken.
Vücudunu 180 derece döndürüyor. Bir ayağını iki ayağının arasından sallayıp, düşüşü yakalıyor.Nó lắc phần thân 180 độ. đá một chân giữa 2 chân còn lại để hạ chân.
Vücudunu 180 derece döndürüyor. Bir ayağını iki ayağının arasından sallayıp, düşüşü yakalıyor.Otáčí své tělo o 180 stupňů, a švihá třetí nohou mezi dvěma nohama a tím zabraňuje pádu.
Vücudunu 180 derece döndürüyor. Bir ayağını iki ayağının arasından sallayıp, düşüşü yakalıyor.Ruota il corpo di 180 gradi. oscilla la sua gamba tra le sue due gambe per fermare la caduta.
Vücudunu 180 derece döndürüyor. Bir ayağını iki ayağının arasından sallayıp, düşüşü yakalıyor.Voltea su cuerpo 180 grados, y balancea una pata entre las otras dos para detener la caída.
Yabancı ülkelerde kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün kanallarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.am săpat, şi am băut ape străine, şi voi seca cu talpa picioarelor mele toate rîurile Egiptului.
Yabancı ülkelerde kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün kanallarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Ástam és ittam idegen vizeket, és kiszárítom lábaim talpával Égyiptom minden folyóvizét.
Yabancı ülkelerde kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün kanallarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Eu cavei, e bebi águas estrangeiras; e com as plantas de meus pés sequei todos os rios do Egito.
Yabancı ülkelerde kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün kanallarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Fremmed Vand grov jeg ud, og jeg drak det, tørskoet skred jeg over Ægyptens Strømme!"
Yabancı ülkelerde kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün kanallarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Ik heb mij opgefrist bij talloze zelfgeslagen putten en heb zo alle rivieren van Egypte drooggelegd!
Yabancı ülkelerde kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün kanallarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.jag grävde brunnar och drack ut främmande vatten, och med min fot uttorkade jag alla Egyptens strömmar.'
Yabancı ülkelerde kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün kanallarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Já jsem vykopal a pil jsem vody cizí, a vysušil jsem nohama svýma všecky potoky podmaněných.
Yabancı ülkelerde kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün kanallarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Ja som vykopal a pil som cudzie vody a vysuším spodkom svojich nôh všetky toky Egypta.-
Yabancı ülkelerde kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün kanallarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Jaz sem kopal in izpil tuje vodnjake, in s stopalom nog svojih hočem posušiti vse egiptovske reke.
Yabancı ülkelerde kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün kanallarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.jeg gravde brønner og drakk av fremmede vann, og jeg tørker ut alle Egyptens strømmer med mine fotsåler.
Yabancı ülkelerde kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün kanallarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.내가 땅을 파서 이방의 물을 마셨고 나의 발바닥으로 애굽의 모든 하수를 말렸노라 하였도다
Yabancı ülkelerde kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün kanallarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Ta đã đào giếng , uống nước của đất lạ ; dưới bàn chơn ta sẽ làm cạn sông Ê - díp-tô .
Yabancı ülkelerde kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün kanallarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Ta đã đào giếng, uống nước của đất lạ; dưới bàn chơn ta sẽ làm cạn sông Ê-díp-tô.
Yabancı ülkelerde kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün kanallarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Yo cavé y bebí aguas extranjeras, y con las plantas de mis pies hice secar todas las corrientes de Egipto
Yabancı ülkelerde kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün kanallarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Аз изкопах и пих чежди води; И със стапалото на нозете си Ще пресуша всичките реки на Египет*.
Yabancı ülkelerde kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün kanallarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.и откапывал я и пил воду чужую, и осушу ступнями ног моих все реки Египетские".
Yabancı ülkelerde kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün kanallarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.אני קרתי ושתיתי מים זרים ואחרב בכף פעמי כל יארי מצור׃
Yabancı ülkelerde kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün kanallarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.انا قد حفرت وشربت مياها غريبة وانشف باسفل قدمي جميع خلجان مصر.

İlgili Sayfalar