ayağı ile cümle
ayağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bilirsin, düz ayağımızın olması gerekiyor, bu yüzden sıçrama tahtasından kurtulamayız."Vous savez, on est sensé avoir les pieds à plat, sinon on ne peut donc pas décoller du tremplin."
Bilirsin, düz ayağımızın olması gerekiyor, bu yüzden sıçrama tahtasından kurtulamayız."Weißt Du, wir sollten eigentlich mit dem flachen Fuß auftreten, sonst kommen wir nicht vom Sprungbrett hoch."
Bilirsin, düz ayağımızın olması gerekiyor, bu yüzden sıçrama tahtasından kurtulamayız."Знаешь, у нас должна быть плоская нога, такая, что мы не можем взлететь с трамплина."
Bilirsin, düz ayağımızın olması gerekiyor, bu yüzden sıçrama tahtasından kurtulamayız."Нали знаеш - предполага се, че имаме плоско стъпало, затова не можем да се отделим от трамплина."
Bir ayağım istanbul'da güçlü Türk kökenimle duruyor.Az egyik szára Isztambulban van, erős török gyökerek között.
Bir ayağım istanbul'da güçlü Türk kökenimle duruyor.Część jej jest zakorzeniona w Istambułu mocnymi tureckimi korzeniami,
Bir ayağım istanbul'da güçlü Türk kökenimle duruyor.Een deel ervan is geworteld in Istanboel met sterke Turkse wortels.
Bir ayağım istanbul'da güçlü Türk kökenimle duruyor.Ein Teil davon ist in Istanbul verwurzelt, mit starken türkischen Wurzeln.
Bir ayağım istanbul'da güçlü Türk kökenimle duruyor.En del av den är grundad i Istanbul, med starka turkiska rötter, men den andra delen reser i världen,
Bir ayağım istanbul'da güçlü Türk kökenimle duruyor.Jedna část je zakořeněná v Istanbulu, silnými tureckými kořeny.
Bir ayağım istanbul'da güçlü Türk kökenimle duruyor.한 쪽 다리는 이스탄불에서 터키인의 뿌리로 박혀 있어요.
Bir ayağım istanbul'da güçlü Türk kökenimle duruyor.O parte din ea este înrădăcinată în Istanbul, având puternice rădăcini turceşti.
Bir ayağım istanbul'da güçlü Türk kökenimle duruyor.Satu bagian tertancap di Istanbul dengan pengaruh kuat Turki
Bir ayağım istanbul'da güçlü Türk kökenimle duruyor.Uma parte dela está enraizada em Istambul com fortes raízes Turcas.
Bir ayağım istanbul'da güçlü Türk kökenimle duruyor.Una parte de ella está en Estambul con fuertes raíces turcas.
Bir ayağım istanbul'da güçlü Türk kökenimle duruyor.Una parte è fissa a Istanbul con forti radici turche.
Bir ayağım istanbul'da güçlü Türk kökenimle duruyor.Une partie en est enracinée dans Istanbul avec de fortes racines turques.
Bir ayağım istanbul'da güçlü Türk kökenimle duruyor.Ένα μέρος τους είναι ριζωμένο στην Ινσταμπούλ με ισχυρές τούρκικες ρίζες.
Bir ayağım istanbul'da güçlü Türk kökenimle duruyor.Една част е прикована в Истанбул със здрави турски корени.
Bir ayağım istanbul'da güçlü Türk kökenimle duruyor.Одна часть вросла корнями в Стамбул и имеет сильные турецкие корни.
Bir ayağım istanbul'da güçlü Türk kökenimle duruyor.חלק אחד שלה נטוע באיסטנבול עם שורשים תורכיים חזקים.
Bir ayağım istanbul'da güçlü Türk kökenimle duruyor.جزء ثابت في إسطنبول بجذور تركية متأصلة.
Bir ayağım istanbul'da güçlü Türk kökenimle duruyor.世界を旅して いろいろな文化と結びつくのです
Bir ayağını iki ayağının arasından sallayıp, düşüşü yakalıyor.Egyik lábát átlendíti a másik kettő között, hogy ne essen el.
Bir ayağını iki ayağının arasından sallayıp, düşüşü yakalıyor.Er schwingt einen Fuß zwischen den beiden andern hindurch, um den Fall abzufangen.
Bir ayağını iki ayağının arasından sallayıp, düşüşü yakalıyor.Il balance la jambe centrale entre les deux autres pour rattraper la chute.
Bir ayağını iki ayağının arasından sallayıp, düşüşü yakalıyor.Îşi balansează un picior printre celelalte două pentru a prinde căderea.
Bir ayağını iki ayağının arasından sallayıp, düşüşü yakalıyor.두 다리 사이로 한 다리를 흔들어서 땅에 딛습니다.
Bir ayağını iki ayağının arasından sallayıp, düşüşü yakalıyor.Porusza trzecią nogą by złapać równowagę.
Bir ayağını iki ayağının arasından sallayıp, düşüşü yakalıyor.Prehodí svoju nohu pomedzi ostatné dve aby ustál pád.
Bir ayağını iki ayağının arasından sallayıp, düşüşü yakalıyor.Περιστρέφει το πόδι του ανάμεσα στα άλλα δύο για να αποφύγει την πτώση.
Bir ayağını iki ayağının arasından sallayıp, düşüşü yakalıyor.Люлее крака си между двата други крака, за да предотврати падане.
Bir ayağını iki ayağının arasından sallayıp, düşüşü yakalıyor.הוא מניף את רגלו בין שתי רגליו האחרות כדי לבלום את הנפילה.
Bir ayağını iki ayağının arasından sallayıp, düşüşü yakalıyor.ومن ثم يؤرجح أحد أرجله بين رجليه الإثنتين لكي يصل للخطوة التالية
Bir ayağını iki ayağının arasından sallayıp, düşüşü yakalıyor.こんな風に歩くわけです
Bir gece saat 2'de, acil servisten ayağında diabetik yara olan bir kadını görmek üzere çağırıldım.새벽 2시쯤 와서 당뇨병성 족부 궤양을 가진 여성을 보라고 응급실에서 호출을 받았습니다.
Bir gece saat 2'de, acil servisten ayağında diabetik yara olan bir kadını görmek üzere çağırıldım.Am fost chemat la camera de urgenţă în jurul orei 2 dimineaţa să consult o femeie cu ulcer diabetic la picior.
Bir gece saat 2'de, acil servisten ayağında diabetik yara olan bir kadını görmek üzere çağırıldım.E.R gọi cho tôi lúc 2 giờ sáng để đến khám cho một phụ nữ bị loét bàn chân do tiểu đường.
Bir gece saat 2'de, acil servisten ayağında diabetik yara olan bir kadını görmek üzere çağırıldım.Jag kallades till akuten vid tvåtiden på morgonen för att titta till en kvinna med ett diabetessår på sin fot.
Bir gece saat 2'de, acil servisten ayağında diabetik yara olan bir kadını görmek üzere çağırıldım.J'ai reçu un bip des urgences vers 2h du matin pour une femme avec un ulcère diabétique à son pied.
Bir gece saat 2'de, acil servisten ayağında diabetik yara olan bir kadını görmek üzere çağırıldım.Około 2 nad ranem wezwano mnie na izbę przyjęć, do kobiety ze stopą cukrzycową.
Bir gece saat 2'de, acil servisten ayağında diabetik yara olan bir kadını görmek üzere çağırıldım.Recebi uma mensagem do S.U., pelas 2 da manhã para ir ver uma mulher com uma úlcera diabética no pé.
Bir gece saat 2'de, acil servisten ayağında diabetik yara olan bir kadını görmek üzere çağırıldım.Volali mě z ošetřovny asi ve 2 ráno, abych vyšetřil ženu s diabetickým vředem na noze.
Bir gece saat 2'de, acil servisten ayağında diabetik yara olan bir kadını görmek üzere çağırıldım.Мене викликали близько 2 години ранку прийти і оглянути жінку з діабетичною виразкою на ногах.
Bir gece saat 2'de, acil servisten ayağında diabetik yara olan bir kadını görmek üzere çağırıldım.Обадиха ми се от спешното в 2 часа сутринта да видя жена с диабетна язва на крака.
Bir gece saat 2'de, acil servisten ayağında diabetik yara olan bir kadını görmek üzere çağırıldım.Служба скорой помощи вызвала меня в 2 часа ночи на осмотр к женщине с диабетической язвой на ноге.
Bir gece saat 2'de, acil servisten ayağında diabetik yara olan bir kadını görmek üzere çağırıldım.מקבל שיחת חירום. זומנתי לחדר מיון בסביבות 2 לפנות בוקר כדי לבוא ולראות אישה עם כיב סוכרתי
Bir gece saat 2'de, acil servisten ayağında diabetik yara olan bir kadını görmek üzere çağırıldım.من قسم الطوارئ حوالي الساعة الثانية صباحاً لأحضر بعدها وأرى امرأة مصابة بالقرحة السكّرية في قدمها.
Bir gece saat 2'de, acil servisten ayağında diabetik yara olan bir kadını görmek üzere çağırıldım.有朝凌晨兩點 急症室打嚟,叫我返去醫院 睇一個隻腳患咗糖尿病潰瘍嘅女病人
Bir gece saat 2'de, acil servisten ayağında diabetik yara olan bir kadını görmek üzere çağırıldım.糖尿病で足に壊疽ができた 女性を診ることになりました 糖尿病で足に壊疽ができた 女性を診ることになりました カーテンを開けて 彼女に会ったときの
Bir günde ayağımın altında biriken kirden 5000 tuğla yaptım ve traktörü de 6 günde yaptım.그리고 제 발 아래 흙을 가지고 하루 5,000장의 벽돌을 찍어 냈죠. 그리고 엿새만에 트랙터 한 대를 만들었습니다.
Bir günde ayağımın altında biriken kirden 5000 tuğla yaptım ve traktörü de 6 günde yaptım.He moldeado 5 000 ladrillos en un día con la tierra bajo mis pies. y construí un tractor en 6 días.
Bir günde ayağımın altında biriken kirden 5000 tuğla yaptım ve traktörü de 6 günde yaptım.Izdelal sem 5.000 opek v enem dnevu, stisnjenih iz prsti pod mojimi nogami, in zgradil traktor v šestih dneh.
Bir günde ayağımın altında biriken kirden 5000 tuğla yaptım ve traktörü de 6 günde yaptım.Már préseltem 5000 téglát egy nap alatt a talpam alatti földből, és építettem traktor hat nap alatt.
Bir günde ayağımın altında biriken kirden 5000 tuğla yaptım ve traktörü de 6 günde yaptım.Moldei 5000 tijolos em um dia do barro debaixo dos meus pés e construí um tractor em 6 dias.
Bir günde ayağımın altında biriken kirden 5000 tuğla yaptım ve traktörü de 6 günde yaptım.Slisoval jsem 5000 cihel v jednom dni z hlíny na které jsem stál a vyrobil traktor za šest dní.
Bir günde ayağımın altında biriken kirden 5000 tuğla yaptım ve traktörü de 6 günde yaptım.Tôi nén 5000 viên gạch cũng trong một ngày từ đất bẩn dưới chân tôi và lắp một cái máy cày trong 6 ngày
Bir günde ayağımın altında biriken kirden 5000 tuğla yaptım ve traktörü de 6 günde yaptım.Wytworzyłem 5 tys. cegieł, z ziemi po której stąpałem. Zbudowałem traktor w sześć dni.
Bir günde ayağımın altında biriken kirden 5000 tuğla yaptım ve traktörü de 6 günde yaptım.Za deň som vyrobil 5000 tehiel z hliny pod mojimi nohami a za 6 dní som zostrojil traktor.
Bir günde ayağımın altında biriken kirden 5000 tuğla yaptım ve traktörü de 6 günde yaptım.Правил съм 5000 тухли за един ден от калта под краката си и съм построил трактор за шест дни.