ay ile cümle
ay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom her ay tasarruf hesabına biraz para ekliyor.Tom adds a little money to his savings account each month.
Tom kolejden mezun olmadan üç ay önce öldü.Three months before Tom was to graduate from college, he died.
Bu ayakkabılar Tom'a aittir.These shoes belong to Tom.
Bu ayakkabılar Tom'unki.These shoes are Tom's.
Tom'un odadan ayrıldığı tek zaman tam öğle yemeği yememizden önceydi.The only time that Tom left the room was just before we ate dinner.
Kimse Tom'un odadan ayrıldığını görmedi.Nobody saw Tom leave the room.
Tom'un odadan ayrıldığını kimse farketmedi.Nobody noticed Tom leave the room.
Ayrılalım ve Tom'u arayalım.Let's split up and look for Tom.
Tom'un o aylıkla çalışmayı kabul edecek olması çok zayıf bir olasılıktır.It's very unlikely that Tom will agree to work for that salary.
Tom Boston'dan ayrılalalı üç yıl oldu.It's been three years since Tom left Boston.
Ayakkabılarını cilaladıktan sonra, Tom dişlerini fırçaladı ve saçını taradı.After polishing his shoes, Tom brushed his teeth and combed his hair.
Tom Mary ile aynı yaştadır.Tom's the same age as Mary.
Tom Mary'nin gittiği aynı okula gitti.Tom went to the same school as Mary did.
Tom Mary'nin mektubunu ikiye ayırdı.Tom tore Mary's letter in half.
Tom Mary'ye 2.30'dan önce ayrılmak zorunda olduğunu söyledi.Tom told Mary that he had to leave before 2:30.
Tom Mary'yi birkaç ay önce gördüğünü söyledi.Tom said he had seen Mary a couple of months ago.
Tom ayda üç ya da dört kez Mary ile çıkar.Tom goes out with Mary three or four times a month.
Tom sık sık Mary'nin ayak işlerini yapar.Tom often runs errands for Mary.
Tom Boston'da iken Mary'yi ziyaret etmek için zaman ayırmış olabilir.Tom managed to make time to visit Mary while he was in Boston.
Tom Mary'nin sevdiği aynı tür şeyleri seviyor.Tom likes the same kind of stuff that Mary likes.
Tom sadece Mary'yi değil aynı zamanda Alice'i de sever.Tom likes not only Mary but Alice as well.
Tom yüzümü kara çıkardı ve ayrıca Mary'nin yüzünü de kara çıkardıTom let me down and he also let Mary down.
Tom Mary gittikten hemen sonra evden ayrıldı.Tom left the house shortly after Mary left.
Tom Meryem'den ayrılıp başka bir kadınla yaşamaya başladı.Tom left Mary and went to live with another woman.
Tom muhtemelen Mary'nin önerisiyle aynı görüşte değil.Tom isn't likely to agree with Mary's suggestion.
Tom birkaç ay önce Mary'den haber aldı.Tom heard from Mary several months ago.
Tom aylardır Mary'yi görmedi.Tom hasn't seen Mary for months.
Tom altı aydır sadece Mary ile flört ediyor.Tom has been going steady with Mary for six months.
Tom Mary ile tesadüfen aynı trendeydi.Tom happened to be on the same train as Mary.
Tom Mary ile aynı yılda mezun oldu.Tom graduated in the same year as Mary.
Tom Mary'ye ayakkabılarını cilalattı.Tom got Mary to polish his shoes.
Tom Mary'nin gittiği aynı okula gidiyor.Tom goes to the same school as Mary does.
Tom Mary'ye çok ayrıntılı bir cevap verdi.Tom gave Mary a very detailed answer.
Tom Mary'e bunun nasıl çalıştığını ayrıntılı olarak anlattı.Tom gave Mary a detailed explanation of how it worked.
Tom, Mary'e bunun nasıl çalıştığının ayrıntılı açıklamasını verdi.Tom gave Mary a detailed explanation of how it worked.
Tom sonunda Mary'den ayrılmaya karar verdi.Tom finally made up his mind to leave Mary.
Tom nihayet Mary'den ayrılmaya karar verdi.Tom finally decided to break up with Mary.
Tom Mary ile tamamen aynı fikirde değil.Tom doesn't quite agree with Mary.
Tom Mary'nin sevdiği aynı tür müziği sevmiyor.Tom doesn't like the same kind of music as Mary does.
Tom, Mary'nin neden okuldan ayrıldığını bilmiyor.Tom doesn't know why Mary dropped out of college.
Tom Mary'nin Boston'dan ne zaman ayrılacağını bilmiyor.Tom doesn't know when Mary will leave Boston.
Tom Mary'nin ayakkabı ölçüsünü bilmiyor.Tom doesn't know what Mary's shoe size is.
Tom Mary ile aynı fikirde değil.Tom doesn't agree with Mary.
Tom o konuda Mary ile aynı fikirde değildir.Tom doesn't agree with Mary on that point.
Tom Mary ile hiç aynı fikirde değil.Tom doesn't agree with Mary at all.
Tom Mary ile bu konuda aynı fikirde değildir.Tom disagrees with Mary on that matter.
Tom o konuda Mary ile aynı fikirde değildi.Tom disagreed with Mary on that point.
Tom'un amacı Mary'nin ayağına basmak değildi.Tom didn't mean to step on Mary's foot.
Tom Mary'nin planının ayrıntılarının herhangi birini bilmiyordu.Tom didn't know any of the details of Mary's plan.
Tom Mary ile aynı fikirde değildi.Tom didn't agree with Mary.
Tom konuyla ilgili Mary ile aynı fikirde değildi.Tom didn't agree with Mary about the matter.
Tom gözlerini Mary'den ayıramaz.Tom can't take his eyes off Mary.
Tom Mary'ye ayak uyduramıyor.Tom can't keep up with Mary.
Tom Mary'ye geçen altı ay içinde 34,000 dolardan daha fazla verdiğini hesapladı.Tom calculated that he had given Mary over 34,000 dollars in the past six months.
Tom Mary'nin sahip olduğu kameranın aynısını aldı.Tom bought the same camera that Mary has.
Tom Mary'ye onun bana sorduğu aynı soruyu sordu.Tom asked Mary the same question he had asked me.
Tom yanlışlıkla ayağına bastığı için Mary'den özür diledi.Tom apologized to Mary for accidentally stepping on her foot.
Tom ve Mary aynı sınıftaydı.Tom and Mary were in the same class.
Tom ve Mary geçen yıl aynı sınıftalardı.Tom and Mary were in the same class last year.
Tom ve Mary üç ay için rehine olarak tutuldular.Tom and Mary were held as hostages for three months.