ay ile cümle
ay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O tuhaf görünümlü ayakkabıları nereden aldın?Where did you get those strange-looking shoes?
İznim olmadan bu odadan ayrılmamalısın.You are not to leave this room without my permission.
Geceleyin burada kalabilirsin ama sabahleyin ayrılmak zorundasın.You may stay here for the night, but you'll have to leave in the morning.
Hey, Ayako! Lütfen daha yüksek sesle konuş.Hey, Ayako! Please speak louder.
Hey, Ayako. Lütfen yüksek sesle konuş.Hey, Ayako. Please speak up.
İyi ayakkabılar için fazla para ödeyemezsin.You can't pay too much for good shoes.
Ben onun hemen ayrılmasını istiyorum.I demand that he leave at once.
Ay Dünya'nın tek uydusudur.The Moon is the Earth's only satellite.
Burnum gerçekten büyük ve ayrıca çarpık.My nose is really big, and it's crooked as well.
Bu içecek açıkça çayla aynı tada sahip.This drink's flavor is obviously that of tea.
Bu içecek açıkça çay ile aynı tadı içeriyor.This drink clearly has the same flavor as tea.
Bir pastayı eşit parçalara ayırma oldukça zordur.Cutting a cake into equal pieces is rather difficult.
Ayılar sık sık sırtlarını ağaçların kabuğunda kaşırlar.Bears often scratch their backs on the bark of trees.
Lütfen 6:00 ve 7:00 arasında ayrılmayı planla.Please plan to leave between 6:00 and 7:00.
6:00 ve 7:00 arasında ayrılmayı planlamalısın.You should plan to leave between 6:00 and 7:00.
6:00 ve 7:00 arasında ayrılmayı planlamalısınız.You should plan to leave between 6:00 and 7:00.
Bazı insanlar seninle aynı fikirde gibi görünüyor.Some people seem to agree with you.
Birbirlerinden ayrılamazlar.They are inseparable.
Suçun belirli ayrıntıları açıklanmadı.Certain details of the crime were not made public.
Aynı şey pek çok başka insanlar hakkında söylenebilirdi.The same thing could be said about many other people.
Tesadüfen aynı trendeydik.We were on the same train by chance.
Biz tesadüfen aynı trene bindik.We happened to ride the same train.
Dedem her pazar günü kilise ayinine gider.My grandfather goes to mass every Sunday.
Komite toplantısı ayda iki kez yapılır.The committee meeting is held twice per month.
Kim beni severse, aynı zamanda köpeğimi de sever.Whoever loves me, also loves my dog.
İki ay içinde herkesi görün.See everyone in two months.
Ben 3 ay önce sigarayı tamamen bıraktım.I stopped smoking completely 3 months ago.
Onunla ilk tanıştığımızdan beri o aynı şeyleri yapıyor.He's been saying the same things since I first met him.
Hepiniz aynı zamanda konuşmayın.Don't all speak at the same time.
Bir oda ayırtmak istiyorum.I want to reserve a room.
Genellikle ayda beş dilimden daha fazla pizza yer misin?Do you usually eat more than five slices of pizza a month?
Hapishaneden çıktığımda, Tom tekrar ayaklarımın üstünde durmama yardımcı oldu.When I got out of prison, Tom helped me get back on my feet.
Tom Boston'dan ne zaman ayrıldı?When did Tom leave Boston?
Tom gelecek ay Boston'a gidecek.Tom will go to Boston next month.
Tom Mart ayında otuz olacaktır.Tom will be thirty in March.
Tom çalıştığı için dün gece geç saatlere kadar ayaktaydı.Tom was up late last night studying.
Tom geçen ay hastaneden bırakıldı.Tom was released from the hospital last month.
Tom geçen ay cezaevinden serbest bırakıldı.Tom was released from prison last month.
Tom geçen ay ceza evinden serbest bırakıldı.Tom was released from prison last month.
Tom üç ay boyunca bir yatağa mahkûm edildi.Tom was confined to a bed for three months.
Tom genellikle sabahları evden ayrılmadan önce hava raporunu izler.Tom usually watches the weather report in the morning before leaving home.
Tom sözleşmeyi okumak için zaman ayırdı.Tom took his time reading the contract.
Tom ayağa fırladı.Tom sprang to his feet.
Tom sessizce elbiselerini giydi ve ayak uçlarına basarak odadan çıktı.Tom slipped quietly into his clothes and tiptoed out of the room.
Tom daha erken ayrılmalıydı.Tom should have left earlier.
Tom onun her zaman aynı şeyleri yaptığını söylüyor.Tom says that he's a creature of habit.
Tom kızgın ayıdan kaçmak için elinden geldiği kadar hızlı koştu.Tom ran as fast as he could to escape from the angry bear.
Tom gelecek ayın on beşinden önce pasaportunu yenilemesi gerekiyor.Tom needs to renew his passport before the fifteenth of next month.
Tom ayakkabı almalı. Onun eski ayakkabıları tamamen yıpranmış.Tom must buy a pair of shoes. His old ones are all worn out.
Tom geçen ay otuz bin dolar kazandı.Tom made thirty thousand dollars last month.
Tom öncekiyle aynı görünüyor.Tom looks the same as before.
Tom şu ayakkabıları giydiği için komik görünüyor.Tom looks funny wearing those shoes.
Tom aynada kendine baktı.Tom looked at himself in the mirror.
Tom şafaktan hemen önce balık tutmaya gitmek için ayrıldı.Tom left to go fishing shortly before dawn.
Tom kimseye tek kelime söylemeden odadan ayrıldı.Tom left the room without saying a word to anyone.
Tom evrak çantasıyla birlikte evden ayrıldı.Tom left the house with his briefcase.
Tom öğle yemeğini yedikten sonra evden ayrıldı.Tom left the house after eating lunch.
Tom kahvaltıdan sonra evden ayrıldı.Tom left the house after breakfast.
Tom şafaktan önce evinden ayrıldı.Tom left his house before dawn.
Tom birkaç dakika önce ayrıldı.Tom left a few minutes ago.