ay ile cümle
ay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Geçen ay bozuştuğumuzdan beri Karen'i görmedim.I haven't seen Karen since we fell out last month.
İyiyi kötüden ayırt etmek kolay değildir.It is not easy to distinguish good from evil.
Doğruyu yanlıştan ayırt etmek zordur.To distinguish right from wrong is difficult.
Hiçbir iki sözcük anlam bakımından aynı değildir.No two words are identical in meaning.
Sizinle tamamen aynı fikirdeyim.I couldn't agree with you more.
Bütün kitaplar iki sınıfa ayrılabilir.All books may be divided into two classes.
Tüm seyirci ayağa kalktı ve alkışlamaya başladı.The whole audience got up and started to applaud.
Eğer en iyi ayağınızı öne koyarsanız, başarılı olursunuz.If you put your best foot forward, you will succeed.
Sendika üyeleri ayaklanmıştı.The union members were up in arms.
Bazen ikizleri ayırmak zordur.It is sometimes difficult to tell twins apart.
Bir genel seçim mayıs ayında düzenlenecek.A general election will be held in May.
Oğlumuz sınıfa ayak uyduramıyordu.Our son was unable to keep up with the class.
Ayağım uyuştu.I've got pins and needles in my leg.
Ayağımda karıncalanma var.I've got pins and needles in my leg.
Ayaklarım uyuştu ve ayağa kalkamadım.My feet went to sleep and I couldn't stand up.
Ayaklarınız kirli.Your feet are dirty.
Ayaklarım üşüyor.My feet get cold.
Ayaklarımda şişlikler var.I've got blisters on my feet.
Ayaklarım su topladı.I've got blisters on my feet.
Kasabada ayaklarımın beni götürdüğü yerde dolaştım.I walked around town wherever my feet led me.
Ayak parmaklarımda hiç his yok.There is no feeling in my toes at all.
Küçük ayak parmağımda ağrı var.I have a pain in my little toe.
Küçük ayak parmağımda bir ağrı var.I have a pain in my little toe.
Ayaklarınıza dikkat edin.Watch your toes.
Ayakların tabanları, sıcağa ve soğuğa karşı duyarsızdır.Soles of the feet are insensitive to heat and cold.
Ne için ayaklara sahipsin?What do you have your feet for?
Niyetim ayağına basmak değildi.I didn't mean to step on your foot.
Burkulmuş bir ayak bileği onu bir ay yürümekten alıkoydu.A sprained ankle disabled him from walking for a month.
Yerde ayak izleri bırakılmıştı.Footprints were left on the floor.
Ayak izleri nehire kadar devam ediyordu.The footprints continued down to the river.
Ben sana ayak uyduramam.I can't keep pace with you.
Mezun olur olmaz, şehirden ayrıldı.As soon as he graduated, he left town.
Hiçbir ulus diğerlerinden tamamen ayrılmış olamaz.No nation can exist completely isolated from others.
Birçok aile sınırda yeni bir hayat kurmak için ayrıldı.Many families left to make a new life on the frontier.
Birçok genç erkek, aynı hataları işleme eğilimindedir.Many young men tend to commit the same errors.
Kameri ay takvim ayından kısadır.A lunar month is shorter than a calendar month.
Kameri ay takvim ayından daha kısadır.A lunar month is shorter than a calendar month.
Güneş ayın gölgesine gizlenmişti.The sun was hidden in the moon's shadow.
Güneş ve ay doğudan doğar ve batıdan batar.The sun and the moon rise in the east and set in the west.
Güneş aydan çok daha büyüktür.The sun is much larger than the moon.
Güneş aydan daha parlaktır.The sun is brighter than the moon.
Güneş aydan daha büyüktür.The sun is larger than the moon.
Güneş gündüz parlar; ay ise gece.The sun shines in the daytime and the moon at night.
Uzlaşmak benim kurallarıma aykırıdır.It's against my rules to compromise.
Ay ortaya çıktığında, uzun süredir beklemiyorduk.We had not been waiting long when the moon appeared.
Onun aylaklığı olmasa o hoş bir adam olurdu.If it were not for his idleness, he would be a nice fellow.
Emekli olduğunda büyük bir aylık kazanmıyordu.He wasn't earning a large salary when he retired.
Şiddetli yağış son iki ayın günlük sebze fiyatlarının artmasına sebep oldu.The heavy rainfall has caused vegetable prices to rise daily for the last two months.
Büyükelçi bu gece Japonya'dan ayrılıyor.The ambassador is leaving Japan tonight.
Halk ayrımcılık probleminden tamamen habersiz.The masses are entirely ignorant of the segregation problem.
Halk diktatöre karşı ayaklandı.The masses rose against the dictator.
Başkan o ay Fransa'yı ziyaret ediyordu.The president was visiting France that month.
Başkan gelecek ay Washington'dan Paris'e hareket eder.The President leaves Washington for Paris next month.
İlk görüşte arpayı buğdaydan ayırabilir misin?Can you tell barley from wheat at first sight?
Bana dokuzuncu ayın adını söyle.Tell me the name of the ninth month.
Birisi yanlışlıkla ayakkabımı aldı.Someone has taken my shoes by mistake.
Biri yanlışlıkla benim ayakkabılarımı aldı.Someone has taken my shoes by mistake.
Herkes o kadar değişmişti ki, birini diğerinden neredeyse ayıramıyordum.Everybody had changed so much that I could hardly tell one from another.
Kimsenin partiden ayrılmak için acelesi yoktu.No one was in a hurry to leave the party.
İzinsiz kimse ayrılmayacak.No one is to leave without permission.