ay ile cümle
ay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Seninle aynı soruna sahibim.I have the same trouble as you have.
Ben senin babanla aynı yılda üniversiteden mezun oldum.I graduated from college in the same year as your father.
Onunla kısmen aynı fikirdeyim ama tamamen değil.I agree with him to a certain extent, but not entirely.
Aynı vilayetten olduğumuz için onunla iyi anlaşacağıma eminim.I am sure I'll get along with him because we are from the same prefecture.
Sadece klasik müziği değil aynı zamanda jazzı da severim.I like not only classical music but also jazz.
Ben nedeni ayrıntılı olarak açıkladım.I explained the reason in detail.
Buradan ayrılmak üzereyim.I am about to leave here.
Geçen ay boyunca hastanedeydim.I have been in the hospital for the last month.
Bu konuda sizinle aynı fikirde olamam.I can't agree with you on this matter.
Bu raketi iki ay önce aldım.I bought this racket two months ago.
Bir aydır dayımla yaşıyorum.I've been living with my uncle for a month.
Bir aydır amcamla yaşıyorum.I've been living with my uncle for a month.
Bu ayakkabılardan memnunum.I'm pleased with these shoes.
Bu konuda seninle aynı fikirdeyim.I agree with you on this issue.
Bu aylarda tek başımaydım.I was on my own during these months.
Geçen defa yaptığım aynı hataları yaptım.I've made the same mistakes as I made last time.
Annem hasta olduğu için, geçen Cumartesi evden ayrılamadım.I was unable to leave home last Saturday, with my mother being ill.
Bu hususta seninle aynı fikirde değilim.I don't agree with you on this point.
Bu noktada seninle aynı fikirdeyim.I agree with you on this point.
Modadaki bu değişimlere ayak uyduramıyorum.I can't keep up with these changes in fashion.
Jim ile hiç karşılaşmamış olmama karşın, ben hemen onu ayırt ederim.Though I had never met Jim, I could pick him out right away.
Jack'in sahip olduğu aynı saati istiyorum.I want to buy the same watch as Jack has.
John'un sahip olduğu aynı gitardan istiyorum.I want the same guitar as John has.
Ben kaydım ve ayak bileğimi burktum.I slipped and twisted my ankle.
Aylardan en çok mayısı severim.I like May the best of all the months.
Üç aydır orada çalışıyorum.I've been working there for three months.
Plana aykırı bir görüşüm vardı.I had a contrary opinion to the plan.
O zaman evden ayrılmak üzereydim.I was about to leave the house then.
O konuda onunla aynı fikirde değilim.I don't see eye to eye with him on that matter.
Otobüs beklerken ayakta durdum.I stood waiting for a bus.
Tesadüfen onunla aynı trene bindim.It so happened that I rode in the same train with him.
Ara sıra canım işimden ayrılmak istiyor.At times I feel like quitting my job.
Bana göre hepsi aynı.It's all the same to me.
O kadar meşgulüm ki ayıracak zamanım yok.I am so busy that I have no time to spare.
Tom'un Japonya'dan ne zaman ayrılacağını bilmiyorum.I don't know when Tom will leave Japan.
Ayakta duramayacak kadar yorgunum.I was too tired to stand.
Yarın Bill'in Ann'le buluşmasını ayarladım.I have arranged for Bill to meet Ann tomorrow.
Evimden ayrılmak üzereydim.I was about to leave my house.
Küçük bir aylıkla geçinebilirim.I manage to get along on a small salary.
Egzersiz yaparken ayağımda bir kemik kırdım.I broke a bone in my foot while exercising.
Ayağıma bir şey dokunduğunu hissettim.I felt something touch my foot.
Zamanında toplantıda olmak için evden erken ayrıldım.I left home early so I'd be on time for the meeting.
Ben okula gitmeden önce bir saatlik koşuya vakit ayırdım.I put in an hour of jogging before I go to school.
Okuldan ayrılmak zorundayım.I have to leave school.
Okuldan ayrılır ayrılmaz okumanın önemini fark ettim.It wasn't until I left school that I realized the importance of study.
Ayakta duramayacak kadar çok hastaydım.I was too sick to stand.
Acele bir kahvaltı yaptım ve evden ayrıldım.I had a hasty breakfast and left home.
Geçen nisan ayında Kanada genelinde bir gezi yaptım.I took a trip across Canada last April.
Ben Kyoto'yu ve aynı biçimde Nara'yı ziyaret etmeyi planlıyorum.I am planning to visit Kyoto, and Nara as well.
Köprüde ondan ayrıldım.I parted from him on the bridge.
Ben benim ayakkabı bağlarını gevşettim.I loosened my shoelaces.
Benim ayakkabılarımı ıslattım.I got my shoes wet.
Ayakkabılarımı eskittim.I've worn out my shoes.
Bir çift ayakkabı almalıyım.I must buy a pair of shoes.
Ayakkabılarımı temizlettim.I had my shoes cleaned.
Ayılardan korkarım.I am afraid of bears.
Senin sahip olduğun aynı sözlükten istiyorum.I want the same dictionary as you have.
Seninki ile aynı stil ceket istiyorum.I want the same style of jacket as yours.
Sizinle hiç aynı fikirde değilim.I do not agree with you at all.
Seninle aynı fikirdeyim.I agree with you.