ay ile cümle

ay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ayrıntıya girmeyelim.Let's not go into details.
Ayakkabılar deriden yapılmıştır.The shoes are made of leather.
Carol önümüzdeki ay Miami'yi ziyaret edecek.Carol will visit Miami next month.
Carol yarın sekize kadar Londra'dan ayrılmış olacak.Carol will have left for London by eight tomorrow.
Carol, geçen ay Boston'ı ziyaret etti.Carol visited Boston last month.
Carol ve Will'in ayrıldığını duydum.I heard that Carol and Will have split up.
Kim ve ben aynı yaştayız.Kim and I are the same age.
Geçen ay Ann ile evlendi.He got married to Ann last month.
Cam kase minik parçalara ayrıldı.The glass bowl broke into tiny fragments.
Onun ayakkabılarına biraz sakız yapıştı.Some gum stuck to his shoes.
Soğuk algınlığımı atlatmam bir ayımı aldı.It took me a month to get over my cold.
Kazu ona mayıs ayında Brezilya'ya gideceğini söyledi.Kazu told her that he would go to Brazil in May.
Bir kurbağayı bir kara kurbağasından ayırt edemiyorum.I can't distinguish a frog from a toad.
Şirketimize ziyarette bulunmak için zaman ayırdığınız için size teşekkürler.Thank you for taking the time out to pay a visit to our company.
Annesi gözlerini ayırdı.His mother opened her eyes wide.
Ayrıldığımızdan beri iki yıl geçti.Two years have passed since we parted.
Biz sadece aç değiliz fakat aynı zamanda susuzluk da çekiyoruz.Not only were we hungry, but we were also suffering from thirst.
Ayıracak birkaç dakikan var mı?Do you have a few minutes to spare?
Ödemeniz şimdi iki ay gecikti.Your payment is now two months overdue.
Aynı durumdayız gibi görünüyor.It seems we are in the same boat.
Borç para almak ilkelerime aykırıdır.It is against my principles to borrow money.
Geçen ay teyzemle oraya gittim.I went there with my aunt last month.
Amcam gelecek ay iki yıldır New York'ta yaşıyor olacak.My uncle will have been in New York for two years next month.
Emmet'in teorisini sınamadan önce, iç simetri kavramını aydınlığa kavuşturmalıyız.Before we examine Emmet's theory, we must clarify the concept of 'internal symmetry.'
Amy ayağa kalkmak için bir çaba sarfetti.Amy made an effort to stand up.
Oğlum sadece aylaklık ediyor.My son is just idling.
Enflasyondan dolayı, maaşlar yüksek yaşam maliyetine ayak uyduramıyor.Because of inflation, salaries can't keep up with the high cost of living.
Köpekler Ay'a uluyorlardı.The dogs were howling at the moon.
Kuzenim gelecek ay bir çocuk sahibi oluyor.My cousin is having a baby next month.
O ne zaman kendi ayakları üzerinde durabilecek?When will he be able to stand on his own feet?
Buradan ne zaman ayrılıyorsun?When do you leave here?
O, yaramaz erkek çocuğunu kovalarken onun ayakkabılarından biri çıktı.While she was running after the naughty boy, one of her shoes came off.
Hoşuna gitsin ya da gitmesin, her durumda erken ayrılmak zorundasın.In any case, you have to leave early, whether you like it or not.
Manş denizi İngiltere'yi ve Fransa'yı ayırmaktadır.The English Channel separates England and France.
İngiltere'den Hindistan'a yapılan yolculuk eskiden 6 ay sürerdi.The voyage from England to India used to take 6 months.
Şunlar kimin ayakkabıları?Whose shoes are those?
O, benim sahip olduğum bisikletle aynıdır.That is the same bicycle as I have.
Bir dereceye kadar seninle aynı fikirdeyim.To some extent I agree with you.
Bir ölçüde seninle aynı fikirdeyim.I agree with you to a certain extent.
Bir yere kadar seninle aynı fikirdeyim.I agree with you to some extent.
Nisan ayında güneşli bir günde, yürüyüşe çıktık.One sunny day in April, I went out for a walk.
Her çocuğun aynı eğitim fırsatlarına sahip olması zorunludur.It is essential that every child have the same educational opportunities.
Meşe ağacı fırtınadan sonra ayakta kaldı.The oak tree remained standing after the storm.
Telefon edip bir masa ayırtmalıydık.We ought to have phoned ahead and reserved a table.
Ben bir randevu istedim ama o bana zaman ayırmadı.I asked for an appointment, but he wouldn't spare me the time.
Bir aydan uzun süredir Afrika'ya yağmur yağmadı.They have had no rain in Africa for more than a month.
Ben bu kitabı kendim için ayıracağım.I'll keep that book for myself.
Bu iki çocuk aynı yatakhane odasını paylaşır.Those two boys share the same dormitory room.
O zaman ayık mıydın?Were you sober at that time?
Yazar bir kazada öldüğünden beri altı ay geçti.Six months have passed since the author was killed in an accident.
O ayakkabılar bu takım elbiseyle gitmez.Those shoes do not go with the suit.
İşittiğime göre benimle aynı fikirde olacaksın.I gather you'll agree with me.
Gelecek ay Amerika'ya gidecek misin?Will you go to America next month?
Genellikle saat kaçta evden ayrılırsın?What time do you usually leave home?
Onun evden ayrılışını fark ettin mi?Did you notice him leave the house?
Onun evden ayrılışını fark ettiniz mi?Did you notice him leave the house?
Sabah saat kaçta evden ayrılırsınız?What time do you leave home in the morning?
Geçen aydan beri Japonya'da bulundun mu?Have you been in Japan since last month?
Geçen ay Amerikada mıydın?Were you in America last month?
Her zaman olduğun gibi aynısın.You are just the same as you always were.

İlgili Sayfalar