ayırdım ile cümle
ayırdım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tamir etmek için radyoyu parçalara ayırdım.I took the radio apart to repair it.
Ben okula gitmeden önce bir saatlik koşuya vakit ayırdım.I put in an hour of jogging before I go to school.
Daha sonra alacağım CD'yi daha şimdiden ayırdım.I've already picked out the CD I'm going to buy next.
Sadece vazgeçemiyorum. Bu konuda çok fazla zaman ayırdım.I can't just give up. I've put in way too much time on this.
Sana bir koltuk ayırdım.I saved you a seat.
Daha sonrası için yiyeceğimi ayırdım.I saved up my food for later.
Sana yanımda bir koltuk ayırdım.I've saved you a seat next to me.
Sana burada bir koltuk ayırdım.We saved you a seat right here.
Tom ve ben bir sürahi bira ayırdım.Tom and I split a pitcher of beer.
Dostluğumuzu kestikten sonra onun numarasını ayırdım.I removed her number after severing our friendship.
İşten zaman ayırdım ve doktora gittim.I took time off from work and went to the doctor.
İşten zaman ayırdım ve ve hastaneye gittim.I took time off from work and went to the hospital.
Onu iki parçaya ayırdım.I have cut it into two pieces.
“Sana her yıl için bir gün ayırdım.”I'd like to spend a few months there every year."
Saçı ikiye ayırdım.Split your hair in two. Then,
Şimdilik durumumuz iyi. Ama onlar için kenara bir şeyler ayırdım.But for the moment we are okay, but I have made provisions for them.
Burada bu açıları bir üçgenin açısı olarak yazmak istediğim için bu şekilde ayırdım.Би эдгээр дотоод өнцгүүдийг нь хуваах шаардалагатай байсан .
Bunu 1'i ayırdım olarak düşünebiliriz.You could imagine I just factored out of 1 so to speak.
Sonra da, kendime, hayal edemeyeceğim kadar büyük bir yer ayırdım.And I curved out a space for myself that was way bigger than I ever dreamed.
Buna bu kadar zaman ayırdım çünkü beni hayrete düşüren tepkiler aldım.The reason I've taken this time is I've been fascinated to hear some of the reactions to this.
Uganda'yı beş parçaya ayırdım.These are the quintiles of Uganda.
Daha sonra onu x ve y bileşenlerine ayırdım.And then I would break it up into the x and y components.
Onları dört kişilik gruplara ayırdım.I made them into groups of four.
Kenya'yı illerine ayırdım.I've split Kenya in its provinces.
Ben de bir yılımı ayırdım.Well I took one year.
Yani 49 ediyor. Şimdi, x'i ayırdım; ama hala x'in katsayısı 4.And on the left hand side, 4x minus 48 plus 48 those cancelled out, I am left with just a 4x
Kudret'le o çocuk kavga ettiler, ben oları ayırdım.Kudret and that kid started to fight and I separated them.
Bu iki terimi 2y eksi 3'ü elde edecek şekilde çarpanlarına ayırdım.I factored it out of both of these guys.
Son birkaç yılımı insan motivasyonu bilimini incelemeye ayırdım.I spent the last couple of years
Bu oldukça ilginç deneyimi yaşayabilesiniz diye filmi bölümlere ayırdım.I've looped the film here so you can get a very interesting experience.
Bu kareyi 1,2,3,4,5,6,7,8,9 eşit parçaya ayırdım.Let's shade in.
İki toplananı birbirinden ayırdım çünkü sorunun şıklarına bakılırsa onlar da ayırmışlar. .I just separated these out because I'm looking at the choices and it seems like they did that.
Denklemleri ayırdım.I have separated the equations.
Bu yüzden, şöyle yaptım, konuyu düzgünce iki kısma ayırdım:So, what I've done is split this neatly into two parts:
Seni kendim için ayırdım.And I chose you for Myself.
Uzun zamandan beri denedim, sonunda bugün başardım: sıfırdan ayırdım.J'essayai depuis longtemps, j'ai finalement réussi aujourd'hui : j'ai divisé par zéro.
Tamir etmek için radyoyu parçalara ayırdım.Я разобрал радиоприёмник на части, чтобы починить его.
“Sana her yıl için bir gün ayırdım.”Faço festa o ano inteiro".
“Sana her yıl için bir gün ayırdım.”Każdego dnia przez 20 lat jadłem je na lunch.”
“Sana her yıl için bir gün ayırdım.”Sana vuoden jokaiselle päivälle.
“Sana her yıl için bir gün ayırdım.”Písal som ti každý deň celý rok."
“Sana her yıl için bir gün ayırdım.”Už savaitės viena diena Tegul linksmina kiekvieną“.
Ağustos'ta yüzmeyi tekrar gözden geçirmek ve yüzmenin bütün bariz yönlerini sorgulamak için iki hafta ayırdım.8월에 저는 수영을 다시 배우는데 2주간을 보냈습니다. 수영에 관한 모든 것에 대해 질문하였습니다.
Ağustos'ta yüzmeyi tekrar gözden geçirmek ve yüzmenin bütün bariz yönlerini sorgulamak için iki hafta ayırdım.באוגוסט לקחתי שבועיים כדי לבחון את נושא השחייה מחדש, ולבדוק את כל ההיבטים המובנים מאליהם של שחייה.
Ağustos'ta yüzmeyi tekrar gözden geçirmek ve yüzmenin bütün bariz yönlerini sorgulamak için iki hafta ayırdım.في شهر أغسطس، أخذت اسبوعين لأعيد دراسة السباحة. وأتحدى كل مفاهيم السباحة الواضحة.
Ağustos'ta yüzmeyi tekrar gözden geçirmek ve yüzmenin bütün bariz yönlerini sorgulamak için iki hafta ayırdım.基本的なことから疑問を解決していき 最初はプールで
‹‹Ana rahminde sana biçim vermeden önce tanıdım seni. Doğmadan önce seni ayırdım, Uluslara peygamber atadım.››내가 너를 복중에 짓기 전에 너를 알았고 네가 태에서 나오기 전에 너를 구별하였고 너를 열방의 선지자로 세웠노라 하시기로
‹‹Ana rahminde sana biçim vermeden önce tanıdım seni. Doğmadan önce seni ayırdım, Uluslara peygamber atadım.››trước khi ngươi sanh ra , ta đã biệt riêng ngươi , lập ngươi làm kẻ tiên_tri cho các nước .
‹‹Ana rahminde sana biçim vermeden önce tanıdım seni. Doğmadan önce seni ayırdım, Uluslara peygamber atadım.››trước khi ngươi sanh ra, ta đã biệt riêng ngươi, lập ngươi làm kẻ tiên tri cho các nước.
‹‹Ana rahminde sana biçim vermeden önce tanıdım seni. Doğmadan önce seni ayırdım, Uluslara peygamber atadım.››בטרם אצורך בבטן ידעתיך ובטרם תצא מרחם הקדשתיך נביא לגוים נתתיך׃
‹‹Ana rahminde sana biçim vermeden önce tanıdım seni. Doğmadan önce seni ayırdım, Uluslara peygamber atadım.››قبلما صورتك في البطن عرفتك وقبلما خرجت من الرحم قدستك. جعلتك نبيا للشعوب.
‹‹Ana rahminde sana biçim vermeden önce tanıdım seni. Doğmadan önce seni ayırdım, Uluslara peygamber atadım.››我 未 將 你 造 在 腹 中 、 我 已 曉 得 你 、 你 未 出 母 胎 、 我 已 分 別 你 為 聖 . 我 已 派 你 作 列 國 的 先 知
‹‹Ana rahminde sana biçim vermeden önce tanıdım seni. Doğmadan önce seni ayırdım, Uluslara peygamber atadım.››我 未 將 你 造 在 腹中 、 我 已 曉 得 你 、 你 未出 母胎 、 我 已 分別 你 為聖 . 我 已 派 你 作 列國 的 先知
Bağımsız değişkeni bağımlı değişkenden ayırdım, ve de ilgili türevlerini,ve şimdi entegral alabilirim.독립변수를 비독립변수로부터 분리했고, 그들의 상대적인 미분과, 그래서 우리는 적분할 수 있습니다.
Bağımsız değişkeni bağımlı değişkenden ayırdım, ve de ilgili türevlerini,ve şimdi entegral alabilirim.Oddělil jsem nezávislou a závislou proměnnou a jejich diferenciály, takže teď můžu integrovat.
Bağımsız değişkeni bağımlı değişkenden ayırdım, ve de ilgili türevlerini,ve şimdi entegral alabilirim.Rozdzieliłem zmienne niezależne od zależnych, i ich względnych różniczek, tak więc teraz mogę całkować.
Bağımsız değişkeni bağımlı değişkenden ayırdım, ve de ilgili türevlerini,ve şimdi entegral alabilirim.Разделих независимата от зависимата променлива, и съответните им производни, така че сега мога да интегрирам.
Bağımsız değişkeni bağımlı değişkenden ayırdım, ve de ilgili türevlerini,ve şimdi entegral alabilirim.הפרדנו את המשתנים התלויים מהבלתי תלויים, ואת הדיפרנציאל שלהם, וכעת ניתן לעשות אינטגרל.
Bağımsız değişkeni bağımlı değişkenden ayırdım, ve de ilgili türevlerini,ve şimdi entegral alabilirim.أنا لقد فصل المستقل عن المتغير التابع، وهذه الفروق النسبية، وحتى الآن يمكن دمج.
Bağımsız değişkeni bağımlı değişkenden ayırdım, ve de ilgili türevlerini,ve şimdi entegral alabilirim.では次に 積分します。 色をかえて書きます。