ayırdı ile cümle
ayırdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Beşe ayırdığına göre, bu o parçalardan birisi oluyor. .Então ela tomou seu dinheiro, dividido em 5 pedaços - por isso é cada um dos 5 fragmentos.
Beşe ayırdığına göre, bu o parçalardan birisi oluyor. .Hun tog sine penge og delte dem i 5 dele. Det her er hver af de 5 dele.
Beşe ayırdığına göre, bu o parçalardan birisi oluyor. .Szóval tehát megkapta a pénzt, elosztotta 5 felé... és itt is van mindegyik az 5 kötegből.
Beşe ayırdığına göre, bu o parçalardan birisi oluyor. .Tak więc ona wzięła swoje pieniądze, podzieliła je na 5 części - to jest każda z tych 5 części.
Beşe ayırdığına göre, bu o parçalardan birisi oluyor. .Takže vzala své peníze, rozdělila je do 5ti částí. Toto je těch 5 částí.
Beşe ayırdığına göre, bu o parçalardan birisi oluyor. .Takže vzala svoje peniaze, rozdelila ich na 5 častí. Toto je tých 5 častí.
Beşe ayırdığına göre, bu o parçalardan birisi oluyor. .И така > Тя взема парите си, разделя ги на 5 части Това е всяка от нейните 5 части.
Beşe ayırdığı paranın 3 parçasını yüksek faizli bir bankaya yatırıyor.그녀는 그 중 3개의 덩어리를 이자율이 높은 은행에 투자했어.
Beşe ayırdığı paranın 3 parçasını yüksek faizli bir bankaya yatırıyor.3 részét az örökségének magas kamatozású bankokba fektette be.
Beşe ayırdığı paranın 3 parçasını yüksek faizli bir bankaya yatırıyor.Ela passou 3 partes do dinheiro em um banco de elevado interesse.
Beşe ayırdığı paranın 3 parçasını yüksek faizli bir bankaya yatırıyor.Ella invirtió 3 partes del dinero en un banco de alto interés.
Beşe ayırdığı paranın 3 parçasını yüksek faizli bir bankaya yatırıyor.Elle a investi 3 parties de l'argent dans une banque de taux d'intérêt élevé.
Beşe ayırdığı paranın 3 parçasını yüksek faizli bir bankaya yatırıyor.Hun investerer 3 af delene i banken.
Beşe ayırdığı paranın 3 parçasını yüksek faizli bir bankaya yatırıyor.Investovala 3 tyto části na vysoký úrok v bance.
Beşe ayırdığı paranın 3 parçasını yüksek faizli bir bankaya yatırıyor. Yani bu bankaya ne kadar yatırıyor?Tri tieto časti investovala na vysoký úrok v banke. takže, koľko investovala v banke na vysoký úrok?
Beşe ayırdığı paranın 3 parçasını yüksek faizli bir bankaya yatırıyor.Zainwestowała 3 części pieniędzy na wysokie odsetki w banku.
Beşe ayırdığı paranın 3 parçasını yüksek faizli bir bankaya yatırıyor.Тя инвестира 3 части от парите в банкова сметка с висока лихва.
Bir diğeri bir segmenti ele aldığınız veya... ...mevcut bir piyasayı yeniden segmentlere ayırdığınız pazardır.3つ目は新規市場 4つ目はクローン市場です
Bir diğeri bir segmenti ele aldığınız veya... ...mevcut bir piyasayı yeniden segmentlere ayırdığınız pazardır.Kolejny to taki, w którym celuje się w grupę docelową, która istnieje lub zmienia się ją (rynek odnowiony).
Bir diğeri bir segmenti ele aldığınız veya... ...mevcut bir piyasayı yeniden segmentlere ayırdığınız pazardır.Otro es cuando uno toma un segmento o resegmenta un mercado existente.
Bir diğeri bir segmenti ele aldığınız veya... ...mevcut bir piyasayı yeniden segmentlere ayırdığınız pazardır.Інший - Ви працюєте на якомусь сегменті чи ресегментуєте існуючий ринок.
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.Καθαρίσαμε το χρωμόσωμα από ένα συγκεκριμένο μικροβιακό είδος.
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.Мы выделили хромосому из одного вида микробов.
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.Abbiamo purificato un cromosoma partendo da una specie microbiale.
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.Am purificat un crozom de la una din speciile microbiale.
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.Eristimme yhden mikrobilajin kromosomin.
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.Kami memurnikan sebuah kromosom dari satu spesies mikroba
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.우리는 한 가지 종의 미생물에서 염색체를 정제했지요.
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.Megtisztítottuk egy mikrobatörzs kromoszómáját.
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.Ние прочистихме хромозом от един микробен вид.
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.זיקקנו כרומוזום ממין מיקרובי אחד
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.نحن ننقي الكروموسوم من كائن مايكروبي واحد.
Bir mikrobiyal türden bir kromozomu ayırdık.大雑把に言うと、移植先と移植元は、ヒトとマウスと同じくらい異なる種です
Bir şeyler görebilmeniz için ayırdığım çevredeki molekül köpüğü yüzündenDNA는 주변의 분자들 때문에 이리저리 꿈틀거리고 있는데
Bir şeyler görebilmeniz için ayırdığım çevredeki molekül köpüğü yüzünden Dna orada kıpır kıpır titreşiyor.A chveje sa a krúti, pretože ju obklopuje polievka molekúl, ktorú som odstránil, aby ste mohli niečo vidieť.
Bir şeyler görebilmeniz için ayırdığım çevredeki molekül köpüğü yüzünden Dna orada kıpır kıpır titreşiyor.Izeg-mozog a környező molekuláris levestől, amit eltüntettem, hogy látható is legyen valami.
Bir şeyler görebilmeniz için ayırdığım çevredeki molekül köpüğü yüzünden Dna orada kıpır kıpır titreşiyor.Podryguje w otaczającej go molekularnej zupie cząsteczek, którą usunąłem, żeby rysunek był czytelny.
Bir şeyler görebilmeniz için ayırdığım çevredeki molekül köpüğü yüzünden Dna orada kıpır kıpır titreşiyor.Se retuerce porque está rodeado por una sopa de moléculas que he quitado con el fin de hacerla más visible.
Bir şeyler görebilmeniz için ayırdığım çevredeki molekül köpüğü yüzünden Dna orada kıpır kıpır titreşiyor.Si agita tutto perché è circondato da una zuppa di molecole che ho rimosso in modo da renderlo più visibile.
Bir şeyler görebilmeniz için ayırdığım çevredeki molekül köpüğü yüzünden Dna orada kıpır kıpır titreşiyor.Tako miga zaradi mešanice molekul okrog nje, ki pa smo jih odstranili, da lahko vidite bistveno.
Bir şeyler görebilmeniz için ayırdığım çevredeki molekül köpüğü yüzünden Dna orada kıpır kıpır titreşiyor.Tremură, se agită din cauza supei de molecule dimprejur, pe care am îndepărtat-o ca să puteți vedea.
Bir şeyler görebilmeniz için ayırdığım çevredeki molekül köpüğü yüzünden Dna orada kıpır kıpır titreşiyor.Und es wackelt dort aufgrund der Suppe von Molekülen, die ich weggelassen habe, damit Sie etwas sehen können.
Bir şeyler görebilmeniz için ayırdığım çevredeki molekül köpüğü yüzünden Dna orada kıpır kıpır titreşiyor.Вона крутиться і вертиться в оточуючому супі інших молекул, який я забрав, щоб ви могли щось розгледіти.
Bir şeyler görebilmeniz için ayırdığım çevredeki molekül köpüğü yüzünden Dna orada kıpır kıpır titreşiyor.Тя се върти, поради обграждащата я група молекули, които съм изчистил, за да можете да видите нещо.
Bir şeyler görebilmeniz için ayırdığım çevredeki molekül köpüğü yüzündenהוא נע ומתנודד בגלל מרק המולקולות שמקיף אותו,
Bir şeyler görebilmeniz için ayırdığım çevredeki molekül köpüğü yüzündenوهو يتأرجل و يهتز بسبب السوائل المليئة بالجزيئات المحيطة به
Bir şeyler görebilmeniz için ayırdığım çevredeki molekül köpüğü yüzünden見やすいように液体を取り除きました
Biz de seni parçalarına ayırdık.Allora abbiamo deciso di dividerci il corpo.
Biz de seni parçalarına ayırdık.Así que te desmontamos.
Biz de seni parçalarına ayırdık.Então, desmontámos-te.
Biz de seni parçalarına ayırdık. Özür dilerim.Siksi purimme sinut osiin.
Biz de seni parçalarına ayırdık.- så vi skilte dig ad.
Biz de seni parçalarına ayırdık.-så vi tog isär dig.
Biz de seni parçalarına ayırdık.Έτσι σε αποσυναρμολογήσαμε.
Biz de seni parçalarına ayırdık.И мы тебя разобрали.
Böylece 4 tane 1lirayı 2 gruba ayırdığında, işte burda ki dört tane 1 liraydı그래서 여러분이 동전 4개를 2개의 묶음으로 나눌 때는, 바로 저기에 동전 4개가 있었고요,
Böylece 4 tane 1lirayı 2 gruba ayırdığında, işte burda ki dört tane 1 liraydı4つのクオーターがここにあります. そしてこれを2つのグループ(グループ1とグループ2)に 分けたいのです.
Böylece 4 tane 1lirayı 2 gruba ayırdığında, işte burda ki dört tane 1 liraydıAlso, wenn du vier Münzen in zwei Gruppen aufteilst also diese vier Münzen dort.
Böylece 4 tane 1lirayı 2 gruba ayırdığında, işte burda ki dört tane 1 liraydıDeci când împărţim patru monede în două grupuri... Acestea au fost patru monede chiar aici.
Böylece 4 tane 1lirayı 2 gruba ayırdığında, işte burda ki dört tane 1 liraydıDus als je vier munten verdeelt in twee groepen, dus dit zijn 4 munten.