ayır ile cümle
ayır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Vaktinizi ayırdığınız için çok teşekkür ederim.Thank you very much for your time.
İkinci dereceden bir denklem ayırdık.That's just factoring a quadratic.
Çarpanlara ayırmak işe yaradı.Well, our factoring paid off.
Ayırıcı çizgiler çizeyim ki neyin ne olduğunu görelim. .So depending on-- let me draw some dividing lines so we know what's what.
Ailem bana zaman ayırıyor.My family shares time with me.
3 asal bir sayı yani çarpanlara ayırmayı tamamladık.So this is interesting, so we have a 2, and then were multiplying by 3 twice.
Onu bulursam parçalara ayıracağımI'll cut this villain into pieces if he comes
Size 6 katil uygulamayi anlatmak istiyorum. Bati'yi digerlerinden ayiran 6 katil uygulamayi.I want to explain to you that there were six killer apps that set the West apart from the rest.
Bakterilerin, kendi türleri ile diğer türler arasındaki farkı ayırt edebildiğini öğrendiniz umarım.I hope that what you've learned is that bacteria can distinguish self from other.
. 18 kutucuğu 2 eşit kümeye ayırmak içi hangi ifade kullanılabilir' .What expression can be used to show dividing 18 boxes into two equals stacks?
Bunlar 18 adet olan kutularımız. Ve bunları iki eşit gruba ayırmak istiyorum.So those are my 18 boxes, and I divide them into two equals stacks or two equal groups.
En zor iş ise önemli olan bilgileri diğerlerinden ayırmak.And what is most difficult to do is to extract that which is most significant.
Sonra da sağ tarafı çarpanlarına ayırmış.Then he factored the right-hand side.
Ve beyaz ya da açık renkli alanları ayırıyor, ki videoda yeşil olarak görünecek.And it extracts regions with white or light contrast, which will show up on the video as green.
Çarpanlarına ayırırsak, 115'in içinde 23 tane 5 var.If you factor it out, it's 5, and then 5 goes in the 115 23 times.
Bu sayıyı daha fazla ayıramayız.So you actually can't factor this anymore.
Yani, sizi telefonlarınızdan istesem de ayıramam.I mean, I couldn't take your phones off you if I wanted to.
Kazları kesmişler, yağını kış boyunca yemeklerde kullamak için ayırmışlar.And they slaughtered them, used the fat throughout the winter for cooking.
Hadi hepsini çarpanlarına ayıralımSo let's factor each of them.
Bu dördü bir fırıldak ile bağlanmış durumda; onları ayıramazsınız.Those four are locked in a pinwheel; you can't get them apart.
Bunu çarpanlarına ayırmak kolay.This one is fairly easy to factor.
Bu daha çok, ayırt edilemez bir karışım.Nor is it some sort of indistinguishable mash.
Toplanan yavrular ise birbirinden ayırılıyor.The cubs, which are taken, are separated.
Bu yüzden buna sonlara doğru biraz zaman ayıracağım.So I will spend a little time at the end.
Bizden gruplama yöntemi ile bu ifadeyi çarpanlara ayırmamız isteniyor.We're asked to factor this expression by grouping.
Bu ifadeyi böylece gruplama yöntemi ile çarpanlarına ayırmış olduk. .So this does simplify to that, so we have factored
Kudret'le o çocuk kavga ettiler, ben oları ayırdım.Kudret and that kid started to fight and I separated them.
Hayatta iyi tasarımla kötü tasarımı ayırt edin.Be aware in life of good design and bad design.
Kendi dilimizdeki sesleri ayırt edebiliriz ama yabancı dillerdekini edemeyiz.We can discriminate the sounds of our own language, but not those of foreign languages.
Başta, matematiği iki kategoriye ayırmak isterim.To start with, I'd like to break math down into two categories.
Bir sonraki konumuz bu derste işleyeceğimiz geleneksel dünya ile modern dünya'yi ayıranOkay. Enough the general study of history.
Ben, oyun için haftada toplam 21 milyar saat ayırmak gerektiğini hesapladım.I've calculated the total we need at 21 billion hours of game play every week.
Sadece sınav salonuna girene dek gözümü üstünden ayırmayacağım. bu can sıkıcı can sıkıcı.Look at me.
Sekiz, kablonun iki ucunu birbirinden ayırın ve plastik koruyucu kısmı çıkarın.Eight, split the end of the wire in two and take of the covering
Bunu yapmanın en kolay yolu denklemi sıfıra eşitleyip çarpanlarına ayırmak.So the easiest way to do it is to write it as a quadratic equaling 0 and then factoring it.
Bundan sonra çarpanlarına ayırmak. .And then either factor it or use the actual quadratic equation.
Carter, bu denklemi çarpanlarına ayırarak çözüyor.Carter is solving this equation by factoring.
Çarpanlarına ayırma dediğimiz olay bu.So that's the factorization.
Bu ikisini birbirinden ayırmak bazen çok zor.Now, sometimes it's hard to tell two apart.
Onu parçalara ayıracağım.I'll go ahead and explode it.
Bilginiz olsun, bu gereksiz bir düzlem-ayırma örneğidir, fakat labda bunu sürekli yapıyoruz.Mind you, it's a sort of gratuitous field-stripping exercise, but we do it in the lab all the time.
Ne olabilir? Asal çarpanlarına ayıralım.So, so lets do the prime factorization
"Hiç şüphe yok ki zaman, hayvan, efendim ayırımcılık öğreneceksiniz."No doubt in time the animal will learn to discriminate, sir.
O kendine has kokusunu ayırt öğreneceksiniz. "He will learn to distinguish your peculiar scent."
Hatta renal tübüler asidozisin nasıl sınıflandırılacağını ve ayırıcı tanısını bile öğrendim.I even knew the differential diagnosis in how to classify renal tubular acidosis.
Bize verilen bilgilere göre bu iki ay bilet satışları konusunda ayırdedilemez durumda.And based on the data they've given us, it looks like these are tied for the worst in ticket sales.
Biliyorsunuz, beş tadı ayırdedebiliyoruz, bunlardan üçü hayatta kalmamızı sağlıyor.You know we have up to five tastes, three of them sustain us.
Şimdi, ayırmak için şuraya kısa bir çizgi çekmeme izin verin.Now let me draw a little line here just to keep it straight.
Böylece ayırır DNA etrafında bir zar vardır.Այսպիսով նրանք ունեն թաղանթ ԴՆԹ-ի շուրջ, որը առանձնացնում է
Sisteme bu şekilde ısı enjekte edebiliyorum, veya iki parmağım ile ayırabilirim.I can inject heat into the system here, or I can pull it apart with two of my fingers.
Eğer evet derlerse, daha önce onların yapıp bizim parçalarına ayırdığımızı verdik.And if they said yes, we gave them the one that they built and we broke.
Gözlerini biraz ayırıp burnunu dikleştirelim. Hayır!Slit your eyes bigger and get your nosed raised.
Şu hâliyle, karmaşık sayı gibi görünmeyebilir ama terimleri ayırdıktan sonra göreceksiniz.And that still might not look like a complex number to you.
Öyleyse momentumu x ve y bileşenlerine ayırırız.So you break it up into the x and y components.
-Gidecek mallar hazır mı? -Evet. -Kontrol et, içinden kötü olanları ayır .Look them over and pick out any bad ones
Sinemaya gitmek için bile para ayıramıyoruz.We live like pigs
Kirpikleri ayırmayı unutmayın ki üst üste toplanmasınlar.Separate them so we have no clumping.
Buna bakarak bu küçük dereceli denklemi çarpanlarına ayıralım.So given that, let's factor this lower term.
Açmak ya da ayırmak istediğimiz ifade bu.This is the expression we want to decompose or expand.
Beşe ayırdığı paranın 3 parçasını yüksek faizli bir bankaya yatırıyor.She invested 3 parts of the money in a high interest bank.
İlgili Sayfalar