avustralyalı ile cümle

avustralyalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Kylie, Avustralyalı şarkıcı Kylie Minogue'un 4 Temmuz 1988'de PWL tarafından yayımlanan çıkış albümü."Kylie" on Austraalia laulja Kylie Minogue'i debüütalbum, mis ilmus 4. juulil 1988.
OZ, Avustralyalıların lakabıdır.Banksiad on Austraalia endeemid.
17 Ekim 1988), Avustralyalı-Koreli şarkıcı ve şarkı yazarı.Dami Im (sündinud 17. oktoobril 1988 Soulis) on Lõuna-Korea päritolu Austraalia laulja ja laulukirjutaja.
Body Language, Avustralyalı şarkıcı Kylie Minogue'un dokuzuncu stüdyo albümü."Body Language" on Austraalia laulja Kylie Minogue'i üheksas album.
Avustralyalı bir şekilde başladı.Movembro começou de uma forma tradicionalmente australiana.
Avustralyalı bir şekilde başladı. Pazar günü, öğleden sonraydı.Era într-o după-amiază de duminică.
Avustralyalı bir şekilde başladı. Pazar günü, öğleden sonraydı.Es war an einem Sonntag Nachmittag.
Avustralyalı bir şekilde başladı. Pazar günü, öğleden sonraydı.어느 날좋은 일요일 오후였어요.
Avustralyalı bir şekilde başladı. Pazar günü, öğleden sonraydı.Беше неделя следобед.
Avustralyalı bir şekilde başladı. Pazar günü, öğleden sonraydı.بطريقة إسترالية تقليدية جدا ، بدايتها كانت بعد ظهيرة يوم الأحد
Avustralyalı bir şekilde başladı. Pazar günü, öğleden sonraydı.私と兄と友人はビールを飲んで
Avustralyalı bir şekilde başladı."Усабрь" возник типично по-австралийски.
Bir Avustralyalı, Avustralyalı gibi konuşur çünkü büyütüldüğü çevrede diyaloglar öyle şekillenir.Un australian vorbeste ca un australian pentru ca a fost crescut intrun mediu care utilizeaza acel dialog.
Bir Avustralyalı, Avustralyalı gibi konuşur çünkü büyütüldüğü çevrede diyaloglar öyle şekillenir.Австралиец говорит с австралийским акцентом, потому что он вырос в среде, где говорят на этом диалекте.
Bir Avustralyalı, Avustralyalı gibi konuşur çünkü büyütüldüğü çevrede diyaloglar öyle şekillenir.Австралийце говорят като Австралийци защото са се родили в среда, където се говори така.
Bir Avustralyalı, Avustralyalı gibi konuşur çünkü büyütüldüğü çevrede diyaloglar öyle şekillenir.אוסטרלי מדבר כמו אוסטרלי, כיוון שהוא גודל בסביבה שמשתמשת בשיח שכזה.
Bir Avustralyalı, Avustralyalı gibi konuşur çünkü büyütüldüğü çevrede diyaloglar öyle şekillenir.الاسترالي يتكلم كأسترالي لأنه تربى في بيئة تتحدث بتلك الطريقة.
Movember için değil. Movember oldukça geleneksel ve Avustralyalı bir şekilde başladı.Ale nie w przydatku "Wąsopada", który powstał w tradycyjny australijski sposób.
Movember için değil. Movember oldukça geleneksel ve Avustralyalı bir şekilde başladı.כמעט בכל המקרים כך נוצרת קרן צדקה.
Movember oldukça geleneksel ve Avustralyalı bir şekilde başladı.Movember egy igazán hagyományos, ausztráliai módon született.
Movember oldukça geleneksel ve Avustralyalı bir şekilde başladı.Movember è iniziato alla maniera tradizionale australiana.
Movember oldukça geleneksel ve Avustralyalı bir şekilde başladı.Movember empezó de una forma muy tradicional australiana.
Movember oldukça geleneksel ve Avustralyalı bir şekilde başladı.Movember par contre a débuté de manière très traditionnelle, à l'Australienne.
Movember oldukça geleneksel ve Avustralyalı bir şekilde başladı.Movember почався дуже традиційним австралійським способом.
Movember oldukça geleneksel ve Avustralyalı bir şekilde başladı. Pazar günü, öğleden sonraydı.Dat begon op traditioneel Australische wijze, op een zondagnamiddag.
Movember oldukça geleneksel ve Avustralyalı bir şekilde başladı.Ten začal v tradičnom austrálskom štýle.
Movember oldukça geleneksel ve Avustralyalı bir şekilde başladı.Το Μοβέμπερ ξεκίνησε με τον παραδοσιακό αυστραλέζικο τρόπο.
Nerelisin? Avustralyalı mı?¿De dónde decías que eras?
Ve Avustralyalı ya da Kanadalı bir çare bulmak üzere değildik, ama bir çare bulmak üzereydik.A nie iba k austrálskému lieku, alebo kanadskému, ale jednoducho k lieku.
Ve Avustralyalı ya da Kanadalı bir çare bulmak üzere değildik, ama bir çare bulmak üzereydik.A nie znajdziemy australijskiego czy kanadyjskiego lekarstwa. Znajdziemy lekarstwo.
Ve Avustralyalı ya da Kanadalı bir çare bulmak üzere değildik, ama bir çare bulmak üzereydik.E a nossa ideia não é encontrar uma cura australiana nem uma cura canadiana, mas sim encontrar a cura.
Ve Avustralyalı ya da Kanadalı bir çare bulmak üzere değildik, ama bir çare bulmak üzereydik.E non vogliamo trovare una cura australiana o canadese, ma vogliamo trovare la cura.
Ve Avustralyalı ya da Kanadalı bir çare bulmak üzere değildik, ama bir çare bulmak üzereydik.És mi nem csak Ausztráliára gondoltunk, vagy csak Kanadára, hanem arra, hogy valóban megtaláljuk a gyógymódot.
Ve Avustralyalı ya da Kanadalı bir çare bulmak üzere değildik, ama bir çare bulmak üzereydik.Het gaat ons niet om een Australische remedie of een Canadese remedie, wij willen een remedie vinden.
Ve Avustralyalı ya da Kanadalı bir çare bulmak üzere değildik, ama bir çare bulmak üzereydik.우리는 호주의 치료법이나 캐나다의 치료법을 찾고 있는 것이 아니라, 우리 모두를 위한 치료법을 찾고 있었습니다.
Ve Avustralyalı ya da Kanadalı bir çare bulmak üzere değildik, ama bir çare bulmak üzereydik.Nám nejde o nalezení australského léku, nebo kanadského, chceme najít lék.
Ve Avustralyalı ya da Kanadalı bir çare bulmak üzere değildik, ama bir çare bulmak üzereydik.Og vi arbejder ikke for at finde en kur for Australien eller en kur for Canada, vi vil finde kuren.
Ve Avustralyalı ya da Kanadalı bir çare bulmak üzere değildik, ama bir çare bulmak üzereydik.Y no estamos en la búsqueda de una cura australiana o una cura canadiense, estamos buscando la cura.
Ve Avustralyalı ya da Kanadalı bir çare bulmak üzere değildik, ama bir çare bulmak üzereydik.И мы хотим, чтобы это лекарство было для всех, не только для австралийцев или канадцев.
Ve Avustralyalı ya da Kanadalı bir çare bulmak üzere değildik, ama bir çare bulmak üzereydik.Йдеться не про те, щоб знайти панацею для австралійців чи канадців - ми хочемо просто знайти спосіб лікування.
Ve Avustralyalı ya da Kanadalı bir çare bulmak üzere değildik, ama bir çare bulmak üzereydik.מניע מחקר, והמחקר יגרום למציאת התרופה. ואנחנו לא עסוקים במציאת תרופה אוסטרלית
Ve Avustralyalı ya da Kanadalı bir çare bulmak üzere değildik, ama bir çare bulmak üzereydik.ولم نكن نسعى للحصول على علاج أسترالي أو علاج كندي ، همنا هو إيجاد علاج
Ve Avustralyalı ya da Kanadalı bir çare bulmak üzere değildik, ama bir çare bulmak üzereydik.カナダのためだけでなく 全人類のための治療法の発見です 2007年に カナダへキャンペーンを持ち込み
Ve bu iş sayesinde, hukuk öğrenciliğimin son yılında, yılın genç Avustralyalısı olarak seçildim.A za tu práci, když jsem byla studentkou posledního ročníku práv, jsem byla vybrána jako Mladý Australan roku.
Ve bu iş sayesinde, hukuk öğrenciliğimin son yılında, yılın genç Avustralyalısı olarak seçildim.En voor dat werk, als laatstejaars rechtenstudent, werd ik gekozen als "Jonge Australiër van het jaar".
Ve bu iş sayesinde, hukuk öğrenciliğimin son yılında, yılın genç Avustralyalısı olarak seçildim.덕분에 법대에서 마지막 학년을 다니고 있을 때 저는 올해의 젊은 호주인으로 뽑혔습니다.
Ve bu iş sayesinde, hukuk öğrenciliğimin son yılında, yılın genç Avustralyalısı olarak seçildim.Và vì công tác đó, khi tôi là sinh viên luật năm cuối, tôi được bầu là Thanh niên Úc của năm.
Ve bu iş sayesinde, hukuk öğrenciliğimin son yılında, yılın genç Avustralyalısı olarak seçildim.Y por ese trabajo, cuando estudiaba mi último año de abogacía, me eligieron la joven australiana del año.
Ve bu iş sayesinde, hukuk öğrenciliğimin son yılında, yılın genç Avustralyalısı olarak seçildim.Za tę pracę, kiedy kończyłam prawo, zostałam wybrana młodą Australijką roku.
Ve bu iş sayesinde, hukuk öğrenciliğimin son yılında, yılın genç Avustralyalısı olarak seçildim.Za to delo sem bila v zadnjem letniku študija prava izbrana za mlado Avstralijko leta.
Ve bu iş sayesinde, hukuk öğrenciliğimin son yılında, yılın genç Avustralyalısı olarak seçildim.Когда я была выпускницей факультета права, я победила в номинации "Молодой австралиец года".
Ve bu iş sayesinde, hukuk öğrenciliğimin son yılında, yılın genç Avustralyalısı olarak seçildim.והודות לכך, בשנתי האחרונה כסטודנטית למשפטים, נבחרתי לאוסטרלית הצעירה של השנה,
Ve bu iş sayesinde, hukuk öğrenciliğimin son yılında, yılın genç Avustralyalısı olarak seçildim.ولاجل ذلك خلق العمل,عندما كنت في سنتي الاخيرة كطالبة قانون, تم اختياري كأصغر استرالية لذلك العام.
Ve bu iş sayesinde, hukuk öğrenciliğimin son yılında, yılın genç Avustralyalısı olarak seçildim.オーストリア青年賞に選出されました こうして私はジグソーパズルの一箇所から
Ve sonra, Avustralyalı oldukları için tabii ki herkesin birası var.Dan drinkt iedereen een biertje.
Ve sonra, Avustralyalı oldukları için tabii ki herkesin birası var.Depois, como bons australianos, toda a gente bebe uma cerveja.
Ve sonra, Avustralyalı oldukları için tabii ki herkesin birası var.E poi, siccome sono australiani, si fanno tutti una birra.
Ve sonra, Avustralyalı oldukları için tabii ki herkesin birası var.Ezután, Ausztrálok lévén, mindenki sört ivott.
Ve sonra, Avustralyalı oldukları için tabii ki herkesin birası var.I, jak to Australijczycy, strzelają po piwku.
Ve sonra, Avustralyalı oldukları için tabii ki herkesin birası var.그 다음에는, 호주인들이니, 모두들 맥주를 마시러 갔죠.

İlgili Sayfalar