Inkar etmenin alemi yok, eger avlanma bir sporsa, bu bir kan sporu.Tagadhatatlan, ha a vadászat sport, akkor egy véres sport.
İnkar etmenin alemi yok, eğer avlanma bir sporsa, bu bir kan sporu.Tagadhatatlan, ha a vadászat sport, akkor egy véres sport.
Inkar etmenin alemi yok, eger avlanma bir sporsa, bu bir kan sporu.Tidak bisa disangkal, bila berburu adalah olahraga, maka berburu adalah olahraga berdarah.
İnkar etmenin alemi yok, eğer avlanma bir sporsa, bu bir kan sporu.Tidak dapat disangkal, adalah berburu Jika olahraga ini adalah bloodsport.
Inkar etmenin alemi yok, eger avlanma bir sporsa, bu bir kan sporu.Una cosa è certa: se la caccia è uno sport è uno sport sanguinario.
İnkar etmenin alemi yok, eğer avlanma bir sporsa, bu bir kan sporu.Una cosa è certa: se la caccia è uno sport è uno sport sanguinario.
Inkar etmenin alemi yok, eger avlanma bir sporsa, bu bir kan sporu.Αν το κυνήγι είναι άθλημα, είναι ένα αιματηρό άθλημα.
İnkar etmenin alemi yok, eğer avlanma bir sporsa, bu bir kan sporu.Δεν υπάρχει αμφιβολία.
İnkar etmenin alemi yok, eğer avlanma bir sporsa, bu bir kan sporu.Нет никакого отрицания этого, если охота - a спорт это - bloodsport.
Inkar etmenin alemi yok, eger avlanma bir sporsa, bu bir kan sporu.לא ניתן להכחיש זאת, שאם ציד הוא .ספורט, אז הוא ספורט דמים
İnkar etmenin alemi yok, eğer avlanma bir sporsa, bu bir kan sporu.לא ניתן להכחיש זאת, שאם ציד הוא ספורט, אז הוא ספורט דמים.
İshak, oğlu Esavla konuşurken Rebeka onları dinliyordu. Esav avlanmak için kıra çıkınca,이삭이 그 아들 에서에게 말할때에 리브가가 들었더니 에서가 사냥하여 오려고 들로 나가매
İshak, oğlu Esavla konuşurken Rebeka onları dinliyordu. Esav avlanmak için kıra çıkınca,Maar Rebekka had het gesprek afgeluisterd en toen Esau het veld inging,
İshak, oğlu Esavla konuşurken Rebeka onları dinliyordu. Esav avlanmak için kıra çıkınca,Percakapan Ishak dengan Esau itu didengar oleh Ribka. Maka setelah Esau berangkat untuk berburu
İshak, oğlu Esavla konuşurken Rebeka onları dinliyordu. Esav avlanmak için kıra çıkınca,(Slyšela pak Rebeka, když mluvil Izák s Ezau synem svým.) I odšel Ezau na pole, aby ulovil zvěřinu a přinesl.
İshak, oğlu Esavla konuşurken Rebeka onları dinliyordu. Esav avlanmak için kıra çıkınca,А Ревека чу, когато говореше Исаак на сина си Исава. И Исав отиде на полето да улови лов и го донесе.
İshak, oğlu Esavla konuşurken Rebeka onları dinliyordu. Esav avlanmak için kıra çıkınca,Ревекка слышала, когда Исаак говорил сыну своему Исаву. И пошел Исав в поле достать и принести дичи;
İshak, oğlu Esavla konuşurken Rebeka onları dinliyordu. Esav avlanmak için kıra çıkınca,ורבקה שמעת בדבר יצחק אל עשו בנו וילך עשו השדה לצוד ציד להביא׃
İshak, oğlu Esavla konuşurken Rebeka onları dinliyordu. Esav avlanmak için kıra çıkınca,وكانت رفقة سامعة اذ تكلم اسحق مع عيسو ابنه. فذهب عيسو الى البرية كي يصطاد صيدا ليأتي به.
İshak, oğlu Esavla konuşurken Rebeka onları dinliyordu. Esav avlanmak için kıra çıkınca,以 撒 對 他 兒 子 以 掃 說 話 、 利 百 加 也 聽 見 了 。 以 掃 往 田 野 去 打 獵 、 要 得 野 味 帶 來
İshak, oğlu Esavla konuşurken Rebeka onları dinliyordu. Esav avlanmak için kıra çıkınca,以撒 對 他 兒子 以 掃說話 、 利百加 也 聽見 了 。 以 掃往 田野 去 打獵 、 要得 野味 帶來
İstisnasız bay Rainsford, istisnasız avlanmayı seçiyorlar.Ausnahmslos, Mr Rainsford, ausnahmslos entschieden sie sich für die Jagd.
İstisnasız bay Rainsford, istisnasız avlanmayı seçiyorlar.Invariabil, Dl. Rainsford, invariabil care aleg să le vâneze.
İstisnasız bay Rainsford, istisnasız avlanmayı seçiyorlar.Invariablement, Mr Rainsford, ils choisissent la chasse
İstisnasız bay Rainsford, istisnasız avlanmayı seçiyorlar.Ivan adalah seperti seorang seniman dengan ini.
İstisnasız bay Rainsford, istisnasız avlanmayı seçiyorlar.Ivan är en sådan konstnär med dessa.
İstisnasız bay Rainsford, istisnasız avlanmayı seçiyorlar.Ivan er en sådan kunstner med disse.
İstisnasız bay Rainsford, istisnasız avlanmayı seçiyorlar.Ivan è un artista con questi.
İstisnasız bay Rainsford, istisnasız avlanmayı seçiyorlar.Ivan jest taki artysta z nich.
İstisnasız bay Rainsford, istisnasız avlanmayı seçiyorlar.Ivan je taký umelec s týmito programami.
İstisnasız bay Rainsford, istisnasız avlanmayı seçiyorlar.Ivan là một nghệ sĩ với các.
İstisnasız bay Rainsford, istisnasız avlanmayı seçiyorlar.Ivan on niin taiteilija näiden kanssa.
İstisnasız bay Rainsford, istisnasız avlanmayı seçiyorlar.Mindig, Mr. Rainsford, mindig úgy döntenek, hogy vadászni.
İstisnasız bay Rainsford, istisnasız avlanmayı seçiyorlar.Steevast, de heer Rainsford, steevast zij kiezen om te jagen.
İstisnasız bay Rainsford, istisnasız avlanmayı seçiyorlar.Vedno, gospod Rainsford, vedno se odločijo za lov.
İstisnasız bay Rainsford, istisnasız avlanmayı seçiyorlar.Vždycky, pane Rainsforde, vždycky se rozhodli pro lov.
İstisnasız bay Rainsford, istisnasız avlanmayı seçiyorlar.Ο Ιβάν είναι ένα τέτοιο καλλιτέχνη με αυτές.
İstisnasız bay Rainsford, istisnasız avlanmayı seçiyorlar.Иван такой художник с ними.
İstisnasız bay Rainsford, istisnasız avlanmayı seçiyorlar.Іван такий художник з ними.
İstisnasız bay Rainsford, istisnasız avlanmayı seçiyorlar.Неизменно, г-н Rainsford неизменно те избират да ловува.
İstisnasız bay Rainsford, istisnasız avlanmayı seçiyorlar.ايفان هو هذا الفنان مع هذه الملفات.
İstisnasız bay Rainsford, istisnasız avlanmayı seçiyorlar.必ず、氏はレインズフォード、 常に彼らは狩りに選択します。
Kâr etmek ve eğlendirmek için dizayn edilmiş. AVLANMALov
Kar etmek ve eglendirmek için dizayn edilmis. AVLANMAPERBURUAN
Kâr etmek ve eğlendirmek için dizayn edilmiş. AVLANMAVADÁSZAT
Kâr etmek ve eğlendirmek için dizayn edilmiş. AVLANMAVANATOAREA
Kıyıdaki bu girintiler okyanusun en hareketli avcılarının avlanma alanlarıdır mavi ayaklı bubilerMép bờ biển là bãi kiếm ăn của hầu hết các thợ săn nhào lộn trên không. Những con ó biển chân xanh.
Kıyıdaki bu girintiler okyanusun en hareketli avcılarının avlanma alanlarıdır mavi ayaklı bubilerPobřežní vody jsou lovištěm zkušených akrobatů. Terejů modronohých.
Kıyıdaki bu girintiler okyanusun en hareketli avcılarının avlanma alanlarıdır mavi ayaklı bubilerΟι ακτές είναι το " βοσκοτόπι " της γαλαζοπόδαρης σούλας.
Kıyıdaki bu girintiler okyanusun en hareketli avcılarının avlanma alanlarıdır mavi ayaklı bubilerВедь именно здесь их как раз и поджидают хищники.
Kıyıdaki bu girintiler okyanusun en hareketli avcılarının avlanma alanlarıdır mavi ayaklı bubilerשולי החוף הם אזורי האכילה .לרוב הציידים האירובטיים .בובים כחולי-רגליים (ציפור ממשפחת הסולות)
Kıyıdaki bu girintiler okyanusun en hareketli avcılarının avlanma alanlarıdır mavi ayaklı bubilerالهوامش الساحلية حدائق الإطعام لأكثر صيّادي الاستعراضات الجوية زرقاء القدم المغفلون
Neredeyse 5000 tona yakın avlanma izinleri var... ...ekstra her ton içinse 60 Euro ücret ödüyorlar.De får fiska nästan 5000 ton och för varje ton betalar de 60 Euro.
Neredeyse 5000 tona yakın avlanma izinleri var... ...ekstra her ton içinse 60 Euro ücret ödüyorlar.De har tilladelse til at fiske næsten 5000 tons og for hvert ekstra ton er der et gebyr på omkring 450 kr.
Neredeyse 5000 tona yakın avlanma izinleri var... ...ekstra her ton içinse 60 Euro ücret ödüyorlar.Ze mogen bijna 5000 ton opvissen en voor iedere extra ton is er een vergoeding van 60 euro te betalen
Sprey konfeti ile avlanmayı düşünün.Come cacciare con lo spray di stelle filanti.
Sprey konfeti ile avlanmayı düşünün.É como caçar com serpentinas pegajosas.
Sprey konfeti ile avlanmayı düşünün.Ganditi-va ca vanati cu o funie neindemanatica.
Sprey konfeti ile avlanmayı düşünün.Giống như việc bắt mồi bằng bình xịt tạo bọt dạng sợi.
Sprey konfeti ile avlanmayı düşünün.Imaginez chasser avec des stupides cordes.