Ana içeriğe geç
Sözlük

avlamaya ile cümle

avlamaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Akrepler avlarını deniz dışında avlamaya başladı, sülükler solucan haline geldi.Скорпионите следват плячката извън морето. Плужеците стават охлюви.
Akrepler avlarını deniz dışında avlamaya başladı, sülükler solucan haline geldi.העקרבים עוקבים אחר טרפם אל מחוץ לים. הרכיכות נעשות שבלולים.
Akrepler avlarını deniz dışında avlamaya başladı, sülükler solucan haline geldi.العقارب إتبعت فريستها خارج البحر. و الديدان أصبحت قواقع.
Akrepler avlarını deniz dışında avlamaya başladı, sülükler solucan haline geldi.魚は両生類を試行錯誤し カエルは砂漠に適応しました
Ama bu durumda tavşan avlamaya hiç vaktiniz kalmayacaktır ve bu nedenle hiç tavşanınız olmayacak.Ale jelikož nemáte žádný čas na králíky, neulovíte žádného králíka.
Ama bu durumda tavşan avlamaya hiç vaktiniz kalmayacaktır ve bu nedenle hiç tavşanınız olmayacak.Ale wówczas nie będziesz miał czasu na polowanie na króliki i nie złapiesz ani jednego.
Ama bu durumda tavşan avlamaya hiç vaktiniz kalmayacaktır ve bu nedenle hiç tavşanınız olmayacak.Et comme vous n'avez plus le temps de chasser, vous n'avez pas de lapins.
Ama bu durumda tavşan avlamaya hiç vaktiniz kalmayacaktır ve bu nedenle hiç tavşanınız olmayacak.그러나 이 경우 사냥에 시간을 전혀 할애할 수 없으므로 토끼는 한 마리도 잡지 못합니다.
Ama bu durumda tavşan avlamaya hiç vaktiniz kalmayacaktır ve bu nedenle hiç tavşanınız olmayacak.Maar aangezien u geen tijd voor het vangen van konijnen hebt, heeft u geen konijnen
Ama bu durumda tavşan avlamaya hiç vaktiniz kalmayacaktır ve bu nedenle hiç tavşanınız olmayacak.Mas a medida que tem menos tempo para os coelhos, voce não pega nenhum coelho.
Ama bu durumda tavşan avlamaya hiç vaktiniz kalmayacaktır ve bu nedenle hiç tavşanınız olmayacak.Але, оскільки, у вас немає часу на полювання на кроликів, то ви не зможете вполювати жодного кролика.
Ama bu durumda tavşan avlamaya hiç vaktiniz kalmayacaktır ve bu nedenle hiç tavşanınız olmayacak.Но так как у Вас нет времени на охоту за кроликами,
Ama bu durumda tavşan avlamaya hiç vaktiniz kalmayacaktır ve bu nedenle hiç tavşanınız olmayacak.Но тъй като нямате време за зайци, няма да хванете никакви зайци.
Ama bu durumda tavşan avlamaya hiç vaktiniz kalmayacaktır ve bu nedenle hiç tavşanınız olmayacak.אבל מאחר ולא נותר לכם זמן לארנבים אתם לא הולכים להשיג שום ארנבים
Ama bu durumda tavşan avlamaya hiç vaktiniz kalmayacaktır ve bu nedenle hiç tavşanınız olmayacak.ウサギは1匹も捕まえられない。 ここで、以上のことをプロットしてみよう。
Ama bütün zamanınızı tavşan avlamaya adarsanız dut toplayamaya vaktiniz kalmayacak.이제 일어날 수 있는 모든 상황들을 생각해봅시다. 그러나 당신이 토끼를 잡는데 하루를 보낸다면, 당신에게는 베리를 채집할 시간이 남지 않습니다.
Ama bütün zamanınızı tavşan avlamaya adarsanız dut toplayamaya vaktiniz kalmayacak.Но, если Вы все свое время потратите на ловлю кроликов, у Вас не будет времени собирать ягоды,
Ama bütün zamanınızı tavşan avlamaya adarsanız dut toplayamaya vaktiniz kalmayacak.אבל אם אתם מבלים את כל זמנכם בלהשיג ארנבות לא ישאר לכם זמן ללקט פירות יער
Ama bütün zamanınızı tavşan avlamaya adarsanız dut toplayamaya vaktiniz kalmayacak.ベリーを取りに行く時間はないことになるね。 だから、ベリーの数は、ゼロ。
Araştırmacının zihni, ilginç olan her şeye açıktır, avlamaya değer tüm avlar için tetiktedir.De onderzoeker stelt zijn geest open voor alles wat interessant is, elke steengroeve die de moeite waard is.
Araştırmacının zihni, ilginç olan her şeye açıktır, avlamaya değer tüm avlar için tetiktedir.연구자의 마음은 무엇이든 흥미로운 것에 대해 열려 있습니다. 가져갈만한 어떤 사냥감이든 좋잖아요
Araştırmacının zihni, ilginç olan her şeye açıktır, avlamaya değer tüm avlar için tetiktedir.החוקר פתוח לכל דבר מעניין, כל צייד הראוי להיאסף.
Araştırmacının zihni, ilginç olan her şeye açıktır, avlamaya değer tüm avlar için tetiktedir.الباحث في العقل هو منفتح على أي شيء مثير للإهتمام، أي طريدة تستحق الأخذ.
Araştırmacının zihni, ilginç olan her şeye açıktır, avlamaya değer tüm avlar için tetiktedir.研究者は興味深いものは何でも あらゆる獲物に対して関心を示します 探究の目的は課題の解答ではなく
Av odasını bile göstermeyecektir... ...ta ki seni o devasa bilmem neyi avlamaya götürmeye hazır olana dek.Apakah itu? Tidak ada gunanya, Rainsford. Dia tidak akan memberitahu.
Av odasını bile göstermeyecektir... ...ta ki seni o devasa bilmem neyi avlamaya götürmeye hazır olana dek.Bolo to tak? Nemá to zmysel, Rainsford. On nepovie.
Av odasını bile göstermeyecektir... ...ta ki seni o devasa bilmem neyi avlamaya götürmeye hazır olana dek.Czy o to chodzi? To nie ma sensu, Rainsford. Nie powie.
Av odasını bile göstermeyecektir... ...ta ki seni o devasa bilmem neyi avlamaya götürmeye hazır olana dek.Era così? È inutile, Rainsford. Lui non lo dirà.
Av odasını bile göstermeyecektir... ...ta ki seni o devasa bilmem neyi avlamaya götürmeye hazır olana dek.Là nó? Nó không sử dụng, Rainsford. Ông sẽ không nói cho.
Av odasını bile göstermeyecektir... ...ta ki seni o devasa bilmem neyi avlamaya götürmeye hazır olana dek.Ne bo tudi vam videli njegova trofeja sobo ... dokler dobi pripravljen za vas na lov na velikih whatsit.
Av odasını bile göstermeyecektir... ...ta ki seni o devasa bilmem neyi avlamaya götürmeye hazır olana dek.Neukáže ti ani jeho místnost s trofejemi, dokud nebude připravený vzít tě s sebou na lov.
Av odasını bile göstermeyecektir... ...ta ki seni o devasa bilmem neyi avlamaya götürmeye hazır olana dek.Oliko tuo se? Ei kannata, Rainsford. Hän ei kerro.
Av odasını bile göstermeyecektir... ...ta ki seni o devasa bilmem neyi avlamaya götürmeye hazır olana dek.Ő nem is láthasson a trófea terem ... Míg ő lesz kész arra, hogy Önt a vadászat a nagy whatsit.
Av odasını bile göstermeyecektir... ...ta ki seni o devasa bilmem neyi avlamaya götürmeye hazır olana dek.Var det det? Det är ingen idé, Rainsford. Han kommer inte berätta.
Av odasını bile göstermeyecektir... ...ta ki seni o devasa bilmem neyi avlamaya götürmeye hazır olana dek.Var det det? Det nytter ikke, Rainsford. Han vil ikke fortælle.
Av odasını bile göstermeyecektir... ...ta ki seni o devasa bilmem neyi avlamaya götürmeye hazır olana dek.Vous ne la verrez qu'au moment de partir avec lui à la chasse du gibier mystérieux
Av odasını bile göstermeyecektir... ...ta ki seni o devasa bilmem neyi avlamaya götürmeye hazır olana dek.Ήταν ότι; Δεν είναι καμία χρήση, Rainsford. Δεν θα σας πω.
Av odasını bile göstermeyecektir... ...ta ki seni o devasa bilmem neyi avlamaya götürmeye hazır olana dek.Це марно, Рейнсфорд. Він не скаже.
Av odasını bile göstermeyecektir... ...ta ki seni o devasa bilmem neyi avlamaya götürmeye hazır olana dek.Это бесполезно, Рейнсфорд. Он не скажет.
Av odasını bile göstermeyecektir... ...ta ki seni o devasa bilmem neyi avlamaya götürmeye hazır olana dek.انها لا تستخدم ، رينسفورد. وقال انه لن اقول. وقال انه لم يسمح حتى تشاهد غرفة إحراز لقبه...
Av odasını bile göstermeyecektir... ...ta ki seni o devasa bilmem neyi avlamaya götürmeye hazır olana dek.彼はまったく教えてくれません。 彼も、あなたが表示させません 彼のトロフィールーム... 彼はあなたを取る準備ができて取得まで 偉大なその何とかいうものの狩りについて。
Bu yabancı gemiler Cape Verde'e balık avlamaya geliyorlar.Ces bateaux étrangers viennent ici au Cap Vert pour pêcher.
Bu yabancı gemiler Cape Verde'e balık avlamaya geliyorlar.De buitenlandse boten komen naar Kaapverdië om te vissen.
Bu yabancı gemiler Cape Verde'e balık avlamaya geliyorlar.De udenlandske både kommer til Cape Verde for at fiske.
Bu yabancı gemiler Cape Verde'e balık avlamaya geliyorlar.De utländska båtarna kommer hit till Kap Verde för att fiska.
Bu yabancı gemiler Cape Verde'e balık avlamaya geliyorlar.Esos botes extranjeros, vienen a Cabo Verde a pescar
Bu yabancı gemiler Cape Verde'e balık avlamaya geliyorlar.Esses barcos estrangeiros que vêm pescar a Cabo Verde
Çalı-eti avı normalde avlanmayan vahşi hayvanları avlamaya deniyor.A vadhús az elejtett erdei vadakat jelenti.
Çalı-eti avı normalde avlanmayan vahşi hayvanları avlamaya deniyor.Bosvlees is het bejagen van wilde dieren.
Çalı-eti avı normalde avlanmayan vahşi hayvanları avlamaya deniyor.Buschfleisch ist die Jagd von Wild.
Çalı-eti avı normalde avlanmayan vahşi hayvanları avlamaya deniyor.Carnea de animal african e vânatul sălbatic.
Çalı-eti avı normalde avlanmayan vahşi hayvanları avlamaya deniyor.Daging ini berasal dari hasil buruan hewan liar.
Çalı-eti avı normalde avlanmayan vahşi hayvanları avlamaya deniyor.필요가 있다고 생각합니다. 이들은 식용육을 야생동물을 사냥해서 얻습니다.
Çalı-eti avı normalde avlanmayan vahşi hayvanları avlamaya deniyor.La carne silvestre es la caza de animales salvajes
Çalı-eti avı normalde avlanmayan vahşi hayvanları avlamaya deniyor.là nói về thịt thú rừng. Thịt thú rừng là trò săn bắt hoang dã.
Çalı-eti avı normalde avlanmayan vahşi hayvanları avlamaya deniyor.La viande de brousse est la chasse de gibier sauvage.
Çalı-eti avı normalde avlanmayan vahşi hayvanları avlamaya deniyor.Trata-se de caça de animais selvagens.
Çalı-eti avı normalde avlanmayan vahşi hayvanları avlamaya deniyor.Το κυνήγι δηλαδή άγριων ζώων.
Çalı-eti avı normalde avlanmayan vahşi hayvanları avlamaya deniyor.Мясо дичи - это добыча при охоте на диких животных.
Çalı-eti avı normalde avlanmayan vahşi hayvanları avlamaya deniyor."Храстово месо" е ловът на дивеч.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod