avantajı ile cümle

avantajı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Avantajı ise müşteri ihtiyaçlarına hızlı cevap verebilmesidir.Hlavnými prednosťami priemyslu sú schopnosť rýchlo sa prispôsobiť požiadavkám trhu.
Moore modelinin avantajı davranışın basitleşmesidir.Výhodou kulisových mechanizmov je ich jednoduchosť.
Hüküm sürdüğü 14 yıl boyunca, onun tek avantajı zekası olmuştu.O prvých štyridsiatich rokoch jeho života sa zachovali iba torzovité správy.
Louis'nin başka bir avantajı daha vardı.Imeli pa so še eno prednost.
Fakat onun avantajını kullanamadı.Ta privilegij ni izkoristila.
Asfalt leşlerinin birçok avantajı vardır.Termični pristop ima številne prednosti.
Moore modelinin avantajı davranışın basitleşmesidir.Presenetljiva lastnost evolucije je njena preprostost.
Oyunda her ırkın farklı bir avantajı vardır.Kiekvieną žaidimo frakcija rangus gauna skirtingai.
Bir klişeyi kendi avantajına dönüştürebiliyor." demiştir.Gali save pakeisti į auksą“.
Bu şehrin çok avantaji vardır."Miestas gavo daug privilegijų.
Ama ara frekansın pek çok avantajı vardır.Horizontalus segmentavimas turi daug privalumų.
Radyo teleskopların en önemli avantajı, birbirlerine bağlanabilmeleridir.Pro didelius teleskopus galima pamatyti didžiausias jų paviršiaus detales.
Bir genin (hatta tüm bir genomun) kopyalanmasının diğer bir avantajı ise yedeklemeyi artırmasıdır.Veel üheks eeliseks duplikaatsete geenide (või isegi terve genoomi) juures on suurem kõdusus (redundancy).
E-kitap okuyucular bu avantajından ötürü kullanıcılara çok daha iyi bir okuma deneyim sunar.Kirjade sildistamise abil saavad kasutajad oma kirjadest parema ülevaate.
Siyah ve Beyazın Satrançtaki Avantajı.Sulestikus domineerivad valged ja mustad toonid.
Bir diğer avantajı da daha düşük bant genişliğine ihtiyaç duymasıdır.Eespool nimetatud tehnoloogia teine tähtis eelis on see, et see vajab vastuvõtjas vähem tasakaalustamist.
Yabancı dil avantajından dolayı İspanya'da adaptasyon sorunu yaşamadı.Võõrsil löödud värava reegel Hispaania liigakarikas ei kehtinud.
1 ila 100 nanometre boyda, neden bilmem. Bunun sebebi ve avantajı ise şu:Em qualquer caso, a razão para esta maravilha é porque
[3 milyon yıl önce] İki ayak üstünde yürümenin pek çok avantajı vardı:(3 milhões de anos atrás) Andar sobre duas pernas tinha muitas vantagens:
[3 milyon yıl önce] İki ayak üstünde yürümenin pek çok avantajı vardı:[3 mln lat temu] chodzenie na dwóch nogach miało wiele zalet:
[3 milyon yıl önce] İki ayak üstünde yürümenin pek çok avantajı vardı:Laufen auf zwei Beinen hatte viele Vorteile:
[3 milyon yıl önce] İki ayak üstünde yürümenin pek çok avantajı vardı:Marcher sur deux jambes avait de nombreux avantages:
[3 milyon yıl önce] İki ayak üstünde yürümenin pek çok avantajı vardı:Op 2 benen lopen had veel voordelen [ 3 Miljoen JG ]
[3 milyon yıl önce] İki ayak üstünde yürümenin pek çok avantajı vardı:Ходенето на два крака имало много предимства.
[3 milyon yıl önce] İki ayak üstünde yürümenin pek çok avantajı vardı:להליכה על 2 היו יתרונות רבים:
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Có thuận lợi thứ ba là bằng cách di chuyển nhưng không như mong đợi.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Dar a mai apărut şi un al treilea avantaj prin această mişcare, care nu a fost anticipat.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Diese Entscheidung hatte aber auch noch einen dritten Vorteil, den wir nicht erwartet hatten.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.하지만 여기에다가 또 다른 세번째 장점이 있었습니다. 미처 기대조차 못한 것이었죠.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Maar er zat onverwacht nog een derde voordeel aan deze vondst.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Ma, facendo questa mossa, c'era un terzo vantaggio che avevamo che era inaspettato.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Mais il y avait un troisième avantage que nous avons obtenu par cette démarche, et qui était inattendu.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Pero sacamos una tercer ventaja al hacer este movimiento... inesperada.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Przyniosło to jeszcze trzecią, niespodziewaną korzyść. Przyniosło to jeszcze trzecią, niespodziewaną korzyść.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Volt egy harmadik előnye is ennek a lépésnek, amire nem számítottunk.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Але була й третя, зовсім неочікувана, перевага.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Но имаше и трето предимство, получено чрез този ход, което беше неочаквано.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.Но оказалось, что есть и третье преимущество выбранного нами хода, которое стало неожиданным.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.אבל היה יתרון שלישי שהישגנו על-ידי ביצוע מהלך זה זה היה לא צפוי.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.لكننا حصلنا على فائدة ثالثة بإقدامنا على هذه الحركة لم يكن ذلك متوقعاً.
Ama bu kararın beklemediğimiz üçüncü bir avantajı daha vardı.浮かび上がりました 思いがけず 劇場周辺に
Ama en üstte bile, eşitliğin daha fazla olduğu toplumda bulunmanın küçük bir avantajı var.Ale dokonca aj na vrchole sa zdá, že je výhodnejšie byť v rovnejšej spoločnosti.
Ama en üstte bile, eşitliğin daha fazla olduğu toplumda bulunmanın küçük bir avantajı var.Ale i na vrcholu je patrná drobná výhoda v životě v rovnější společnosti.
Ama en üstte bile, eşitliğin daha fazla olduğu toplumda bulunmanın küçük bir avantajı var.Dar chiar și în vârf, pare să existe un mic beneficiu în a fi într-o societate mai egală.
Ama en üstte bile, eşitliğin daha fazla olduğu toplumda bulunmanın küçük bir avantajı var.De még a legtetején is mintha egy kis előnyt jelentene az egyenlőbb társadalmi közeg.
Ama en üstte bile, eşitliğin daha fazla olduğu toplumda bulunmanın küçük bir avantajı var.하지만 심지어 상단에서도, 보다 평등한 사회에 존재하는 것은 작은 이익이 있는 듯 싶습니다
Ama en üstte bile, eşitliğin daha fazla olduğu toplumda bulunmanın küçük bir avantajı var.Ma anche in cima, sembra esserci un piccolo vantaggio nell'avere una società più equa.
Ama en üstte bile, eşitliğin daha fazla olduğu toplumda bulunmanın küçük bir avantajı var.Maar zelfs aan de top lijkt er een klein voordeel te zijn om in een meer gelijke samenleving te leven.
Ama en üstte bile, eşitliğin daha fazla olduğu toplumda bulunmanın küçük bir avantajı var.Mais même au sommet, il semble y avoir un léger avantage dans le fait d'être dans une société plus égalitaire.
Ama en üstte bile, eşitliğin daha fazla olduğu toplumda bulunmanın küçük bir avantajı var.Mas, mesmo no topo, parece haver um pequeno benefício em pertencer-se a uma sociedade mais igualitária.
Ama en üstte bile, eşitliğin daha fazla olduğu toplumda bulunmanın küçük bir avantajı var.Men även på toppen, så verkar det finnas en viss förmån med att leva i ett mer jämlikt samhälle.
Ama en üstte bile, eşitliğin daha fazla olduğu toplumda bulunmanın küçük bir avantajı var.Men selv på toppen lader der til at være en lille fordel ved at være i et mere lige samfund.
Ama en üstte bile, eşitliğin daha fazla olduğu toplumda bulunmanın küçük bir avantajı var.Namun bahkan di bagian atas, tampaknya ada sedikit keuntungan berada di masyarakat yang lebih setara.
Ama en üstte bile, eşitliğin daha fazla olduğu toplumda bulunmanın küçük bir avantajı var.Nhưng ngay cả ở tầng lớp trên, có vẻ là lợi ích nhỏ hơn trong xã hội có sự bình đẳng hơn.
Ama en üstte bile, eşitliğin daha fazla olduğu toplumda bulunmanın küçük bir avantajı var.Pero aún en lo más alto, parece haber un pequeño beneficio en pertenecer a una sociedad con más igualdad.
Ama en üstte bile, eşitliğin daha fazla olduğu toplumda bulunmanın küçük bir avantajı var.Ακόμη όμως και στην κορυφή, φαίνεται να υπάρχει ένα μικρό πλεονέκτημα όταν βρίσκεσαι σε μια πιο ίση κοινωνία.
Ama en üstte bile, eşitliğin daha fazla olduğu toplumda bulunmanın küçük bir avantajı var.Но дори и най-отгоре, изглежда има малка полза в това да бъдете в по-равностойно общество.
Ama en üstte bile, eşitliğin daha fazla olduğu toplumda bulunmanın küçük bir avantajı var.אבל אפילו למעלה, נראה שישנו יתרון קטן להיות החברה שוויונית יותר.
Ama en üstte bile, eşitliğin daha fazla olduğu toplumda bulunmanın küçük bir avantajı var.لكن حتى على قمته ، يبدو وجود ميزة بسيطة لكونه فى صورة أكثر عدالة إجتماعية .
Ama en üstte bile, eşitliğin daha fazla olduğu toplumda bulunmanın küçük bir avantajı var.格差の少ない社会に住む利点が 少なからずあるようです このことは5つほどの別々のデータで証明しました
İlgili Sayfalar