avantajı ile cümle
avantajı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bunun avantajını kullanmak için on milyonlarca yıldır evrimleşiyorlar.Ze zijn gedurende tientallen miljoenen jaren geëvolueerd om daar gebruik van te maken.
Bunun avantajını kullanmak için on milyonlarca yıldır evrimleşiyorlar.За десятки миллионов лет они научились пользоваться этой средой.
Bunun avantajını kullanmak için on milyonlarca yıldır evrimleşiyorlar.Те са еволюирали в продължение на десетки милиони години, за да се възползват от това.
Bunun avantajını kullanmak için on milyonlarca yıldır evrimleşiyorlar.הם התפתחו על פני עשרות מיליוני שנים כדי לנצל את העובדה הזאת.
Bunun avantajını kullanmak için on milyonlarca yıldır evrimleşiyorlar.تطورت عبر عشرات الملاين من السنوات لكي تستخدمها بصورة تفيدها
Bunun avantajını kullanmak için on milyonlarca yıldır evrimleşiyorlar.進化してきたのです 私たちの行動が 知らず知らずのうちに
Bunun birçok avantajı var.A to má mnoho výhod.
Bunun birçok avantajı var.Dan agama-agama terorganisir memiliki berbagai keunggulan.
Bunun birçok avantajı var.Dat heeft allerlei voordelen.
Bunun birçok avantajı var.E isso tem todo o tipo de vantagens.
Bunun birçok avantajı var.E questo ha tutta una serie di vantaggi.
Bunun birçok avantajı var.És ennek sokféle előnye van.
Bunun birçok avantajı var.Et celà a toutes sortes d'avantages.
Bunun birçok avantajı var.Iar asta are tot felul de avantaje.
Bunun birçok avantajı var.In to ima vrsto prednosti.
Bunun birçok avantajı var.이들은 유리한 점을 많이 가지고 있어요.
Bunun birçok avantajı var.Ma to wiele zalet.
Bunun birçok avantajı var.Och det har många typar av fördelar.
Bunun birçok avantajı var.Og det har alle mulige fordele.
Bunun birçok avantajı var.To má celou řadu výhod.
Bunun birçok avantajı var.Und das hat eine ganze Menge an Vorteilen.
Bunun birçok avantajı var.Và điều đó mang lại nhiều thuận lợi.
Bunun birçok avantajı var.Y eso tiene todo tipo de ventajas.
Bunun birçok avantajı var.Αυτό έχει κάθε λογής πλεονεκτήματα.
Bunun birçok avantajı var.А това има редица предимства.
Bunun birçok avantajı var.В этом есть масса преимуществ.
Bunun birçok avantajı var.І в цьому є чимало переваг.
Bunun birçok avantajı var.ולדבר הזה יש כל מיני יתרונות.
Bunun birçok avantajı var.تمتلك كل المميزات
Bunun birçok avantajı var.第一に規模と力があります
Bunun kontratları ile alakası yok, size doğru söylemek, onların avantajına olduğununda bunu yapıyorlar.De fapt, nu există nimic în contractele lor care le-ar oferi avantaje dacă întotdeauna ar spune adevărul.
Bunun kontratları ile alakası yok, size doğru söylemek, onların avantajına olduğununda bunu yapıyorlar.Er staat in feite niets in hun contract waardoor het altijd in hun voordeel is om je de waarheid vertellen.
Bunun kontratları ile alakası yok, size doğru söylemek, onların avantajına olduğununda bunu yapıyorlar.Il n'y a rien dans leur contrat, en fait, qui leur procure toujours un avantage s'ils vous disent la vérité.
Bunun kontratları ile alakası yok, size doğru söylemek, onların avantajına olduğununda bunu yapıyorlar.사실상 계약서의 내용도 그들이 편한 쪽으로만 해석하게 되지만, 진실만을 얘기하라는 조항도 없습니다.
Bunun kontratları ile alakası yok, size doğru söylemek, onların avantajına olduğununda bunu yapıyorlar.Kontrakt nie zachęca ich, nie zapewnia korzyści z mówienia prawdy.
Bunun kontratları ile alakası yok, size doğru söylemek, onların avantajına olduğununda bunu yapıyorlar.No hay nada en sus contratos, de hecho, que convierta eso en su ventaja siempre, el decirle a Ud. la verdad.
Bunun kontratları ile alakası yok, size doğru söylemek, onların avantajına olduğununda bunu yapıyorlar.Всъщност, в техния договор няма нищо, което винаги да го превръща в тяхно предимство, честно казано.
Bunun kontratları ile alakası yok, size doğru söylemek, onların avantajına olduğununda bunu yapıyorlar.Такого условия нет в их контракте, говорить правду им невыгодно.
Bunun kontratları ile alakası yok, size doğru söylemek, onların avantajına olduğununda bunu yapıyorlar.אין בחוזה שלהם למעשה דבר שאומר שלטובתם מוטב תמיד שיאמרו את האמת.
Bunun kontratları ile alakası yok, size doğru söylemek, onların avantajına olduğununda bunu yapıyorlar.ليس هناك شيء في عقودهم، في الواقع، ذلك يشتغل لمصلحتهم دائما، أن يخبروك بالحقيقية.
Bunun kontratları ile alakası yok, size doğru söylemek, onların avantajına olduğununda bunu yapıyorlar.彼らの契約にとって 不利になることもあるのです 今話題にしている人々と言うのは
Bunun scubadan farkı nedir, ve neden daha iyidir? Rebreather'ın üç ana avantajı vardır.Kreislauftauchgerät von der gängigen Druckluftkonfiguration, und wieso ist es besser?
Bunun sebebi ve avantajı ise şu:En cualquier caso, la razón de esta maravilla es porque
Bu sebeple, virüs kapmış olanlardan pek çoğu erken tedavi ve bakım avantajına sahip olmayacaktır.Prin urmare, mulţi dintre cei care sunt infectaţi nu vor avea avantajul tratamentului și îngrijirii timpurii.
Bu sebeple, virüs kapmış olanlardan pek çoğu erken tedavi ve bakım avantajına sahip olmayacaktır.Tämän seurauksena monet viruksen saaneista eivät pääse riittävän varhain hoitoon.
Bu sebeple, virüs kapmış olanlardan pek çoğu erken tedavi ve bakım avantajına sahip olmayacaktır.V důsledku toho mnozí lidé, kteří se virem nakazí, nebudou mít výhodu včasné léčby a péče.
Bu sebeple, virüs kapmış olanlardan pek çoğu erken tedavi ve bakım avantajına sahip olmayacaktır.V roku 2006 niekoľko krajín zaznamenalo iniciatívy na predchádzanie šíreniu vírusovej hepatitídy.
Bu söz, dünya çapında hâlihazırda çok iyi örgütlenmiş derneklerin, dergilerin avantajına sahip.Ennek nagy előnye, hogy egy világméretű egyesületi és újság-hálózat áll már most is mögötte.
Bu söz, dünya çapında hâlihazırda çok iyi örgütlenmiş derneklerin, dergilerin avantajına sahip.Hanno dalla loro una rete mondiale di associazioni ben organizzate, giornali e cose già avviate.
Bu söz, dünya çapında hâlihazırda çok iyi örgütlenmiş derneklerin, dergilerin avantajına sahip.Ima prednost svetovne mreže dobro organiziranih združenj in revij in obstoječih zadev.
Bu söz, dünya çapında hâlihazırda çok iyi örgütlenmiş derneklerin, dergilerin avantajına sahip.Isto tem a vantagem de já existir uma rede mundial de associações bem organizadas e jornais e coisas.
Bu söz, dünya çapında hâlihazırda çok iyi örgütlenmiş derneklerin, dergilerin avantajına sahip.Jego zaletą jest światowa sieć prężnych stowarzyszeń, periodyków i innych wdrożeń.
Bu söz, dünya çapında hâlihazırda çok iyi örgütlenmiş derneklerin, dergilerin avantajına sahip.이 용어를 쓰면 이미 세계적으로 조직화된 협회, 저널 등 기존의 네트워크를 활용할 수 있는 장점이 있습니다.
Bu söz, dünya çapında hâlihazırda çok iyi örgütlenmiş derneklerin, dergilerin avantajına sahip.To by mělo výhodu už existující celosvětové sítě dobře organizovaných společností a časopisů.
Bu söz, dünya çapında hâlihazırda çok iyi örgütlenmiş derneklerin, dergilerin avantajına sahip.יש לכך היתרון של רשת עולמית של איגודים מאורגנים היטב ושל עיתונים ודברים שכבר קיימים.
Bu söz, dünya çapında hâlihazırda çok iyi örgütlenmiş derneklerin, dergilerin avantajına sahip.هذا (الوصف) يتميز بوجود شبكات عالمية وجمعيات جيدة ودوريات علمية ومسائل إدارية أخرى قائمة.
Bu söz, dünya çapında hâlihazırda çok iyi örgütlenmiş derneklerin, dergilerin avantajına sahip.雑誌その他もすでに整備されているという利点があります 私としては 見せかけの人間中心主義が その唯一の問題だと思います
Bu tarihi tecrübenin en büyük avantajı şudur ki; Han olmadan, Çin hiç bir zaman birarada kalamazdı.Ahora, la gran ventaja de esta experiencia histórica ha sido que, sin los 'Han',
Bu tarihi tecrübenin en büyük avantajı şudur ki; Han olmadan, Çin hiç bir zaman birarada kalamazdı.Der große Vorteil dieser historischen Erfahrung ist nun, dass ohne die Han
Bu tarihi tecrübenin en büyük avantajı şudur ki; Han olmadan, Çin hiç bir zaman birarada kalamazdı.Dzięki takiemu rozwojowi historii, powstaniu dynastii Han,
İlgili Sayfalar