Bir diğer avantajımız da sahne alanını, o dışarıdakiولكننا حصلنا على هذه الميزة الإضافية, وهي قدرة المحيط على الاندماج
Bir diğer avantajımız da sahne alanını, o dışarıdaki劇場周辺とダラスが たちどころに絡み合うようになったのです
Bir hareketin başarılı olmasını sağlayan beklenmedik avantaj veya olumlu durum][Definisi dari nasib : kesempatan tak terduga atau * yang menjamin keberhasilan dalam sebuah tindakan. ]
Bir hareketin başarılı olmasını sağlayan beklenmedik avantaj veya olumlu durum]Inesperada oportunidad o coyuntura favorable que asegura el éxito de una acción.
Bir hareketin başarılı olmasını sağlayan beklenmedik avantaj veya olumlu durum]人間は、運を「好ましい状況」ととらえる。
Birisi miktar, diğeri ise zaman avantajı.C'è un vantaggio in volume e c'è un vantaggio di tempo.
Birisi miktar, diğeri ise zaman avantajı.Der er en fordel ved volumen, og der er en fordel i tid.
Birisi miktar, diğeri ise zaman avantajı.Đó là lợi thế về khối lượng và lợi thế về thời gian.
Birisi miktar, diğeri ise zaman avantajı.Er is een voordeel van volume en er is een voordeel van tijd.
Birisi miktar, diğeri ise zaman avantajı.Es gibt den Vorteil der Menge und den Vorteil der Zeit.
Birisi miktar, diğeri ise zaman avantajı.Espera un segundo". Hay una ventaja de volumen, y hay una ventaja de tiempo.
Birisi miktar, diğeri ise zaman avantajı.Espere um bocadinho." Há uma vantagem de volume, e há uma vantagem de tempo.
Birisi miktar, diğeri ise zaman avantajı.Există un avantaj al volumului și un avantaj al timpului.
Birisi miktar, diğeri ise zaman avantajı.Il y a un avantage de volume et un avantage de temps.
Birisi miktar, diğeri ise zaman avantajı.부피의 장점이 있고, 시간의 장점이 있지요.
Birisi miktar, diğeri ise zaman avantajı.Máme o všem přehled a získáváme tím čas.
Birisi miktar, diğeri ise zaman avantajı.Przewagę objętości i czasu.
Birisi miktar, diğeri ise zaman avantajı.Υπάρχει ένα πλεονέκτημα όγκου και ένα πλεονέκτημα χρόνου.
Birisi miktar, diğeri ise zaman avantajı.Почакай за секунда". Има предимущество в обема и във времето.
Birisi miktar, diğeri ise zaman avantajı.Преимущество в объёме, и преимущество во времени.
Birisi miktar, diğeri ise zaman avantajı.יש יתרון של נפח, ישנו יתרון של זמן.
Birisi miktar, diğeri ise zaman avantajı.هناك ميزة الكمية، وهناك ميزة الوقت.
Birisi miktar, diğeri ise zaman avantajı.まず「量」ですが
Birkaç küçük avantajı daha var yaşlı olmanın, bir takım dezavantajlarına rağmen.물론 유리한 점도 있지만, 불리한 점도 역시 있지요.
Birkaç küçük avantajı daha var yaşlı olmanın, bir takım dezavantajlarına rağmen.Oczywiście mają i inne atuty, ale też sporo niedogodności.
Birkaç küçük avantajı daha var yaşlı olmanın, bir takım dezavantajlarına rağmen.בעצם, יש להם עוד יתרונות קטנים, אבל יש להם גם חסרונות,
Birkaç küçük avantajı daha var yaşlı olmanın, bir takım dezavantajlarına rağmen.حسنا، لها مميزات أخرى و لكن أيضاً لها مساوئها،
Birkaç küçük avantajı daha var yaşlı olmanın, bir takım dezavantajlarına rağmen.不利な点もありますが ともかく 私たちはすでに
Bir kez daha, Avalokiteshvara'nın elleri ve gözleri...Di nuovo, gli occhi e le mani di Avalokiteshvara.
Bir kez daha, Avalokiteshvara'nın elleri ve gözleri...Một lần nữa, những ánh mắt và bàn tay của Phật Quan âm (Avalokiteshvara) xuất hiện.
Bir kez daha, Avalokiteshvara'nın elleri ve gözleri...Nogmaals, de ogen en handen van Avalokiteshvara.
Bir kez daha, Avalokiteshvara'nın elleri ve gözleri...Opět oči a ruce buddhy soucitu.
Bir kez daha, Avalokiteshvara'nın elleri ve gözleri...Wieder, die Augen und Hände von Avalokiteshvara.
Bir kez daha, Avalokiteshvara'nın elleri ve gözleri...Πάλι, τα μάτια και τα χέρια του Αβαλοκιτεσβάρα.
Bir kez daha, Avalokiteshvara'nın elleri ve gözleri...И отново, очите и ръцете на Авалокитешвара.
Bir miktar avans almam mümkün mü?[gitaarmuziek]
Bir sırdaş olarak arabacı avantajları bakın.A se vedea avantajele unei şofer de taxi ca un confident.
Bir sırdaş olarak arabacı avantajları bakın.Katso edut cabman kuin uskottu.
Bir sırdaş olarak arabacı avantajları bakın.절친한 친구로 택시 운전사의 장점을 참조하십시오.
Bir sırdaş olarak arabacı avantajları bakın.Lásd az előnyeit taxisofőr, mint egy bizalmasa.
Bir sırdaş olarak arabacı avantajları bakın.Melihat keuntungan dari sebuah kusir sebagai kepercayaan A.
Bir sırdaş olarak arabacı avantajları bakın.Oglejte si prednosti cabman kot zaupnik.
Bir sırdaş olarak arabacı avantajları bakın.Podívejte se na výhody taxíkář jako důvěrníka.
Bir sırdaş olarak arabacı avantajları bakın.Pozrite sa na výhody taxikár ako dôverníka.
Bir sırdaş olarak arabacı avantajları bakın.Se fördelarna med ett TAXICHAUFFÖR som en förtrogen.
Bir sırdaş olarak arabacı avantajları bakın.Se fordelene ved en Kusken som en fortrolig.
Bir sırdaş olarak arabacı avantajları bakın.Siehe die Vorteile eines Taxifahrers als Vertrauter.
Bir sırdaş olarak arabacı avantajları bakın.Vedere i vantaggi di un cocchiere come un confidente.
Bir sırdaş olarak arabacı avantajları bakın.Veja as vantagens de um taxista como um confidente.
Bir sırdaş olarak arabacı avantajları bakın.Ver las ventajas de un cochero como confidente.
Bir sırdaş olarak arabacı avantajları bakın.Voir les avantages d'un cocher de fiacre comme un confident.
Bir sırdaş olarak arabacı avantajları bakın.Xem những lợi thế của một người đánh xe thuê như bạn tâm.
Bir sırdaş olarak arabacı avantajları bakın.Zie de voordelen van een koetsier als vertrouwenspersoon.
Bir sırdaş olarak arabacı avantajları bakın.Zobacz zalety dorożkarz jako powiernik.
Bir sırdaş olarak arabacı avantajları bakın.Δείτε τα πλεονεκτήματα ενός σωφέρ ως έμπιστος.
Bir sırdaş olarak arabacı avantajları bakın.Вижте предимствата на милион файтонджия като довереник.
Bir sırdaş olarak arabacı avantajları bakın.Дивіться переваги візник, як довірена особа.
Bir sırdaş olarak arabacı avantajları bakın.Смотрите преимущества извозчик, как доверенное лицо.
Bir sırdaş olarak arabacı avantajları bakın.ראה את היתרונות של עגלון כמו סוד.
Bir sırdaş olarak arabacı avantajları bakın.انظر مزايا وجود قائد المركبة على النحو الذي يحظى بثقة.