Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Misschien zijn wij degenen die het natuurlijk voordeel dat we hadden verspild hebben.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Może wzięliśmy tę naturalną przewagę i ją popsuliśmy.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Možná, že jsme sebrali tuto přírodní výhodu, kterou jsme měli, a zničili jsme ji.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Možno, že sme sme zobrali túto prírodnú výhodu, ktorú sme mali a zničili sme ju.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Mungkin kita sendirilah yang mengambil keunggulan alamiah ini dan kita merusaknya.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.On avait peut-être un avantage naturel et on l'a gâché.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Poate că noi suntem cei care am luat acest avantaj natural şi l-am stricat.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Quizá hemos tomado esta ventaja natural que siempre hemos tenido y la hemos estropeado.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Talán mi voltunk azok, akik vettük ezt a természetes előnyünket, és elrontottuk.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Vielleicht sind wir diejenigen, die diesen natürlichen Vorteil haben verderben lassen.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Ίσως εμείς είμαστε αυτοί που πήραμε αυτό το φυσικό πλεονέκτημα που είχαμε και το χαλάσαμε.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Може би ние сме тези, които са взели това природно предимство, което сме имали, и сме го развалили.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.Может быть, нам изначально было дано это природное преимущество, а мы его испортили.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.אולי לקחנו את היתרון הטבעי שהיה לנו וקלקלנו אותו.
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.اننا الفصيل الذي استحق هذه الميزة ولكنها افسدناها
Belki de sahip olduğumuz bu doğal avantajımızı alıp bozan bizleriz.私たちなのかもしれません どうやってダメにしてしまったのでしょう?
Bence, binlerce yıldır, kadınlar, örnek olmuş, yakından tanınan, Avalokitesvara'nın ruhsal modeli,Przez tysiące lat, kobiety żyły, były przykładem, spotykały się w ciszy z archetypem Avalokitesvary,
Bence, binlerce yıldır, kadınlar, örnek olmuş, yakından tanınan, Avalokitesvara'nın ruhsal modeli,Říkám, že po tisíce let, ženy žily, byly příkladem i důvěrným znalcem archetypu Avalokitešváry
Bence, binlerce yıldır, kadınlar, örnek olmuş, yakından tanınan, Avalokitesvara'nın ruhsal modeli,Тисячі років жінки жили були прикладом, зблизька стикалися з з архетипом Авалокітешвари,
Bence, binlerce yıldır, kadınlar, örnek olmuş, yakından tanınan, Avalokitesvara'nın ruhsal modeli,Я бы сказала, что тысячи лет женщины жили, брали пример и воссоединялись с архетипом Авалокитешвары,
Ben diğerleri gibi yan nefin oturdum avara kim bir kilisenin içine düşmüştür.Aku duduk santai menyusuri lorong samping seperti yang lain pemalas yang telah jatuh ke gereja.
Ben diğerleri gibi yan nefin oturdum avara kim bir kilisenin içine düşmüştür.Am lounged până culoar lateral ca oricare alta leneş care a scăzut într-o biserică.
Ben diğerleri gibi yan nefin oturdum avara kim bir kilisenin içine düşmüştür.Én lounged fel az oldalsó folyosón, mint bármely más semmittevő, aki beleesett egy templom.
Ben diğerleri gibi yan nefin oturdum avara kim bir kilisenin içine düşmüştür.Ich räkelte das Seitenschiff wie jeder andere Müßiggänger, wer in eine Kirche gesunken.
Ben diğerleri gibi yan nefin oturdum avara kim bir kilisenin içine düşmüştür.Ik slenterden de zijbeuk als alle andere rondsel die heeft laten vallen in een kerk.
Ben diğerleri gibi yan nefin oturdum avara kim bir kilisenin içine düşmüştür.I lounged do ołtarza stronie, jak każdy inny leń, który spadł do kościoła.
Ben diğerleri gibi yan nefin oturdum avara kim bir kilisenin içine düşmüştür.I lounged la navata laterale come qualsiasi altro fannullone che ha abbandonato in una chiesa.
Ben diğerleri gibi yan nefin oturdum avara kim bir kilisenin içine düşmüştür.I zleknil do strani hodniku kot vsi drugi Gotova je kdo padel v cerkev.
Ben diğerleri gibi yan nefin oturdum avara kim bir kilisenin içine düşmüştür.Jag hängde upp på sidan mittgången som alla andra rullställ som har sjunkit in i en kyrka.
Ben diğerleri gibi yan nefin oturdum avara kim bir kilisenin içine düşmüştür.J'ai flâné le bas-côté comme les autres fainéant qui est tombé dans une église.
Ben diğerleri gibi yan nefin oturdum avara kim bir kilisenin içine düşmüştür.Jeg slentrede op sideskib som enhver anden drivert, der er faldet ind i en kirke.
Ben diğerleri gibi yan nefin oturdum avara kim bir kilisenin içine düşmüştür.Jsem se uvelebil do boční uličky jako každá jiná lenoch, který spadl do kostela.
Ben diğerleri gibi yan nefin oturdum avara kim bir kilisenin içine düşmüştür.나는 여느 날처럼 측면의 복도를 lounged 아이 들러 누가 교회로 감소했다.
Ben diğerleri gibi yan nefin oturdum avara kim bir kilisenin içine düşmüştür.Olen lounged jopa puolella käytävää kuin muut tyhjäntoimittaja, joka on pudonnut kirkoksi.
Ben diğerleri gibi yan nefin oturdum avara kim bir kilisenin içine düşmüştür.Som sa uvelebil do bočnej uličky ako každá iná lenivec, ktorý spadol do kostola.
Ben diğerleri gibi yan nefin oturdum avara kim bir kilisenin içine düşmüştür.Tôi lounged lên lối đi bên cạnh giống như bất kỳ khác người làm biếng ai đã đưa vào một nhà thờ.
Ben diğerleri gibi yan nefin oturdum avara kim bir kilisenin içine düşmüştür.Έχω lounged μέχρι το διάδρομο πλευρά όπως και κάθε άλλη χασομέρης που έχει πέσει μέσα σε μια εκκλησία.
Ben diğerleri gibi yan nefin oturdum avara kim bir kilisenin içine düşmüştür.Аз прекараш се отстрани пътеката като всеки друг безделник, който е спаднал в църква.
Ben diğerleri gibi yan nefin oturdum avara kim bir kilisenin içine düşmüştür.Я развалился на сторону прохода, как и любой другой холостой который упал в церкви.
Ben diğerleri gibi yan nefin oturdum avara kim bir kilisenin içine düşmüştür.Я розвалився на бік проходу, як і будь-який інший холостий який впав у церкві.
Ben diğerleri gibi yan nefin oturdum avara kim bir kilisenin içine düşmüştür.התרווחתי במעבר בצד כמו כל האחרים בטלן אשר ירד לתוך כנסייה.
Ben diğerleri gibi yan nefin oturdum avara kim bir kilisenin içine düşmüştür.متسكع حتى انني في الممر جانبية مثل أي دولة أخرى المتكاسل الذي انخفض الى كنيسة.
Ben diğerleri gibi yan nefin oturdum avara kim bir kilisenin içine düşmüştür.アイドラー人教会に減少している。 突然で驚いたこと、3
Benim sizlere göre avantajım bu, sizi göremiyorum, bu yüzden sizden daha az korkuyorum.Ăsta-i avantajul meu competitiv, nu vă văd, e mai puțin înfricoșător.
Benim sizlere göre avantajım bu, sizi göremiyorum, bu yüzden sizden daha az korkuyorum.C'est ça, mon avantage concurrentiel, je vous vois pas, alors ça fait moins peur.
Benim sizlere göre avantajım bu, sizi göremiyorum, bu yüzden sizden daha az korkuyorum.Dat is mijn competitief voordeel: ik zie jullie niet, dus is het minder angstaanjagend.
Benim sizlere göre avantajım bu, sizi göremiyorum, bu yüzden sizden daha az korkuyorum.Esa es mi ventaja, no los veo, así que da menos miedo.
Benim sizlere göre avantajım bu, sizi göremiyorum, bu yüzden sizden daha az korkuyorum.제 경쟁우위는 제가 여러분을 보지 못하기 때문에 덜 두려워한다는 것입니다.
Benim sizlere göre avantajım bu, sizi göremiyorum, bu yüzden sizden daha az korkuyorum.Questo è il mio vantaggio concorrenziale, non vi vedo, quindi fate meno paura.
Bilinmeyenone of the two types of gradients availableDesconhecido
Bilinmeyenone of the two types of gradients availableDesconocidoone of the two types of gradients available
Bilinmeyenone of the two types of gradients availableInconnuone of the two types of gradients available
Bilinmeyenone of the two types of gradients availableIsmeretlenone of the two types of gradients available
Bilinmeyenone of the two types of gradients availableNeznáma
Bilinmeyenone of the two types of gradients availableNeznámé
Bilinmeyenone of the two types of gradients availableNeznano
Bilinmeyenone of the two types of gradients availableNieznanyone of the two types of gradients available
Bilinmeyenone of the two types of gradients availableOkänd
Bilinmeyenone of the two types of gradients availableOnbekendone of the two types of gradients available
Bilinmeyenone of the two types of gradients availableSconosciutoone of the two types of gradients available