avşa ile cümle

avşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Köy halkı Oğuzların Avşar boyunun Karamanlı cemaatine mensuptur.Frenkova žena je v dobro vseh vaščanov izdala skrivališče svojega moža.
Bunlardan bir tanesi AVŞAR hayvan çiftliği, diğeri ise KOREL hayvan çiftliğidir.Vienas – rančos darbininkas, o kitas – kaubojus.
Ayrıca Gafarlılar, kendilerinin Torun Avşarı olduğunu söylüyorlar.Enda sõnul leidsid vargad ka kokaiini.
Beylikli mahallesini muhtemelen bu Avşarlar kurmuştur.Ilmselt karjatati selle eeslinnuse alal hobuseid.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Có người thấy điều đó , đến nói cùng Giô-áp rằng : Tôi đã thấy Áp - sa-lôm bị treo trên cây thông .
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Có người thấy điều đó, đến nói cùng Giô-áp rằng: Tôi đã thấy Áp-sa-lôm bị treo trên cây thông.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Co ujrzawszy mąż niektóry, oznajmił Joabowi, mówiąc: Otom widzał Absaloma wiszącego na dębie.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Da das ein Mann sah, sagte er's Joab an und sprach: Siehe, ich sah Absalom an einer Eiche hangen.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Dette fikk en mann se, meldte det til Joab og sa: Jeg så Absalom henge i terebinten der borte.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Eén van Davids mannen zag hem daar hangen en meldde het Joab.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.En Mand, der så det meldte det til Joab og sagde: "Jeg så Absalon hænge i en Terebinte."
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.In neki mož vidi to in oznani Joabu in reče: Glej, videl sem Absaloma, da visi na hrastu.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Keď to videl ktorýsi muž, oznámil to Joábovi a riekol: Hľa, videl som Absaloma visieť na dube.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Kit mikor egy ember meglátott, hírül adá Joábnak, és monda: Ímé, láttam Absolont egy cserfán függeni.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.한 사람이 보고 요압에게 고하여 가로되 내가 보니 압살롬이 상수리나무에 달렸더이다
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Och en man fick se det och berättade för Joab och sade: »Jag såg där borta Absalom hänga i en terebint.»
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Sen näki eräs mies ja ilmoitti sen Jooabille ja sanoi: "Katso, minä näin Absalomin riippuvan tammessa".
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.To uzřev jeden, oznámil Joábovi, řka: Hle, viděl jsem Absolona, an visí na dubě.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.um homem, vendo isso, contou-o a Joabe, dizendo: Eis que vi Absalão pendurado dum carvalho.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Un hombre lo vio y avisó a Joab diciendo: --He aquí que he visto a Absalón colgado de una encina
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Un homme ayant vu cela vint dire à Joab: Voici, j`ai vu Absalom suspendu à un térébinthe.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Un om, văzînd lucrul acesta, a venit şi a spus lui Ioab: ,,Iată, am văzut pe Absalom spînzurat de un stejar.``
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Un uomo lo vide e venne a riferire a Ioab: «Ho visto Assalonne appeso a un terebinto»
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.Ιδων δε ανηρ τις, απηγγειλε προς τον Ιωαβ, και ειπεν, Ιδου, ειδον τον Αβεσσαλωμ κρεμαμενον εις δρυν.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.И един човек го видя та извести на Иоава, казвайки: Ето, видях Авесалома увиснал на дъб.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.И увидел это некто и донес Иоаву, говоря: вот, явидел Авессалома висящим на дубе.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.וירא איש אחד ויגד ליואב ויאמר הנה ראיתי את אבשלם תלוי באלה׃
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.فرأه رجل واخبر يوآب وقال اني قد رأيت ابشالوم معلقا بالبطمة.
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.有 個 人 看 見 、 就 告 訴 約 押 說 、 我 看 見 押 沙 龍 掛 在 橡 樹 上 了
Adamlardan biri bunu gördü. Yoava, ‹‹Avşalomu bir yabanıl fıstık ağacına asılı gördüm›› diye bildirdi.有 個人 看見 、 就 告 訴約 押說 、 我 看 見押 沙龍掛 在 橡樹 上了
Ancak Avşalom üsteleyince, kral Amnonu ve bütün öbür oğullarını onunla gönderdi.Absalom bleef echter aandringen tot de koning toegaf en al zijn zonen toestemming gaf te gaan, ook Amnon.
Ancak Avşalom üsteleyince, kral Amnonu ve bütün öbür oğullarını onunla gönderdi.A gdy nań nalegał Absalom, posłał z nim Amnona i wszystkie syny królewskie.
Ancak Avşalom üsteleyince, kral Amnonu ve bütün öbür oğullarını onunla gönderdi.A když vždy dotíral Absolon, poslal s ním Amnona i všecky syny královské.
Ancak Avşalom üsteleyince, kral Amnonu ve bütün öbür oğullarını onunla gönderdi.A ker ga je silil, dovoli Amnonu in vsem sinovom kraljevim iti ž njim.
Ancak Avşalom üsteleyince, kral Amnonu ve bütün öbür oğullarını onunla gönderdi.Ale keď len dobíjal Absalom do neho, poslal s ním Amnona i všetkých synov kráľových.
Ancak Avşalom üsteleyince, kral Amnonu ve bütün öbür oğullarını onunla gönderdi.Como Absalón le insistió, dejó ir con él a Amnón y a todos los hijos del rey
Ancak Avşalom üsteleyince, kral Amnonu ve bütün öbür oğullarını onunla gönderdi.Da nötigte ihn Absalom, daß er mit ihm ließ Amnon und alle Kinder des Königs.
Ancak Avşalom üsteleyince, kral Amnonu ve bütün öbür oğullarını onunla gönderdi.În urma stăruinţelor lui Absalom, împăratul a lăsat să meargă cu el pe Amnon şi toţi fiii săi.
Ancak Avşalom üsteleyince, kral Amnonu ve bütün öbür oğullarını onunla gönderdi.압살롬이 간청하매 왕이 암논과 왕의 모든 아들을 저와 함께 보내니라
Ancak Avşalom üsteleyince, kral Amnonu ve bütün öbür oğullarını onunla gönderdi.Mas como Absalão instasse com o rei, este deixou ir com ele Amnom, e os demais filhos do rei.
Ancak Avşalom üsteleyince, kral Amnonu ve bütün öbür oğullarını onunla gönderdi.Men Absalom bad honom så enträget, att han lät Amnon och alla de övriga konungasönerna gå med honom.
Ancak Avşalom üsteleyince, kral Amnonu ve bütün öbür oğullarını onunla gönderdi.Men Absalom nødde ham inntil han lot Amnon og alle kongesønnene gå med ham.
Ancak Avşalom üsteleyince, kral Amnonu ve bütün öbür oğullarını onunla gönderdi.Mikor pedig erõltette õt Absolon, elbocsátá õ vele Amnont is és mind a király fiait.
Ancak Avşalom üsteleyince, kral Amnonu ve bütün öbür oğullarını onunla gönderdi.Nhưng Áp-sa-lôm cố nài đến đỗi vua để cho Am-nôn và hết thảy vương tử đi với người.
Ancak Avşalom üsteleyince, kral Amnonu ve bütün öbür oğullarını onunla gönderdi.Nhưng_Áp - sa-lôm cố nài đến đỗi vua để cho Am-nôn và hết_thảy vương_tử đi với người .
Ancak Avşalom üsteleyince, kral Amnonu ve bütün öbür oğullarını onunla gönderdi.Sur les instances d`Absalom, le roi laissa aller avec lui Amnon et tous ses fils.
Ancak Avşalom üsteleyince, kral Amnonu ve bütün öbür oğullarını onunla gönderdi.πλην ο Αβεσσαλωμ εβιασεν αυτον, ωστε απεστειλε μετ' αυτου τον Αμνων και παντας τους υιους του βασιλεως.
Ancak Avşalom üsteleyince, kral Amnonu ve bütün öbür oğullarını onunla gönderdi.Но Авессалом упросил его, и он отпустил с ним Амнона и всех царских сыновей.
Ancak Avşalom üsteleyince, kral Amnonu ve bütün öbür oğullarını onunla gönderdi.Но понеже Авесалом настоя, той позволи да отидат с него Амнон и всичките царски синове.
Ancak Avşalom üsteleyince, kral Amnonu ve bütün öbür oğullarını onunla gönderdi.ויפרץ בו אבשלום וישלח אתו את אמנון ואת כל בני המלך׃
Ancak Avşalom üsteleyince, kral Amnonu ve bütün öbür oğullarını onunla gönderdi.فالحّ عليه ابشالوم فارسل معه امنون وجميع بني الملك
Ancak Avşalom üsteleyince, kral Amnonu ve bütün öbür oğullarını onunla gönderdi.押 沙 龍 再 三 求 王 、 王 就 許 暗 嫩 、 和 王 的 眾 子 、 與 他 同 去
Ancak Avşalom üsteleyince, kral Amnonu ve bütün öbür oğullarını onunla gönderdi.押 沙龍 再三 求 王 、 王就許 暗嫩 、 和 王 的 眾子 、 與他 同去
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Absalom a zis lui Ahitofel: ,,Sfătuiţi-vă împreună; ce avem de făcut?``
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Absalom dit à Achitophel: Consultez ensemble; qu`avons-nous à faire?
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Absalom wendde zich tot Achitofel en vroeg hem: "Wat gaan we nu doen?"
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Absalon sagde så til Akitofel: "Kom med eders Råd! Hvad skal vi gøre?"
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Allora Assalonne disse ad Achitòfel: «Consultatevi su quello che dobbiamo fare»
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Áp - sa-lôm bèn nói cùng A-hi-tô-phe rằng : Hai ngươi hãy mưu cùng nhau đặng định đều chúng_ta phải làm .
Avşalom Ahitofele, ‹‹Ne yapmalıyız, bize öğüt ver›› dedi.Áp-sa-lôm bèn nói cùng A-hi-tô-phe rằng: Hai ngươi hãy mưu cùng nhau đặng định đều chúng ta phải làm.

İlgili Sayfalar