atom ile cümle

atom kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bağıl atom kütlesi 277.De kostbare koelkast 273.
Eserleri atom bombası için kritik kütle hesaplamaları içeriyordu.Hij werd er belast met de taak om de kritische massa te berekenen voor de atoombom.
"Atom bombasının Babası" olarak da tanınır.Hij wordt daarom ook wel de "vader van de atoombom" genoemd.
Sovyet atom bombası projesinin lideridir.Hij was de leider van het atoomprogramma van de Sovjet-Unie.
Örneğin Neon atomunun elektron dizilimi 1s2 2s2 2p6 olarak gösterilir.De elektronenconfiguratie van neon is bijvoorbeeld 1s2 2s2 2p6.
Klorun atom numarası 17'dir.Het element chloor bijvoorbeeld heeft atoomnummer 17.
İlk atom saati 1949'da ABD Ulusal Standartlar Bürosu'nda (U.S National Bureau of Standards, NBS) yapıldı.Het NIST werd in 1901 opgericht onder de naam National Bureau of Standards (NBS).
Atomda bulunan proton sayısı aynı zamanda, elementin kimyasal karakteri hakkında da bilgi verir.Het aantal protonen bepaalt het atoomnummer van het element en ook de chemische eigenschappen.
Atom Yunancada bölünemez anlamına gelen atomustan türemiştir.Atoom is een Grieks woord, dat niet deelbaar betekent.
Hiroşima ve Nagazaki'ye atom bombasının atılmasıdan bahsetmeden.Nagasaki voor en na de atoombom.
Saçılma durumunda atom numarası 2, kütle numarası ise 4 azalır.Het massagetal wordt daarmee met vier verminderd en het atoomnummer met twee.
2004 yılında çıkan How to Dismantle an Atomic Bomb albümünden 14 parça bulunmaktadır.Het nummer is afkomstig van de cd How to Dismantle an Atomic Bomb uit 2004.
Başka atomlarla etkileşmeyen bir atomun büyüklüğünden bahsetmek anlamsızdır.Een maat die geen atomen bevat wordt niet-atomair genoemd.
Kobalt'ın Atom numarasıdır.27 is het atoomnummer van kobalt.
Atomlar kimyasal tepkimelerde oluşmazlar ve bölünmezler.In chemische reacties worden geen atomen gemaakt of vernietigd.
Örneğin metan, bir karbon ve dört hidrojen atomundan oluşan bir hidrokarbondur.Methaan bijvoorbeeld bestaat uit één koolstofatoom en vier waterstofatomen.
Atom bombası binlerce sivilin kaybına neden olmuştur.De mijn maakte veel burgerslachtoffers.
Albüm, Atom Heart Mother'ın İngiltere listelerinde birinci olması ile yayınlanmıtır.De suite staat op de eerste kant van het album Atom Heart Mother.
Mangan'ın Atom numarasıdır.Het atoomnummer van argon.
Bir karbon12 (C12) atomunun kütlesinin tam olarak 1/12'sine eşittir.Eén u is het gewicht van 1/12 deel van een koolstof-12-atoom.
Dolayısıyla atomun bu valans elektronlar serbestçe hareket edebilmektedirler.Tussen die metaalionen bewegen valentie-elektronen min of meer vrij.
Bu teorinin bazı ilkeleri; Bütün maddeler atomlardan meydana gelmektedir.Alle stoffen bestaan uit atomen.
Bu sırada Pink Floyd da Atom Heart Mother albümünü kaydetmekteydi.Met deze noot eindigen Remergence en Atom Heart Mother.
İlk g-bloğu elementinin atom numarası büyük ihtimalle 121 ve sistematik ismi unbiyunyum]].Het eerste element van het g-blok zal atoomnummer 121 (unbiunium) zijn.
Atom bombasının geliştirilmesinde önemli rol oynamıştır.Dit was een belangrijke stap in de ontwikkeling van de atoombom.
Atom numarası 13 tür.Dertien is het atoomnummer van aluminium.
Niyobyum, sembolü Nb, atom numarası 41 olan kimyasal elementtir.Niobium is een scheikundig element met symbool Nb en atoomnummer 41.
Bir molekül atomlardan yapılmıştır.Een molecuul bestaat uit atomen.
Atomlar çıplak gözle görülemez.Atomen zijn niet zichtbaar voor het blote oog.
Bir su damlasında kaç tane atom var?Hoeveel atomen zijn er in een waterdruppel?
1952 - Winston Churchill, Birleşik Krallık'ın atom bombasına sahip olduğunu ilan etti.1952 – Premier Winston Churchill ogłosił, że Wielka Brytania dysponuje bronią atomową.
Yukawa’nın kâğıtları ile modern atom modeli tamamlandı.Dzięki pracy Yukawy powstał współczesny model atomu.
Deneylerde ununoktiyum atomlarından üçünün alfa bozunması gözlendi.W doświadczeniach tych zaobserwowano rozpad alfa 3 atomów.
Little Boy, dünyada saldırı amacıyla kullanılan ilk atom bombasının adı.Little Boy był pierwszą na świecie bombą atomową.
Bunlar Bohr atom modelinde izin verilen yörüngeler gibidir.Są one podobne do dozwolonych orbit w atomie Bohra.
Basit veya bileşik olarak ayırdığı atomlar doğrudan doğruya Tanrı'dan hareket eden katı taneciklerdir.Zarówno atomy proste, jak i złożone są poruszane bezpośrednio przez Boga.
Kokura, 9 Ağustos 1945 tarihinde ABD'nin atom bombası Fat Man'in birincil hedefiydi.Kokura była pierwotnym celem, na który 9 sierpnia 1945 roku miała być zrzucona druga bomba atomowa (Fat Man).
RSS ve Atom kaynaklarını destekler.Obsługuje standardy RSS oraz Atom.
B-29 lar Hiroshima ve Nagasaki'ye atom bombasını taşıyan uçaklardır.Stąd wystartowały bombowce B-29 z bombami atomowymi do nalotów na Hiroszimę i Nagasaki.
Bir nesnenin parçaları veya atomları zaman içersinde değişikliğe uğrayabilir.Jednak przedmioty i ich cechy mogą zmieniać się w czasie.
Atomların içi dolu değildir.Obiekt ten nie posiada atmosfery.
Rutherford atom modeli, Ernest Rutherford tarafından 1911 yılında ortaya konan fiziksel model.Model atomu Rutherforda – opublikowany w 1911 roku model atomu opracowany przez Ernesta Rutherforda.
Fakat bazı atomlar nötr kalmaya devam eder.Tylko niektóre jądra atomowe są trwałe.
İlk atom bombasını 1949'da, ilk hidrojen bombasını 1953'te yaptı.Zdetonowano tu pierwszą radziecką bombę atomową, a w 1953 roku pierwszą radziecką bombę wodorową.
İyonlaşma (ayrıca iyonlaşma veya iyonizasyon), bir atom veya molekülü iyona dönüştürme sürecidir.Jakąkolwiek karmę wytwarzają – złą czy też dobrą – będą jej spadkobiercami."
Adı 114 atom numaralı elemente (flerovyum) verildi.Na cześć uczonego pierwiastek o liczbie atomowej 114 nazwano flerowem.
13 Şubat - Fransa ilk atom bombasını Cezayir'in Sahra Çölü topraklarında denedi.13 lutego – na algierskiej Saharze Francja przeprowadziła swój pierwszy próbny wybuch jądrowy.
Uzayda hidrojen nötral atomik halde bulunur.Wodór atomowy powszechnie występuje w przestrzeni międzygwiazdowej.
Protonlar sonunda da hidrojen atomu oluşmuştur.Większość protonów utworzyła natomiast atomy zwykłego wodoru.
Bunun anlamı yapısında bulunan karbon atomları dört faklı atom ya da molekülle bağ yapmıştır.Dzieje się tak, gdyż atomy bromu ustawiają się w przestrzeni możliwie najdalej od siebie i grupy karbonylowej.
Dalton’un geliştirdiği hipotezler şöyledir: Elementler atom adı verilen son derece küçük taneciklerden oluşur.Teoria Daltona składa się z następujących postulatów: Atom jest najmniejszym „budulcem” materii.
Kristalin enerjisi azaldıkça, her bir atomun kendine has titreşimleri sıfıra düşer.Kiedy promieniowanie rentgenowskie pada na kryształ, na każdym jego atomie dochodzi do dyfrakcji.
Bu olgular atomik seviyenin üstünde belirler.Reakcje w tym wypadku zachodzą na poziomie atomu.
9 Ağustos - Nagasaki'ye atom bombası atıldı.9 sierpnia – Amerykanie zrzucili bombę atomową na Nagasaki.
Nükleer kazalar Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (IAEA) INES ölçeğine göre sınıflandırılır.Sama budowa reaktorów była monitorowana w ramach Międzynarodowej Agencji Energii Atomowej (MAEA).
Daha sonra, Niels Bohr, atomların sadece enerji ayrık miktarlarda yayıldığını göstermiştir.Niels Bohr wyjaśnił skwantowanie poziomów energetycznych w atomie wodoru.
"Atom bombasının Babası" olarak da tanınır.Z tego powodu jest nazywany ojcem bomby atomowej.
O kadar güçlü bir silahtır ki tek bir atışta bir gezegeni atomlarına ayırıabilir.Posiada ogromną siłę ognia, która potrafi zmieść z powierzchni ziemi całe oddziały za pomocą jednego strzału.
Atom çekirdeğindeki proton ve nötron sayılarının toplamına, o atomun kütle numarası denir.Suma protonów i neutronów w jądrze atomu określana jest jako liczba masowa.
Furan molekülündeki oksijen atomunda sp² hibridizasyonu vardır.Atom azotu jest w stanie hybrydyzacji sp².

İlgili Sayfalar