Daha da iyisi, sarılabilir atom bombası mantarı - bu sayede hakkımdaこの作品は 米・科学雑誌に掲載されました
Eğer bu atom bombası yoluyla olsaydı, geçen pazartesi olmuş olandan daha ilgi çekmiş olurdu.Keby tam poslali nukleárnu bombu, bolo by to omnoho pôsobivejšie než to, čo sa naozaj udialo minulý pondelok.
Eğer bu atom bombası yoluyla olsaydı, geçen pazartesi olmuş olandan daha ilgi çekmiş olurdu.만약 그들이 핵무기를 보냈더라면, 아마 지난 월요일에 일어났던 것 보다 훨씬 더 멋진 장관을 보게 되었을 텐데요.
Eğer bu atom bombası yoluyla olsaydı, geçen pazartesi olmuş olandan daha ilgi çekmiş olurdu.Nếu họ gửi đến một quả bom hạt nhân, nó sẽ trông ngoạn mục hơn so với những gì xảy ra thứ hai vừa rồi
Eğer bu atom bombası yoluyla olsaydı, geçen pazartesi olmuş olandan daha ilgi çekmiş olurdu.Wysłanie pocisku nuklearnego byłoby bardziej widowiskowe niż to co się wydarzyło w poniedziałek.
Eğer bu atom bombası yoluyla olsaydı, geçen pazartesi olmuş olandan daha ilgi çekmiş olurdu.Ако бяха изпратили атомна бомба, резултатът щеше да е далеч по-зрелищен от това, което се случи в понеделник.
Eğer bu atom bombası yoluyla olsaydı, geçen pazartesi olmuş olandan daha ilgi çekmiş olurdu.אם הם היו שולחים נשק גרעיני, זה היה הרבה יותר מרשים ממה שבאמת קרה ביום שני שעבר.
Eğer bu atom bombası yoluyla olsaydı, geçen pazartesi olmuş olandan daha ilgi çekmiş olurdu.لو كانوا قد أرسلوا قنبلة نووية، لكان الأمر أكثر إبهارًا مما قد حدث يوم الاثنين الماضي
Eğer bu atom bombası yoluyla olsaydı, geçen pazartesi olmuş olandan daha ilgi çekmiş olurdu.起きたことよりも 凄かったことでしょう それはNASAの別のプロジェクトのことです
Hepimiz atom bombasının çok tehlikeli olduğunu biliyoruz.Kita semua tahu bom atom sangat berbahaya
Hepimiz atom bombasının çok tehlikeli olduğunu biliyoruz.Mind tudjuk, hogy az atombomba nagyon veszélyes.
Hepimiz atom bombasının çok tehlikeli olduğunu biliyoruz.Todos sabemos que a bomba atómica é muito perigosa.
Hepimiz atom bombasının çok tehlikeli olduğunu biliyoruz.Todos sabemos que la bomba atómica es muy peligrosa.
Hepimiz atom bombasının çok tehlikeli olduğunu biliyoruz.Tutti noi sappiamo che la bomba atomica è molto pericolosa.
Hepimiz atom bombasının çok tehlikeli olduğunu biliyoruz.Vi vet alla att atombomben är mycket farlig.
Hepimiz atom bombasının çok tehlikeli olduğunu biliyoruz.Všetci vieme, že atómová bomba je veľmi nebezpečná.
Hepimiz atom bombasının çok tehlikeli olduğunu biliyoruz.Wir wissen alle, dass die Atombombe sehr gefährlich ist.
Hepimiz atom bombasının çok tehlikeli olduğunu biliyoruz.Wszyscy wiemy, że bomba atomowa może być bardzo groźna
Hepimiz atom bombasının çok tehlikeli olduğunu biliyoruz.Όλοι ξέρουμε ότι η ατομική βόμβα είναι πολύ επικίνδυνη.
Hepimiz atom bombasının çok tehlikeli olduğunu biliyoruz."Всички знаем, че атомната бомба е много опасна.
Hepimiz atom bombasının çok tehlikeli olduğunu biliyoruz.כולנו יודעים שפצצה גרעינית .היא מאוד מסוכנת
Hepimiz atom bombasının çok tehlikeli olduğunu biliyoruz.万一のために 準備をする必要があります
Hikayeme Trinity'deki atom bombasıyla başlıyorum, yani Manhattan Projesi'yle.Comenzaré la historia con la primera bomba atómica en Trinity, que fue el Proyecto Manhattan.
Hikayeme Trinity'deki atom bombasıyla başlıyorum, yani Manhattan Projesi'yle.Het bracht een heleboel erg slimme mensen bij elkaar. En drie van de slimste mensen waren:
Hikayeme Trinity'deki atom bombasıyla başlıyorum, yani Manhattan Projesi'yle.Ich fange die Geschichte mit der ersten Atombombe an, dem Trinity-Test, also dem "Manhattan-Projekt".
Hikayeme Trinity'deki atom bombasıyla başlıyorum, yani Manhattan Projesi'yle.Inizierò il mio racconto con la prima bomba atomica a Trinity, si trattava del Progetto Manhattan.
Hikayeme Trinity'deki atom bombasıyla başlıyorum, yani Manhattan Projesi'yle.Swoje opowiadanie rozpocznę od pierwszej bomby atomowej - próbnego wybuchu Trinity, czyli Projektu Manhattan.
Hikayeme Trinity'deki atom bombasıyla başlıyorum, yani Manhattan Projesi'yle.Tôi sẽ bắt đầu câu chuyện với quả bom nguyên tử đầu tiên ở Trinity, nằm trong dự án Manhattan.
Hikayeme Trinity'deki atom bombasıyla başlıyorum, yani Manhattan Projesi'yle.저는 첫번째 원자폭탄 프로젝트 : Trinity로 부터 말씀 드리려고 합니다. 이것은 Manhattan 프로젝트의 일부였는데, 좀 TED와 비슷하죠.
Hikayeme Trinity'deki atom bombasıyla başlıyorum, yani Manhattan Projesi'yle.Voi începe povestirea cu prima bombă atomică la Trinity, şi care era parte a proiectului Manhattan.
Hikayeme Trinity'deki atom bombasıyla başlıyorum, yani Manhattan Projesi'yle.Αρχίζω την ιστορία με την πρώτη ατομική βόμβα στο Τρίνιτυ, που ήταν το Πρόγραμμα Μανχάταν.
Hikayeme Trinity'deki atom bombasıyla başlıyorum, yani Manhattan Projesi'yle.Започвам историята си с първата атомна бомба в Тринити (Trinity), която се наричаше Манхатански проект.
Hikayeme Trinity'deki atom bombasıyla başlıyorum, yani Manhattan Projesi'yle.Я начинаю этот рассказ с первой атомной бомбы в Тринити, то есть Проекта Манхэттен.
Hikayeme Trinity'deki atom bombasıyla başlıyorum, yani Manhattan Projesi'yle.Я починаю цю розповідь з першої атомної бомби в Трініті, тобто з Проекту Манхеттен.
Hikayeme Trinity'deki atom bombasıyla başlıyorum, yani Manhattan Projesi'yle..אני מתחיל את הסיפור בניסוי פצצת האטום הראשון בטריניטי :TED שהיה פרוייקט מנהטן. זה היה קצת כמו
Hikayeme Trinity'deki atom bombasıyla başlıyorum, yani Manhattan Projesi'yle.سأبدأ القصة من أول قنبلة نووية في ترينيتي والتي كانت تدعى بمشروع مانهاتن. كان إلى حد ما شبيها بتيد
Hikayeme Trinity'deki atom bombasıyla başlıyorum, yani Manhattan Projesi'yle.マンハッタン計画でのことですが それはTEDに似て、優秀な人材を多数集めていました
İngiltere'nin ilk atom bombası testiydi.영국의 첫번째 원폭 실험 얘기였습니다.
İngiltere'nin ilk atom bombası testiydi.là câu chuyện về cuộc thử nghiệm bom nguyên tử đầu tiên của Anh.
İngiltere'nin ilk atom bombası testiydi.היה על הניסוי הבריטי בפצצה האטומית הראשונה.
İngiltere'nin ilk atom bombası testiydi.هي عن اول اختبار بريطاني للقنبلة الذرية.
İngiltere'nin ilk atom bombası testiydi.父はその場にいて 爆発の瞬間を目撃しました
Kuzey sınırına karşı görevlendirdiler ve bu bilgisayara, ilk atom bombasının yapıldığı냉전중인 북쪽지역에 걸쳐 배치하고, 초기엔 원자폭탄을 제조하던
Kuzey sınırına karşı görevlendirdiler ve bu bilgisayara, ilk atom bombasının yapıldığıפורסים אותה בכל רחבי הצפון הקפוא, ומוציאים כמעט פי שלושה על מחשב זה
Kuzey sınırına karşı görevlendirdiler ve bu bilgisayara, ilk atom bombasının yapıldığıوتشغيله في جميع مناطق الشمال المتجمدة وأمضوا حوالي ثلاثة أضعاف الوقت
Milyar volt mu? Bir milyar volt. Atom bombası.Eine Milliarde Volt nötig.
Şehre bir atom bombası bırakabilirdiniz ve 30 yıl sonra canlanır.Pueden lanzarle una bomba atómica y 30 años después estará sobreviviendo.
Şehre bir atom bombası bırakabilirdiniz ve 30 yıl sonra canlanır.Städte zu töten. Sie können eine Atombombe auf eine Stadt werfen, 30 Jahre später
Şehre bir atom bombası bırakabilirdiniz ve 30 yıl sonra canlanır.우리는 도시에 원자폭탄을 떨어트릴 수도 있겠지만, 30년 뒤엔 다시 살아날 것입니다
Şehre bir atom bombası bırakabilirdiniz ve 30 yıl sonra canlanır.30年後 まだ生き残っています 消滅する都市というのは非常に稀です
Şehre bir atom bombası bırakabilirdiniz ve 30 yıl sonra canlanır.Bạn có thể thả một quả bom nguyên tử xuống một thành phố, và 30 năm sau nó vẫn sống sót.
Şehre bir atom bombası bırakabilirdiniz ve 30 yıl sonra canlanır.Dobhatunk atombombát a városra, és 30 évvel később még mindig túlél.
Şehre bir atom bombası bırakabilirdiniz ve 30 yıl sonra canlanır.Je kunt een atoombom laten vallen op een stad en 30 jaar later heeft ze het overleefd.
Şehre bir atom bombası bırakabilirdiniz ve 30 yıl sonra canlanır.Kita bisa menjatuhkan bom atom di sebuah kota, 30 tahun kemudian kota itu tetap hidup.
Şehre bir atom bombası bırakabilirdiniz ve 30 yıl sonra canlanır.Man kan smide en atombombe på en by, og den lever stadig 30 år senere.
Şehre bir atom bombası bırakabilirdiniz ve 30 yıl sonra canlanır.Mohli by ste zhodiť atómovú bombu na mesto a po 30 rokoch stále prežíva.
Şehre bir atom bombası bırakabilirdiniz ve 30 yıl sonra canlanır.Można zrzucić bombę atomową na miasto, a trzydzieści lat później ono dalej żyje.
Şehre bir atom bombası bırakabilirdiniz ve 30 yıl sonra canlanır.Můžete na město shodit atomovou bombu a za 30 let žije dále.
Şehre bir atom bombası bırakabilirdiniz ve 30 yıl sonra canlanır.On peut lâcher une bombe atomique sur une ville, et 30 ans plus tard elle survit.
Şehre bir atom bombası bırakabilirdiniz ve 30 yıl sonra canlanır.Podemos largar uma bomba atómica numa cidade, e 30 anos depois continua a sobreviver.