Ana içeriğe geç
Sözlük

ato ile cümle

ato kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Rutherford atom modeli, Ernest Rutherford tarafından 1911 yılında ortaya konan fiziksel model.Model atomu Rutherforda – opublikowany w 1911 roku model atomu opracowany przez Ernesta Rutherforda.
Fakat bazı atomlar nötr kalmaya devam eder.Tylko niektóre jądra atomowe są trwałe.
İlk atom bombasını 1949'da, ilk hidrojen bombasını 1953'te yaptı.Zdetonowano tu pierwszą radziecką bombę atomową, a w 1953 roku pierwszą radziecką bombę wodorową.
İyonlaşma (ayrıca iyonlaşma veya iyonizasyon), bir atom veya molekülü iyona dönüştürme sürecidir.Jakąkolwiek karmę wytwarzają – złą czy też dobrą – będą jej spadkobiercami."
Adı 114 atom numaralı elemente (flerovyum) verildi.Na cześć uczonego pierwiastek o liczbie atomowej 114 nazwano flerowem.
13 Şubat - Fransa ilk atom bombasını Cezayir'in Sahra Çölü topraklarında denedi.13 lutego – na algierskiej Saharze Francja przeprowadziła swój pierwszy próbny wybuch jądrowy.
Kefaret (Ìngilizce: Atonement) Joe Wright'ın yönettiği 2007 yapımı İngiliz filmi.Pokuta (ang. Atonement) – brytyjsko-francuski film z 2007 roku w reżyserii Joe Wrighta.
Uzayda hidrojen nötral atomik halde bulunur.Wodór atomowy powszechnie występuje w przestrzeni międzygwiazdowej.
Protonlar sonunda da hidrojen atomu oluşmuştur.Większość protonów utworzyła natomiast atomy zwykłego wodoru.
Bunun anlamı yapısında bulunan karbon atomları dört faklı atom ya da molekülle bağ yapmıştır.Dzieje się tak, gdyż atomy bromu ustawiają się w przestrzeni możliwie najdalej od siebie i grupy karbonylowej.
Dalton’un geliştirdiği hipotezler şöyledir: Elementler atom adı verilen son derece küçük taneciklerden oluşur.Teoria Daltona składa się z następujących postulatów: Atom jest najmniejszym „budulcem” materii.
Kristalin enerjisi azaldıkça, her bir atomun kendine has titreşimleri sıfıra düşer.Kiedy promieniowanie rentgenowskie pada na kryształ, na każdym jego atomie dochodzi do dyfrakcji.
Bu olgular atomik seviyenin üstünde belirler.Reakcje w tym wypadku zachodzą na poziomie atomu.
9 Ağustos - Nagasaki'ye atom bombası atıldı.9 sierpnia – Amerykanie zrzucili bombę atomową na Nagasaki.
Nükleer kazalar Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (IAEA) INES ölçeğine göre sınıflandırılır.Sama budowa reaktorów była monitorowana w ramach Międzynarodowej Agencji Energii Atomowej (MAEA).
Daha sonra, Niels Bohr, atomların sadece enerji ayrık miktarlarda yayıldığını göstermiştir.Niels Bohr wyjaśnił skwantowanie poziomów energetycznych w atomie wodoru.
Bunun tek istisnası, ABD'nin tek katılmış toprağı olan Palmyra Atolü'dür; burası örgütlenmemiş ve ıssızdır.Atol Palmyra stanowi jedyne inkorporowane terytorium niezorganizowane.
O kadar güçlü bir silahtır ki tek bir atışta bir gezegeni atomlarına ayırıabilir.Posiada ogromną siłę ognia, która potrafi zmieść z powierzchni ziemi całe oddziały za pomocą jednego strzału.
Atom çekirdeğindeki proton ve nötron sayılarının toplamına, o atomun kütle numarası denir.Suma protonów i neutronów w jądrze atomu określana jest jako liczba masowa.
Furan molekülündeki oksijen atomunda sp² hibridizasyonu vardır.Atom azotu jest w stanie hybrydyzacji sp².
Atomium'un patenti tamamen kendisine aittir ve 2002 yılına kadar Atomium'un başkanlığını yapmıştır.Zasiadał jako prezes Rady Atomium do 2002 roku.
Nikel, atom numarası 28 olan ve simgesi Ni olan kimyasal bir elementtir.Nikiel jest pierwiastkiem chemicznym o symbolu Ni i liczbie atomowej 28.
Bağıl atom kütlesi 277.Działo samobieżne M107 kal.
Atom enerjisi pahalı ve tehlikeli.Energia jądrowa jest droga i niebezpieczna.
Önyargıları yok etmek atom çekirdeğini parçalamaktan daha zordurUprzedzenie trudniej jest rozbić niż atom
Bununla birlikte TNT, atomik olmayan geleneksel patlayıcıların en etkilisi değildir.TNT är däremot inte den energirikaste explosionen av de vanliga explosionerna.
1952 - Winston Churchill, Birleşik Krallık'ın atom bombasına sahip olduğunu ilan etti.1952 – Den brittiske premiärministern Winston Churchill tillkännager att Storbritannien nu har en atombomb.
Ancak, ksenon atomu da fullerenin reaktifliği üzerinde, elektronik bir etkiye sahiptir.Emellertid har xenonatomen även en elektrisk påverkan på reaktiviteten hos fulleren.
Fulleren içinde hapsolmuş ksenon atomu, 129Xe nükleer manyetik rezonans spektroskopisi yoluyla gözlenebilir.Den xenonatom som fångats inuti fullurenet kan övervakas genom 129Xe-kärnmagnetisk resonansspektroskopi.
Bu ilk başarıdan sonra Atomic Kitten bir Asya turuna çıktı ve ilk başarılı şarkıları "Cradle"'i sergiledi.Därefter begav sig Atomic Kitten ut på turné i Asien där de fick sin första listetta med låten "Cradle".
13 Şubat - Fransa ilk atom bombasını Cezayir'in Sahra Çölü topraklarında denedi.6 januari – Frankrike provspränger sin första atombomb i Saharaöknen .
Renkli çizimi KV-8 (42) – KV-1 taretine makineli tüfeğin yanına ATO-41 model alev makinası takıldı.KV-8 – En KV-1 med en eldkastare (ATO-41) i tornet vid sidan av kulsprutan.
Bu bomba Hiroşima'ya atılan atom bombasından yaklaşık 3.800 kat daha güçlüdür.Testsprängningen bedöms vara åtta gånger kraftigare än atombomben över Hiroshima.
Lazer soğutmadaki gelişmelerle, nanokelvin sıcaklıklara kadar nötr atomlar soğutuldu.Framsteg inom laserkylning har gjort det möjligt att kyla neutrala atomer ner till nanokelvin-temperaturer.
Atolde iki havaalanı ve bir liman bulunmaktadır.I Vohemar finns både en lokal flygplats och en hamn.
Nagazaki ve Hiroşima’ya atılan atom bombaları nükleer silahların savaşta ilk ve tek kullanışı olmuştur.Atombomberna över Hiroshima och Nagasaki visade att USA var världens första kärnvapenmakt.
Akhenaton'un ölümünden sonra Aton'un tek tanrıcı Güneş dini' tarihten silindi.Efter Akhenatons död övergavs snabbt kulten kring solguden Aton.
Manhattan Projesi 1 Ocak 1947'de Atom Enerjisi Komisyonu olarak değiştirildi.Utvecklingen av reaktorn beställdes den 31 december 1947 av Atomic Energy Commission.
Tennesin veya Ununseptiyum, periyodik tabloda atom numarası 117 ve sembolü Ts olan kimyasal elementtir.Tenness, tidigare även Ununseptium, är ett grundämne med det kemiska tecknet Ts och atomnumret 117.
Phocylides'e göre, cisimler atomlardan ve atom eksikliğinden oluşur.Enligt Leukippos finns endast atomer och tomrum.
Karbon atomları tetravalanttır ve diğer atomlar ile dört tane kovalent bağ oluşturur.Både kisel och kol binder till fyra andra atomer.
80) 1981 tarihli Atom Enerjisi (çeşitli düzenlemeler) Yasası (c.1980-tal Atmosfärisk termodynamik - c.
Atom numarası 110 olan Darmstadtium Elementi Darmstadt'ta bulunmuştur.Bland annat nämndes ämne 110 i periodiska systemet Darmstadtium efter upptäcktsplatsen Darmstadt.
Bunu, üç gün sonra Nagasaki'ye atılan "Fat Man" adlı atom bombası izlemiştir.Tre dagar senare fälldes den andra bomben "Fat Man" över Nagasaki.
Merkür'ün önemsenmeyecek kadar az olan atmosferi Güneş rüzgârı nedeniyle yüzeyinden kopan atomlardan oluşur.Merkurius nästan obetydliga atmosfär består av atomer som blåsts dit från solen av solvinden.
Atolllerin kökeni her zaman denizcilerin ve doğa bilimcilerin ilgisini çekmiştir.Astrofyllit är främst av intresse för samlare och forskare.
Başkenti Raratonga atolündeki Avarua'dır.Huvudstad är Avarua på huvudön Rarotonga.
9 Ağustos - Japonya'nın Nagasaki kentine atom bombası atıldı.9 augusti - USA fäller den andra atombomben över Nagasaki, Japan.
Ozon (O3) üç adet oksijen atomundan oluşan şeffaf bir gazdır.Ozon, O3, är en gas bestående av tre syreatomer per molekyl.
Bir ksenon atomunun çekirdeğinde 54 proton bulunur.Xenon är definierat som en atom med 54 protoner i kärnan.
Atomik kütle birimi (u), karbon-12 atomu kütlesinin 1/12’sine eşittir, yaklaşık olarak 1,66 x 10−27kg’dır.Atomers massa mäts av praktiska skäl ofta i atommassenheten (u), som är ungefär 1,66·10−27 kg.
Dyson Atom Araştırmacıları Bülteni sponsorlar kurulu üyesidir. ^ Bulletin of the Atomic ScientistsMottelson är medlem i sponsorstyrelsen för Bulletin of the Atomic Scientists.
Dünyanın ilk atom bombası o yılın 16 Temmuz günü New Mexico'da patlatıldı.Перша у світі атомна бомба була підірвана в Нью-Мексико 16 липня того ж року.
Ayrıca Binnig, Quate ve Gerber o yıl analog atomsal kuvvet mikroskobunu bulmuştur.Binnig, Quate і Gerber, також, винайшли аналогічний атомно-силовий мікроскоп того-ж року.
2006 yılı itibarıyla Potein Data Bank'da yaklaşık 40.000 atom çözünürlüklü protein yapısı bulunmaktadır.У 2006 році Банк даних білків (Protein Data Bank) містив приблизно 40 000 структур білків.
Atomların (veya öğeciklerin) bile kendilerine özel mıknatıssal alanları vardır.Ці нерви також мають свої специфічні ядра.
1959'da Uluslararası Atom Enerji Ajansı'nın bursuyla iki yıllığına Kanada'ya gitti.У 1959 році виїхала в Канаду на два роки за стипендією Міжнародного агентства з атомної енергії.
1957 - Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (AEK) kuruldu.1957 — засновано Міжнародне агентство з атомної енергії (МАГАТЕ).
X ışınları genelde atomik esaslardan kırınım yapmaz.Рентгенівські фотони, як правило, не відбиваються від атомних ядер.
Sovyetler Birliği, kendi atom bombasını geliştirme yönündeki çabalarını artırdı.Радянський Союз відповів активізацією зусиль зі створення власної атомної бомби.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod