Yukawa’nın kâğıtları ile modern atom modeli tamamlandı.و بفضل مجهودات يوكاوا هيديكي أصبح النموذج العام للنواة الذرية كاملا.
Bu bulgu, elektronların atomların bileşenleri olduğu fikri için bir kanıt oluşturmaktaydı.فعززت هذا الدليل الرأي القائل بأن الالكترونات توجد كعناصر في الذرات.
Bu bomba Hiroşima'ya atılan atom bombasından yaklaşık 3.800 kat daha güçlüdür.وأغلب الأسلحة النووية الحالية أقوى بحوالي 8 إلى 40 مرة من قنبلة هيروشيما.
İki veya daha fazla atom arasında elektronların değiş-tokuşu veya paylaşımı kimyasal bağın temel sebebidir.فالتبادل أو تقاسم الإلكترونات في ما بين الذرات هو السبب الرئيسي للروابط الكيميائية.
Genel anlamda, nötron saçılma deneyleri atomların nerede oldukları ve ne yaptıklarını anlamamıza yardım eder.وهناك مجال بحثي رئيسي في العلوم العصبية يسعى لفهم كيفية توليد التذبذبات العصبية وما هي وظيفتها.
Gelen ışık atom ve molekülleri etkilememelidir; incelenen numuneye zarar vermeden sadece onu yoklamalıdır.يجب على التدفق الساقط أن لا يؤثر على الذرات أو الجزيئات، يجب أن يكون فقط لسبر الجسيمات المدروسة.
Buharlaştırılan bu atomlar, vakum çemberi içindeki her noktaya yapışarak ince bir film oluşmasını sağlarlar.كل متجة يتم رسمه يمثل حركة تحرك الهواء عند تلك النقطة.
Bu makalede, Hartree atomik birimleri ile ilgilenilmiştir.Neste artigo trataremos sobre as unidades atômicas de Hartree.
Yukawa’nın kâğıtları ile modern atom modeli tamamlandı.Com a teoria de Yukawa, o modelo moderno do átomo estava completa.
İlk olarak 1951'de önerilen bu model, üç doğrudaş atomun bağlanmasını göz önünde bulundurur.Este modelo, proposto inicialmente em 1951, considera a ligação de três atomos colineares.
Bununla birlikte TNT, atomik olmayan geleneksel patlayıcıların en etkilisi değildir.Porém, o TNT não é o mais energéticos dos explosivos convencionais.
Bu zamanlarda fizikçiler atomik çekirdeği keşfetmenin başındaydılar.Na época, os físicos estavam começando a explorar o núcleo atômico.
The Decision to Drop the Atomic Bomb (İngilizce).The Making of the Atomic Bomb (em inglês).
Her bir saçılım olayında atom fotonun momentumuna eşit bir momentum kaybeder.Em cada evento de irradiação o átomo irá perder um momento igual ao momento do fotão.
Onların yasası yıllarca atom ağırlığının hesaplanması için bir teknik olarak kullanıldı.Esta lei foi utilizada por muitos anos como a técnica para medir massa atómica.
13 Şubat - Fransa ilk atom bombasını Cezayir'in Sahra Çölü topraklarında denedi.13 de Fevereiro – França testa a sua primeira bomba atómica no Deserto do Sahara, na Argélia.
Kale, 1590'larda inşa edilmiş olup 6 Ağustos 1945'te atılan atom bombası ile tahrip edilmiştir.O castelo foi reconstruído na década de 1590, mas foi destruído pela bomba atômica em 6 de agosto de 1945.
1957 - Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (AEK) kuruldu.1957 — É estabelecida a Agência Internacional da Energia Atômica.
Erişim tarihi: 7 Ekim 2013. ^ "Lorde's 'Royals' Remains Atop Hot 100".Consultado em 13 de outubro de 2013 «Lorde's 'Royals' Remains Atop Hot 100» (em inglês).
1952 - Winston Churchill, Birleşik Krallık'ın atom bombasına sahip olduğunu ilan etti.26 de Fevereiro - Winston Churchill anunciou que o Reino Unido possui a bomba atômica.
Sovyet atom bombası projesinin lideridir.Foi um dos líderes do projeto atômico soviético.
Bu nicemlenmiş yörüngeler aracılığıyla, hidrojen atomunun bu tayf çizgilerini açıkladı.Por meio destas órbitas quantizadas, ele explicou com precisão as linhas espectrais do átomo de hidrogênio.
Eğer atomdaki elektron sayısı çekirdeğin elektriksel yükünden farklıysa, böyle atomlara iyon denir.Se o número de elétrons for diferente da carga elétrica do núcleo, tal átomo é denominado íon.
PBDE, molekülünde brom atomların ortalama sayısına göre sınıflandırılır.PBDEs são classificados de acordo ao número médio de átomos de bromo na molécula.
Elektronlar, ayrıca iyon, molekül ya da atom gibi özel bir kimyasal türlerinden çıkarılabilirler.Elétrons podem também ser completamente removidos de uma espécie química, como um átomo, molécula, ou íon.
Klorun atom numarası 17'dir.O dezassete é o Número atômico do Cloro.
İki atom arasındaki elektronegatiflik farkı ne kadar büyükse bağ da o kadar iyoniktir.Quanto maior a diferença na eletronegatividade entre dois átomos mais iônica se torna a ligação.
Tom, Mo Willems ve Maxwell Atoms gibi animatör adamlarla iyi arkadaştır.Tom tem colegas animadores, Mo Willems e Maxwell Atoms.
23 Ekim'de Born bir dersinde Thomson atom modelini anlattı.Em 23 de outubro, apresentou sua palestra de habilitação sobre o modelo atômico de Thomson.
Bunun nedeni ise atom kütlesi beş veya sekiz olan hiçbir kararlı izotopun bulunmamış olmasıdır.Não foi encontrado nenhum elemento com um isótopo estável de massa atômica cinco ou oito.
En yüksek dolu moleküler orbital iki uç atomda yerelleşir.O orbital molecular ocupado mais alto está localizado nos dois átomos terminais.
Dünyanın ilk atom bombası o yılın 16 Temmuz günü New Mexico'da patlatıldı.A primeira bomba de plutônio foi testada no Novo México, Estados Unidos, em 16 de julho de 1945.
Sezyum atom saatlerinin çalışmasında da kullanılır.O isótopo também é utilizado na construção de relógios atômicos.
Atom bu durumda kararsızdır.Para tal, o átomo deveria ser obrigatoriamente instável.
Volkanik kışa benzer bir etki, (varsayılan) bir atom savaşıyla ortaya çıkan nükleer kıştır.O mecanismo é semelhante ao do Inverno Nuclear e ao do Inverno vulcânico.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA).Agência Internacional de Energia Atômica.
Nagazaki'ye atom bombası saldırısı ise 3 gün sonrasında gerçekleştirildi.O segundo combate naval de Antofagasta se levou a cabo três dias depois.
Atom saati icadının öncülüğüyle bu mevcut zamanın ölçümde en güvenilir kaynak oldu .Antes da invenção relógio atômico, esta era a maneira mais precisa para medir o tempo.
Örneğin, monoatomik gaz halinde gaz atomları hareketten dolayı yalnızca kinetik enerjiye sahiptir.Em gases monoatômicos, a energia interna é unicamente para movimentos de translação.
Müon, ortalama ömrü 2.2 µs olan kararsız bir atom altı parçacıktır.O múon é uma partícula subatômica instável, com uma vida média de 2,2µs.
Bu filozoflar atomun bölünmeyeceğini ve sonsuza kadar bu şekilde kalacağını ifade etmişlerdir.Estes filósofos consideraram o átomo ser indestrutível e, portanto, eterno.
Protonlar ve nötronlar nükleer füzyon süresince atom çekirdekleri için birleşmeye başladı.Prótons (íons de hidrogênio) e nêutrons começam a combinar em núcleos atômicos no processo de fusão nuclear.
Sikloalkanlarda yalnızca karbon ve hidrojen atomları yer almaktadır.São formados somente por átomos de carbono e hidrogênio.
Bu bomba Hiroşima'ya atılan atom bombasından yaklaşık 3.800 kat daha güçlüdür.Isto é equivalente a 1.600 vezes o tamanho da bomba atômica lançada sobre Hiroshima.
Örneğin hidrojen atomları 21.12 cm'lik dalgaboyunda spesifik bir radyo dalgası yayar.Por exemplo, um átomo de hidrogênio emite ondas em comprimentos de 21,12 cm.
O zamanlar maddenin atomik doğası hala tartışmalı bir kavramdı.Foi defensor da teoria atómica, numa época em que esta ainda era bem controversa.
Bu bulgu, elektronların atomların bileşenleri olduğu fikri için bir kanıt oluşturmaktaydı.Esta evidência fortaleceu a visão de que os elétrons existiam como componentes dos átomos.
Atom numaraları 89 ile 103 arasına olan 15 radyoaktif elementten oluşur.Actinóides: são os elementos que vão desde o número atômico 89 até ao 103.
Mighty Atom / Astro Boy - dizinin ana karakteri.A sequência de Captain Atom faz de Astro Boy o personagem principal.
Tetikleme atomiktir.Abacaxi Atômico.
Her bir elementin farklı bir atomik spektrumu vardır.Existem diversos tipos de cada componente de um espectrofotômetro.
Amorf katı atomların kararlı bir kristal yapıya sahip olmadığı katılar için kullanılan terim.As substâncias amorfas não possuem estrutura atômica definida.
1940-1941 de atom bombasını oluşturmayı tamamladı.Entre 1940 e 1941, pesquisas preliminares confirmaram a viabilidade de uma bomba atômica.
Ağustos 2001'de Siobhán Donaghy gruptan ayrıldı ve yerine, eski Atomic Kitten üyesi Heidi Range geldi.Em 2001, Donaghy deixou a banda e foi substituída por Heidi Range, ex-integrante do Atomic Kitten.
Yüklü akım etkileşimi radyoaktif atomdaki beta bozunması fenomeninden sorumludur.Interações de correntes carregadas são responsáveis pelo fenômeno de decaimento beta em um átomo radioativo.
Atoll oluşumunun günümüzdeki açıklaması charles Darwin'in kuramına dayanır.A Ideia da árvore da vida surgiu com Charles Darwin.
İki veya daha fazla atom arasında elektronların değiş-tokuşu veya paylaşımı kimyasal bağın temel sebebidir.As ligações químicas são devidas à troca ou compartilhamento de elétrons entre dois ou mais átomos.
Bağlı elektronun dalga benzeri davranışları atomik orbital denilen bir özellikle açıklanır.O comportamento similar a onda de uma ligação eletrônica é descrita por uma função denominada orbital atômico.
Atolde iki havaalanı ve bir liman bulunmaktadır.Por mar, Dublin usufrui de um porto e de um aeroporto.
Atomlar arası etkileşimi temsil eden potansiyel, potansiyel enerji yüzeyleri tarafından incelenir.O potencial representando as interações atômicas é então dado pelas superfícies de energias potenciais.