Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.Ξέρετε, εκπέμπουμε πολύ CO2 στην ατμόσφαιρα από ορυκτά καύσιμα, από την παραγωγή τσιμέντου.
Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.Знаете, бълваме огромни количества от CO2 в атмосферата, от изкопаеми горива, от производството на цимент.
Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.אתם יודעים, אנחנו מזרימים המון פחמן דו-חמצני לתוך האטמוספירה - מדלקים מאובנים, מייצור של בטון.
Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.تعلمون، نحن نضخ الكثير من ثاني أكسيد الكربون في الغلاف الجوي، من الوقود الأحفوري، من إنتاج الأسمنت.
Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.私たちは大気に大量の CO2を排出しています 化石燃料やコンクリート製品から いま その3分の1は
Atmosfere giriş hızımızın %99'unu kaybettik.Abbiamo perso il 99 percento della nostra velocità di ingresso.
Atmosfere giriş hızımızın %99'unu kaybettik.A belépési sebességünkből már 99%-ot veszítettünk.
Atmosfere giriş hızımızın %99'unu kaybettik.Am pierdut 99% din viteză.
Atmosfere giriş hızımızın %99'unu kaybettik. Bu nedenle, ulaşmak istediğimiz noktaya %99 varmış durumdayız.Chúng tôi đã giảm 99% vận tốc ban đầu, cũng như đã đi được 99% quãng đường muốn đến.
Atmosfere giriş hızımızın %99'unu kaybettik.Hemos perdido el 99% de la velocidad de entrada.
Atmosfere giriş hızımızın %99'unu kaybettik.Již jsme ztratili 99 procent vstupní rychlosti.
Atmosfere giriş hızımızın %99'unu kaybettik.On a perdu 99% de notre vitesse d'entrée.
Atmosfere giriş hızımızın %99'unu kaybettik.We zijn 99 procent van de entree-snelheid kwijt.
Atmosfere giriş hızımızın %99'unu kaybettik.Wir haben 99 % der Eintrittsgeschwindigkeit abgebaut.
Atmosfere giriş hızımızın %99'unu kaybettik.Загубихме 99 процента от навлизащата си скорост.
Atmosfere giriş hızımızın %99'unu kaybettik.Мы потеряли 99% нашей первоначальной скорости.
Atmosfere, ince bir kat cila, dendiğini duymuştuk.Am auzit despre atmosferă ca fiind descrisă ca un strat de lac.
Atmosfere, ince bir kat cila, dendiğini duymuştuk.Ci è stato detto che l'atmosfera è come un sottile strato di vernice.
Atmosfere, ince bir kat cila, dendiğini duymuştuk.Hallottuk, hogy a légkör egy vékony lakkréteg.
Atmosfere, ince bir kat cila, dendiğini duymuştuk.Hemos oído hablar de la atmósfera como una delgada capa de barniz.
Atmosfere, ince bir kat cila, dendiğini duymuştuk.Já ouvimos falar da atmosfera como uma fina camada de verniz.
Atmosfere, ince bir kat cila, dendiğini duymuştuk.Kita mendengar atmosfir sebagai lapisan pernis yang tipis.
Atmosfere, ince bir kat cila, dendiğini duymuştuk.대기를 두고 얇은 니스칠 한 것 같다고들 하죠.
Atmosfere, ince bir kat cila, dendiğini duymuştuk.Nous savons que l'atmosphère est comme une fine couche de vernis.
Atmosfere, ince bir kat cila, dendiğini duymuştuk.Saimme kuulla ilmakehästä ohuena lakkakerroksena.
Atmosfere, ince bir kat cila, dendiğini duymuştuk.Slyšeli jsme o atmosféře jako o tenké vrstvě laku.
Atmosfere, ince bir kat cila, dendiğini duymuştuk.Słyszeliśmy, że atmosfera przypomina cienką warstwę lakieru.
Atmosfere, ince bir kat cila, dendiğini duymuştuk.We hoorden over de atmosfeer als een dunne laag vernis.
Atmosfere, ince bir kat cila, dendiğini duymuştuk.Wir hörten von der Atmosphäre als eine dünne Lackschicht.
Atmosfere, ince bir kat cila, dendiğini duymuştuk.Ακούσαμε για την ατμόσφαιρα ως ένα λεπτό στρώμα λούστρου.
Atmosfere, ince bir kat cila, dendiğini duymuştuk.Мы слышали об атмосфере как о тонком слое лака.
Atmosfere, ince bir kat cila, dendiğini duymuştuk.Чухме за атмосферата като тънък слой лак.
Atmosfere, ince bir kat cila, dendiğini duymuştuk.שמענו את הדימוי של האטמוספירה כשכבת לכה דקה.
Atmosfere, ince bir kat cila, dendiğini duymuştuk.سمعنا بأن طبقة الغلاف الجوي هي عبارة عن طبقة خفيفة من الطلاء.
Atmosfere, ince bir kat cila, dendiğini duymuştuk.生命自体は この惑星の薄い ペンキ塗装にすぎません
Atmosfere karbon karışmasını durdurmaya çalışıyorduk.Cercavamo di impedire che il carbonio entrasse nell'atmosfera.
Atmosfere karbon karışmasını durdurmaya çalışıyorduk.Estábamos intentando impedir que el carbono ingresara a la atmósfera.
Atmosfere karbon karışmasını durdurmaya çalışıyorduk.Încercam să oprim carbonul înainte să pătrundă în atmosferă.
Atmosfere karbon karışmasını durdurmaya çalışıyorduk.Kami mencoba menghentikan karbon masuk ke dalam atmosfer.
Atmosfere karbon karışmasını durdurmaya çalışıyorduk.우리는 탄소가 대기로 가지 못하도록 노력했습니다.
Atmosfere karbon karışmasını durdurmaya çalışıyorduk.Nie chcieliśmy, by przenikał do atmosfery.
Atmosfere karbon karışmasını durdurmaya çalışıyorduk.Nous tentions d'empêcher le carbone de se libérer dans l'atmosphère.
Atmosfere karbon karışmasını durdurmaya çalışıyorduk.Snažili jsme se zastavit uhlík, aby nepronikal do atmosféry.
Atmosfere karbon karışmasını durdurmaya çalışıyorduk.Và cố gắng ngăn chúng thoát ra khỏi khí quyển.
Atmosfere karbon karışmasını durdurmaya çalışıyorduk.We probeerden te voorkomen dat koolstof in onze atmosfeer terecht kwam.
Atmosfere karbon karışmasını durdurmaya çalışıyorduk.Wir versuchten, den Kohlenstoff daran zu hindern, in die Atmosphäre zu gelangen.
Atmosfere karbon karışmasını durdurmaya çalışıyorduk.Мы пытались прекратить поступление углерода в атмосферу.
Atmosfere karbon karışmasını durdurmaya çalışıyorduk.Опитвахме се да спрем преминаването на въглерода в атмосферата.
Atmosfere karbon karışmasını durdurmaya çalışıyorduk.ניסינו לעצור את חדירת הפחמן לאטמוספירה.
Atmosfere karbon karışmasını durdurmaya çalışıyorduk.كنا نحاول منع الكربون من الوصول إلى الغلاف الجوي.
Atmosfere karbon karışmasını durdurmaya çalışıyorduk.土地の灌漑を最小限にしました
Atmosferi aslında çok kalın.De facto, tem uma atmosfera densa.
Atmosferi aslında çok kalın.De fapt are o atmosferă foarte densă.
Atmosferi aslında çok kalın.Den har en väldigt tjock atmosfär.
Atmosferi aslında çok kalın.En fait, elle a une atmosphère très épaisse.
Atmosferi aslında çok kalın.Er hat tatsächlich eine sehr dicke Atmosphäre.
Atmosferi aslında çok kalın.Hij heeft een heel dichte atmosfeer.
Atmosferi aslında çok kalın.In realtà ha un'atmosfera molto spessa.
Atmosferi aslında çok kalın. Kamerayı Satürn'ün üstüne merkezleyeceğim, buraya.Titan memiliki atmosfer yang sangat tebal dan saya akan meletakkan kamera di tengah Saturnus.
Atmosferi aslında çok kalın. Kamerayı Satürn'ün üstüne merkezleyeceğim, buraya.Và thực sự thì nó có một lớp khí quyển rất dày và tôi định sẽ định vị lại camera vào sao Mộc.