atması ile cümle
atması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Öğretmenler bazen öğrencilerinin stres atmasına izin vermeliler.Teachers should occasionally let their students blow off some steam.
Onun bana nutuk atmasından usandım.I'm tired of him bawling me out.
Tom Mary'nin çürük elmayı çöpe atmasını rica etti.Tom asked Mary to throw the rotten apple into the garbage.
Onun kaba cevabı onun yüzüne tokat atması için onu kışkırttı.His rude reply provoked her to slap his face.
Onun kocası o eski şapkasını atmasını istedi.Her husband asked her to throw that old hat away.
Tom Mary'nin ona bir göz atmasını söyledi.Tom asked Mary to take a look at it.
Tom Mary'den topu ona atmasını istedi.Tom asked Mary to throw the ball to him.
Tom'un ona bir göz atmasına izin ver.Let Tom take a look at it.
Güneşin Samanyolu etrafında tam bir tur atması yaklaşık 230 milyon yıl alır.It takes the Sun about 230 million years to make one complete orbit around the Milky Way.
Umutsuzluk, hayatını tehlikeye atmasına neden oldu.Desperation has led him to risk his life.
Sami'nin gelip buna bir göz atması gerekir.Sami should come have a look at this.
Tom'un buna bir göz atmasını istiyorum.I want Tom to take a look at that.
Televizyonu açmasıyla sigortanın atması bir oldu.No sooner had he turned on the TV than the fuse blew.
Paul herkesin çığlık atmasını sağladı.Paul made everyone scream.
Eğer bir Yahudi bir dükkana girerse mallara göz atması yasaktır...If a Jew enters a shop for anything, he is forbidden to inspect the goods...
Benzer bir düşünce, Penguen'in ailesi tarafından nehre atmasında da kullanılmıştı.A similar notion was used when the Penguin's parents threw him into a river as a baby.
Bu da onun halk hizmetine ilk adım atmasını sağlayan yıllara adımını attırdı.After that he spent a few years laying the foundations for his personal rule.
MISTER - YOU ALWAYS GONNA BE FOREVER çığlıkları atmasıydı."Organizers predict greatest Grito Fest ever".
Michael Jackson'ın da bu yılda türe el atması artık düzeni yerle bir etmiştir.Michael Jackson now regrets making these payments.
Scotta 1975 yılında bir sezonda 60 gol atmasıyla tanınmaktadır.Scotta is most famous for his feat of scoring 60 goals in 1975.
Fakat K♥ yoksa ♥ atması zorunludur.Tirar = v. To have sex.
Bu yıkımın bonobo maymunlarının hayatta kalmalarını tehlikeye atması şaşırtıcı olmaz.Not surprisingly, this destruction also endangers bonobo survival.
Kalbin daha güçlü atması gerekir.The heart needs to pump a little harder.
Kimsenin, ne Ay'a ne de Ah Fei'ye leke atmasına katlanabilirim !I will not allow anyone to disparage Fei or Moon!
Kurumların veya devletlerin ilk adımı atmasını bekleyemezdik.And because we couldn't wait for and institutions or governments to step in
Bunu sicimler üzerinde karıncanın ayağını atması olarak düşünüyorum -- ve atmak gerçekten çok zordu.And this was a hard shot to get -- I think this is the shot of the ant foot on the superstrings.
Hareket etmek dedim çünkü kalbim titremekteydi ve onlar da tekrar da atması için uğraşıyorlardı.I say "moving," because it was quivering, and they were trying to put a beat back into it.
Hayır, bir lider kendisinin ağırlıklarını atmasına izin verendir.No, the pioneer is the one who allows himself to throw overboard a lot of ballast.
Bu stresli anınızda adrenaline ihtiyacınız olduğu andaki gibi kalbinizin hızlı atmasını sağlar.It's as much a part of your stress response as the adrenaline that makes your heart pound.
Ve kalbimin atmasını istedim.And to feel my heart beating
Ey Tanrım, sana güveniyorum, utandırma beni, Düşmanlarım zafer kahkahası atmasın!My God, I have trusted in you. Don't let me be shamed. Don't let my enemies triumph over me.
Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB! Yüzünün ışığında yürürler.Blessed are the people who learn to acclaim you. They walk in the light of your presence, Yahweh.
Sana sa'atden soruyorlar: Demir atması (gelip çatması) ne zaman diye.They ask you: "When will the Hour be? When is its time fixed?"
Onun yüzmesi de, demir atması (durması) da Allah'ın adıyladır.In the name of God be its course and mooring.
Onun akıp gitmesi de demir atması da Allah'ın adıyladır.In the name of God be its course and mooring.
O saatten soruyorlar sana, "gelip demir atması ne zaman?" diye.They ask you: "When will the Hour be? When is its time fixed?"
Sana kıyamet saatini sorarlar: “Demir atması ne zaman?” diye.They ask you: "When will the Hour be? When is its time fixed?"
Dedi ki: "Ona binin. Onun yüzmesi de, demir atması (durması) da Allah'ın adıyladır.He said, ‘Board it: In the Name of Allah it shall set sail and cast anchor.
Nûh dedi: "Binin içine! Onun akıp gitmesi de demir atması da Allah'ın adıyladır.He said, ‘Board it: In the Name of Allah it shall set sail and cast anchor.
SETimes: Priştine’nin Kosovalı Sırplar için somut olarak ne gibi adımlar atmasını istiyorsunuz?SETimes:What do you expect Pristina to do for the Kosovo Serbs in concrete terms?
DiCarlo Makedonya'nın atması gereken belli adımlara da işaret etti.DiCarlo pointed to specific steps Macedonia should take.
Makedonya ileri yönde büyük bir adım atmasına karşın AB üyeliği henüz cepte değil.Macedonia's taken a big step forward, but EU membership is not yet in the bag.
İskit, Türkiye'nin limanlarını Kıbrıslı Rumlara açarak ilk adımı atması gerektiğini söyledi.Turkey, he said, should start by opening its ports to Greek Cypriots.
Fakat diğer taraftaki Sırpların "Sırbistan, Sırbistan" şeklinde slogan atmasıyla durum alevlendi.But the situation escalated further, with Serbs on the other side chanting "Serbia, Serbia".
Fakat bundan sonra hükümetin küresel örgütlere karşı adımlar da atması bekleniyor.From now on, the government is expected to take steps against global networks.
Ancak bazı kesimler, sürecin ülkenin makroekonomik istikrarını tehlikeye atmasından korkuyorlar.However, some fear the process may jeopardise the country's macro-economic stability.
Bu daha sonra tiyatroya adım atmasına neden oldu.She's strong in a sense that she isn't influenced easily.
Atti, Hossein'ın cesedini atmasına yardım ettikten sonra, ona kediyi verir ve gitmesini söyler.After Atti helps her dispose of Hossein's body, she tells her to take the cat and leave.
Kralın rızası, onun yetişkinliğe adım atmasına bağlıydı.The king's consent was contingent upon his having attained his majority.
Bunun üzerine kahin, annesinin kemiklerini omzunun arkasına atması gerektiğini söyledi.He was told to throw the bones of his mother behind his shoulder.
Themis, Pyrrha'ya yeniden üremek için annesinin kemiklerini atması gerektiğini söyler.Themis tells Pyrrha that she must cast the bones of her mother to successfully reproduce.
Onun akıp gitmesi de demir atması da Allah’ın adıyladır.Gott der Herr rief sie mit Namen, Daß sie all’ ins Leben kamen, Daß sie nun so fröhlich sind.
Hamas, İsrail'e roketler atmasıyla 7 haftalık çatışma başlamış oldu.Am Abend feuert die Hamas mindestens 17 Raketen auf israelische Gebiet.
1955'te sarı-lacivertli takım ezeli rakibinin rekortmen sporcularına el atmasıyla dağılmıştır.1953 wurde Richt Trainer bei den Sportfreunden Esslingen.
Onun akıp gitmesi de demir atması da Allah’ın adıyladır.Que sa course et son mouillage soient au nom d'Allah ».
Yaklaşımın dezavantajı ise müşteriyi arka plana atmasıdır.Il est déshonorant de montrer votre dos à l'ennemi.
Amerikan kartalının Pasifik Okyanusu üzerinde çığlık atmasını istiyordum." diyordu.Quería que el águila norteamericana fuera gritando sobre el Pacífico.
O gece Gervin'in ödülü kazanması için 58 sayı atması gerekiyordu.Esa noche, Gervin ya sabía que necesitaba 58 puntos para conseguir el título.
Benzer bir düşünce, Penguen'in ailesi tarafından nehre atmasında da kullanılmıştı.Una noción similar se utilizó cuando los padres del Pingüino lo arrojaron a un río siendo un bebé.
Onun akıp gitmesi de demir atması da Allah’ın adıyladır.Allah è il nome che designa l'Essenza Divina qualificata dall'insieme dei suoi attributi.
İlgili Sayfalar