atlatmış ile cümle
atlatmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
O, soğuk algınlığını atlatmış olmalı.He must have gotten over his cold.
Henüz tehlikeyi atlatmış değiliz.We're not out of danger yet.
Tehlikeyi atlatmış görünüyoruz.We appear to be out of danger.
Tom soğuk algınlığını atlatmış olmalı.Tom must've gotten over his cold.
Tom, hâlâ şoku atlatmış değil.Tom still hasn't gotten over the shock.
Dan neredeyse iki yıl boyunca polisi atlatmış.Dan eluded police for almost two years.
Nietzsche algısı ve tanınması, ilk dalgasını atlatmıştı.Nietzsche's reception and recognition enjoyed their first surge.
İki pilot ve bir mühendis ölmüş, Arafat ise yalnızca hafif yara bere ile atlatmıştı.Two pilots and an engineer were killed; Arafat was bruised and shaken.
Birçok harbe katılmış, hatırı sayılır tehlikeler atlatmıştır.Voice: You survived countless encounters with danger.
2004'te iki darbe atlatmışız!".The two merged in 2004.
Şebinkarahisar, tarihi içinde pek çok yangın atlatmıştır.The village suffered a number of fires in its history.
Görünen o ki, Şili iki badire atlatmış.So, it looks like Chile dodged two bullets.
Çok şey atlatmış olmalısın.You must've suffered a great deal
Çok sayıda başkası da saldırıyı hafif sıyrıklarla atlatmıştı.Several others escaped with minor injuries.
Bu yüzölçümü iyi durumda bir piyasa ekonomisine geçişi atlatmıştır.These acreage survived the transition to a market economy in good condition.
Tehlikeyi atlatmıştır.Die Gefahr ist vorüber.
İlk sezonunda 2 ay süren bir sakatlık dönemi atlatmıştır.Dabei gelang ihm auch der erste Saisontreffer seit mehr als zwei Jahren.
Birçok harbe katılmış, hatırı sayılır tehlikeler atlatmıştır.Sie geraten in zahlreiche gefährliche Situationen und begegnen der schönen Ellen.
Köy tarihinde iki yangın atlatmıştır.Es sind zwei Dorfbrände überliefert.
Tehlikeyi atlatmıştır.Le Danger.
Tehlikeyi atlatmıştır.El peligro ha pasado.
Birçok harbe katılmış, hatırı sayılır tehlikeler atlatmıştır.Sono timidissimi, e sanno sfuggire alla maggior parte dei pericoli.
2004'te iki darbe atlatmışız!".Io ho sofferto due anni!».
Hayati tehlikeyi atlatmış, İzmir'de yaşamaktadır.E si scopre che è sopravvissuto alla rivoluzione, vivendo in Svizzera.
Andy Murray, Fransız rakibi Éric Prodon'ı 6-4, 6-1, 6-3 setlerle mağlup ederek rahat bir maç atlatmıştır.Lo scozzese Andy Murray ha sconfitto il francese Éric Prodon per 6-4 6-1 6-3.
Erişim tarihi: 8 Temmuz 2011. ^ "2004'te iki darbe atlatmışız!".Lui ha risposto: "Sì, stiamo facendo Madagascar 3 ora e uscirà nell'estate del 2012."
Araçtakiler hafif yaralarla kazayı atlatmışlardı.Solamente il conduttore del treno lamentava lievi ferite.
Birçok harbe katılmış, hatırı sayılır tehlikeler atlatmıştır.Они много раз вступали в бой и добыли себе большое богатство.
İki pilot ve bir mühendis ölmüş, Arafat ise yalnızca hafif yara bere ile atlatmıştı.Оба пилота и бортинженер погибли, но Арафат остался жив.
Tehlikeyi atlatmıştır.Опасность миновала.
Sıkıntılı dönemi Eyüp ile birlikte sağ olarak atlatmıştır.Предел они сразу же установили правильный с жеребьёвкой.
Şebinkarahisar, tarihi içinde pek çok yangın atlatmıştır.وقد اندثر عديد المباني بسبب الحرائق عبر التاريخ.
Birçok harbe katılmış, hatırı sayılır tehlikeler atlatmıştır.وبعد ذلك ظهرت في لم الكثير من الأدوار التي كانت جريئة.
Kendisi daha önce on yedi defa trafik kazası geçirmişti ancak bunların hepsini hafif sıyrıklarla atlatmıştı.Zijn vliegtuig was daarvoor al zeven keer neergeschoten geweest, maar hij had het telkens overleefd.
Ligi ise 12. sırada tamamlayarak küme düşme tehlikesini atlatmış oldu.Uiteindelijk wist men zich toch nog te redden, met een 12de plaats in het klassement.
Hayati tehlikeyi atlatmış, İzmir'de yaşamaktadır.Chcę żyć i umrzeć tutaj, w Skandynawii!
Tehlikeyi atlatmıştır.Niebezpieczeństwo zostało zażegnane.
Ayrıca 14 Ocak 2011 tarihinde kaza yapan Mesut Akusta büyük bir tehlike atlatmıştır.Dnia 14 kwietnia 1991 roku doszło na moście do groźnego wypadku.
Zürih Havalimanı'nda bir hava kazası atlatmıştı fakat 1967 yılında İtalya'da, Cuneo'da uçak kazasında öldü.W 1967 r. zginął w innym wypadku lotniczym w Cuneo we Włoszech.
İlçe 17 Ağustos 1999 depremini bu sebeple az hasarla atlatmıştır.Następnego dnia wczesnym rankiem, dnia 17 sierpnia, jego obawy potwierdziły się.
Müceddidi bu saldırıyı hafif yaralarla atlatmıştır.Flickan undkom dock med lindriga skador.
Tehlikeyi atlatmıştır.Небезпека насувалась.
Anıt yangını hasar almadan atlatmıştır.Пам'ятник залишився без пошкоджень.
Tehlikeyi atlatmıştır.Nebezpečí nekončí.
Araçtakiler hafif yaralarla kazayı atlatmışlardı.Kisebb sérülésekkel megúszta a balesetet.
Araçtakiler hafif yaralarla kazayı atlatmışlardı.De øvrige passagerer slap med lettere kvæstelser.
Hayati tehlikeyi atlatmış, İzmir'de yaşamaktadır.Det lykkedes ham at flygte, og han blev livlæge i Ispahan.
İki pilot ve bir mühendis ölmüş, Arafat ise yalnızca hafif yara bere ile atlatmıştı.To piloter og en tekniker døde, mens Arafat unnslapp forslått og rystet.
Aynı yılın yazında çift tehlikeli bir trafik kazası atlatmıştır.Om sommeren ble det her kjørt dobbeltsett ved stor trafikk.
İki pilot ve bir mühendis ölmüş, Arafat ise yalnızca hafif yara bere ile atlatmıştı.Hai phi công và một kỹ sư thiệt mạng; Arafat bị thâm tím và bị sốc.
Zürih Havalimanı'nda bir hava kazası atlatmıştı fakat 1967 yılında İtalya'da, Cuneo'da uçak kazasında öldü.他在苏黎世国际机场的一次航空事故中幸存下来,但1967年去世。
Erişim tarihi: 8 Temmuz 2011. ^ "2004'te iki darbe atlatmışız!".從去年2004年的單曲『嘿,我會加油。
Şebinkarahisar, tarihi içinde pek çok yangın atlatmıştır.函館在歷史上多次遭遇大火。
Birçok harbe katılmış, hatırı sayılır tehlikeler atlatmıştır.호기심이 많은 것은 여전하고 너무 위험한 일에 발을 들여 놓기도 한다.
Tehlikeyi atlatmıştır.הסכנה הוסרה.
Nietzsche algısı ve tanınması, ilk dalgasını atlatmıştı.Приемането и признаването на Ницше се радва на първия си успех.
İki pilot ve bir mühendis ölmüş, Arafat ise yalnızca hafif yara bere ile atlatmıştı.Пилотът и няколко пътници са убити, а Арафат се отървава само с няколко фрактури и други наранявания.
Birçok harbe katılmış, hatırı sayılır tehlikeler atlatmıştır.Той преживял много трудности и бил заобиколен от безброй опасности.
Tehlikeyi atlatmıştır.Nebezpečenstvo však pominulo.
Araçtakiler hafif yaralarla kazayı atlatmışlardı.Vodič autobusu vyviazol s ľahkými zraneniami.