atlıyor ile cümle

atlıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bota atlıyor ve köpekbalıklarını etiketliyoruz.עולים לסירה שלך ומסמנים את הכריש.
Bota atlıyor ve köpekbalıklarını etiketliyoruz.قف على سطح مركبك وضع العلامة على القرش
Bota atlıyor ve köpekbalıklarını etiketliyoruz.これは大変に効果的でした
Burada bir noktayı atlıyoruz, çünkü şahsi görüşüm, Max Vision gibi insanların hapse atılmaması yönünde.Ahora, aquí nos falta algo, porque no creo que gente como Max Vision deba estar en la cárcel.
Burada bir noktayı atlıyoruz, çünkü şahsi görüşüm, Max Vision gibi insanların hapse atılmaması yönünde.Cred că noi pierdem aici, nu cred că oameni ca Max Vision ar trebui sa fie în închisoare.
Burada bir noktayı atlıyoruz, çünkü şahsi görüşüm, Max Vision gibi insanların hapse atılmaması yönünde.Ich denke wir übersehen hier etwas, denn ich denke Leute wie Max Vision sollten nicht im Gefängnis sein.
Burada bir noktayı atlıyoruz, çünkü şahsi görüşüm, Max Vision gibi insanların hapse atılmaması yönünde.Ik denk dat we hier kansen missen, want mensen als Max Vision horen niet in de gevangenis thuis.
Burada bir noktayı atlıyoruz, çünkü şahsi görüşüm, Max Vision gibi insanların hapse atılmaması yönünde.Jeg synes der mangler en pointe her for jeg synes ikke at folk som Max Vision burde være i fængsel.
Burada bir noktayı atlıyoruz, çünkü şahsi görüşüm, Max Vision gibi insanların hapse atılmaması yönünde.여기서 우리는 한가지 묘책을 놓치고 있습니다. 저는 맥스비전과 같은 사람이 감옥에 가야 한다고 생각하지 않아요.
Burada bir noktayı atlıyoruz, çünkü şahsi görüşüm, Max Vision gibi insanların hapse atılmaması yönünde.Měli bychom se nad tím zamyslet, protože já si nemyslím, že by lidé jako Max Vision měli být ve vězení.
Burada bir noktayı atlıyoruz, çünkü şahsi görüşüm, Max Vision gibi insanların hapse atılmaması yönünde.Myślę, że gdzieś umyka nam ważna kwestia i nie sądzę, że ludzie tacy jak Max Vision powinni być w więzieniu.
Burada bir noktayı atlıyoruz, çünkü şahsi görüşüm, Max Vision gibi insanların hapse atılmaması yönünde.Myslím si, že tu prehliadame pointu, pretože si nemyslím, že by ľudia ako Max Vision mali byť vo väzení.
Burada bir noktayı atlıyoruz, çünkü şahsi görüşüm, Max Vision gibi insanların hapse atılmaması yönünde.Saya rasa kita kehilangan sesuatu, karena saya tidak yakin orang seperti Max Vision seharusnya dipenjara.
Burada bir noktayı atlıyoruz, çünkü şahsi görüşüm, Max Vision gibi insanların hapse atılmaması yönünde.Νομίζω κάτι μας διαφεύγει εδώ, γιατί δεν νομίζω οτι άνθρωποι σαν τον Max Vision πρέπει να βρίσκονται φυλακή.
Burada bir noktayı atlıyoruz, çünkü şahsi görüşüm, Max Vision gibi insanların hapse atılmaması yönünde.Значи мисля, че ние изпускаме важното тук, защото не мисля, че хора като Макс Вижън трябва да са в затвора.
Burada bir noktayı atlıyoruz, çünkü şahsi görüşüm, Max Vision gibi insanların hapse atılmaması yönünde.Я гадаю, ми дещо втрачаємо в цьому плані, коли розглядаємо людей таких, як Макс Віжн, лише як злочинців.
Burada bir noktayı atlıyoruz, çünkü şahsi görüşüm, Max Vision gibi insanların hapse atılmaması yönünde.Я думаю, мы кое-что упускаем, потому что я не думаю, что такие люди, как Макс Вижн должны сидеть в тюрьме.
Burada bir noktayı atlıyoruz, çünkü şahsi görüşüm, Max Vision gibi insanların hapse atılmaması yönünde.עכשיו, אני חושב שאנחנו מפספסים איזה טריק כאן משום שאינני חושב שאנשים כמו מקס ויז'ן צריכים להיות בכלא
Burada bir noktayı atlıyoruz, çünkü şahsi görüşüm, Max Vision gibi insanların hapse atılmaması yönünde.أعتقد أننا نفتقد إلى الحيلة هنا لأني لا أعتقد أن أشخاص مثل "ماكس فيجين" يفترض أن يكونوا في السجن.
Burada bir noktayı atlıyoruz, çünkü şahsi görüşüm, Max Vision gibi insanların hapse atılmaması yönünde.マックス・ビジョンのような人が投獄されるべきではない これは率直に言わせてください
Daha sonra kahverengi 94 model Cadillac Seville'ine atlıyor ve1994年型キャデラックセビルに乗り サンベルナーディノ道路を突っ走って
Daha sonra kahverengi 94 model Cadillac Seville'ine atlıyor ve지금도 할머니는 7개나 되는 자원봉사를 하고 있는데
Daha sonra kahverengi 94 model Cadillac Seville'ine atlıyor veА затем садится за руль своего янтарного
Daha sonra kahverengi 94 model Cadillac Seville'ine atlıyor veА потім сідає за кермо свого янтарного
Daha sonra kahverengi 94 model Cadillac Seville'ine atlıyor veИ после се качва в своя оцветен като коренова бира
Daha sonra kahverengi 94 model Cadillac Seville'ine atlıyor veואז היא נכנסת לקאדילק סוויל שלה משנת 1994 בצבע בירה
Daha sonra kahverengi 94 model Cadillac Seville'ine atlıyor veثم تصعد بسيارتها بلون البيره كاديلاك سيفيل 1994,
Dehşete kapılan kurbanlar geri atlıyor, ama suyun altında da yandıklarını görüyorlardı.As vítimas aterrorizadas voltavam para trás, mas percebiam que continuavam a arder debaixo de água.
Dehşete kapılan kurbanlar geri atlıyor, ama suyun altında da yandıklarını görüyorlardı.Có hoảng loạn nhảy ngược vào hào, chúng vẫn sẽ bị thiêu đốt dưới nước.
Dehşete kapılan kurbanlar geri atlıyor, ama suyun altında da yandıklarını görüyorlardı.공포에 질린 적들은 뛰어내렸지만 여전히 물 속에서 불에 탔습니다.
Dehşete kapılan kurbanlar geri atlıyor, ama suyun altında da yandıklarını görüyorlardı.Las víctimas aterrorizadas saltaban hacia atrás, sólo para descubrir que aún ardían bajo el agua.
Dehşete kapılan kurbanlar geri atlıyor, ama suyun altında da yandıklarını görüyorlardı.Les victimes terrifiées replongeaient, mais continuaient à brûler sous l'eau.
Dehşete kapılan kurbanlar geri atlıyor, ama suyun altında da yandıklarını görüyorlardı.Le vittime terrorizzate si rituffavano solo per scoprire che continuavano a bruciare sott'acqua.
Dehşete kapılan kurbanlar geri atlıyor, ama suyun altında da yandıklarını görüyorlardı.Przerażone ofiary wskakując do wody odkrywały, że palą się dalej.
Dehşete kapılan kurbanlar geri atlıyor, ama suyun altında da yandıklarını görüyorlardı.Victimele îngrozite săreau înapoi în apă, descoperind că de fapt continuau să ardă subacvatic.
Dehşete kapılan kurbanlar geri atlıyor, ama suyun altında da yandıklarını görüyorlardı.Voller Angst sprangen die Opfer zurück, aber unter Wasser brannten sie weiter.
Dehşete kapılan kurbanlar geri atlıyor, ama suyun altında da yandıklarını görüyorlardı.Τα τρομοκρατημένα θύματα, οπισθοχωρούσαν για ν' ανακαλύψουν πως καίγονταν και κάτω απ' το νερό.
Dehşete kapılan kurbanlar geri atlıyor, ama suyun altında da yandıklarını görüyorlardı.Перепуганные жертвы прыгали обратно в ров, но продолжали гореть и под водой.
Dehşete kapılan kurbanlar geri atlıyor, ama suyun altında da yandıklarını görüyorlardı.הקורבנות המפוחדים היו קופצים חזרה, רק כדי למצוא שהם עדיין בוערים מתחת למים.
Dehşete kapılan kurbanlar geri atlıyor, ama suyun altında da yandıklarını görüyorlardı.الضحايا المذعرون سيقفزون للخلف ولكن سيظلون يحترقون داخل الماء.
Direk sonuca atlıyorsun!Ne tire pas des conclusions attivement!
Direk sonuca atlıyorsun!Olha, não foi nada disso que aconteceu. Estás a tirar conclusões precipitadas!
Direk sonuca atlıyorsun!Stai saltando alle conclusioni!
Direk sonuca atlıyorsun!Βγάζεις βιαστικά συμπεράσματα!
Diyelim ki bir kayalığın en tepesindeyim Ve birşeyler atmak yerine kendim atlıyorum.Řekněme, že jsem na vrcholu útesu a skočím... ...místo házení něčeho, jen prostě skočím z útesu.
Dünya'da sınıf atlıyoruz.Egyre magasabbra jutunk a világban.
Dünya'da sınıf atlıyoruz.Kualitas hidup kita meningkat.
Dünya'da sınıf atlıyoruz.Ne mutăm mai sus în lume.
Dünya'da sınıf atlıyoruz.Nos hacemos sitio en el mundo.
Dünya'da sınıf atlıyoruz.Nous progressons dans le monde.
Dünya'da sınıf atlıyoruz.Pohybujeme se ve světě nahoru.
Dünya'da sınıf atlıyoruz.Poprawiamy swoją pozycję życiową.
Dünya'da sınıf atlıyoruz.Stiamo scalando verso l'alto nel mondo.
Dünya'da sınıf atlıyoruz.Vi bevæger os op i verden.
Dünya'da sınıf atlıyoruz.Vi kommer upp oss i världen.
Dünya'da sınıf atlıyoruz.We stijgen in aantal.
Dünya'da sınıf atlıyoruz.Wir steigen auf.
Dünya'da sınıf atlıyoruz.Ανερχόμαστε στον κόσμο.
Dünya'da sınıf atlıyoruz.Преместваме се нагоре в света.
Evet, binalardan atlıyor. Bu -- malesef, işe yarıyor, daha çok yayılmış gibi.Sì, salta fuori dal grattacielo... sfortunatamente, questo funziona, come se fosse tutto insieme.

İlgili Sayfalar