Bunun adı "Ateist" küçük çocukların çok seveceğini düşündümAcesta se numeste "Ateul". M-am gandit ca o sa fie popular cu tinerii.
Bunun adı "Ateist" küçük çocukların çok seveceğini düşündümDas hier heißt "Atheist". Ich nahm an, das kommt bei den jungen Kids gut an.
Bunun adı "Ateist" küçük çocukların çok seveceğini düşündümDette kalder jeg "Ateist". Jeg tænkte, at det ville være populært blandt de unge børn.
Bunun adı "Ateist" küçük çocukların çok seveceğini düşündümDit heet "Atheïst". Ik dacht dat jonge kinderen dit wel konden waarderen.
Bunun adı "Ateist" küçük çocukların çok seveceğini düşündümEste chama-se "Ateu." Pensei que ia ser popular entre os mais novos.
Bunun adı "Ateist" küçük çocukların çok seveceğini düşündümEste se llama "Ateo." Calculo que sería popular con los niños pequeños.
Bunun adı "Ateist" küçük çocukların çok seveceğini düşündüm'무신론자'란 게임입니다 어린이들 사이에서 큰 인기를 끌거에요.
Bunun adı "Ateist" küçük çocukların çok seveceğini düşündümQuesto si chiama "Ateo" Credevo che sarebbe piaciuto ai giovani.
Bunun adı "Ateist" küçük çocukların çok seveceğini düşündümTa się nazywa "Ateista." (Smiech) Będzie popularna wśród dzieci.
Bunun adı "Ateist" küçük çocukların çok seveceğini düşündümTej se reče "Ateist". Zdelo se mi je, da bo popularna pri mladih otrocih.
Bunun adı "Ateist" küçük çocukların çok seveceğini düşündümTrò này tên là "Người vô thần." Tôi đoán lúc đó là trò này sẽ được ưa chuộng trong giới trẻ.
Bunun adı "Ateist" küçük çocukların çok seveceğini düşündümЕто тази се казва " Атеист" Мисля, че ще е известна сред малките деца.
Bunun adı "Ateist" küçük çocukların çok seveceğini düşündümЭта называется "Атеист". Я подумал, что она понравится подрастающему поколению.
Bunun adı "Ateist" küçük çocukların çok seveceğini düşündümזה נקרא "אתאיסט." חשבתי שזה יהיה פופולרי אצל ילדים צעירים.
Bunun adı "Ateist" küçük çocukların çok seveceğini düşündümهذه تسمى "ملحد". حسبت أنها ستكون رائجة لدى الاطفال الصغار.
Burada 'em out opioidler bu ateist çıkmak olduğunu i genç içine texas kurtulmak söyledi erkeklerAntenne endete Leere vor Gericht das Virus olympus und jetzt sie haben eine Ausstellung nun lasst uns
Burada 'em out opioidler bu ateist çıkmak olduğunu i genç içine texas kurtulmak söyledi erkekler'Em di sini opioid mendapatkannya keluar ateis bahwa saya kata turun Anda texas ke muda
Burada 'em out opioidler bu ateist çıkmak olduğunu i genç içine texas kurtulmak söyledi erkeklerleegte in de rechtbank het virus olympus en nu ze hebben een tentoonstelling wordt nu laten we
Burada 'em out opioidler bu ateist çıkmak olduğunu i genç içine texas kurtulmak söyledi erkekler여기에 그들을 밖으로 opioids 그것을 무신론자 나가 내가 젊은에 텍사스에서 내려했다 남성
Burada 'em out opioidler bu ateist çıkmak olduğunu i genç içine texas kurtulmak söyledi erkeklerאותם כאן אופיואידים להוציא את זה כי אני האתיאיסט אמר לך להסתלק טקסס לצעירה אנשים
Burada 'em out opioidler bu ateist çıkmak olduğunu i genç içine texas kurtulmak söyledi erkekler'م هنا المواد الأفيونية يخرجه الحادي أنني وقال النزول تكساس الخاص في الشباب الرجال
Burada 'em out opioidler bu ateist çıkmak olduğunu i genç içine texas kurtulmak söyledi erkeklerオピオイドは、iという無神論者それから抜け出す 若者にあなたのテキサスを降りると述べた 人々 この刑務所を希望することは容認していません 人口の数十
CA: TED topluluğunun içinde birçok ateistin olduğunu düşünüyorum.Se pare că sunt mulţi în comunitatea TED care sunt atei.
CA: TED topluluğunun içinde birçok ateistin olduğunu düşünüyorum.Számomra úgy tűnik, hogy a TED-közösségben nagyon sok ateista van.
CA: TED topluluğunun içinde birçok ateistin olduğunu düşünüyorum.Wydaje mi się, że w społeczności TED jest wielu ateistów.
CA: TED topluluğunun içinde birçok ateistin olduğunu düşünüyorum.Струва ми се, че има доста хора сред TED общността, които са атеисти.
CA: TED topluluğunun içinde birçok ateistin olduğunu düşünüyorum.כ.א.: נדמה לי כי ישנם אנשים רבים בקהילת TED
CA: TED topluluğunun içinde birçok ateistin olduğunu düşünüyorum.كريس:يبدو بالنسبة لي ان الكثير من مجتمع تيد
CA: TED topluluğunun içinde birçok ateistin olduğunu düşünüyorum.多いように思えます
Çoğu durumda, tercihlerini açıklayanlar ateistlerin sorunlu olduğu inancını ortadan kaldıracaklardır.Bár semmiképpen sem azt javaslom, hogy embereket akaratuk ellenére kényszerítsünk a nyilvánosság elé lépésre.
Çoğu durumda, tercihlerini açıklayanlar ateistlerin sorunlu olduğu inancını ortadan kaldıracaklardır.En la mayoría de los casos, la gente que se manifieste ayudará a destruir el mito de que está mal ser ateo.
Çoğu durumda, tercihlerini açıklayanlar ateistlerin sorunlu olduğu inancını ortadan kaldıracaklardır.대부분의 경우 무신론자로 커밍아웃한 사람들을 통해 무신론자에게 뭔가 문제가 있다는 잘못된 통념을 타파하게 될 것입니다.
Çoğu durumda, tercihlerini açıklayanlar ateistlerin sorunlu olduğu inancını ortadan kaldıracaklardır.Meestal zullen mensen die zich 'outen' helpen om de mythe te breken dat er iets mis is met atheïsten.
Çoğu durumda, tercihlerini açıklayanlar ateistlerin sorunlu olduğu inancını ortadan kaldıracaklardır.Useimmiten ulos tulevat ihmiset auttavat tuhoamaan myyttiä siitä, että ateisteissa on jotakin vikaa.
Çoğu durumda, tercihlerini açıklayanlar ateistlerin sorunlu olduğu inancını ortadan kaldıracaklardır.Ve většině případů ti, kteří takto vystoupí, pomůžou zničit ten mýtus, že na ateistech je něco špatného.
Çoğu durumda, tercihlerini açıklayanlar ateistlerin sorunlu olduğu inancını ortadan kaldıracaklardır.Vo väčšine prípadov, ľudia, ktorí odhalia sami seba pomôžu zničiť mýtus, že na ateizme je niečo zlé.
Çoğu durumda, tercihlerini açıklayanlar ateistlerin sorunlu olduğu inancını ortadan kaldıracaklardır.V večini primerov bodo ljudje, ki se bodo razkrili, pomagali uničiti mit, da je z ateisti nekaj narobe.
Çoğu durumda, tercihlerini açıklayanlar ateistlerin sorunlu olduğu inancını ortadan kaldıracaklardır.Większość ludzi, którzy się ujawnili pomoże zniszczyć mit, że z ateistami jest coś nie tak.
Çoğu durumda, tercihlerini açıklayanlar ateistlerin sorunlu olduğu inancını ortadan kaldıracaklardır.في معظم الاحوال، الافصاح بحقيقة الحادهم.. ..سيساعد على تصحيح الصورة السلبية التي في أذهان الناس عن الالحاد.
Çoğu durumda, tercihlerini açıklayanlar ateistlerin sorunlu olduğu inancını ortadan kaldıracaklardır.無神論者はどこかおかしい という俗説を破壊してくれるでしょうし それどころか
-- çünkü onlar 'evrimci demek ateist demek' gibi iddiaların yalan olduğunu ortaya koyuyorlar.- fordi de afslører løgnen om, at evolutionisme, faktisk, er ensbetydende med ateisme.
-- çünkü onlar 'evrimci demek ateist demek' gibi iddiaların yalan olduğunu ortaya koyuyorlar.-- karena mereka mengungkap kebohongan bahwa evolusi, sebenarnya, sama saja dengan ateisme.
-- çünkü onlar 'evrimci demek ateist demek' gibi iddiaların yalan olduğunu ortaya koyuyorlar.--ker razkrijejo laž, da je evolucionizem pravzaprav istoveten ateizmu.
-- çünkü onlar 'evrimci demek ateist demek' gibi iddiaların yalan olduğunu ortaya koyuyorlar.--왜냐면 이런 사람들에 의해 진화론이 사실상 무신론과 같다는 거짓말이 폭로되기 때문이죠.
-- çünkü onlar 'evrimci demek ateist demek' gibi iddiaların yalan olduğunu ortaya koyuyorlar.-- omdat ze de leugen blootleggen dat evolutionisme feitelijk gelijk staat aan atheïsme.
-- çünkü onlar 'evrimci demek ateist demek' gibi iddiaların yalan olduğunu ortaya koyuyorlar.-- pentru că ei demască minciuna că evoluționismul este, efectiv, echivalent cu ateismul.
-- çünkü onlar 'evrimci demek ateist demek' gibi iddiaların yalan olduğunu ortaya koyuyorlar.- pretože poukázali na lož, že evolucionizmus je vo svojej podstate rovný ateizmu.
-- çünkü onlar 'evrimci demek ateist demek' gibi iddiaların yalan olduğunu ortaya koyuyorlar.-- protože vyvracejí tu lež, že evolucionismus je ve své podstatě nerozlučně spjat s ateismem.
-- çünkü onlar 'evrimci demek ateist demek' gibi iddiaların yalan olduğunu ortaya koyuyorlar.(Risas) porque exponen la mentira de que el evolucionismo es, de hecho, equivalente a ateísmo.
-- çünkü onlar 'evrimci demek ateist demek' gibi iddiaların yalan olduğunu ortaya koyuyorlar.-- γιατί αποκαλύπτουν ως ψέμα το ότι ο εξελικτισμός ουσιαστικά ισοδυναμεί με αθεϊσμό.
-- çünkü onlar 'evrimci demek ateist demek' gibi iddiaların yalan olduğunu ortaya koyuyorlar.-- защото те разобличават лъжата, че еволюционизмът фактически е равносилен на атеизъм.
-- çünkü onlar 'evrimci demek ateist demek' gibi iddiaların yalan olduğunu ortaya koyuyorlar.אנשים כקנת מילר עשויים להיקרא מתת-אלוה ללובי האבולוציוניסטי-- [צחוק] כי הם חושפים את השקר, לפיו האבולוציוניזם,
-- çünkü onlar 'evrimci demek ateist demek' gibi iddiaların yalan olduğunu ortaya koyuyorlar.[צחוק] כי הם חושפים את השקר, לפיו האבולוציוניזם,
-- çünkü onlar 'evrimci demek ateist demek' gibi iddiaların yalan olduğunu ortaya koyuyorlar... لأنهم يفضحون أكاذيب اصحاب نظرية الحياة المخلقة، وفي الحقيقة، يمكن إعتبارهم موازون للالحاد.
-- çünkü onlar 'evrimci demek ateist demek' gibi iddiaların yalan olduğunu ortaya koyuyorlar.ウソだと示すからです 一方私のような人間は あえて波風を立てようとします
Daha önce söylendiği gibi, insanlığın bugüne kadar inandığı tanrılar söz konusu olduğunda hepimiz ateistiz.Ahogy egyszer korábban mondták:
Daha önce söylendiği gibi, insanlığın bugüne kadar inandığı tanrılar söz konusu olduğunda hepimiz ateistiz.Ako bolo už povedané, všetci sme ateisti vzhľadom ku väčšine bohov v ktoré kedy ľudstvo verilo.
Daha önce söylendiği gibi, insanlığın bugüne kadar inandığı tanrılar söz konusu olduğunda hepimiz ateistiz.Como ya se ha dicho antes, todos somos ateos de la mayoría de dioses en los que humanidad ha creído.
Daha önce söylendiği gibi, insanlığın bugüne kadar inandığı tanrılar söz konusu olduğunda hepimiz ateistiz.După cum s-a mai spus, toți suntem atei față de cei mai mulți zei în care umanitatea a crezut vreodată.
Daha önce söylendiği gibi, insanlığın bugüne kadar inandığı tanrılar söz konusu olduğunda hepimiz ateistiz.Jak už bylo dříve řečeno, my všichni jsme ateisté vůči většině bohů, ve které kdy lidstvo věřilo.