Yapmanız gereken, Devrim ateşini harlamaktır.Αλλά αυτό που χρειάζεται να κάνουμε είναι να αναζωπυρώσουμε την επανάσταση.
Yapmanız gereken, Devrim ateşini harlamaktır.А що треба зробити вам, так це роздути полум'я революції.
Yapmanız gereken, Devrim ateşini harlamaktır.И вы должны распространить пламя восстания.
Yapmanız gereken, Devrim ateşini harlamaktır.Но това, което трябва да направите е да запалите пламъка на революцията.
Yaşlı bir adam uyuya kalmış, ve batteniyesi kendisini sıcak tutsun diye yaktığı ateşin içine düşmüş.Een man, een oude man was in slaap gevallen, en zijn sprei viel in een pan met vuur die hem warm hield.
Yaşlı bir adam uyuya kalmış, ve batteniyesi kendisini sıcak tutsun diye yaktığı ateşin içine düşmüş.Egy öregember elaludt, és a takarója beleesett a parázsba, ami melegen tartotta.
Yaşlı bir adam uyuya kalmış, ve batteniyesi kendisini sıcak tutsun diye yaktığı ateşin içine düşmüş.En gammal man somnade och täcket trillade i eldstaden som höll värmen.
Yaşlı bir adam uyuya kalmış, ve batteniyesi kendisini sıcak tutsun diye yaktığı ateşin içine düşmüş.I jego kołdra wpadła do kaganka z ogniem, który utrzymywał ciepło.
Yaşlı bir adam uyuya kalmış, ve batteniyesi kendisini sıcak tutsun diye yaktığı ateşin içine düşmüş.소름끼치는 사고가 있었어요. 한 늙은노인이 깜빡 잠이들었는데, 그의 이불이 그를 따뜻하게 지켜주었던 불화덕에 빠뜨려졌어요.
Yaşlı bir adam uyuya kalmış, ve batteniyesi kendisini sıcak tutsun diye yaktığı ateşin içine düşmüş.Um homem idoso adormeceu, e a manta caiu na lareira que o mantinha quente.
Yaşlı bir adam uyuya kalmış, ve batteniyesi kendisini sıcak tutsun diye yaktığı ateşin içine düşmüş.Un hombre, un anciano, se quedó dormido, y su edredón cayó en un brasero que lo mantenía caliente.
Yaşlı bir adam uyuya kalmış, ve batteniyesi kendisini sıcak tutsun diye yaktığı ateşin içine düşmüş.Un homme, un vieil homme, s'est endormi, et sa couverture est tombée dans le feu qui le réchauffait.
Yaşlı bir adam uyuya kalmış, ve batteniyesi kendisini sıcak tutsun diye yaktığı ateşin içine düşmüş.Un om, un bătrân, a adormit, iar pătură i-a căzut într-un dispozitiv cu foc care îi ţinea de căldură.
Yaşlı bir adam uyuya kalmış, ve batteniyesi kendisini sıcak tutsun diye yaktığı ateşin içine düşmüş.Un uomo, un anziano, si è addormentato e la sua coperta è caduta nello scaldaletto che lo teneva caldo.
Yaşlı bir adam uyuya kalmış, ve batteniyesi kendisini sıcak tutsun diye yaktığı ateşin içine düşmüş.Vanha mies nukahti ja hänen peittonsa tipahti tuleen, joka huolehti lämmityksestä.
Yaşlı bir adam uyuya kalmış, ve batteniyesi kendisini sıcak tutsun diye yaktığı ateşin içine düşmüş.Ένας άντρας, ηλικιωμένος άντρας, αποκοιμήθηκε, και το πάπλωμα του έπεσε σε μια (σόμπα) που τον ζέσταινε.
Yaşlı bir adam uyuya kalmış, ve batteniyesi kendisini sıcak tutsun diye yaktığı ateşin içine düşmüş.Літній чоловік, заснувши, не помітив, як його ковдра впала в жаровню з вугіллям, які його зігрівали.
Yaşlı bir adam uyuya kalmış, ve batteniyesi kendisini sıcak tutsun diye yaktığı ateşin içine düşmüş.Пожилой мужчина, уснув, не заметил, как его одеяло упало в сковороду с углями, которые его согревали.
Yaşlı bir adam uyuya kalmış, ve batteniyesi kendisini sıcak tutsun diye yaktığı ateşin içine düşmüş.הייתה תאונה נוראית. איש, איש זקן, נרדם, והכסת שלו נשמטה למחבת הגחלים שחימם אותו.
Yaşlı bir adam uyuya kalmış, ve batteniyesi kendisini sıcak tutsun diye yaktığı ateşin içine düşmüş.彼の掛け布団が、身体を温めるための火の中に落ちてしまったのです。。 60軒が焼失し、40軒に被害が及びました。