atamazsın ile cümle

atamazsın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Beni dışarı atamazsın.You can't throw me out.
Bütün suçu Tom'un üzerine atamazsın.You can't blame it all on Tom.
Siz portakalı yiyemezsiniz ve kabuğunu atamazsınız. Bir insan bir parça meyve değildir.You can't eat the orange and throw the peel away—a man is not a piece of fruit.
Buraya öylece gelip insanları sokağa atamazsınız uygun iletişim yollarını takip etmeniz gerekYou cannot just come and evict people, you need to follow proper channels of engagement.
Katılmıyorum ! Eski planı çöpe atamazsın !I don't agree ! you can't discard the old plan!
Çöpünü öyle sağa sola atamazsın.You shouldn't throw trash away just anywhere.
Bana boş iftira atamazsınız Üstad Wu Song.You can't make unfounded attacks, Master Wu Song.
Cehalet büyük mutluluktur, derler, ama böyle bir şey bir kenara atamazsınız.'Ignorance is bliss, they say, but you can't put up with things like this."
Bana bir çizik bile atamazsın.Du kan ikke give mig en skramme.
Bana bir çizik bile atamazsın.Du kan inte ens orsaka en skråma på mig.
Bana bir çizik bile atamazsın.Et pysty edes naarmuttamaan minua.
Bana bir çizik bile atamazsın.Não me podes arranhar, sequer.
Bana bir çizik bile atamazsın.Nie możesz mnie nawet drasnąć.
Bana bir çizik bile atamazsın.Non puoi farmi neanche un graffio.
Bana bir çizik bile atamazsın.No puedes hacerme ni un rasguño.
Bana bir çizik bile atamazsın.Ты меня даже не поцарапаешь.
Buraya öylece gelip insanları sokağa atamazsınız uygun iletişim yollarını takip etmeniz gerekNon potete venire e sfrattare le persone, dovete usare dele procedure corrette.
Buraya öylece gelip insanları sokağa atamazsınız uygun iletişim yollarını takip etmeniz gerekNo pueden simplemente venir y desalojar a la gente, necesitan seguir las vías de negociación adecuadas.
Buraya öylece gelip insanları sokağa atamazsınız uygun iletişim yollarını takip etmeniz gerekNu poți să vii și să evacuezi oamenii, trebuie să urmezi procedurile corespunzătoare.
Buraya öylece gelip insanları sokağa atamazsınız uygun iletişim yollarını takip etmeniz gerekVocê não pode mais simplesmente chegar e despejar as pessoas, você precisa seguir os meios adequados de ação.
Buraya öylece gelip insanları sokağa atamazsınız uygun iletişim yollarını takip etmeniz gerekVous ne pouvez pas juste venir et expulser les gens. Vous devez suivre les canaux d'obligations appropriés.
Buraya öylece gelip insanları sokağa atamazsınız uygun iletişim yollarını takip etmeniz gerekلا يمكنك أن تأتي وتخرج الناس بكل بساطة، يجب أن تتبع القنوات والوسائل الملائمة للالتزام.
Cehalet büyük mutluluktur, derler, ama böyle bir şey bir kenara atamazsınız.'A tudatlanság áldás, mondják, de ez elfogadhatatlan."
Cehalet büyük mutluluktur, derler, ama böyle bir şey bir kenara atamazsınız.'Dicono che l'ignoranza sia felicità ma una cosa del genere non si può sopportare."
Cehalet büyük mutluluktur, derler, ama böyle bir şey bir kenara atamazsınız.'"Diz-se que a ignorância é uma bênção, "mas não podemos permitir coisas como esta."
Cehalet büyük mutluluktur, derler, ama böyle bir şey bir kenara atamazsınız.'Họ cho rằng "không biết" là niềm hạnh phúc nhất nhưng bạn không thể kiên nhẫn chịu đựng những điều như thế."
Cehalet büyük mutluluktur, derler, ama böyle bir şey bir kenara atamazsınız.'모르는 게 낫다고 얘기하지만 이런 걸 참아서는 안돼."
Cehalet büyük mutluluktur, derler, ama böyle bir şey bir kenara atamazsınız.'La ignorancia es felicidad, dicen, pero no pueden seguir con cosas como estas".
Cehalet büyük mutluluktur, derler, ama böyle bir şey bir kenara atamazsınız.'Nevedomosť je sladká, hovorí sa, ale nemôžete tolerovať takéto veci."
Cehalet büyük mutluluktur, derler, ama böyle bir şey bir kenara atamazsınız.'Okunnighetens lycka, men som de säger, man kan inte bara stå ut med saker som dessa."
Cehalet büyük mutluluktur, derler, ama böyle bir şey bir kenara atamazsınız.'Podobno niewiedza to błogosławieństwo, ale nie można pozwalać na takie rzeczy".
Cehalet büyük mutluluktur, derler, ama böyle bir şey bir kenara atamazsınız.'Sanotaan, että tieto lisää tuskaa, mutta tällaista ei voi sietää."
Cehalet büyük mutluluktur, derler, ama böyle bir şey bir kenara atamazsınız.'Se spune că ignoranţa e binecuvântare, dar nu ignori aşa ceva."
Cehalet büyük mutluluktur, derler, ama böyle bir şey bir kenara atamazsınız.'Soms weet je het liever niet, maar met dit soort dingen kan je niet leven."
Cehalet büyük mutluluktur, derler, ama böyle bir şey bir kenara atamazsınız.'Unwissenheit ist Seligkeit, sagen sie, aber das kann ich nicht dulden."
Cehalet büyük mutluluktur, derler, ama böyle bir şey bir kenara atamazsınız.'Λένε πως η άγνοια είναι ευδαιμονία, όμως δεν μπορείς να ανεχτείς τέτοια πράγματα."
Cehalet büyük mutluluktur, derler, ama böyle bir şey bir kenara atamazsınız.'Кажуть, менше знаєш, краще спиш, але з таким змиритися просто не можна".
Cehalet büyük mutluluktur, derler, ama böyle bir şey bir kenara atamazsınız.'Казват, че невежеството е блаженство, но аз не бих могъл да живея ако не направя нещо."
Cehalet büyük mutluluktur, derler, ama böyle bir şey bir kenara atamazsınız.'Как говорят, меньше знаешь — лучше спишь. Но нельзя смиряться с такими вещами".
Cehalet büyük mutluluktur, derler, ama böyle bir şey bir kenara atamazsınız.'"אומרים שיש ברכה באי-ידיעה, "אבל אי-אפשר להשלים עם דברים כאלה."
Cehalet büyük mutluluktur, derler, ama böyle bir şey bir kenara atamazsınız.'يقال بأن الجهل نعمة، لكن لا يمكنك تحمُّل أشياء كهذه."
Cehalet büyük mutluluktur, derler, ama böyle bir şey bir kenara atamazsınız.'言われましたが そんな事には耐えられません」 イギリスの医師 スティーブ・ボルシンとも話しました
Çöpünü öyle sağa sola atamazsın.Du solltest deinen Müll nicht einfach wegwerfen.
Çöpünü öyle sağa sola atamazsın.N-ar trebui sã arunci gunoiul pe unde apuci.
Çöpünü öyle sağa sola atamazsın.Nie powinnaś tutaj wyrzucać śmieci.
Çöpünü öyle sağa sola atamazsın.Pourquoi tu jettes des déchets n'importe où ?
Çöpünü öyle sağa sola atamazsın.Δεν θα έπρεπε να πετάς τα σκουπίδια όπου να ναι.
Demedim mi? Bana bir çizik bile atamazsın.Δεν σ' το είπα; Δεν μπορείς ούτε να με γρατσουνίσεις.
O çelik kılıcınla Sonsuz Kalkan'a çizik bile atamazsın!Du kan inte skada den Ultimata Skölden- -med ditt stålsvärd.
O çelik kılıcınla Sonsuz Kalkan'a çizik bile atamazsın!Du kan intet mod det Ultimative Skjold. Ikke med dit stålsværd.
O çelik kılıcınla Sonsuz Kalkan'a çizik bile atamazsın!Et saa naarmuakaan Superkilpeen teräsmiekallasi.
O çelik kılıcınla Sonsuz Kalkan'a çizik bile atamazsın!Nawet nie draśniesz Wszechmocnej Tarczy tym swoim stalowym mieczem.
O çelik kılıcınla Sonsuz Kalkan'a çizik bile atamazsın!Nem consegues arranhar o Escudo Derradeiro, com essa tua espada de aço!
O çelik kılıcınla Sonsuz Kalkan'a çizik bile atamazsın!Non puoi nemmeno scalfire lo Scudo Perfetto con la tua spada d'acciaio!
O çelik kılıcınla Sonsuz Kalkan'a çizik bile atamazsın!¡No puedes ni siquiera rasgar el Escudo Máximo con esa espada de acero!
O çelik kılıcınla Sonsuz Kalkan'a çizik bile atamazsın!Δεν μπορείς ούτε να γρατσουνίσεις την Απόλυτη Ασπίδα με το ατσάλινο σπαθί σου!
O çelik kılıcınla Sonsuz Kalkan'a çizik bile atamazsın!Ты даже не сможешь поцарапать Предельный Щит этим своим мечом!
Ruhunda derin yer etmiş birini öylece silip atamazsın! Baksana!Não podes eliminar algo que está profundamente enraízado na tua alma!
Ruhunda derin yer etmiş birini öylece silip atamazsın! Baksana!Δεν σβήνεις έτσι κάτι που έχει χαραχτεί βαθιά στην ψυχή σου!
Ruhunda derin yer etmiş birini öylece silip atamazsın! Baksana!Нельзя смыть то, что глубоко врезалось в твою душу!

İlgili Sayfalar