at ile cümle
at kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Neden atları seviyorsun?Why do you like horses?
Her zaman atları sevdim.I've always loved horses.
Atlar neden at gözlükleri takarlar?Why do horses wear blinders?
Benim atımı al.Take my horse.
Utangaçlığımı atlatmaya çalıştım, ama boşuna.I have tried to overcome my shyness, but to no avail.
At beyaz değildir.The horse is not white.
O at beyaz değil.That horse is not white.
Bu bölümü atlamamızı öneriyorum.I suggest we skip this part.
Tom, anne babasından kendisine bir midilli atı satın almalarını istiyor.Tom wants his parents to buy him a pony.
Eski yastığımı atıp yeni bir tane aldım.I threw away my old pillow and bought a new one.
Ateş emrini kim verdi?Who gave the order to fire?
Hiçbir şekilde geri adım atmıyorum.I'm not giving an inch.
Bana atmak için bir şey ver.Give me something to throw.
Atla. Seni arabayla götüreceğim.Hop in. I'll give you a ride.
Tom hiçbir şekilde geri adım atmayacak.Tom isn't going to give an inch.
Takımın en iyi forveti geçen sezon yirmi üç gol attı.The team's best striker scored twenty-three goals last season.
Bunu denemek için can atıyorum.I'd be willing to give it a try.
Defans oyuncuları için birçok gol atmak alışılmadık bir şeydir.It's unusual for defensive players to score many goals.
Bir at yiyebilirim.I could eat a horse.
Ateşim olduğu için annem doktoru aradı.My mother called the doctor because I had a temperature.
Bu atkıyı boynuna koy.Put this scarf around your neck.
O ateşi söndür.Put that fire out.
Tom her zaman hava atıyor.Tom is always putting on airs.
Tom, ateşi olup olmadığını görmek için elini Mary'nin alnına koydu.Tom put his hand on Mary's forehead to see if she had a fever.
Tom Mary'nin ona bir atkı örmesi için onu ikna etmeye çalıştı.Tom tried to convince Mary to knit him a scarf.
Tom yardım için çığlık attı, ama kimse gelmedi.Tom screamed for help, but no one came.
Tom ateşe çok yaklaştı ve sakalınını ucunu yaktı.Tom got too close to the fire and singed his beard.
Tom kazık atmaya çalıştı.Tom tried to pull a fast one.
Tom geriye bir adım attı.Tom took one step back.
Tom benim köpeklerden birine bir taş attı.Tom threw a rock at one of my dogs.
Atlıkarınca saat dönüşü yönünde döner.The merry-go-round rotates clockwise.
Burası bir binicilik kasabasıdır! Atları her yerde göreceksiniz.This is an equestrian town! You will see horses everywhere.
Hangisine atıfta bulunuyorsun?Which one are you referring to?
Sadece tek atışa ihtiyacımız var.We just need one shot.
Atlarımdan biri dün öldü.One of my horses died yesterday.
Üstat, Atinalıları hatırla.Master, remember the Athenians.
Tom ve Mary trombolinden atladı.Tom and Mary jumped on the trampoline.
O turuncu atkıyı nereden aldın?Where did you get that orange scarf?
Tom'un benzi attı.Tom turned white.
Tom bana ateş etti.Tom shot at me.
Tom kalbinin daha hızlı attığını hissetti.Tom felt his heart beating faster.
Gençken çok atletik değildim.I wasn't very athletic when I was young.
Tom'un atletik olduğunu düşünüyorum.I think Tom is athletic.
Atletik misin?Are you athletic?
Kızın beyaz bir atı var.The girl has a white horse.
Oğlanın bir atı var.The boy has a horse.
Tom uykusunda takla attı.Tom rolled over in his sleep.
Sigortayı attırmış olmalıyız.We must've blown a fuse.
Henüz bu hastalığı atlatmadım.I have not yet recovered from this disease.
Tom maçın ilk golünü attı.Tom scored the first goal of the game.
Kalp atışını dinliyorum.I'm listening to your heartbeat.
Kalp atışınızı dinliyorum.I'm listening to your heartbeat.
O, ata yiyecek verdi.He fed the horse.
Tom'un silahı ateş almadı.Tom's gun misfired.
Öğle yemeğini atladım, bu yüzden oldukça açım.I skipped lunch, so I'm pretty hungry.
Ben okuldan henüz atıldım.I just got kicked out of school.
Öldürmek için ateş etmemiz söylendi.We were told to shoot to kill.
Bana onu attığını söyleme.Don't tell me you threw it away.
Tom atı olduğunu bana hiç söylemedi.Tom never told me he had a horse.
Tom sana atının ismini söyledi mi?Has Tom told you the name of his horse?