at ile cümle
at kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Silahı ateşledim.I fired the gun.
O tifo ateşinden öldü.She died of typhoid fever.
O skuterin üstünden atladı.She jumped on the scooter.
Son sınıf boyunca okuldan atıldım.I got expelled from school during my senior year.
ATM'den biraz para çektim.I got some money from an ATM.
Tom'u işten atmak zorundaydım.I had to fire Tom.
Çok acı çektiği için atımı vurmak zorunda kaldım.I had to shoot my horse because he was in a lot of pain.
Atımı vurmak zorunda kaldım.I had to shoot my horse.
Şeylerimin çoğunu atmak zorunda kaldım.I had to throw most of my things away.
Düşman bize yaylım ateşi açtı.The enemy fired a volley of shots at us.
Tom dün gece silah atışları duyduğunu söyledi.Tom said he heard gunshots last night.
Tom'un atılganlığından nefret ediyorum.I hate Tom's guts.
Senin atılganlığından nefret ediyorum.I hate your guts.
Yüzyıllar önce, insanlar çakmaktaşı ve çelik kullanılarak ateş yakmaya başladı.Centuries ago, people started fires using flint and steel.
Atomlar proton, nötron ve elektronlardan oluşmaktadır.Atoms are composed of protons, neutrons, and electrons.
Onun için yaşamımı tehlikeye attım.I risked my life for it.
O bunun için hayatını riske attı.She risked her life for it.
Bunun için hayatını riske attı.He risked his life for it.
Bunun için hayatlarını tehlikeye attılar.They risked their lives for it.
Onlar ateşin etrafında şarkı söyledi.They sang songs around the fire.
Bu onun atı.This is his horse.
Her zaman bir ata binmeyi denemek istedim.I've always wanted to try riding a horse.
Sizinle görüşmeye can atıyordum.I've been dying to meet you.
Atımla birlikte burada kalmalıyım.I've got to stay here with my horse.
Epeydir şöyle güzel bir kahkaha atmadım.I haven't had a good laugh in a long time.
İlk adımı attım.I've taken the first step.
Tom'u işten atmalıyım.I have to fire Tom.
Birinin adımı çığlık attığını duydum.I heard someone screaming my name.
Tom'un çığlık attığını duydum.I heard Tom scream.
Çığlık attığını duydum.I heard you scream.
Senin çığlık attığını duydum.I heard you screaming.
Atlar hakkında bir şey bilmiyorum.I don't know anything about horses.
Sanırım ateşin var.I think you have a fever.
Onu atmaya karar verdim.I'd decided to throw that away.
Az önce sana e-posta attım.I just emailed you.
O, hükümetin kendi haklarına nasıl zarar verdiği hakkında nutuk atmaya başladı.He launched into a tirade about how the government is encroaching on his rights.
Huzursuzca volta atmayı sürdürdü.He keeps pacing up and down restlessly.
Onu attım.I just threw it away.
Onu hemen pencereden dışarı attım.I just threw it out the window.
Sadece onu atlatmak istiyorum.I just want to get over it.
Sadece etrafa göz atmak istiyorum.I just want to have a look around.
Resmimi attığını biliyorum.I know you threw my picture away.
Tom'la görüşmeye can atıyorum.I look forward to meeting Tom.
Tom'un cüzdanına göz attım.I looked through Tom's wallet.
Yorgunluğumu atmalıyım.I need to unwind.
At yarışlarında asla bahse girmedim.I never bet on horse races.
Senin yardımın olsa da olmasa da bunu atlatacağım.I'll get over this with or without your help.
Tom'un yüzüne yumruk attım.I punched Tom in the face.
Atletizm okul hayatının önemli bir parçasıdır.Athletics are an important part of school life.
Tom atına binip uzaklaştı.Tom rode away on his horse.
Tom tiyatronun önünde kendi el yazısıyla imza atıyordu.Tom was signing autographs in front of the theater.
Dün ilk kez bir ata bindim.I rode a horse for the first time yesterday.
Tom'un havuza atladığını gördüm.I saw Tom jump into the pool.
Tom'un Mary'ye ateş ettiğini gördüm.I saw Tom shoot Mary.
Bir gol attım.I scored a goal.
Atı vurdum.I shot the horse.
Ben göz atmalıyım.I should take a look.
Sanırım onu riske atmalıyız.I think we have to risk it.
Sanırım göz atmaya gitmeliyiz.I think we should go take a look.
O bir gol atınca kalabalık çılgına döndü.The crowd went crazy when he got a goal.