atıyor ile cümle
atıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Ve, bir savaş küçümseyen, bir yandan Soğuk ölüm bir kenara atıyor, ve diğer gönderir ileE, com um desprezo marcial, com uma mão bate a morte fria de lado, e com a outra envia
Ve, bir savaş küçümseyen, bir yandan Soğuk ölüm bir kenara atıyor, ve diğer gönderir ileE, con un disprezzo marziale, con una mano batte morte freddo a parte, e con l'altra manda
Ve, bir savaş küçümseyen, bir yandan Soğuk ölüm bir kenara atıyor, ve diğer gönderir ileEn, met een martiale minachting, met een hand beats Cold dood opzij, en met de andere stuurt
Ve, bir savaş küçümseyen, bir yandan Soğuk ölüm bir kenara atıyor, ve diğer gönderir ileÉs a harci megvetéssel, egy kézzel üti Hideg halál félre, és a többi küld
Ve, bir savaş küçümseyen, bir yandan Soğuk ölüm bir kenara atıyor, ve diğer gönderir ileEt, avec un mépris martiaux, avec une main froide bat la mort de côté, et avec l'autre envoie
Ve, bir savaş küçümseyen, bir yandan Soğuk ölüm bir kenara atıyor, ve diğer gönderir ileIn, s borilnih prezirom, z eno roko premaga smrt Cold prahi, in z drugimi pošlje
Ve, bir savaş küçümseyen, bir yandan Soğuk ölüm bir kenara atıyor, ve diğer gönderir ileI z walki pogardę, z jednej strony bije zimnej śmierci na bok, a drugą przekazuje
Ve, bir savaş küçümseyen, bir yandan Soğuk ölüm bir kenara atıyor, ve diğer gönderir ileJa, taistelulajien halveksien, toinen käsi lyö Kylmä kuolema sivuun, ja muiden lähettää
Ve, bir savaş küçümseyen, bir yandan Soğuk ölüm bir kenara atıyor, ve diğer gönderir ile그리고 무술 경멸과 한 손으로 옆으로 차가운 죽음을 비트, 그리고 다른 하나는 전송로
Ve, bir savaş küçümseyen, bir yandan Soğuk ölüm bir kenara atıyor, ve diğer gönderir ileOch med en krigisk förakt, med ena handen slår Kall död åt sidan, och med andra skickar
Ve, bir savaş küçümseyen, bir yandan Soğuk ölüm bir kenara atıyor, ve diğer gönderir ileOg med en kampsport foragt, slår med den ene hånd Cold døden til side, og med den anden sender
Ve, bir savaş küçümseyen, bir yandan Soğuk ölüm bir kenara atıyor, ve diğer gönderir ileŞi, cu un dispreţ martiale, cu o mână rece bate moarte deoparte, şi cu alte trimite
Ve, bir savaş küçümseyen, bir yandan Soğuk ölüm bir kenara atıyor, ve diğer gönderir ileVà, với một môn võ khinh miệt, với một tay nhịp đập chết lạnh sang một bên, và gửi
Ve, bir savaş küçümseyen, bir yandan Soğuk ölüm bir kenara atıyor, ve diğer gönderir ileY, con un desprecio marciales, con una mano le gana a la muerte fría a un lado, y con el otro manda
Ve, bir savaş küçümseyen, bir yandan Soğuk ölüm bir kenara atıyor, ve diğer gönderir ileΚαι, με μια πολεμική περιφρόνηση, με το ένα χέρι κτυπά Ψυχρού θάνατο κατά μέρος, και με τα άλλα στέλνει
Ve, bir savaş küçümseyen, bir yandan Soğuk ölüm bir kenara atıyor, ve diğer gönderir ileИ, с боевым презрением, с одной стороны, бьет холодной смерти в сторону, а другой посылает
Ve, bir savaş küçümseyen, bir yandan Soğuk ölüm bir kenara atıyor, ve diğer gönderir ileИ с бойните презрение, с една ръка бие Студената смърт настрана, и с другите изпраща
Ve, bir savaş küçümseyen, bir yandan Soğuk ölüm bir kenara atıyor, ve diğer gönderir ileבנוסף, בבוז לחימה, עם יד אחת מכה למוות הקרה הצידה, עם אחרים שולח
Ve, bir savaş küçümseyen, bir yandan Soğuk ölüm bir kenara atıyor, ve diğer gönderir ileو، مع الازدراء الدفاع عن النفس ، بيد واحدة يدق الموت الباردة جانبا ، ويرسل مع الآخر
Ve, bir savaş küçümseyen, bir yandan Soğuk ölüm bir kenara atıyor, ve diğer gönderir ileロミオ彼は大声で叫ぶ、:器用さ、それをレトルトティバルト、に戻ってそれ
Ve burada yaptıkları zaman, bozuk parayı delikten içeriye atıyorlar ve bu onlara bir fıstık veriyor.A když tohle dělají a vrazí do mince, která spadne do otvoru, tak kdykoli se to stane, dostanou arašíd.
Ve burada yaptıkları zaman, bozuk parayı delikten içeriye atıyorlar ve bu onlara bir fıstık veriyor.A urobia to i tu, až tým nepošlú mincu dolu otvorom, a keď sa to stane, dostanú arašid.
Ve burada yaptıkları zaman, bozuk parayı delikten içeriye atıyorlar ve bu onlara bir fıstık veriyor.Itt is ezt teszik, és ez belök néhány érmét a nyílásba, amikor ez történik, kapnak egy mogyorót.
Ve burada yaptıkları zaman, bozuk parayı delikten içeriye atıyorlar ve bu onlara bir fıstık veriyor.Joku tönäisee kolikon aukkoon, ja silloin se saa pähkinän.
Ve burada yaptıkları zaman, bozuk parayı delikten içeriye atıyorlar ve bu onlara bir fıstık veriyor.동전 하나가 투입구에 우연히 떨어지자 땅콩이 나옵니다.
Ve burada yaptıkları zaman, bozuk parayı delikten içeriye atıyorlar ve bu onlara bir fıstık veriyor.Och de gör det här, och det knuffar ner mynten i myntinkastet, och när det händer får de en jordnöt.
Ve burada yaptıkları zaman, bozuk parayı delikten içeriye atıyorlar ve bu onlara bir fıstık veriyor.Og det gør de der, og det slår mønterne ned i sprækken, og når det sker, får de en jordnød.
Ve burada yaptıkları zaman, bozuk parayı delikten içeriye atıyorlar ve bu onlara bir fıstık veriyor.Questo spinge le monetine nella feritoia e quando questo succede ottengono una nocciolina.
Ve burada yaptıkları zaman, bozuk parayı delikten içeriye atıyorlar ve bu onlara bir fıstık veriyor.Robiąc tak, popychają monety do otworu, moneta wpada, dostają orzeszek.
Ve burada yaptıkları zaman, bozuk parayı delikten içeriye atıyorlar ve bu onlara bir fıstık veriyor.Si fac asta aici, si asta impinge moneda in deschizatura, si, ce se intampla, primesc o aluna.
Ve burada yaptıkları zaman, bozuk parayı delikten içeriye atıyorlar ve bu onlara bir fıstık veriyor.To počnejo tudi tukaj, zaradi česar kakšen kovanec zleti tudi v režo. In ko se to zgodi, dobijo arašid.
Ve burada yaptıkları zaman, bozuk parayı delikten içeriye atıyorlar ve bu onlara bir fıstık veriyor.Và chúng làm điều đó ở đây, khiến cho đồng xu rơi xuống rãnh, và khi điều đó xảy ra, chúng được một hạt lạc.
Ve burada yaptıkları zaman, bozuk parayı delikten içeriye atıyorlar ve bu onlara bir fıstık veriyor.Y lo hacen aquí, y tiran la moneda por la ranura, y cuando eso pasa, consiguen un maní.
Ve burada yaptıkları zaman, bozuk parayı delikten içeriye atıyorlar ve bu onlara bir fıstık veriyor.Від цієї дії монети потрапляють у щілину. І як тільки це трапляється - ворона отримує горіх.
Ve burada yaptıkları zaman, bozuk parayı delikten içeriye atıyorlar ve bu onlara bir fıstık veriyor.От такого действия монетки соскальзывают в щель. Как только это происходит, ворона получает орех.
Ve burada yaptıkları zaman, bozuk parayı delikten içeriye atıyorlar ve bu onlara bir fıstık veriyor.Правят го и тук и това запраща монетите в отвора и това, което се случва е, че получават фъстък.
Ve burada yaptıkları zaman, bozuk parayı delikten içeriye atıyorlar ve bu onlara bir fıstık veriyor.המטבעות נופלות לתוך החריץ והם מקבלים בוטן.
Ve burada yaptıkları zaman, bozuk parayı delikten içeriye atıyorlar ve bu onlara bir fıstık veriyor.ويفعلون ذلك هنا، وذلك يقرع العملة أسفل القطعة، وعندما يحدث هذا، يحصلون على فول سوداني.
Ve burada yaptıkları zaman, bozuk parayı delikten içeriye atıyorlar ve bu onlara bir fıstık veriyor.エサが出てきます しばらくこれを続けます
Ve bu şu soruyu ortaya atıyor: ne değişti?A to vzbuzuje otázku: Co se změnilo?
Ve bu şu soruyu ortaya atıyor: ne değişti?Dan komt de vraag: wat is er anders?
Ve bu şu soruyu ortaya atıyor: ne değişti?Dan muncul sebuah pertanyaan, apa yang telah berubah?
Ve bu şu soruyu ortaya atıyor: ne değişti?E si pone una domanda: cosa è cambiato?
Ve bu şu soruyu ortaya atıyor: ne değişti?Felmerül a kérdés: mi változott?
Ve bu şu soruyu ortaya atıyor: ne değişti?Isto levanta uma questão: o que mudou?
Ve bu şu soruyu ortaya atıyor: ne değişti?이제 궁금해지시겠죠. 무엇이 달라진걸까?
Ve bu şu soruyu ortaya atıyor: ne değişti?Nó đặt ra một câu hỏi: điều gì đã thay đổi?
Ve bu şu soruyu ortaya atıyor: ne değişti?On peut donc se demander : qu'est-ce qui a changé?
Ve bu şu soruyu ortaya atıyor: ne değişti?Pojavi se vprašanje: kaj se je spremenilo?
Ve bu şu soruyu ortaya atıyor: ne değişti?Powstaje pytanie: co się zmieniło?
Ve bu şu soruyu ortaya atıyor: ne değişti?Şi asta ridică o întrebare: ce s-a schimbat?
Ve bu şu soruyu ortaya atıyor: ne değişti?Und es stellt sich die Frage: Was hat sich verändert?
Ve bu şu soruyu ortaya atıyor: ne değişti?Vyvstáva tu otázka: "Čo sa zmenilo?"
Ve bu şu soruyu ortaya atıyor: ne değişti?Y esto da lugar a la pregunta: ¿qué cambió?
Ve bu şu soruyu ortaya atıyor: ne değişti?Το ερώτημα που τίθεται είναι: τι άλλαξε;
Ve bu şu soruyu ortaya atıyor: ne değişti?Возникает вопрос: что изменилось?
Ve bu şu soruyu ortaya atıyor: ne değişti?Това повдига въпроса: какво се е променило?
Ve bu şu soruyu ortaya atıyor: ne değişti?עולה השאלה: מה השתנה?
Ve bu şu soruyu ortaya atıyor: ne değişti?هذا يطرح السؤال: مالذي تغير؟
Ve bu şu soruyu ortaya atıyor: ne değişti?変わったのは