atıyor ile cümle
atıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Besin maddelerini vücudumuza alıyoruz. Aynı zamanda dışkıyla atıyoruz.体に溜めておくことはできません
Binlerce yıl sonra çalışacak veya çalışmayacak bir şey için çalışma hayatını riske atıyor.그녀 자신의 계산이 보여주는 것처럼 1000년이 걸릴지 언제 될지 모르는--어쩌면 아예 안 될 수도 있는 것에다 걸고있어요.
Binlerce yıl sonra çalışacak veya çalışmayacak bir şey için çalışma hayatını riske atıyor.שהחישובים שלה מראים כי יתכן ולא יקרה עוד אלפי שנים -- או שלא יקרה לעולם.
Binlerce yıl sonra çalışacak veya çalışmayacak bir şey için çalışma hayatını riske atıyor.أثبتت حساباتها أنهُ ربما لا يعمل لآلاف السنين -- أو قد لا يعمل أبداً.
Binlerce yıl sonra çalışacak veya çalışmayacak bir şey için çalışma hayatını riske atıyor.千年も いや決してうまくいかない かもしれないことにかけているんだ 僕はこういった
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.Arrisca muito e está aterrorizada.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.C'est un grand risque et elle est terrifiée.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.Cô đã mạo hiểm rất nhiều và cô hoảng sợ.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.Ella arriesga mucho y está aterrorizada.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.Ha tanto da rischiare, ed è terrorizzata.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.Hodně riskuje a je vyděšená.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.Hon riskerar mycket och hon är vettskrämd.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.Hun risikerer en masse og er rædselsslagen
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.그녀는 많은 것을 감수해야 했고 몹시 두려웠습니다.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.Podejmuje ogromne ryzyko i jest przerażona.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.Risca enorm si e inspaimantata.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.Sie riskiert eine Menge und sie hat schreckliche Angst.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.Sokat kockáztat és meg van rémülve.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.Veľa riskuje a má strach.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.Ze zet veel op het spel en ze is doodsbang.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.Ρισκάρει πολύ και είναι τρομοκρατημένη.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.Вона багатьом ризикує та дуже налякана.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.За нея това е огромен риск и е ужасно изплашена.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.Она сильно рискует и очень напугана.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.היא לוקחת סיכון, והיא מלאת אימה.
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.فقد جازفت بالكثير وهي مرتعبة
Bir çok şeyi riske atıyor ve dehşet içinde.必要な道具すらありませんが
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.Egy konkrét esetben, az egyik őr gránátot dobott a börtönlakók mosdójába, amikor éppen tele volt.
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.Einmal warf ein Wächter eine Granate in einen der Waschräume der Gefangenen, der voller Menschen war.
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.En alguna ocasión, uno de los guardias lanzó una granada al baño de los prisioneros estando lleno de gente.
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.한번은, 화장실 내부가 포로들로 꽉 찼었을때 보초병 한명이 그 안으로 수류탄을 던졌는데 그는 거기서 '의심스러운' 웃음소리가
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.Pewnego razu jeden ze strażników wrzucił granat do latryny dla więźniów, kiedy było ich tam pełno.
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.Pri jednej príležitosti jeden zo strážnikov hodil granát do umývarne zajatcov, keď bola plná väzňov.
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.Při jedné příležitosti jeden ze strážců hodil granát na vězeňské latríny, která byla plná zajatců.
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.Suatu kali, salah seorang penjaga melempar granat ke dalam toilet yang sedang digunakan oleh para tawanan.
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.В един конкретен случай, един от пазачите хвърлил граната в умивалнята, докато била пълна със затворници.
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.Однажды один из охранников кинул гранату в туалет пленных, когда там было полно людей.
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.במקרה אחד ספציפי, אחד השומרים זרק רימון-יד לתוך חדר השירותים של האסירים בזמן שהיה מלא באסירים.
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.في احدى الحالات رمى أحد الحراس قنبلة يدوية على مخدع السجناء حينما كانوا فيه
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.捕虜たちでいっぱいのトイレに 手榴弾が投げ込まれたこともありました 彼は不審な笑い声を耳にしたと言います
Bir devlet memuru yüzünden kalbim hızlı hızlı atıyor.A cause d'un professeur, mon cœur bat la chamade et je ne peux pas dormir.
Bir devlet memuru yüzünden kalbim hızlı hızlı atıyor. Uyuyamıyorum.Egy kormányhivatalnok miatt vadul ver a szívem és nem tudok elaludni, mit tegyek?
Bir devlet memuru yüzünden kalbim hızlı hızlı atıyor. Uyuyamıyorum.بسبب موظف مدني قلبي يخفق بسرعة, ولا يمكنني النوم
Bir devlet memuru yüzünden kalbim hızlı hızlı atıyor.Εξαιτίας ενός δημοσίου υπαλλήλου, η καρδιά μου χτυπά πολύ δυνατά.
Bir kere kaba kuvvetinizi iyice ilerletince, sonra dağların tepelerini söküp atıyorsunuz.Cuando lo logras a través de fuerza bruta, entonces sólo remueves cumbres de montañas completas.
Bir kere kaba kuvvetinizi iyice ilerletince, sonra dağların tepelerini söküp atıyorsunuz.Dès que l'on se sert de la force brute, on arrache des sommets entiers de montagnes.
Bir kere kaba kuvvetinizi iyice ilerletince, sonra dağların tepelerini söküp atıyorsunuz.Kiedy tylko się ją zastosuje, wtedy zdziera się całe szczyty gór.
Bir kere kaba kuvvetinizi iyice ilerletince, sonra dağların tepelerini söküp atıyorsunuz.압력적 기술이 적용되면,
Bir kere kaba kuvvetinizi iyice ilerletince, sonra dağların tepelerini söküp atıyorsunuz.Odată ce parcurgi această metodă a forţei brute, apoi trebuie doar să îndepărtezi vârfuri întregi de munte.
Bir kere kaba kuvvetinizi iyice ilerletince, sonra dağların tepelerini söküp atıyorsunuz.Portando all'estremo
Bir kere kaba kuvvetinizi iyice ilerletince, sonra dağların tepelerini söküp atıyorsunuz.Uma vez iniciada esta abordagem de força bruta, acabamos a arrasar montanhas.
Bir kere kaba kuvvetinizi iyice ilerletince, sonra dağların tepelerini söküp atıyorsunuz.Wenn Sie einmal mit dem rohen Ansatz anfangen, tragen Sie irgendwann ganze Bergspitzen ab.
Bir kere kaba kuvvetinizi iyice ilerletince, sonra dağların tepelerini söküp atıyorsunuz.Zodra je daarmee klaar bent, haal je gewoon hele bergtoppen neer.
Bir kere kaba kuvvetinizi iyice ilerletince, sonra dağların tepelerini söküp atıyorsunuz.Когда даже этого не достаточно, мы просто взрываем целые горы.
Bir kere kaba kuvvetinizi iyice ilerletince, sonra dağların tepelerini söküp atıyorsunuz.Щом веднъж се приложи този метод, просто се откъртват цели планински върхове.
Bir kere kaba kuvvetinizi iyice ilerletince, sonra dağların tepelerini söküp atıyorsunuz.הכוחנית. אתה
Bir kere kaba kuvvetinizi iyice ilerletince, sonra dağların tepelerini söküp atıyorsunuz.بمقاربة القوة الغاشمة، آنذاك تقوم فقط
Bir kere kaba kuvvetinizi iyice ilerletince, sonra dağların tepelerini söküp atıyorsunuz.山を丸ごと削り取ってしまいます
Biz de neden her saat kendimizi tehlikeye atıyoruz?Dan buat apa pula kami mau menghadapi bahaya setiap saat
Biz de neden her saat kendimizi tehlikeye atıyoruz?En waarom zouden wij dan nog één uur langer willens en wetens gevaar lopen?