atıf ile cümle
atıf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bir atıf anahtar listesinden seçim yapıldığında imleci küme parantezleri dışına çıkart.Nach Auswahl aus der Zitatschlüssel-Liste den Cursor außerhalb der Klammern platzieren.
Bir atıf anahtar listesinden seçim yapıldığında imleci küme parantezleri dışına çıkart.Retira o cursor dos parêntesis, após seleccionar uma lista de citações.
Bir atıf anahtar listesinden seçim yapıldığında imleci küme parantezleri dışına çıkart.Siirrä kohdistin ulos suluista valittuasi sitaatin avainluettelosta.
Bir atıf anahtar listesinden seçim yapıldığında imleci küme parantezleri dışına çıkart.Sposta il cursore fuori dalle graffe dopo aver selezionato una citazione da un elenco.
Bir atıf anahtar listesinden seçim yapıldığında imleci küme parantezleri dışına çıkart.Μετακίνηση δρομέα εκτός αγκύλων μετά την επιλογή από μια λίστα κλειδιών παραθέσεων.
Bir atıf anahtar listesinden seçim yapıldığında imleci küme parantezleri dışına çıkart.Переміщувати курсор за дужки після вибору зі списку ключів цитат.
Bir atıfa sayfa numarası eklemek için atıfa tıkladıkdan sonra "Edit and Manage Citations" butonuna basın.인용에 페이지 번호를 추가하기 위해서 citation을 클릭하고, Edit and Manage Citations 버튼을 클릭합니다.
Bir atıfa sayfa numarası eklemek için atıfa tıkladıkdan sonra "Edit and Manage Citations" butonuna basın.選択した引用部分がハイライトされているので
Bir atıfa sayfa numarası nasıl eklenir.Cómo añadir los números de página a una cita.
Bir bütün olarak Avrupa’da, ecstasy içeren 78 ölüme atıfta bulunulmuştur (165).40 let, průměrný věk obětí je ve většině zemí asi 35 let (
Bir bütün olarak Avrupa’da, ecstasy içeren 78 ölüme atıfta bulunulmuştur (165).Auf sie entfallen 46 % bis 100 % dieser Todesfälle.
Bir bütün olarak Avrupa’da, ecstasy içeren 78 ölüme atıfta bulunulmuştur (165).det till 78 dödsfall där ecstasy var inblandat (165
Bir bütün olarak Avrupa’da, ecstasy içeren 78 ölüme atıfta bulunulmuştur (165).Euroopassa ilmoitettiin yhteensä 78 tällaista kuolemaa (165).
Bir bütün olarak Avrupa’da, ecstasy içeren 78 ölüme atıfta bulunulmuştur (165).Európa egészét tekintve 78, ecstasyval összefüggő halálesetre történt utalás (165).
Bir bütün olarak Avrupa’da, ecstasy içeren 78 ölüme atıfta bulunulmuştur (165).In Europa als geheel werden 78 sterfgevallen gemeld ten gevolge van het gebruik van ecstasy (165).
Bir bütün olarak Avrupa’da, ecstasy içeren 78 ölüme atıfta bulunulmuştur (165).La nivel european sau raportat 78 de decese implicând ecstasy (165).
Bir bütün olarak Avrupa’da, ecstasy içeren 78 ölüme atıfta bulunulmuştur (165).sebbene non sempre il ruolo svolto dal metadone sia chiaro e siano state rilevate anche altre sostanze.
Bir bütün olarak Avrupa’da, ecstasy içeren 78 ölüme atıfta bulunulmuştur (165).V Európe ako celku existovali odkazy na 78 úmrtí, ktoré zahŕňali extázu (165).
Bir bütün olarak Avrupa’da, ecstasy içeren 78 ölüme atıfta bulunulmuştur (165).V vsej Evropi je bilo zabeleženih 78 smrtnih primerov, povezanih z ekstazijem (165).
Bir bütün olarak Avrupa’da, ecstasy içeren 78 ölüme atıfta bulunulmuştur (165).Συνολικά στην Ευρώpiη αναφέρθηκαν 78 θάνατοι οφειλόµενοι στην έκσταση (165).
Bu nedenle Kuran'da sıklıkla atıfta bulunulan olaylar ve dolayısıyla그래서 저는 꾸란에서 계속 언급되는 역사적 사실과 그 대강의 구조를
Bu nedenle Kuran'da sıklıkla atıfta bulunulan olaylar ve dolayısıylaאז הכרתי את המאורעות שאליהם מתייחס הקוראן לעיתים תכופות,
Bu nedenle Kuran'da sıklıkla atıfta bulunulan olaylar ve dolayısıylaولذلك كنت أعرف الأحداث التي يشير اليها القرآن باستمرار،
Bu nedenle Kuran'da sıklıkla atıfta bulunulan olaylar ve dolayısıyla引き合いにだす出来事や その枠組みは知っていました
Gazeteler ve gazeteciler UUIM’nin varlığından haberdar mı ve raporları ile yayınlarına atıfta bulunuyorlar mı?¿Conocen los periódicos y los periodistas de la existencia del OND, y aluden a sus informes y publicaciones?
Gazeteler ve gazeteciler UUIM’nin varlığından haberdar mı ve raporları ile yayınlarına atıfta bulunuyorlar mı?Знают ли газеты и журналисты о существовании ННЦН и ссылаются ли на него в своих репортажах и публикациях?
) Katı bir anlamda bu verilerin mevcut olduğu yeraltı suyu kütlelerine atıfta bulunmaktadır.(") Строго погледнато, това се отнася за подпочвените води, за които е налична информация.
"Küçük Prens" kitabına bir atıf da var.Dimana narator meminta pangeran untuk menggambar domba.
"Küçük Prens" kitabına bir atıf da var.어린 왕자에서, 화자는 왕자에게 양을 그려달라고 말합니다.
"Küçük Prens" kitabına bir atıf da var.שבו המספר מתבקש ע"י הנסיך לצייר לו כבשה.
"Küçük Prens" kitabına bir atıf da var.حيث يطلب الراوي من الأمير رسم أن يرسم خروفا.
"Küçük Prens" kitabına bir atıf da var.王子は何度も何度も羊を描きます
Maddelere atıflarla değiştirilecektir.141 şi 142se înlocuiesc cu trimiterile la art.
Maddesine atıfla değiştirilecektir.III-318 din Tratatul de instituire a unei Constituţii pentru Europa.
NASA kaynaklarına atıfta bulunan kaynaklara atıfta bulunuyorlar.И те цитират източници, които цитират НАСА, но не цитират самата НАСА.
Papa’ya cumhuriyetçi bir atıfla tavır sergileyecek....Se planteará como un republicano citando al Papa...
Papa’ya cumhuriyetçi bir atıfla tavır sergileyecek....Алкмин будет изображать республиканца, цитирующего Папу Римского ...
Sabahın dördüne dair bulduğum sadece en eski, gizli atıf değil.새벽 4시에 대해 제가 찾을 수 있는 가장 최초의 숨은 참고문은 아닐겁니다.
Sabahın dördüne dair bulduğum sadece en eski, gizli atıf değil.Bukanlah referensi samar-samar paling awal tentang jam empat pagi yang dapat saya temukan.
Sabahın dördüne dair bulduğum sadece en eski, gizli atıf değil.Et ce n'est pas seulement ma plus ancienne référence. Et ce n'est pas seulement ma plus ancienne référence.
Sabahın dördüne dair bulduğum sadece en eski, gizli atıf değil.Không chỉ là manh mối bí hiểm sớm nhất về bốn giờ sáng mà tôi có thể tìm được.
Sabahın dördüne dair bulduğum sadece en eski, gizli atıf değil.Nem csak a legkorábbi titokzatos utalás a hajnali 4-re, amit találtam.
Sabahın dördüne dair bulduğum sadece en eski, gizli atıf değil.Nicht einfach nur die früheste kryptische Referenz für vier Uhr morgens, die ich finden kann.
Sabahın dördüne dair bulduğum sadece en eski, gizli atıf değil.Nie je to len najstaršia záhadná zmienka o štvrtej hodine nadránom, akú som našiel.
Sabahın dördüne dair bulduğum sadece en eski, gizli atıf değil.No es sólo la referencia críptica más antigua que pude encontrar de las cuatro de la mañana.
Sabahın dördüne dair bulduğum sadece en eski, gizli atıf değil.Non è solo il riferimento più recente e misterioso alle 4 del mattino che io abbia trovato.
Sabahın dördüne dair bulduğum sadece en eski, gizli atıf değil.Nu doar cea mai timpurie referinţă criptică la patru dimineaţa pe care am găsit-o.
Sabahın dördüne dair bulduğum sadece en eski, gizli atıf değil.To nie jest tylko pierwsze ukryte odniesienie do czwartej nad ranem jakie znalazłem.
Sabahın dördüne dair bulduğum sadece en eski, gizli atıf değil.Όχι μόνο η πιο πρώιμη απόκρυφη αναφορά που μπορώ να βρω στις 4 το πρωί.
Sabahın dördüne dair bulduğum sadece en eski, gizli atıf değil.Не просто най-ранната загадъчна препратка към четири сутринта, която открих.
Sabahın dördüne dair bulduğum sadece en eski, gizli atıf değil.Это не просто самое раннее загадочное упоминание об этом часе, которое я смог найти.
Sabahın dördüne dair bulduğum sadece en eski, gizli atıf değil.לא רק היחוס המסתורי הראשון לארבע בבוקר שאני יכול למצוא.
Sabahın dördüne dair bulduğum sadece en eski, gizli atıf değil.ليس فقط بالاشارة لأبكر وقت خفي الرابعة صباحا كما و جدت.
Sabahın dördüne dair bulduğum sadece en eski, gizli atıf değil.何かがありそうです このシュルレアリストの彫刻は
Spontane bir an, Marilyn N°5'a atıfta bulunur.Em um momento de espontaneidade, Marilyn evoca o N°5.
Spontane bir an, Marilyn N°5'a atıfta bulunur.Marilyn habla espontáneamente de N°5.
Spontane bir an, Marilyn N°5'a atıfta bulunur.Marilyn revient spontanément sur N°5.
Spontane bir an, Marilyn N°5'a atıfta bulunur.Mimowolnie Marilyn mówi o N°5.
Spontane bir an, Marilyn N°5'a atıfta bulunur.자연스럽게, 마릴린은 N°5를 언급한다.
Spontane bir an, Marilyn N°5'a atıfta bulunur.Spontaneamente, torna a parlare di N°5.