Bir yüzbaşı bir astsubayın üstündedir.A captain is above a sergeant.
Çift 1761'de William İngiliz Donanması'nda astsubay olarak görev yaparken evlendiler.They married in 1761 while William was serving as a petty officer in the British Navy.
3 Nisan 1890'da Deniz Astsubayı Sınıfı kuruldu.On January 4, 1990, the Faculty of Fisheries was established.
Babası jandarma astsubayıydı ve 20 yıldan fazla sürede Diyarbakır'da görev yapmıştı.He was primarily a batsman for Essex and was captain for nearly 20 years.
Ben Astsubay Stephen Pink.This is Sergeant Stephen Pink.
Daha sonra paraşüt birliklerinde uzman astsubay olan bir atlama uzmanı gelir.And then a jumpmaster comes, and he's an experienced NCO in parachute operations.
Bunu yaparsınız çünkü 27 yıl önce bir hava kuvvetleri astsubayı bunu bana öğretmişti.You do that because, 27 years before, an airborne sergeant had taught me to do that.
Aktif subaylar, Astsubaylar ve ordudaki askerler oy kullanma hakkına sahip değildi.Active officers, NCO's and soldiers in the army did not have the right to vote.
Eylül 1943: İtalyan Ateşkes Antlaşması nedeniyle astsubay olan İtalyanlar getirildi.September 1943: Italians who had been interned because of the Italian Armistice arrived.
Astsubay ve EratlarEnlisted personnel
Dresden'daki üç aylık eğitimden sonra Potsdam'daki astsubay okuluna gönderildi.Nach drei Monaten Grundausbildung in Dresden war er zu einer Unteroffiziersschule in Potsdam geschickt worden.
Astsubay oldu.Staffel wurde.
Astsubaylık görevi 1961 yılında sona erdi.Der Mühlenbetrieb endete 1961.
Cezayir Savaşı esnasında kariyer astsubaylarının eğitiminden sorumlu olmuştur.Pendant la guerre d'Algérie, il est chargé de l'enseignement des sous-officiers de carrière.
Bununla astsubay rütbeleri kaldırılıyor ve Podpolkovnik (Yarbay) rütbesi ekleniyordu.Posteriormente sería ascendido a los grados de Contraalmirante y luego al de Vicealmirante.
Babası jandarma astsubayıydı ve 20 yıldan fazla sürede Diyarbakır'da görev yapmıştı.Suo padre fu capoufficio del magazzino navale presso il cantiere navale di Washington per oltre vent'anni.
Astsubayların yanında yalnızca beylik tabancaları vardı.Gli ufficiali avevano le metallerie dorate.
Bu 1 Yılın sonunda mezun olarak Tankçı.Astsubay Çavuş (Tnk.Asb.Çvş) rütbesi şeklinde kıtalara atanırlar.Överste av första graden) не присваивается. ³ Кадеты (по-шведски Kadett) формально являются сержантами.
Astsubay eşlerine polis müdahale etti.Супруги вызвали полицию.
1870 yılında Katrin'de jandarmalığa başladı, daha sonra astsubay olarak Osmanlı Ordusu'na katıldı.1870 في كاتريني ، وانضم في وقت لاحق إلى الجيش العثماني باعتباره ضابط صف.
Kıdemli astsubay rütbesine denktir.يحمل رُتبة أدميرال.
Astsubay İstihkâm Okulu'nu bitirdi.الآنسة المدرسة صبيحة سلقيني .
Çift 1761'de William İngiliz Donanması'nda astsubay olarak görev yaparken evlendiler.Casaram-se em 1761, enquanto William estava servindo como um suboficial da Marinha Britânica.
Feldwebel (Fw veya F), birçok ülkede bir astsubay rütbesidir.Feldwebel (Fw ou F) é uma patente militar em vários países.
Kıdemli astsubay rütbesine denktir.Atingiu o posto de contra-almirante.
Kazada; Bitlis ile 3 subay, 1 astsubay ve 1 PTT görevlisi öldü.3 doden: 1 agent en het koppel Fourez-Dewit.
Deniz Kuvvetlerinde astsubay olarak görev aldı.Hij schreef zich als chirurg in bij de marine.
Babası jandarma astsubayıydı ve 20 yıldan fazla sürede Diyarbakır'da görev yapmıştı.Jan volgde zijn vader op als kastelein en ruim 20 jaar later ook als conservator.
240–241 ^ Fransız astsubayı Collache da bu saldırıya katılan gemilerdedir.240–241) Collache był na pokładzie jednego z okrętów atakujących.
"İntihar saldırında yaralanan astsubay öldü".Nie żyje żołnierz ranny w Afganistanie. .
Ayrıca ilde Astsubay Okulu ve Polis Okulu vardır.Działają również szkoła artystyczna oraz szkoła policealna.
1911'de kıdemli Astsubay, 1912'de bir piyade alayında Teğmen olarak görev yaptı.W listopadzie 1912 został mianowany porucznikiem piechoty w tym samym pułku.
Feldwebel (Fw veya F), birçok ülkede bir astsubay rütbesidir.Fänrik (förkortning: fk) är i många länder den lägsta officersgraden.
Astsubaylarda kıdemlilik ise "hem kıdem hem de "kademe kıdemi" tabiri ile ifade edilir.Exempelvis uttalas "försäkra" som /fösäkra/.
Manga Önderi anlamını taşımakta olup Astsubay Çavuş rütbesine denktir."Важливість створення якісного рівня підготовки сержантського корпусу".
Astsubay oldu.Став офіцером.
Çatışmada bir astsubay, sekiz er ve iki korucu öldü.V troskách budovy zahynula ona a dva posluchači.
Hakkâri'de görevli sekiz subay, iki astsubay ve bir er öldü.Momentálně je k městu na plný úvazek přiděleno osm strážníků, jeden důstojník a jeden náčelník.
Astsubaylık görevi 1961 yılında sona erdi.Șirul epistolar ia sfârșit în 1961.
Astsubay oldu.Am devenit turnător.
Dresden'daki üç aylık eğitimden sonra Potsdam'daki astsubay okuluna gönderildi.A drezdai kiképzés után Potsdamba vezényelték.
Çatışmada bir astsubay, sekiz er ve iki korucu öldü.Békeidőben egy kapitány és nyolc katona védte.
Takım komutanı Astsubay (çoğunlukla Kıdemli Üstçavuş ve üstü), Asteğmen, Teğmen veya Üsteğmen rütbesindedir.En delingsfører (DF) har i det danske Forsvar oftest rang af sekondløjtnant, løjtnant eller premierløjtnant.
Astsubay oldu.Han blev korporal.
Hakkâri'de görevli sekiz subay, iki astsubay ve bir er öldü.I tillegg var det med åtte militære, to embetsmenn og en lege.
Her bir taburda 100 askerin yanı sıra subaylar, astsubaylar, uzman personel bulunurdu.Hvert kompani bestod av omkring 100 mann pluss hornblåsere, underoffiserer og offiserer.
3 Nisan 1890'da Deniz Astsubayı Sınıfı kuruldu.4. april 1865 ble Fredrikstad Offentlige Sømandsskole opprettet.
Deniz Kuvvetlerinde astsubay olarak görev aldı.Ia dilatih sebagai perwira angkatan laut.
Dresden'daki üç aylık eğitimden sonra Potsdam'daki astsubay okuluna gönderildi.ドレスデンにて3ヶ月の基礎訓練を終えた後、ポツダムの下士官学校に進む。
Astsubay rütbeleri yazılırken önüne, bulundukları sınıfa göre meslek isimi ilave edilir.任官叙位前は、通称に織部を称する。
Dresden'daki üç aylık eğitimden sonra Potsdam'daki astsubay okuluna gönderildi.经过三个月在德累斯顿的训练之后,他进入了一所波茨坦的士官学校。
Hakkâri'de görevli sekiz subay, iki astsubay ve bir er öldü.据报道,这8名军官中包括5名将军、2名上校和1名少校。
3 Nisan 1890'da Deniz Astsubayı Sınıfı kuruldu.1893년 3월에는 해군학교가 설치된다.
Çift 1761'de William İngiliz Donanması'nda astsubay olarak görev yaparken evlendiler.הם נישאו בשנת 1761 בשעה שאביו של אירווינג שירת כקצין זוטר בצי הבריטי.
Takım komutanı Astsubay (çoğunlukla Kıdemli Üstçavuş ve üstü), Asteğmen, Teğmen veya Üsteğmen rütbesindedir.המחלקה היא דרג השדה הנמוך ביותר עליו מפקד קצין (מפקד מחלקה - מ"מ), בדרך כלל בדרגת סגן משנה או סגן.
Uzman Jandarmalar muvazzaf Subay ve Astsubaylar gibi rütbeli personel statüsündedirler.Носят се преметнати през дясното рамо на щабни офицери и адютанти.
Bu muharebede tugayın toplam zayiatı 767 subay, astsubay ve erdir.Общо участниците в първия български морски десант са 745 войници и офицери.
Astsubay oldu.Той става офицер.
Jandarma Astsubay Okulundan mezun oldu.Završio je pješačku dočasničku školu.
Ben Astsubay Stephen Pink.Aici este Sergentul Stephen Pink.