asma ile cümle
asma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
İncir ağacı ilk meyvesini verdi, Yeşeren asmalar mis gibi kokular saçmakta. Kalk, gel aşkım, güzelim.››Figentræets Småfrugter svulmer, Vinstokken blomstrer, udspreder Duft. Stå op, min Veninde, du fagre, kom,
İncir ağacı ilk meyvesini verdi, Yeşeren asmalar mis gibi kokular saçmakta. Kalk, gel aşkım, güzelim.››Fík vypustil holičky své, a réví rozkvetlé vydalo vůni. Vstaniž, přítelkyně má, krásná má, a poď.
İncir ağacı ilk meyvesini verdi, Yeşeren asmalar mis gibi kokular saçmakta. Kalk, gel aşkım, güzelim.››무화과 나무에는 푸른 열매가 익었고 포도나무는 꽃이 피어 향기를 토하는구나 나의 사랑 나의 어여쁜 자야 일어나서 함께가자
İncir ağacı ilk meyvesini verdi, Yeşeren asmalar mis gibi kokular saçmakta. Kalk, gel aşkım, güzelim.››Pohon ara mulai berbuah, pohon anggur semerbak bunganya. Datanglah manisku, marilah jelitaku
İncir ağacı ilk meyvesini verdi, Yeşeren asmalar mis gibi kokular saçmakta. Kalk, gel aşkım, güzelim.››התאנה חנטה פגיה והגפנים סמדר נתנו ריח קומי לכי רעיתי יפתי ולכי לך׃
İncir ağacı ilk meyvesini verdi, Yeşeren asmalar mis gibi kokular saçmakta. Kalk, gel aşkım, güzelim.››التينة اخرجت فجّها وقعال الكروم تفيح رائحتها. قومي يا حبيبتي يا جميلتي وتعالي.
İncir ağacı ilk meyvesini verdi, Yeşeren asmalar mis gibi kokular saçmakta. Kalk, gel aşkım, güzelim.››無 花 果 樹 的 果 子 漸 漸 成 熟 、 葡 萄 樹 開 花 放 香 。 我 的 佳 偶 、 我 的 美 人 、 起 來 、 與 我 同 去
İncir ağacı ilk meyvesini verdi, Yeşeren asmalar mis gibi kokular saçmakta. Kalk, gel aşkım, güzelim.››無花果 樹 的 果子 漸漸 成熟 、 葡萄 樹開 花 放香 。 我 的 佳偶 、 我 的 美人 、 起來 、 與 我 同去
‹‹İnsanoğlu, asma odununun herhangi bir orman ağacının dalından daha fazla değeri var mı?Du Menschenkind, was ist das Holz vom Weinstock vor anderm Holz oder eine Rebe vor anderm Holz im Walde?
‹‹İnsanoğlu, asma odununun herhangi bir orman ağacının dalından daha fazla değeri var mı?Embernek fia! mire való a szõlõtõke fája egyéb fa között, a venyige, mely az erdõ fái között van?
‹‹İnsanoğlu, asma odununun herhangi bir orman ağacının dalından daha fazla değeri var mı?«Figlio dell'uomo, che pregi ha il legno della vite di fronte a tutti gli altri legni della foresta
‹‹İnsanoğlu, asma odununun herhangi bir orman ağacının dalından daha fazla değeri var mı?Hỡi con người, cây nho ở trong các cây khác, và nhánh nho ở trong cây rừng, thì có gì hơn không?
‹‹İnsanoğlu, asma odununun herhangi bir orman ağacının dalından daha fazla değeri var mı?Hỡi con_người , cây nho ở trong các cây khác , và nhánh nho ở trong cây rừng , thì_có gì hơn không ?
‹‹İnsanoğlu, asma odununun herhangi bir orman ağacının dalından daha fazla değeri var mı?"Ihmislapsi, mikä parempi on viinipuu kuin kaikki muut puut, tuo köynnös, joka on metsän puitten seassa?
‹‹İnsanoğlu, asma odununun herhangi bir orman ağacının dalından daha fazla değeri var mı?인자야 포도나무가 모든 나무보다 나은 것이 무엇이랴 삼림 중 여러 나무 가운데 있는 그 포도나무 가지가 나은 것이 무엇이랴
‹‹İnsanoğlu, asma odununun herhangi bir orman ağacının dalından daha fazla değeri var mı?Menneskesøn! Hvad har Vinstokken forud for alle andre Træer, Ranken, som står iblandt Skovens Træer?
‹‹İnsanoğlu, asma odununun herhangi bir orman ağacının dalından daha fazla değeri var mı?Sin človečji, je li les vinske trte boljši mimo drugega lesa, mladika, ki je med gozdnimi drevesi?
‹‹İnsanoğlu, asma odununun herhangi bir orman ağacının dalından daha fazla değeri var mı?Synu člověčí, co jest dřevo révové proti všelijakému dřevu, aneb proti ratolestem dříví lesního?
‹‹İnsanoğlu, asma odununun herhangi bir orman ağacının dalından daha fazla değeri var mı?בן אדם מה יהיה עץ הגפן מכל עץ הזמורה אשר היה בעצי היער׃
‹‹İnsanoğlu, asma odununun herhangi bir orman ağacının dalından daha fazla değeri var mı?يا ابن آدم ماذا يكون عود الكرم فوق كل عود او فوق القضيب الذي من شجر الوعر.
‹‹İnsanoğlu, asma odununun herhangi bir orman ağacının dalından daha fazla değeri var mı?人 子 阿 、 葡 萄 樹 比 別 樣 樹 有 甚 麼 強 處 、 葡 萄 枝 比 眾 樹 枝 有 甚 麼 好 處
‹‹İnsanoğlu, asma odununun herhangi bir orman ağacının dalından daha fazla değeri var mı?人子 阿 、 葡萄 樹 比 別樣樹 有 甚麼強處 、 葡萄 枝 比 眾樹 枝 有 甚麼 好 處
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››Agrave-se o serviço sobre esses homens, para que se ocupem nele e não dêem ouvidos a palavras mentirosas.
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››Hãy gán công việc nặng cho chúng nó, hầu cho chúng nó mắc công việc, chẳng xiêu về lời giả dối nữa.
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››Hãy gán công_việc nặng cho chúng_nó , hầu cho chúng_nó mắc_công việc , chẳng xiêu về lời giả_dối nữa .
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››그 사람들의 고역을 무겁게 함으로 수고롭게 하여 그들로 거짓말을 듣지 않게 하라
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››Laat ze maar zweten. Dan zullen zij het wel afleren te luisteren naar de leugens van Mozes en Aäron!"
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››Legg tungt arbeid på disse mennesker, så de har nok med det og ikke hører efter løgnaktige ord!
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››Man drücke die Leute mit Arbeit, daß sie zu schaffen haben und sich nicht kehren an falsche Rede.
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››Nech ťažko dolieha robota na tých mužov, a nech pracujú v nej, aby nedbali na falošné slová.
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››Nechť se přitíží robot mužům těm; a nechť pracují v nich, aby se neohlédali na slova lživá.
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››Nehezíttessék meg a szolgálat ezeken az embereken, hogy azzal legyen dolguk és ne hajtsanak hazug szóra.
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››Niech się przyczyni roboty mężom tym, a niech ją wykonywają, aby nie ufali słowom kłamliwym.
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››Pesi dunque il lavoro su questi uomini e vi si trovino impegnati; non diano retta a parole false!»
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››Să se dea mult de lucru oamenilor acestora, ca să aibă de lucru, şi să nu mai umble după năluci.``
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››Strengt Arbejde skal de Mennesker have, for at de kan være optaget deraf og ikke af Løgnetale."
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››Težavna bodi služba tem ljudem, da bodo imeli dosti opravila in ne bodo pazili na lažnive besede!
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››дать им больше работы, чтоб они работали и не занимались пустыми речами.
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››Нека се възлагат още по-тежки работи на тия човеци, за да се трудят с тях; и да не внимават на лъжливите думи.
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››תכבד העבדה על האנשים ויעשו בה ואל ישעו בדברי שקר׃
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››ليثقل العمل على القوم حتى يشتغلوا به ولا يلتفتوا الى كلام الكذب.
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››你 們 要 把 更 重 的 工 夫 加 在 這 些 人 身 上 、 叫 他 們 勞 碌 、 不 聽 虛 謊 的 言 語
İşlerini ağırlaştırın ki, meşgul olsunlar, yalan sözlere kulak asmasınlar.››你 們要 把 更 重 的 工夫 加在 這些 人 身上 、 叫 他 們勞碌 、 不 聽虛謊 的 言語
İşte burası, matematiksel fikirlerin tepeyi aşmamızı saşladığı nokta.Aber das ist die Stelle, wo uns die mathematischen Ideen über den Berg bringen können.
İşte burası, matematiksel fikirlerin tepeyi aşmamızı saşladığı nokta.Ale to je to miesto, kde nám matematické nápady pomôžu ocitnúť sa za vodou.
İşte burası, matematiksel fikirlerin tepeyi aşmamızı saşladığı nokta.A to je to místo, kde nám mohou pomoci matematické principy.
İşte burası, matematiksel fikirlerin tepeyi aşmamızı saşladığı nokta.A tukaj nam lahko matematične zamisli pomagajo premagati oviro.
İşte burası, matematiksel fikirlerin tepeyi aşmamızı saşladığı nokta.Dar acela este momentul în care ideile matematice ne pot trece peste obstacol.
İşte burası, matematiksel fikirlerin tepeyi aşmamızı saşladığı nokta.De pont itt tudjuk segítségül hívni a matematikát, hogy az akadályt legyőzzük.
İşte burası, matematiksel fikirlerin tepeyi aşmamızı saşladığı nokta.바로 그 난감한 과정에서 수학 이론이 빛을 발휘합니다.
İşte burası, matematiksel fikirlerin tepeyi aşmamızı saşladığı nokta.Maar dat is waar wiskundige ideeën ons over de horde heen kunnen helpen.
İşte burası, matematiksel fikirlerin tepeyi aşmamızı saşladığı nokta.Ma è anche il punto in cui le idee matematiche possono farci superare l'ostacolo.
İşte burası, matematiksel fikirlerin tepeyi aşmamızı saşladığı nokta.Mais c'est là que les idées mathématiques peuvent nous aider à franchir ce cap.
İşte burası, matematiksel fikirlerin tepeyi aşmamızı saşladığı nokta.Mas esse é o ponto em que as ideias matemáticas nos podem ajudar.
İşte burası, matematiksel fikirlerin tepeyi aşmamızı saşladığı nokta.Nhưng đó là nơi mà toán học có thể giúp chúng ta vượt chướng ngại vật.
İşte burası, matematiksel fikirlerin tepeyi aşmamızı saşladığı nokta.Pero este es el lugar donde las ideas matemáticas pueden sacarnos del bache.
İşte burası, matematiksel fikirlerin tepeyi aşmamızı saşladığı nokta.Tapi disinilah ide-ide matematis bisa menolong kita.
İşte burası, matematiksel fikirlerin tepeyi aşmamızı saşladığı nokta.To wtedy pojęcia matematyczne pomagają nam uporać się z problemem.
İşte burası, matematiksel fikirlerin tepeyi aşmamızı saşladığı nokta.Αλλά αυτό είναι το κομμάτι όπου οι μαθηματικές ιδέες μπορούν να μας βοηθήσουν να ξεπεράσουμε αυτό το εμπόδιο.
İşte burası, matematiksel fikirlerin tepeyi aşmamızı saşladığı nokta.И это момент, когда математические идеи могут помочь преодолеть эту трудность.