asla ile cümle
asla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Her şeyi bilmiyorum, asla her şeyi bilmedim ve asla her şeyi bilmeyeceğim.I don't know everything, I never knew everything, and I'll never know everything.
Daha önce asla böyle bir sorunum olmamıştı.I've never had this kind a problem before.
Umarım bu problemi bir daha asla yaşamayacağım.I hope I'll never have that problem again.
Tom ile ilgili asla bir sorunum olmadı.I've never had a problem with Tom.
Tom'la bu sorunum asla olmadı.I never had that problem with Tom.
O asla daha önce bir sorun değildi.It was never a problem before.
Asla oraya gitmezdim.I would never go there.
Bazı şeylere geçmişte olduğu şekilde asla geri dönemeyeceğiz.We will never be able to return to the way things were in the past.
Katil asla yakalanmadı.The killer was never caught.
Hiç kimse bana asla inanmadı.No one ever believed me.
Asla cesur değildim.I was never brave.
Sen asla zamanında gelmezsin.You never arrive on time.
Tom artık Mary'yi asla ziyaret etmez.Tom never visits Mary anymore.
Tom artık asla Mary ile konuşmaz.Tom never talks to Mary anymore.
Ben asla okulda akşam yemeği yemem.I never have dinner at school.
Tom'u asla korunaksız yakalayamazsın.You can never catch Tom off guard.
Bu aptalcaydı. Bunu asla yapmamalıydık.It was stupid. We never should have done it.
Asla o kadar aptalca bir şey yapmadım.I'd never do anything that stupid.
Tom'a gerçekten ne olduğunu asla bilmeyeceğiz.We'll never know what really happened to Tom.
Tom muhtemelen bir daha asla Boston'a gitmeyecek.Tom will probably never go to Boston again.
Bunu asla unutmayacaksın, oldukça eminim.You'll never forget it, I'm pretty sure.
Tom böyle bir şeyi asla kabul etmezdi.Tom would never agree to such a thing.
Gerçekten ne düşündüğünü asla söylemiyorsun.You never say what you really think.
Tom bir ismi ya da yüzü asla unutmaz.Tom never forgets a name or a face.
Tom'a asla kabul ettirmeyeceksin.You'll never get Tom to agree.
Değişmek için asla çok geç değildir.It's never too late to change.
Değiştirmek için asla çok geç değildir.It's never too late to change.
Tom buna asla inanmayacak.Tom will never believe that.
Bunu asla unutmamalısın.You must never forget that.
Pazartesileri asla boş olmam.I'm never free on Mondays.
Fikrimi asla değiştirmeyeceğim.I'll never change my mind.
Tom bir yüzü asla unutmaz.Tom never forgets a face.
Bizi asla yenemeyeceksin.You'll never defeat us.
Beni asla yenemeyeceksin.You'll never defeat me.
Seni asla incitmeyeceğim.I'll never hurt you.
Asla müdahale etmemeliydin.You should've never interfered.
Oraya asla tek başına gitmemeliydin.You never should've gone there by yourself.
Buraya asla gelmemeliydin.You should've never come here.
Tom'un Mary ile Boston'a gitmesine asla izin vermemeliydin.You never should've let Tom go to Boston with Mary.
Tom'un tek başına yüzmeye gitmesine asla izin vermemeliydim.I should've never let Tom go swimming by himself.
Tom Mary'nin onun gözünün önünden ayrılmasına asla izin vermemeliydi.Tom never should've let Mary out of his sight.
Kocanı asla terk etmemeliydin.You never should've left your husband.
Tom onu sevdiğini Mary'ye asla söylememeliydi.Tom never should've told Mary that he loved her.
Tom kesinlikle asla bunu yapmamalıydı.Tom just never should've done that.
Bunu asla yapmamalıydın.You never should've done that.
Seni asla buraya getirmemeliydim.I never should've brought you here.
Asla birini görmedim.I've never seen one.
Kaçırılmış bir fırsat asla geri gelmez.A missed opportunity never comes again.
Tom'un kız arkadaşını asla öpmemeliydim.I never should've kissed Tom's girlfriend.
Tom bir dolma aslan kazandı ve ben oyuncak bir ayı kazandım.Tom won a stuffed lion and I won a teddy bear.
Sen asla alkollü içecekler içmediğini söyledin!You said you never drank alcoholic drinks!
O kapıdan çıktı ve asla geri dönmedi.He walked out the door and never came back.
Nasıl olur da bu asla benim başıma gelmez?How come this never happens to me?
Tom ben onu istediğimde asla hazır değildir.Tom is never on hand when I want him.
İki erkek kardeş asla barışmadılar.The two brothers never reconciled.
Ben bir salyangozum ve asla acelem yoktur.I am a snail and snails are never in a hurry.
Çalıntı para asla meyve vermez.Stolen money never bears fruit.
Tom'la asla telefonda görüşemem.I can never get Tom on the phone.
O, onu asla unutmadı.He never forgot her.
Tom'u asla istihdam etmemeliydim.I never should've hired Tom.