asla ile cümle
asla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Seninle asla tekrar evlenmeyeceğim.I will never marry you again.
Seni asla incitmek istemiyorum.I don't ever want to hurt you.
Bir daha asla olmayacağına söz verdi.She promised it would never happen again.
Tom onu asla tekrar yapmayacağına söz verdi.Tom promised never to do that again.
Sana istediğin her şeyi veriyorum ama sen asla tatmin olmuş görünmüyorsun.I give you everything you ask for, but you never seem satisfied.
Tom'u tekrar asla görmeyeceğime dair bir önsezim vardı.I had a premonition that I would never see Tom again.
Bana çok şey söylendi ama asla yakışıklı değil.I've been called a lot of things, but never handsome.
Ben aslına bakılırsa asla burada daha önce olmadım.I've never actually been here before.
Asla senden bir iyilik istemedim.I've never asked you for a favor.
Herhangi bir şey için sana asla soru sormadım.I've never asked you for anything.
Asla daha gururlu olmadım.I've never been more proud.
Asla şikâyet eden biri olmadım.I've never been one to complain.
Asla çok etkilenmedim.I've never been so moved.
Daha önce asla bu kadar korkmadım.I've never been this scared before.
Bir sirkte asla bulunmadım.I've never been to a circus.
Fransızcada asla çok iyi olmadım.I've never been very good at French.
Asla yasaya karşı gelmedim.I've never broken the law.
Asla daha iyi hissetmedim.I've never felt better.
Asla böyle çaresiz hissetmedim.I've never felt so helpless.
Ben o zamanı asla unutmadım.I've never forgotten that time.
Asla sana yalan söylemedim.I've never lied to you.
Daha önce bunu birine asla söylemedim.I've never said this before to anyone.
Asla bir gökkuşağı görmedim.I've never seen a rainbow.
Asla ağladığını görmedim.I've never seen you cry.
Daha önce seni burada asla görmedim.I've never seen you here before.
Daha önce asla güldüğünü görmedim.I've never seen you laugh before.
Asla güldüğünü görmedim.I've never seen you laugh.
Asla bu kadar sinirli göründüğünü görmedim.I've never seen you look so nervous.
Asla bu kadar korkmuş göründüğünü görmedim.I've never seen you look so scared.
Asla seni bu kadar gergin görmedim.I've never seen you so nervous.
Tom'dan asla bir şey çalmadım.I've never stolen anything from Tom.
Asla hayatımda bir şey çalmadım.I've never stolen anything in my life.
Asla birine bir şey öğretmedim.I've never taught anyone anything.
Daha önce asla bir şey kazanmadım.I've never won anything before.
Hayatımda asla bir şey kazanmadım.I've never won anything in my life.
Ben anahtarlarımı asla bulmadım.I never found my keys.
Asla senden ayrılmayacağım.I'm never going to leave you.
Asla aşırı hız cezası almadım.I've never gotten a speeding ticket.
Tom'un ölmesine asla izin vermeyeceğini biliyordum.I knew you'd never let Tom die.
Seni asla unutmayacağımı biliyorum.I know I'll never forget you.
Bunu yapanın Tom olduğunu fakat asla ispatlayamayacağımı biliyorum.I know Tom was the one who did it, but I won't ever be able to prove it.
Tom'un beni incitmesine asla izin vermeyeceğini biliyorum.I know you'd never let Tom hurt me.
Onun bana yalan söyleme nedenini asla bilmeyeceğim.I will never know the reason why he lied to me.
Genetik asla değişmeyecek.Genetics will never change.
Asla gitmeyebilirim.I may never leave.
Böyle bir şeyi asla kabul etmedim.I never agreed to anything like this.
Tom gibi insanlarla asla tartışmam.I never argue with people like Tom.
Asla yardımını istemedim.I never asked for your help.
Tom'a asla sormadım.I never asked Tom.
Buna asla inanmadım.I never believed it.
Ona asla inanmadım.I never believed that.
Beyzbolda asla bahse girmedim.I never bet on baseball.
At yarışlarında asla bahse girmedim.I never bet on horse races.
Ben sana asla ihanet etmedim.I never betrayed you.
Ben seni asla suçlamadım.I never blamed you.
Asla sözümden dönmem.I never break a promise.
Tom'a asla aptal demedim.I never called Tom an idiot.
Tom'u asla tekrar aramadım.I never called Tom back.
Telefon numaranı asla hatırlayamıyorum.I never can remember your phone number.
Tom'un benden neden hoşlanmadığını asla anlayamadım.I never could figure out why Tom didn't like me.