asla ile cümle
asla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bir aslanın kuyruğu olmaktansa bir köpeğin başı olmak daha iyidir.Better to be the head of a dog than the tail of a lion.
Aslan ve kaplan kedinin iki farklı türüdür.The lion and the tiger are two different species of cat.
Aslanlar ve leoparlar arasındaki fark nedir?What's the difference between lions and leopards?
Aslanların şahinler üzerinde kolay bir galibiyeti vardı.The Lions had an easy win over the Hawks.
Aslan hayvanların kralı iken, kartal da kuşların kralıdır.As the lion is king of beasts, so is the eagle king of birds.
Aslan bir darbede avını sona erdirdi.The lion put an end to his prey with one stroke.
Denemedikçe asla bilemeyeceksin.You'll never know unless you try.
Doğru bir yol bulmadıkça bu alanda asla ileri gitmeyeceksin.You'll never get ahead in this place unless you go through the proper channels.
Yardımın olmasaydı asla başaramazdım.Were it not for your help, I could never succeed.
O asla şehir hakkında tekrar meraklı olmazdı.Never again would she be curious about the city.
Orada asla tekrar yaşamak istemezdi.Never again would she want to live there.
Asla tekrar bu kadar geç kalma.Never be this late again.
Mary artık onu asla görmemeye karar verdi.Mary decided never to see him any more.
Hatalar yapmaktan asla korkma.Never be afraid of making mistakes.
Asla yolumdan çıkmayacağım.I will never go out of my way.
Yılanlar asla sevmediğim hayvanlardır.Snakes are animals I don't like in the least.
Betty asla bir kelime söylemedi.Betty never said a word.
Beth onunla tanışmak için can atıyordu fakat o asla gelmedi.Beth was looking forward to meeting him, but he never showed up.
Bill diğer insanlarla asla tartışmaz.Bill never argues with other people.
Bill'e asla erkek kardeşinden bahsedemem.I never can tell Bill from his brother.
Nancy asla zamanında varmaktan geri kalmaz.Nancy never fails to arrive on time.
Ne kadar zengin olursa olsun, o asla mutlu değil.No matter how rich he may be, he is never contented.
Ne kadar denesem de,ona asla yetişemem.However hard I try, I can never catch up with him.
Ne kadar yersem yiyeyim, asla şişmanlamam.No matter how much I eat, I never get fat.
Tom asla sigara içmezdi fakat şimdi içiyor.Tom never used to smoke, but he does now.
Tom asla aptal değildir, O sadece tembeldir.Tom is by no means unintelligent. He is just lazy.
Tom at yarışında asla yenilmemekle övünüyor.Tom boasts of never having been defeated in a horse race.
Asla Tom'dan haber almanın hayalini kurmadım.Never did I dream of hearing from Tom.
Dave asla tekrar okula geri dönmedi.Dave never returned to school again.
O ne söylerse söylesin ona asla tekrar inanmayacağım.No matter what he says, I'll never believe him again.
Bir şeyi asla bedava alamazsın.You never get something for nothing.
Böyle tuhaf bir hikaye asla duymadım.I've never heard of such a strange story.
Asla böyle bir şey görmedim.Never have I seen such a thing.
Benimle asla böyle konuşulmadı.I've never been spoken to like that.
Asla hayatımda böyle berbat bir kaza görmedim.Never in my life have I seen such a terrible accident.
Ben asla öyle bir şey duymadım.I never heard anything like that.
Böyle bir şey asla duymadım.I've never heard of such a thing.
Hayatımda asla böyle bir şey duymadım ya da görmedim.Never in my life have I heard or seen such a thing.
O zamandan beri ondan asla haber alınmadı.He has never been heard of since.
İki erkek çocuk asla anlaşamazlar.The two boys never get along.
Adada asla kar yağmadı.It has never snowed on the island.
O şehri asla duymadım.I've never heard of that city.
Adam zar zor geçiniyor ve asla bir kuruş bile tasarruf etmiyor.The man lives from hand to mouth and never saves a cent.
Küçük kız, Emily'den başkasına asla gülümsemez.The little girl never smiles at anyone other than Emily.
Asla o zaman hissettiğimden daha fazla yalnız hissetmemiştim.I had never felt more alone than at that time.
Sınava girdiğimi asla unutmayacağım.I'll never forget taking the exam.
Ondan sonra onunla asla konuşmadım.I never spoke to him after that.
Sonuç asla tatmin edici değildi.The result was by no means satisfactory.
Ve küçük siyah tavşan bir daha asla üzgün görünmedi.And the little black rabbit never looked sad again.
Orada onunla konuştuğumu asla unutmayacağım.I'll never forget talking with him there.
Herkesi memnun etmek asla kolay değil.It is by no means easy to please everybody.
Kimse parasız olmayı asla istemez.Nobody ever wants to be without money.
Yabancılar arasında asla rahat hissedemem.I can never feel at ease among strangers.
John'a güvenebilirsin. O seni asla hayal kırıklığına uğratmayacak.You can trust John. He will never let you down.
John, bir kaplan yakaladı ve iki aslan vurdu.John caught a tiger and shot two lions.
Joe ve ben dün bir aslan gördük.Joe and I saw a lion yesterday.
Jack asla yalan söylemediğini söyledi fakat yalan söylüyordu.Jack said he had never told a lie, but he was lying.
Jane geçtiğimiz yılı asla unutmayacak. Nede biz.Jane will never forget this past year. Neither will we.
Ben yaşadığım sürece, nezaketini asla unutmayacağım.I will never forget your kindness as long as I live.
Bunun kadar sıra dışı bir şey asla tatmadım.I've never tasted anything as unusual as this.